Usulsüz Tebligat Nedeniyle Şikayet Dilekçesi

Usulsüz Tebligat Nedeniyle Şikayet Dilekçesi -1-


Bazı durumlarda tebligat usule aykırı bir şekilde gönderilmektedir. Böyle durumlarda tebligatın tebliğ edilmiş olarak kabul edilmesi hukuk aykırıdır. Dolayısı ile bu durumu bir şikayet dilekçesi ile mahkemeye bildirmek gerekmektedir. İlgili dilekçe örneği aşağıdaki gibidir.


ADANA NÖBETÇİ İCRA HUKUK MAHKEMESİ’ NE

DAVACI         :

VEKİLİ          : Avukat Saim İNCEKAŞ- Turhan Cemal Beriker Bulvarı, Ziya Algan İş Merkezi No:9 K:5 D:41, 01010 Seyhan/ADANA

DAVALI         :

VEKİLİ          :

KONUSU        : Müvekkilimize yapılan usulsüz tebliğ nedeni ile ödeme emrinin tebliğ tarihinin müvekkilimizin icra dosyasını öğrenme tarihi olan 23.10.2018 tarihi olarak düzeltilmesi ile İstanbul 32. İcra Müdürlüğü 2018/ E sayılı dosyasında süresinde yetkiye, borca ve tüm ferilerine itiraz ettiğimizin tespit edilmesi talebini içeren dilekçemizdir.

İLGİLİ DOSYA: İstanbul 32. İcra Müdürlüğü 2018/

AÇIKLAMALAR:

1- Adana … İcra Müdürlüğü’nün 2018/ E sayısı ile başlatılan icra takibi ile alacaklısı … AŞ olarak görünen dosyadan müvekkil şirkete Örnek 13 ödeme emri gönderilmiştir. Müvekkil şirkete usulüne uygun tebligat yapılmamasına rağmen açılan takip kesinleşmiştir. Ödeme süresi de geçtiğinden alacaklı görünen şirket müvekkilime … İcra Hukuk Mahkemesi 2018/843 E sayılı dosyasında kiralanan taşınmazın tahliyesi için dava açmıştır.

2- Müvekkil şirket 23.10.2018 tarihinde … İcra Hukuk Mahkemesi 2018/843 E sayılı dosyasında açılan davaya ilişkin olarak dava dilekçesinin tebliği sırasında şirket aleyhine daha önce … İcra Müdürlüğü’nün 2018/ E sayılı icra takibi başlatıldığını öğrenmiştir. 30.10.2018 tarihinde müvekkil şirkete açılan icra takibine itiraz etmiş bulunmaktayız. (Ek 1)

3- … İcra Müdürlüğü’nün … sayılı dosyasında düzenlenen ödeme emri müvekkil şirket yetkililerine ulaşmamıştır. Yapılan tebligat usulsüzdür. Şöyle ki;

Hükmü Şahıslara/Tüzel Kişilere tebligat 7201 sayılı Tebligat Kanunun 12 ve 13. Maddeleri ile 05.01.2012 tarih 28184 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Tebligat Kanunun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 21. Maddesinde düzenlenmiştir. Tebligat Kanunun 12. Maddesi ” Hükmi şahıslara tebliğ, salahiyetli mümessillerine, bunlar birden ziyade ise, yalnız birine yapılır.” demektedir. Tebligat Kanunun 13. Maddesi ” Hükmi şahıslar namına kendilerine tebliğ yapılacak kimseler her hangi bir sebeple mütat iş saatlerinde iş yerinde bulunmadıkları veya o sırada evrakı bizzat alamıyacak bir halde oldukları takdirde tebliğ, orada hazır bulunan memur veya müstahdemlerinden birine yapılır. ” demektedir. Tebligat Kanunun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 21. Maddesi ” (1) Tüzel kişiler adına tebligatı almaya yetkili kişiler, herhangi bir sebeple mutat iş saatlerinde işyerinde bulunmamaları veya o sırada evrakı bizzat alamayacak bir halde olmaları durumunda tebliğ, tüzel kişinin o yerdeki sürekli çalışan memur veya müstahdemlerinden birine yapılır.

(2) Ancak, kendisine tebliğ yapılacak memur veya müstahdemin, tüzel kişinin o yerdeki teşkilatı veya personeli içinde görev itibariyle tebligatın muhatabı olan tüzel kişinin temsilcisinden sonra gelen bir kimse veya evrak müdürü gibi esasen bu tür işlerle görevlendirilmiş bir kişi olması gereklidir.

