Uyuşturucu Ticareti Sanık Yönünden İstinaf Dilekçesi

Uyuşturucu Ticareti Sanık Yönünden İstinaf Dilekçesi

ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ İLGİLİ CEZA DAİRESİ

BAŞKANLIĞINA GÖNDERİLMEK ÜZERE

ADANA 1. AĞIR CEZA MAHKEMESİ BAŞKANLIĞINA

DURUŞMA İSTEMLİDİR.

DOSYA NO   :

KARAR NO   :

SANIK           :

–               

VEKİLİ            :

KONU            : İstinaf başvurumuzun kabulüne karar verilerek ; hükmün bozulması , dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesi ; hükmün bozulması yerine davanın Bölge Adliye Mahkemesinde yeniden görülmesine karar verilirse ilk derece mahkemesinin hükmünün kaldırılması ve duruşmalı yapılacak  istinaf incelemesi neticesinde YENİDEN HÜKÜM KURULARAK müvekkil hakkında beraat kararı verilmesi talebidir.

AÇIKLAMALAR :

Öncelikle her ne kadar müvekkil hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediğinden bahisle hakkında mahkumiyet hükmü kurulmuş olsa da müvekkilin dosyada atılı suçun kanuni tanımında yer alan fiillerden herhangi birini gerçekleştirdiğine dosyada aleyhine somut delil bulunmamaktadır. İşbu karar usul ve yasaya aykırı olduğundan, aşağıda izah edilen nedenlerle kararın bozulması gerekmektedir.

1-) Dosya kapsamında  soyut bir şüphe dışında , kişisel kullanım amacı dışında uyuşturucu madde bulundurmak suçundan dolayı mahkumiyet hükmü kurulan Müvekkilimin söz konusu uyuşturucu maddeyi ticaret amaçlı bulundurduğuna dair hiçbir delil bulunmamaktadır. Kimseye uyuşturucu madde satarken ya da kimseden satın alırken görülmemiş ve yakalanmamıştır. Müvekkil bütün aşamalarda kimseye uyuşturucu  satmadığını ve uyuşturucu madde kullandığını beyan etmiştir..Öncelikle ortada bir uyuşturucu ticareti yoktur.Yargıtay 10.Ceza dairesinin yerleşmiş içtihatların da ortada ticarete dair bir eylem yok ise uyuşturucu madde ticareti olmadığı kabul edilmektedir.

Müvekkilin söz konusu uyuşturucu maddeyi temin ettiğine dair, yine bu dava ile ilgili olarak Isparta Cumhuriyet Başsavcılığı’nın  X Soruşturma numaralı dosyasında Müvekkil ile birlikte Şüpheli sıfatıyla ifade veren     isimli şahısların beyanları yer almış ve Isparta Cumhuriyet Başsavcılığı uyuşturucu madde temin etmek suçundan cezalandırılması talebiyle iddianameyi düzenlemiştir. Ancak üzerine atılı suçun Müvekkil tarafından işlendiği sabit olmadığından Temin etmek suçundan dolayı beraat kararı verilmiş fakat hiçbir şekilde ek savunma alınmadan,  tevsii ve tahkikat talebimizin olup olmadığı dahi sorulmadan kendi kullanım amacı dışında uyuşturucu madde bulundurmaktan Müvekkil hakkında mahkumiyet kararı verilmiştir.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun birçok kararında uyuşturucu madde bulundurma eyleminin kullanmak amaçlı mı yoksa ticaret amaçlı mı olduğunun belirlenmesinde artık içtihatlaşmış bazı kriterler bulunmaktadır .

– Bunlardan birincisi failin uyuşturucu maddeyi başkasına satma, devretme veya tedarik etme amacı içerisinde bulunup bulunmadığıdır.

Müvekkilin atılı suçun kanuni tanımında yer alan fiillerden herhangi birini gerçekleştirmediği dosya kapsamı ile ortadadır. Olay öncesinde de herhangi kimseye uyuşturucu madde satışı yaptığını veya temin ettiğini gösterir hiçbir somut delil bulunmamaktadır. Müvekkilin olay öncesinde atılı suçu işlediğine yönelik fiziki takip, teknik takip gibi somut unsurların bulunmadığı hususu da dosya kapsamı itibari ile açıktır.

– İkinci kriter ise uyuşturucu maddenin bulunduğu yer ve bulunduruluş biçimidir.

Müvekkil uyuşturucu maddeyi rahatlıkla ulaşabileceği bir yerde bulundurmaktadır . Ayrıca arama sırasında uyuşturucu madde paketlemeye yarar ambalaj malzemesi veya hassas terazi de ele geçmemiştir.

– Üçüncü kriter ise bulundurulan miktardır.

Dosya kapsamında alınan kriminal rapor neticesinde kullanılabilecek 4.44 gr  %60 oranında eroin olduğu belirlenmiştir. Müvekkil duruşma sırasında beyan ettiği üzere günde 0.50 gr eroin kullanmaktadır. Kendisi uzun süreden beri eroin bağımlısıdır hatta bu sebeple kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmaktan dolayı hakkında birden fazla soruşturma başlatılmıştır.

Eroin maddesinin kullanımında Fırat Tıp Dergisinin 2012 yılında yayımlanan Bir Bağımlılık Merkezinde Yatarak Tedavi Gören Hastaların Sosyodemografik Özellikleri  adlı klinik araştırmasında araştırma yapılan hastaların ortalama 1.3 gr eroin/günlük kullandıkları belirtilmiştir. Müvekkkilin beyanına ve kişisel ihtiyaçlarına göre söz konusu uyuşturucu madde ortalama 8 günlük ihtiyacını karşılayabilmektedir. Ancak ne yazık ki mahkemece Müvekkilin kişisel ihtiyaç sınırları belirlenmemiş ve bu şekilde bir hüküm kurulmuştur.

