Uzaklaştırma Kararına İtiraz Dilekçesi-Detaylı

Uzaklaştırma Kararına İtiraz Dilekçesi

X AİLE MAHKEMESİ HAKİMLİĞİNE

        – DURUŞMA TALEPLİDİR-

KARAR NO                   :

KARARA İTİRAZ EDEN :

VEKİLİ                         :

TEBLİĞ TARİHİ           :

D.KONUSU                   :   …….Aile Mahkemesinin 6284 sayılı kanuna göre verilen Tedbir Kararı Süre uzatımına İtiraz.

AÇIKLAMALAR            :

1-Müvekkil X ile süre uzatım talebinde bulunan X tarihinden bu yana evlidirler ve bu evlilikten 10 yaşında…….. adlı bir erkek çocukları bulunmaktadır.

2-Talepte bulunan Bulgar vatandaşıdır ve müvekkil ile sosyal medya aracılığı ile tanışmışlardır10 yılı aşkın süredir müvekkil eşinin ailesinden bir kişi ile bile tanışmamıştır. Buna X anne baba ve kardeşleri de dahildir.

3-Müvekkil kendi halinde İzmir’de düzgün ve eğitimli bir ailenin tek çocuğu olarak yetişmiştir. …….. emekli, çevresinde efendiliği ile tanınan ve sevilen bir insandır X  ise para hırsı olan tatminsiz bir yapıya sahiptir. Müvekkili de kafasında tasarladığı hayata ulaşmak için basamak olarak kullanmıştır.

4-Tarafların X Aile Mahkemesinin X Sayılı dosyasında görülen boşanma davası  derdesttir ve velayet tedbiren  davacı anneye verilmiştir. Hakimin bu takdirinde çocuğun yaşı etkili olmuştur. Yoksa müvekkil çocuğuyla çok yakın ilişki içerisinde olan sevecen, şefkatli bir babadır.

5-Müvekkil ……… bu yana çocuğunu yalnızca 1 gün okulda görebilmiştir. İlk verilen koruma kararında ve devamındaki kararlarda …………Asliye Ceza Mahkemesinin ………. E. Sayılı kararının etkisi olduğu açıktır. Ancak burada verilen karar karşı tarafın kötü niyetli bir şekilde yaşanan ufak bir tartışmayı “müvekkilin kollarını hafifçe sıktığı “ gerekçesiyle Mahkemeye taşıması sonucu yaşanmıştır. Müvekkil  hakkında “hayati tehlike yaratmayacak şekilde hafif yaralama “ suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.

6-Karşı taraf bu kararı kullanarak sürekli olarak  müvekkilin kendi, ve ortak çocukları ………..  yaklaşmaması ve iletişim kurmaması yönünde 6284 sayılı kanun gereği uzaklaştırma kararı almakta ve bu kararlar bir örnek, şablon kararlar olup gerekçesi dahi bulunmamaktadır.

7-İşbu dilekçe konusu Uzaklaştırma kararının Süresinin Uzatılması kararı da tıpkı diğerleri gibi dayanaktan uzak, hukuksal bir gerekçeye dayanmayan bir örnek kararlardandır.

8-Baba  özellikle erkek çocukların büyümesinde ve gelişmesinde çok önemli bir rol modeldir. ………..erken ergenlik döneminin başındadır. Kişiliğinin oluşmaya başladığı bu zamanlar babasına en çok ihtiyaç duyduğu zamanlardır. Babası onun iyi bir eğitim alması, kendiyle barışık mutlu bir birey olması için hiçbir fedakarlıktan kaçınmayan bir babadır. Aylardır görmediği,  okuluna dahi gitmesi yasaklandığı halde, henüz ilkokul 3. Sınıfa giden oğlunun yıllık 35.750TL gibi afaki olan okul ücretini çektiği kredi ile ödemektedir. Halen okul parasını ödeyebilmek için çektiği kredinin geri ödemesi olarak ayda  aylık 3.500TL kredi taksiti ödemektedir.  Emekli maaşı 4.500TL olan bir babanın henüz ilkokul 3. Sınıfa giden oğlunun eğitimini ne kadar önemsediği ve yaşamsal gördüğü sırf bu rakamlardan dahi anlaşılabilecek niteliktedir.