(3) Bu kişilerin de bulunmaması halinde, bu husus tebliğ mazbatasında belirtilir ve tebliğ, o yerdeki diğer bir memur veya müstahdeme yapılır.” demektedir. Tüzel kişiliğe haiz olan müvekkile yukarıdaki usulde yapılmayan tebligat usulsüzdür.  Uygulama Yönetmeliğinin 21/3. Maddesinde tebliğ yapılacak kişilerin bulunmaması durumunda bu husus tebliğ mazbatasında belirtilmelidir. Tebligatı alamaya yetkili kişilerin kim olduğu araştırılmadan, yetkili kişilerin bulunmama nedenleri belirtilmeden, tebligatın muhatabı olan tüzel kişinin temsilcisinden sonra gelen bir kimse veya evrak müdürü gibi birisinin olup olmadığı tespit edilmeden yapılan tebligat usulsüzdür. İş bu sebeple Tebligat Kanununun 32. Maddesi gereğince ödeme emrine ilişkin olarak yapılan tebligat usulsüz yapıldığından ve müvekkil şirkete gönderilen ödeme emrinin tebliğ tarihinin 23.10.2018 tarihi olarak düzeltilmesine karar verilmesi ve icra dosyasına yapılan itirazımızın süresi içerisinde yapıldığının tespit edilmesi, depoya ilişkin kira sözleşmesine, kira bedeline, borca, ferilerine, faiz türü ile işlemiş faiz oranına itirazlarımızın kabulüne karar verilmesi amacıyla iş bu davayı açma zarureti doğmuştur.

DELİLLER                : İstanbul 32. İcra Müdürlüğünün 2018/ Esas sayılı dosyası, Tebliğ evrakı, tanık, yemin, keşif, bilirkişi incelemesi ve sair her türlü delil.

SONUÇ ve İSTEM    : Yukarıda arz ve izah ettiğimiz ve mahkemenizce re’sen nazara alınacak nedenlerle;

Usulsüz tebligat nedeniyle usulsüz tebliğ şikayetimizin kabulüne, ödeme emri tebliğ tarihinin İstanbul 32. İcra Müdürlüğü 2018/ Esas sayılı dosyasını öğrenme tarihimiz olan 23.10.2018 tarihi olarak düzeltilmesine, icra dosyasına sunulan itirazın süresinde olduğunun tespitine,

 Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini saygılarımızla arz ve talep ederiz. 30.10.2018

Davacı Vekili

Usulsüz Tebligat Nedeniyle Şikayet Dilekçesi -2-


ADANA ( ) NÖBETÇİ  İCRA HUKUK MAHKEMESİ’NE

İcra dosya no:

DAVACI :

VEKİLİ   :

ADRESİ

DAVALI :

VEKİLİ   :

KONU   : Usul tebligat nedeniyle TEBLİĞ TARİHİNİN 15.10.2019 olarak düzeltilmesi , takibin iptaline ilişkin şikâyet  ve takibin durdurulması taleplidir.

AÇIKLAMALAR:

Davalı taraf, müvekkil şirket aleyhine X 6.İcra Müd.  X sayılı dosyası ile icra takibi başlatmıştır. .

Araştırmalarımız sonucunda müvekkil şirket çalışanı olmayan bir şahsa ödeme emrinin tebliğ olduğu anlaşılmıştır. İşbu sebeplerle usulüne uygun tebliğ edilmeyen ödeme emri hukuka aykırı bir şekilde X kesinleşmiştir.

Alacaklı görünen şirket tahsil girişimi için ve ‘a 89/1 haciz ihbarnamesi gönderilmiştir. Söz konusu kişiler kendilerine haciz ihbarnamesinden sonra 15.10.2019 tarihinde müvekkil şirket ile iletişime geçmişlerdir. MÜVEKKİL ŞİRKET BAHSE KONU İCRA TAKİBİNDEN X TARİHİNDE HABERDAR OLMUŞTUR.

İlgili icra dosyasında yapılan incelemede söz konusu dosyada alacaklı olduğu iddiasıyla müvekkile ait “  X” adresine ödeme emri gönderildiği, ancak müvekkil şirketin adresinde yetkili kişinin iş saatlerinde şirkette olup olmadığı hususu göz ardı edilmiş hatta şirket çalışanı olup olmadığı dahi araştırılmamıştır. Tüzel kişi adına yapılacak tebligatlarda şirket yetkilisinin araştırılması gerektiği yok ise neden olmadığı tebligat parçasında posta memurunun da herhangi bir kayıt düşmediği görülmüştür. Yapılan işlem usulsüzdür.