“Uyuşturucu madde miktarının kişisel ihtiyaç sınırları içerisinde kalıp kalmadığının bir yıllık zaman süreci nazara alınarak Adli Tıp Kurumunca değerlendirilmesi gerekir”; Sanığın, bir yıllık ihtiyaç sınırını aşan miktardaki uyuşturucu maddeyi, daha az ceza almak için kullanmak amacıyla bulundurduğunu beyan etmiş olduğundan; eylemin bir bütün olarak ticari amaçla uyuşturucu madde nakletmek suçunu oluşturduğu nazara alınmadan ayrıca kullanmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurmak suçundan beraat yerine mahkumiyet hükmü kurulması” kanuna aykırıdır. 10.CD., 16.10.2006, 2006/10865-11590

Bu miktarın  Ayrıca kişisel kullanım sınırlarının dışında kabul edilse dahi; söz konusu maddelerle müvekkilim herhangi bir fiziki temas sağlamamış Vedat’ın idaresindeki araç içerisinde yakalanmıştır.

Tüm bu açıklamaya çalıştığımız nedenlerle birlikte baştan beri soruşturmanın başlamasına neden olan aslında kolluğun istihabari çalışması değil, ihbar olduğuna yönelik savunmalarımızın, dinlenen tanık beyanları ile de ortaya çıkması sonucunda müvekkilin atılı suçu işlediğine yönelik ihbarcı/ihbarcıların soyut iddiası dışında mahkumiyete yeter somut delil bulunmamaktadır. Kaldı ki sadece ihbarcının soyut iddiasına dayanarak da hüküm kurulması mümkün değildir ;

Yukarıda açıklanan nedenlerle ve suçun mevcut delil durumu ile sanık beyanları göz önüne alındığında; yüklenen suçun her türlü kuşkudan uzak , kesin ve inandırıcı delillerle ispatlanması , elde edilen maddi bulguların olaya uygun bulunması gerekmektedir. Bu nedenle suçun müvekkil tarafından işlendiğine dair somut bir delil dosya kapsamında yer almamaktadır. Salt “iletişimin dinlenmesi ve kayda alınması” neticesinde elde edilen delile dayanarak mahkumiyet hükmü kurulamayacağı Yargıtay içtihatlarıyla sabittir. Yerleşik Yargıtay içtihatlarında da açıkça görüleceği üzere teknik takip kayıtlarının ve dinleme kayıtlarının hüküm tesis ederken tek başına hükme esas olmaması gerektiği, hüküm tesis ederken tape kayıtları yanında somut ve inandırıcı delillerin bulunması gerektiği ve mevcut ele geçen bir uyuşturucu maddenin somut şekilde varlığı gerekmektedir.Telefon konuşmalarının ve teknik izleme ve takip kararı olduğu halde kamera kaydına alınmamış olması ve suçüstü yapılmamış olmasına rağmen sadece tanık polislerin görgüsüne dayalı olarak söz konusu suçun müvekkil tarafından işlendiği hususu  tek başına ispata yeterli olmayacağı, mutlak şekilde maddi ve destekleyici yan deliller ile kuvvetlendirilmesi gerektiği konusunda Yargıtayın vermiş olduğu kararların Müvekkilimle bire bir örtüştüğü ve müvekkilimin tek yanlı olarak dinlenen sanık telefonlarından elde edilen delilin yetersiz olduğu , iddia edilen suçları destekleyecek maddi başka delilin bulunmadığı göz önüne alınarak “şüpheden sanık yararlanır” ilkesinin müvekkilim hakkında uygulanması , yani şüpheden uzak ve kesin kanıt bulunmamaktadır. Dolayısı ile ceza hukukunun temel prensiplerinden olan “ŞÜPHEDEN SANIK YARARLANIR İLKESİ” gereği müvekkilin şüpheden yararlandırılması gerekmektedir.

HUKUKİ NEDENLER :

1.Türk Ceza Kanunu,

2.Ceza Muhakemeleri Kanunu ve ilgili mevzuat

SONUÇ VE İSTEM    :

Yukarıda izah ettiğimiz gerekçe ve resen gözetilecek nedenler birlikte değerlendirilerek; YEREL MAHKEME KARARININ KALDIRILARAK DAVANIN İSTİNAF MAHKEMESİNDE YENİDEN GÖRÜLMESİNE, ceza davasının istinaf mahkemesinde yeniden görülmesi mümkün değilse, HÜKMÜN BOZULMASINA VE DOSYANIN YENİDEN KARAR VERİLMEK ÜZERE YEREL MAHKEMEYE GÖNDERİLMESİNE Karar verilmesini saygılarımla vekaleten arz ve talep ederim. tarih

Sanık Vekili

Son düzenleme tarihi 20 Mayıs 2020 02:12

Paylaş
Avukat Saim İncekaş

Avukat Saim İncekaş. Adana'da ikamet etmektedir. Kurucu sıfatıyla kendisine ait Adana Avukatlık ve Danışmanlık Bürosunda çalışmalarına devam etmektedir. Ceza Hukuku, Medeni-Boşanma-Aile Hukuku, Bilişim Hukuku avukatlığı ana çalışma dallarıdır. Özellikle boşanma ve ceza avukatlığı üzerine pratik ve deneyim sahibidir. Bu alanlarda 5.000'den fazla yazı ve makalesi bulunmaktadır. Adres: Turhan Cemal Beriker Blv. No:7, Ziya Algan İş Merkezi Kat:5 Daire:41 E-posta: av.saimincekas@gmail.com Telefon: 0534 910 97 43

Bir yorum bırakın

E-posta adresiniz gizli tutulacaktır.