9-Karşı taraf uzun süredir müvekkilden uzaklaşmış, müvekkilin birikimlerini iş için kullanmak maksadıyla alıp, yurt içinde ve dışında tekstil üzerine ihracat ve ithalat şirketleri kurmuş, müvekkilin tanımadığı erkeklerle görüşmeye başlamış, estetik birtakım uygulamalar yaptırmaya görünüşü ve giyimiyle ilgili abartılı harcamalar yapmaya başlamıştır. Tüm bunların zaman içinde yavaş yavaş ortaya çıkması ve müvekkil tarafından farkedilmeye başlamasıyla da baskın çıkmak için bir tartışma sonrası “bileklerimi sıktı” diyerek şikayetçi olmuş ve müvekkil aleyhine verilen kararı kullanarak müvekkili kendisinden ve çocuğundan uzak tutmayı başarmıştır………. Tekstil piyasasında ödemelerini yapamayan ve kötü bir isim yapan karşı taraf ,borçlarını ödemek yerine bu kez de …………kiraladığı  ofis alanını çeşitli alt kiralamalar yaparak kiralamakta ve bu şekilde lüks bir yaşam sürmektedir.

10-Artık müvekkil de bu evliliğin devamının mümkün olmadığının farkındadır, ancak bu kararların ortak çocuğu görmesine de engel oluşu müvekkili derinden üzmektedir.

11- Söz konusu Uz aklaştırmanın uzatılması kararı adil değildir. Bu uzaklaştırma kararları baba oğul arasındaki yakın ilişkiyi zedelemekte ve ileride telafisi mümkün olmayan sonuçlar yaratmaktadır .Anne talebiyle ve yargı eliyle bir çocuk göz göre göre babasından uzaklaştırılmaktadır.

12-Salih Söylemezoğlu benzer bir uzaklaştırma kararı silsilesi sonucu itirazı da reddedilince Anayasa Mahkemesine başvuruda bulunmuş 2013/3758  sayılı başvurusu sonucunda 06.01.2016 tarihinde Anayasa Mahkemesinin  verdiği kararı da (Ek:1) söz konusu kararın adil olmadığı yönündedir.

;”Başvuru dilekçesinde 6284 sayılı Kanun hükümlerinin, Mahkemeye delil ve belge aranmadan tedbir kararı verebilme imkânı sağlaması nedeniyle kişinin maddi ve manevi bütünlüğünün ihlal edildiğine yönelik bir iddianın dile getirilmediği, itiraz makamının kararında başvurucunun ileri sürdüğü savların dikkate alınmadığı, tedbir kararına dayanak iddiaların gerçekliğinin deliller çerçevesinde tartışılmadığı ve bu şekilde karar verilmesi nedeniyle kişinin maddi ve manevi bütünlüğünün zedelendiğinin iddia edildiği anlaşılmıştır. Bu nedenle Anayasa’nın 17. maddesi kapsamında ileri sürülen ihlal iddiaları da adil yargılanma hakkı kapsamında incelenmiştir.  Yine başvurucu; Mahkemece itirazlarının dikkate alınmadığını, gerçeklerin araştırılmadığını, itiraz dilekçesinde bildirdiği tanıklar hakkında değerlendirme yapılmaması nedeniyle savunma hakkının kısıtlandığını iddia etmişse de bu iddiaların da gerekçeli karar hakkı kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinden başvuru, itiraz makamının kararıyla bağlantılı olarak gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği iddiası başlığı altında incelenmiştir. Yine başvurucu; Mahkemece itirazlarının dikkate alınmadığını, gerçeklerin araştırılmadığını, itiraz dilekçesinde bildirdiği tanıklar hakkında değerlendirme yapılmaması nedeniyle savunma hakkının kısıtlandığını iddia etmişse de bu iddiaların da gerekçeli karar hakkı kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinden başvuru, itiraz makamının kararıyla bağlantılı olarak gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği iddiası başlığı altında incelenmiştir. Bununla birlikte adil yargılanma kavramı, ister alt mahkemenin gerekçelerine katılarak isterse farklı bir şekilde olsun, kararları için az sayıda gerekçe sunan bir ulusal mahkemenin kendisine sunulan temel konuları gerçekte ele almış olmasını ve yalnızca alt bir mahkemenin sonuçlarını onaylamakla yetinmemiş olmasını gerektirir. Bu koşul, davanın tarafının iç hukukta yürütülen yargılamalarda davasını sözlü olarak sunamadığı durumlarda daha da önemlidir

Makul gerekçe ise davaya konu olay ve olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi nedenlere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyacak, olay ve olgular ile hüküm arasındaki bağlantıyı gösterecek nitelikte olmalıdır. Zira tarafların o dava yönünden, hukuk düzenince hangi nedenle haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri için ortada usulüne uygun şekilde oluşturulmuş, hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçe bölümünün ve buna uyumlu hüküm fıkralarının bulunması zorunludur . Mahkemenin davanın sonucuna etkili olduğunu kabul ettiği bir husus hakkında ilgili ve yeterli bir yanıt vermemesi veya yanıt verilmesini gerektiren usul ve esasa dair iddia veya savunmaların cevapsız bırakılması adil yargılanma hakkı kapsamında gerekçeli karar hakkının ihlaline neden olabilir.