Şöyle ki;

a- Ödeme emri tebliğe çıkarılmadığı gibi usulüne uygun da tebliğ edilmiş değildir. Posta memuru yeterli araştırma yapmamış ve tebliğ mazbatasına gerekli bilgileri kanun gereği yazmakla yükümlü olmasına rağmen yazmamıştır.

Tebligat kanununa göre;

Hükmi şahısların memur ve müstahdemlerine tebligat:

Madde 13 – Hükmi şahıslar namına kendilerine tebliğ yapılacak kimseler her hangi bir sebeple mutat iş saatlerinde iş yerinde bulunmadıkları veya o sırada evrakı bizzat alamayacak bir halde oldukları takdirde tebliğ, orada hazır bulunan memur veya müstahdemlerinden birine yapılır.

Ödeme emrinin tebliği de usulüne uygun yapılmamıştır. TÜZEL KİŞİ ADINA TEBLİGATI KABUL EDECEK KİŞİ (şirket yetkilisinin bulunup bulunmadığı araştırılmaksızın ve yetkili kişi yok ise neden olmadığı  hususu tebliğ evrakına şerh edilmeksizin çalışana tebliğ yapıldığı, ticaret sicil kaydına göre de …`nın borçlu şirket temsilcisi olmadığı anlaşılmakla, Yapılan Tebligat Tebligat Kanunu`nun 12 ve 13. maddeleri ile Yönetmeliğin 21. maddeleri hükümlerine aykırıdır. ) Ödeme emri tebliği yetkisiz kişiye yapıımıştır. Ödeme emrinin tebliğine ilişkin olan hukuki düzenlemelere uyulmaksızın yasal düzenlemelere aykırı ve eksik işlemler ile ödeme emrinin iptali gereklidir.TEBLİGAT KANUNU’NUN 13. MADDESİ İLE İLGİLİ TÜZÜĞÜN 18. MADDESİNE GÖRE; HÜKMİ ŞAHIS ADINA TEBLİĞİ ALACAK KİŞİNİN İŞYERİNDE BULUNMAMA SEBEBİNİN TEBLİGAT MAZBATASINA YAZILMAMIŞ OLMASI NEDENİYLE TEBLİGATIN GEÇERLİ OLDUĞUNDAN SÖZ EDİLEMEZ.

Müvekkile yapılan tebligatın usulsüz olduğu, gerek yasal düzenlemeler gerekse Yargıtay kararlarından da açıkça anlaşılacağı üzere şüphesizdir. Çünkü müvekkilin tebligattan hiçbir suretle haberi olmamıştır. Müvekkilin alacaklı olduğunu iddia edene hiçbir borcu yoktur.

7201 SAYILI TEBLİGAT KANUNU’NUN 35. MADDESİ VE TEBLİGAT YÖNETMELİĞİ’NİN 57. MADDESİ GEREĞİNCE TİCARET SİCİLİNE BİLDİRİLEN ADRESE TEBLİGAT YAPILABİLMESİ İÇİN SÖZ KONUSU ADRESE ÖNCELİKLE NORMAL USULLERE GÖRE TEBLİGAT ÇIKARTILIP BİLÂ TEBLİĞ DÖNMESİ HALİNDE 35. MADDEDEKİ TEBLİĞ PROSEDÜRÜNÜN İŞLETİLMESİ GEREKİR. SÖZ KONUSU TEBLİGAT DİKKATLİCE İNCELENDİĞİNDE ŞERH VERİLMEDİĞİ HALDE DİREK 35’E GÖRE TEBLİĞ EDİLMESİ HUKUKA AYKIRIDIR.

Usulüne aykırı tebliğin hükmü başlığını taşıyan Tebligat Kanunu’nun 32. maddesi uyarınca; tebliğ, usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatabı tebliğe muttali olmuş ise muteber sayılır. Muhatabın beyan ettiği tarih, tebliğ tarihi  kabul edilir. TEBLİGAT KANUNUN 35/4 HÜKMÜ KAPSAMINDA TÜZEL KİŞİLERE TEBLİGAT YAPILABİLMESİ İÇİN, ÖNCELİKLE TÜZEL KİŞİNİN BİLİNEN EN SON ADRESİNE VE BU ARADA BİLİNEN EN SON ADRESİ TİCARET SİCİLİNDEKİ ADRESİ İSE, TEBLİGAT KANUNU’NUN 10.MADDESİNE GÖRE NORMAL TEBLİGAT ÇIKARTILMASI, BU ADRESE ÇIKARTILAN TEBLİGATIN BİLA TEBLİĞ İADE EDİLMESİNDEN SONRA AYNI ADRESE (TİCARET SİCİLİNDEKİ ADRESİNE) 35.MADDEYE GÖRE TEBLİGAT YAPILMASI GEREKİR. DOLAYISIYLA, TÜZEL KİŞİNİN TİCARET SİCİLİNDEKİ ADRESİNE DOĞRUDAN-DAHA ÖNCE M.10 GÖRE NORMAL TEBLİGAT ÇIKARTILMADAN-TEBLİGAT YAPILMASI GEÇERLİ VE YASANIN ANILAN HÜKMÜNE UYGUN SAYILAMAZ

Gelinen aşamada, usulsüz tebligat nedeniyle henüz muttali olduğumuz takibin iptaline, ancak davalının kötü niyetli işlemlerinin devam etmemesi için öncelikle ve acilen takibin durdurulmasını talep etmekteyiz.

HUKUKİ SEBEPLER: İİK, HMK,Tebligat kanunu ve ilgili mevzuat.

DELİLLER: İcra dosyası, her türlü delil.

NETİCE ve TALEP: Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerden ötürü;

1) Ödeme Emrinin usulsüz tebliğ edilmesi nedeniyle şikayetimizin kabulü ile tebliğ tarihinin muttali olduğumuz 15/10/2019 TARİHİ OLARAK KABUL EDİLMESİNE,

2)  X 6.İcra Müd. dosyasındaki TAKİBİN DURDURULMASI.

3)  Müvekkilin karşı tarafa hiçbir borcu olmaması nedeniyle TAKİBİN İPTALİNE,

4) Kötü niyetli karşı tarafın %20’ından aşağı olmamak üzere İCRA İNKAR TAZMİNATINA MAHKUM EDİLMESİNE,

5) Mahkeme masrafları ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesi saygılarımızla müvekkil adına arz ve talep olunur. (tarih)

                                                                                                                   DAVACI  VEKİLİ

Usulsüz Tebligat Nedeniyle Şikayet Dilekçesi -3-

ADANA İCRA HUKUK  MAHKEMESİNE

DAVACI:

DAVALI: X İcra Müdürlüğü – Karaman

KONU: Usulsüz tebligatı öğrenme tarihinin tebliğ tarihi olarak düzeltilmesi talebimizden ibarettir.

AÇIKLAMALAR:

Ben 2013 yılının Haziran ayından itibaren X şehrinde ikamet etmekteyim. X tarihinde X’da bankaya gitmem neticesinde hakkımda icra takibi yapıldığını öğrenmiş bulunmaktayım. Yine aynı gün içinde Tapu Müdürlüğüne gitmem neticesine şahsıma ait gayrimenkul üzerine de haciz konulduğunu öğrendim.

Hakkımda Karaman İcra Müdürlüğünün X Esas sayılı dosyası ile yapılan takipten yukarıda açıkladığım şekilde haberdar olmuş bulunmaktayım.  Hakkımda yapılan takibi öğrenmem sonucu yaptığım araştırmalarda tarafıma gönderilen ödeme emrinin X Mah. X adresine tebliğ edildiğini ancak bu adreste bulunmamam sebebiyle X Muhtarlığına tebligat yapıldığını öğrendim. 7201  sayılı Tebligat Kanununun 32. Maddesinde “Tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatabı tebliğe muttali olmuş ise muteber sayılır. Muhatabın beyan ettiği tarih, tebliğ tarihi addolunur.” hükmü bulunmaktadır. Bu sebeple yapılan takibin tebliğ tarihinin X olarak kabulü gerekmektedir.

Usulsüz olarak yapılan bu tebliğ sonucu yapılan takibe itiraz edemediğimden hakkımda yapılan takip usulsüz olarak kesinleşmiştir. İcra müdürlüğünün hakkımda yapmış olduğu takibi usulsüz olarak kesinleştirmiş olması sebebiyle yapılan  haciz işlemlerinin  kaldırılması gerekmektedir. Yargıtay 12. Hukuk dairesinin 2012/32459 E 2013/3328 K sayılı bir kararında Borçlu, alacaklı tarafından hakkında başlatılan kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takipte ödeme emri tebliğ tarihinin usulsüz olduğunu ileri sürerek tebliğ tarihinin öğrenme tarihi olarak düzeltilmesini talep etmiş ve icra takibine itirazlarını belirterek takibin iptalini talep etmiştir. . Tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatap tebliğe muttali olmuş ise geçerli sayılıp, muhatabın beyan ettiği tarihin tebliğ tarihi olarak kabul edileceği belirtilmiştir. Ödeme emrinin tebliğinin usulsüz olduğuna karar verilerek, borçlunun öğrenme tarihi olarak beyan ettiği tarihe göre 5 günlük yasal süre içerisinde yapıldığı tespit edildiği taktirde icra takibine itirazlarının esasının incelenmesi gerekir iken bu hususlar gözardı edilerek istemin reddi yönüne hüküm tesisi isabetsizdir. “ şeklinde karar vermiştir.