Bu tespitler ışığında somut olayda itiraz merciinin kararında, başvurucunun dilekçesinde belirttiği dosyalar ve bu dosyaların içeriğindeki belge ve beyanlar ile dinlenilmesi istenilen tanıklarla ilgili hiçbir hususa değinilmediği, tedbire dayanak olgunun gerçekliğinin bu çerçevede tartışılmadığı, tedbir kararında esasa ilişkin hususlarda gerekçe bulunması hâlinde bu karara atıf yapılarak değerlendirme yapılmasının makul görülebileceği ancak ihlal iddiasına konu itiraz mercii kararında, dosyaya sunulan delillerle sonuç arasında ne şekilde bağ kurulduğunun, gerekçesiz olarak verilen tedbir kararına yapılan itirazın neden reddedildiğinin asgari düzeyde dahi açıklanmadığı anlaşılmıştır. Açıklanan gerekçelerle başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.”

13-Nitekim itiraza konu uzatma kararında da şiddetin varlığı ve devamına ilişkin kanaatin nasıl hasıl olduğu………… Aile Mahkemesinde derdest dosyanın incelenip incelenmediği, gerçeklerin araştırılıp araştırılmadığı  hususları yer almamaktadır. Bu nedenle ekte sunduğumuz Anayasa Mahkemesi kararı doğrultusunda işbu itiraz dilekçemizin ele alınması ,göstereceğimiz tanıkların dinlenmesi, gerekirse uzman pedagog vasıtasıyla çocukla görüşülmesi ve ona göre bir karar verilmesi gerekmektedir. Aksi halde şablon bir ret kararı daha verilecek ve savunma hakkının ihlali dışında bir çocuk ve babanın arasında kurulması gereken ilişki temelinden sarsılacak ve yara alacaktır. Hiçbir koruma kararı bir babanın içgüdüsel olarak çocuğunu koruma güdüsünden üstün olamaz.

14-Özetle müvekkilin çocuğuna veya eşine karşı şiddet eğiliminde olduğu, onları tehdit ettiği veya baskı altında tuttuğu iddiaları asılsızdır. Sayın Mahkeme kararını tamamen karşı tarafın beyanlarına dayanarak vermiştir.  Bu nedenle söz konusu karar yasaya, hukuka ve kökleşmiş Yargıtay içtihatlarına aykırıdır. bu itiraz bizim için zorunlu hale gelmiştir.

HUKUKİ NEDENLER            :6284 sayılı Yasa,Anayasa Mahkemesinin 2013/3758  sayılı başvurusu sonucunda 06.01.2016 tarihinde verdiği kararı,Yargıtay içtihatları.

HUKUKİ DELİLLER              : X Aile Mahkemesi X Sayılı dosyası X Aile Mahkemesinin X İş sayılı kararı, tanık ve her türlü yasal delil.

SONUÇ VE İSTEM                 :Yukarıda açıklanan nedenlerle ve Re’sen tespit edilecek hususlar karşısında itirazımızın kabulü ile;

X Aile Mahkemesinin X sayılı Uzaklaştırmanın Uzatılması  Kararının kaldırılmasına ,müvekkilin çocuğu ile görüşmesi imkanının sağlanmasına yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini saygılarımla dilerim. tarih

İtiraz Eden Vekili

EKLER:
1)Anayasa Mahkemesinin 2013/3758  numaralı başvuru üzerine verdiği 06.01.2016 tarihli kararı

2)Yargıtay 16.Ceza Dairesinin 2016/5167E. Ve 2016/6362 K. Sayılı kararı

Uzaklaştırma Kararına İtirazda Dikkat Edilmesi Gereken Detaylar

[ihc-hide-content ihc_mb_type=”show” ihc_mb_who=”2,4″ ihc_mb_template=”1″ ]Üyeliğiniz henüz aktifleştirilmemiştir.[/ihc-hide-content]

Son düzenleme tarihi 4 Eylül 2020 18:05

Paylaş
Avukat Saim İncekaş

Avukat Saim İncekaş. Adana'da ikamet etmektedir. Kurucu sıfatıyla kendisine ait Adana Avukatlık ve Danışmanlık Bürosunda çalışmalarına devam etmektedir. Ceza Hukuku, Medeni-Boşanma-Aile Hukuku, Bilişim Hukuku avukatlığı ana çalışma dallarıdır. Özellikle boşanma ve ceza avukatlığı üzerine pratik ve deneyim sahibidir. Bu alanlarda 5.000'den fazla yazı ve makalesi bulunmaktadır. Adres: Turhan Cemal Beriker Blv. No:7, Ziya Algan İş Merkezi Kat:5 Daire:41 E-posta: av.saimincekas@gmail.com Telefon: 0534 910 97 43

Bir yorum bırakın

E-posta adresiniz gizli tutulacaktır.