DELİLLER                     : X İcra Müdürlüğünün X Esas sayılı dosyası, vs. deliller

 NETİCE-İ TALEP          : Yukarıda açıklamış olduğum sebeplerle ödeme emri tebligatı usulsüz olduğundan ve takip tarafımca 24.10.2014 tarihinde öğrenilmiş olduğundan tebligat tarihinin X olarak düzeltilmesine ve hakkımda yapılan takip usulsüz olarak kesinleştiğinden takibin ve yapılan takip işlemlerinin iptaline karar verilmesini talep ediyorum. tarih

Davacı

Usulsüz Tebligat Nedeniyle Şikayet

ADANA … NÖBETÇİ İCRA HUKUK  MAHKEMESİNE

TEDBİR TALEPLİDİR

İCRA DOSYASI   : … İcra Dairesi  2020/…… Esas

DAVACI               :

VEKİLİ                  :

DAVALI                : … İcra Müdürlüğü

KONU                  : Usulsüz tebligatın iptaline, usulsüz tebligat nedeni ile öğrenme tarihi olan 02.10.2020 tebliğ tarihi olarak kabulüne ve icra işlemlerinin tedbiren durdurulmasına karar verilmesi talebinden ibarettir.

AÇIKLAMALAR  :

Alacaklı ………. tarafından müvekkilimiz borçlu görünen …………….. aleyhine … İcra Dairesi 2020/……E. sayılı dosya kapsamında icra takibi başlatılmıştır. Söz konusu takibe ilişkin ödeme emri borçlunun adresine mernis kaydı olmayan tebligat ile tebliğ edilmiş olup ilgili muhtarlığa bırakılmak suretliyle takip itiraz süresi yönünden kesinleşmiştir. Borçlu müvekkile yapılmış olan iş bu tebligat usulsüzdür. Şöyle ki,

Söz konusu tebligat borçlu görünen müvekkil adresine gönderilen ilk tebligat olup üzerinde mernis kaydı ya da TK 21/2 şerhi olmamasına karşın borçlu adreste bulunamadığından muhtara tebliğ edilmiştir. Bilindiği üzere 7201 Sayılı Tebligat Kanunu’nun 2l/2. maddesi gereğince tebligat yapılabilmesi için, tebliği çıkaran mercice, tebligat çıkarılan adresin, muhatabın, adres kayıt sistemindeki adresi olduğu belirtilerek bu adrese TK’nun 21/2. maddesine göre tebligat yapılacağına dair tebliğ evrakı üzerine kayıt düşülmesi zorunlu olup; tebligatı çıkaran mercii tarafından söz konusu şerh verilmeden dağıtıcı tarafından TK’nun 21/2. maddesine göre tebliğ işlemi yapılamayacağı açıktır.

Şikayete konu ödeme emri tebliğ evrakı üzerinde; tebligat mazbatasını çıkaran mercii tarafından TK’nun 23/1-8. ve Yönetmeliğin 16/2. maddesi kapsamında bir şerh verilmediği anlaşılmakta olup; dağıtıcının kendiliğinden ödeme emri tebliğ işlemini TK’nun 21/2. maddesi uyarınca yapması yasa ve yönetmelik hükümlerine aykırıdır.

Bu nedenle, sözü edilen tebligatın usulüne uygun yapıldığını söyleyebilme olanağı yoktur.

 Öte yandan, usule aykırı tebliğin hükmü ise; Tebligat Kanunu’nun 32. ve Tebligat Yönetmeliği’nin 53. maddelerinde düzenlenmiş olup, anılan maddelerde, tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatap tebliğe muttali olmuş ise geçerli sayılıp, muhatabın beyan ettiği tarihin tebliğ tarihi olarak kabul edileceği belirtilmiştir. Alacaklı tarafından gönderilen ödeme emri müvekkil davacı tarafından 01.10.2020 tarihinde öğrenilmiştir.

Yukarıda açıklanan sebeplerle usulsüz olan tebligatın iptaline, kesinleşen takibin tedbiren durdurulmasına ve öğrenme tarihinin 01.10.2020 olarak kabulüne karar verilmesi yönünde iş bu davayı açma zarureti hasıl olmuştur.

DELİLLER             : … İcra Müdürlüğünün 2020/….. Esas sayılı icra dosyası, ptt tebligat dökümleri, yargıtay kararları, bilirkişi vs. deliller

SONUÇ VE İSTEM            : Yukarıda izah ettiğim nedenlerle, başkaca dava ve şikayet haklarım saklı kalmak kaydıyla;

Dava sonuna kadar takibin teminatsız olarak tedbiren durdurulmasına,

 Usulsüz olarak yapılan ödeme emri tebligatının iptaline ve tebligatın 01.10.2020  tarihinde yapılmış olduğunun kabulüne,

Yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini saygılarımla talep ederim. 05.10.2020

Davacı Vekili

T.C.

YARGITAY

HUKUK DAİRESİ

E: 2012/25376

K: 2012/40503

T: 27.12.2012

* MERNİS ADRESİNE YAPILAN USULSÜZ TEBLİGAT ( Ödeme Emrinin Borçlunun Mernis Adresine Doğrudan Gönderildiği/Usulsüz Tebligat – Borçlunun Takibi Öğrendiği Tarihin Tebliğ Tarihi Olarak Kabul Edileceği )

* DOĞRUDAN YAPILAN USULSÜZ TEBLİGAT ( Ödeme Emrinin Borçlunun Mernis Adresine Doğrudan Gönderildiği – Borçlunun Takibi Öğrendiği Tarihin Tebliğ Tarihi Olarak Kabul Edilmesi Gerektiği )

* USULSÜZ TEBLİGAT ( Ödeme Emrinin Borçlunun Mernis Adresine Doğrudan Gönderildiği/Usulsüz Tebligat – Borçlunun Takibi Öğrendiği Tarihin Tebliğ Tarihi Olarak Kabulü Gerektiği )

* BORÇLUNUN TAKİBİ ÖĞRENME TARİHİ ( Ödeme Emrinin Borçlunun Mernis Adresine Doğrudan Gönderildiği/Usulsüz Tebligat – Borçlunun Takibi Öğrendiği Tarihin Tebliğ Tarihi Olarak Kabul Edileceği )

7201/m.21, 32

ÖZET: Somut olayda, alacaklı tarafından borçluya karşı genel haciz yolu ile ilamsız icra takibine başlandığı, ödeme emrinin, borçlunun mernis adresi esas alınmak suretiyle buna ilişkin şerh de düşülerek, doğrudan 7201 Sayılı Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesine göre tebliğ edildiği, mahkemece, tebliğ işleminin usulsüz olduğu gerekçesi ile borçlunun usulsüz tebligat şikayetinin kabulüne karar verildiği görülmektedir. Borçlunun takibi öğrendiği tarih olarak bildirdiği tarihin tebliğ tarihi olarak düzeltilmesine ilişkin karar yerindedir.

DAVA: Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının bozulmasını mutazammın 28.06.2012 tarih, 14932/23102 sayılı daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi Yeliz Aziz Peker tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :

KARAR: 7201 Sayılı Tebligat Kanunu’nun bilinen adrese tebligatı düzenleyen 10. maddesinin 1. fıkrasına göre; tebligat muhatabın bilinen en son adresinde yapılır. 6099 Sayılı Yasanın 3. maddesi ile eklenen aynı maddenin 2. fıkrasına göre ise, bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat bu adrese yapılır. Aynı Kanun’un tebliğ imkansızlığı ve tebellüğden imtina başlıklı 21. maddesine, 6099 Sayılı Yasanın 5. maddesi ile eklenen 2. fıkrasında; “Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır” hükmü yer almaktadır. Söz konusu 7201 Sayılı Yasanın 10. maddesi ile ilgili değişikliğe ilişkin madde gerekçesinde, kişilere getirilen adres kayıt sistemi zorunluluğu ile birlikte işleyişin kolaylaştığı dile getirilmiş, ancak yapılan yeni düzenlemeyle, öncelikle yine bilinen en son adrese tebligat yapılacağı, tebligatın yapılmasını isteyenin veya tebligatı çıkartan makamın bildirdiği adresin, tebligata elverişli olmadığının anlaşılması ya da bu adrese tebligat yapılamaması halinde, muhatabın 5490 Sayılı Kanuna göre adres kayıt sistemindeki adresinin bilinen en son adresi olarak kabul edileceği ve tebligatın buraya yapılacağı açıklanmış, değişiklik ile birlikte adres kayıt sistemi dışında başkaca adres araştırması yapılmasının gerekmeyeceği vurgulanmıştır.

7201 Sayılı Yasanın 21. maddesi ile ilgili değişikliğe ilişkin kanun gerekçesinde ise, 21/1. maddeye göre bilinen en son adrese çıkartılan tebligattan sonuç alınamazsa, 10. madde gereği adres kayıt sistemindeki adres esas alınarak başkaca araştırma yapılmaksızın o adrese tebligat çıkarılacağı açıklanmıştır. Muhatap o adreste hiç oturmamış ya da adresten ayrılmış dahi olsa tebligat iade edilmeyecek, 21/2. madde gereğince işlem yapılacaktır. Bunun yapılabilmesi için de tebligatı çıkaran merciin, adresin, adres kayıt sistemindeki mernis adresi olduğunu tebliğ evrakında belirtmesi gerekmektedir. Tüm bu açıklamalar doğrultusunda kişiye önce bilinen en son adresi esas alınarak (bilinen bir adresi yok ise adres kayıt sistemindeki adresi esas alınarak) Tebligat Kanunu’nun 21/1. maddesine göre tebligat çıkartılmalı, adres tebligata elverişli değilse ya da tebligat yapılamazsa adres kayıt sistemindeki adresine buna ilişkin şerh de düşülerek 21/2. madde uyarınca tebligat yapılmalıdır. Somut olayda, alacaklı tarafından borçluya karşı genel haciz yolu ile i1amsız icra takibine başlandığı, ödeme emrinin, 12.5.2011 tarihinde borçlunun mernis adresi esas alınmak suretiyle buna ilişkin şerh de düşülerek, doğrudan 7201 Sayılı Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesine göre tebliğ edildiği, mahkemece, tebliğ işleminin usulsüz olduğu gerekçesi ile borçlunun usulsüz tebligat şikayetinin kabulüne karar verildiği görülmektedir. Yukarıda yapılan açıklamalardan da anlaşılacağı üzere borçluya yapılan ödeme emri tebliği usulsüz olup, borçlunun süresinde yapmış olduğu şikayet neticesinde Tebligat Kanunu’nun 32. maddesi gereğince takibi öğrendiği tarih olarak bildirdiği tarihin tebliğ tarihi olarak düzeltilmesine ilişkin yerel mahkeme kararı yukarıda yazılı ilkelere uygun olduğundan Dairemizce onanması gerekirken, bozulduğu anlaşılmakla borçlunun karar düzeltme isteminin kabulüne karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ: Borçlunun karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 28.6.2012 tarih ve 2012/14932 E. – 2012/23102 K. Sayılı bozma ilamının kaldırılmasına, mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.’nun 366. ve HUMK.’nun 438. maddeleri uyarınca (ONANMASINA), 21,15 TL onama harcının borçludan alınmasına, 27.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

T.C YARGITAY

12.Hukuk Dairesi

Esas: 2017/ 3016

Karar: 2017 / 7523

Karar Tarihi: 09.05.2017

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :

Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;

Alacaklı tarafından genel haciz yolu ile başlatılan ilamsız icra takibinde; borçlunun icra mahkemesine başvurusunda; örnek 7 ödeme emrinin usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğini ileri sürerek usulsüz tebligat şikayetinde bulunduğu, mahkemece, tebliğ işlemlerinde usule aykırılık bulunmadığından usulsüz tebligat şikayetinin reddine karar verildiği görülmektedir.

Tebligat Kanunu`nun 21/2. maddesine göre tebligat yapılabilmesi için, aynı Kanunun 10/2. maddesi gereğince muhatabın bilinen en son adresinin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinin gerçekleşmesi gerekir. Bu hal gerçekleştikten sonra tebligatı çıkaran merci tarafından Tebligat Yönetmeliği`nin 79. maddesine uygun zarf üzerine aynı Yönetmeliğin 16/2. maddesi gereğince; “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda tebligatın TK`nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması”na dair kayıt düşülmesi zorunlu olup; tebligatı çıkaran mercii tarafından anılan şekilde şerh verilmeden salt “mernis adresi” ibaresine dayanılarak, tebliğ memuru tarafından 21/2. maddeye göre tebliğ işlemi yapılamaz.

Somut olayda, şikayetçi adına ödeme emrinin “… … Sk. No:15 D:4 …” adresine tebliğe çıkarıldığı, tebliğ memurunca; “Muhatap gösterilen adreste komşusuna soruldu, tanımadığını beyan etti. Beyana imzadan imtina edildi. Tebliğ evrakı tebliğ imkansızlığı nedeni ile çıkış merciine iade” şerhi ile 25.02.2016 tarihinde tebliğ evrakının iade edildiği, bunun üzerine tebligat zarfı üzerine “mernis adresi” olduğunun yazıldığı ve tebliğ memurunca TK`nun 21/2. maddesi gereğince muhatabın adrese dayalı nüfus kayıt sistemindeki adresine 06.04.2016 tarihinde tebligat yapıldığı, ancak tebliğ zarfının üzerinde tebligatı çıkaran mercii tarafından Yönetmeliğin 16/2. maddesi kapsamında bir şerh verilmediği anlaşılmakta olup; tebliğ memurunun tebliğ işlemini TK`nun 21/2. maddesi uyarınca yapması, yukarıda değinilen yasa ve yönetmelik hükümlerine aykırıdır. Bu nedenle, sözü edilen tebligatın usulüne uygun yapıldığını söyleyebilme olanağı yoktur.

O halde, mahkemece; usulsüz tebligat şikayetinin kabulü ile 7201 Sayılı Tebligat Kanunu`nun 32. maddesi uyarınca, borçlunun bildirdiği öğrenme tarihinin tebliğ tarihi olarak düzeltilmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile bu yöndeki istemin de reddi isabetsizdir.

SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK`nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 09/05/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Usulsüz Tebligat ile İlgili Twitter Gönderileri


Bu yazımızda usulsüz tebligata dair yapılacak itirazı detaylıca ele almış olduk. Pratik anlamda bir başka örnek incelemek isterseniz detaylı şekilde hazırlanmış şu dilekçemizi inceleyebilirsiniz.

Son düzenleme tarihi 8 Mart 2021 02:34

Paylaş
Avukat Saim İncekaş

Avukat Saim İncekaş. Adana'da ikamet etmektedir. Kurucu sıfatıyla kendisine ait Adana Avukatlık ve Danışmanlık Bürosunda çalışmalarına devam etmektedir. Ceza Hukuku, Medeni-Boşanma-Aile Hukuku, Bilişim Hukuku avukatlığı ana çalışma dallarıdır. Özellikle boşanma ve ceza avukatlığı üzerine pratik ve deneyim sahibidir. Bu alanlarda 5.000'den fazla yazı ve makalesi bulunmaktadır. Epistemofili teşhisi bulunmaktadır. Adres: Kayalıbağ, Ziya Algan İş Merkezi, Turhan Cemal Beriker Blv. No:9 E-posta: av.saimincekas@gmail.com Telefon: 0534 910 97 43

Yorumları Göster

  • merhabalar kolay gelsin adıma istanbul 28. icra dairesinde 2015 de bana hiçbir tebligat yapılmadan ilamsız icra davası açılmış borcu 2000 tl iken fazilerle birlikte 20000 tl olarak gözüküyor iş yeri tazminatımdan 28, icra dairesine 27,02,2020 tarihinde 1,430 tl ödeme yapılmıştır. karşı tarafın hesabına hanüz geçmemiştir borçlu olduğum kurumu aradım kendilerine ödeme yaptığım taktirde borcun 5/1 oranında süşeceğini icra dairesine ödeme yapacak olduğumda 20000 tl üzerinden ödeyeceğimi söylendi bana hiçbir tebligat yapılmadı icra dosyası için söylediğimde biraz eveleyip gevelemeden beni hatta beklettikten sonra yapıldığnı tarafımdan imzalandığı söylendi ben böyle bi ekrak imzamaladım veya herhangi bi yakınım imzalamadım ben borca faize itiraz edebilirmiyim. tebliğe itiraz etmem söylendi nasıl itiraz edebilirim ne yazmaylıyım . ayrıca ben artık İstanbul'da oturmuyorum yardımcı olursanı sevnirim kolay gelsin şimdiden teşekkürler hiç maddi dururmum yok işten çıkartıldım acil yardım talep ediyorum lütfen

    Yorumdan vazgeç

    Yorum bırakın

    E-posta adresiniz gizli tutulur.

Yorum bırakın

E-posta adresiniz gizli tutulur.

Hukuki uyuşmazlıklarınız için avukata danışın!

Arama

Nitelikli arama yapmak için tıklayınız.

Adalet olmayınca devlet büyük bir çeteden başka nedir ki?
Augustinus