Tüketici Mahkemesi Bilirkişi Raporuna İtiraz

Tüketici Mahkemesi Bilirkişi Raporuna İtiraz

Tüketici Mahkemesi Bilirkişi Raporuna İtiraz -1-

ADANA TÜKETİCİ SAYIN MAHKEMESİ HAKİMLİĞİ’ NE

 

DOSYA NO               :

DAVACI                   :

VEKİLİ                     :

DAVALI                   :

KONU                       : Bilirkişi raporuna karşı beyanlarımızın sunulmasıdır.

AÇIKLAMALAR    :

                                    Sayın mahkemenizde yukarıda bildirdiğimiz dosya numarası ile yargılaması süren dosya kapsamında yapılan bilirkişi incelemesi sonucu oluşturulan rapor tarafımıza ….tarihinde tebliğ olunmuştur. Bilirkişi raporuna karşı süresi içerisinde beyanlarımızı sunmaktayız.

                                    1-) Tüketici Kredisi Sözleşmesinin her sayfasının altında müşteri …..’ un imzasının mevcut olduğu, sayfalarda ‘‘Okudum Anladım Teslim Aldım’’ ibaresinin el yazısı ile yazılmış olduğu ve altının ayrıca imzalanmış olduğu açıktır.

                                    Sayın bilirkişi tarafından yapılan inceleme neticesinde de belirtildiği gibi müvekkil banka müşteri ……. un ….. TL toplam masrafını …. tarihinde iade etmiş olup, iade edilen …..’yi müşteri davalının kredi borcuna istinaden davacı banka tarafıdan mahsup edildiği, dolayısıyla davalının bankadan ….. tutarında kredi masrafları kaleminde alacağının kalmadığını, Hakem Heyetinin bankanın gönderdiği savunma yazısını dikkate almadan davaya konu kararı tesis ettiğine ilişkin görüş ve kanaatini Sayın Mahkemenize bildirmiştir.

                                    ……. müvekkil bankadan kredi kullanmış olup,  kredi borcunu ödemekte temerrüde düşmüştür. Müvekkil bankaca kesilen …… toplam masraf ……. tarihinde iade edilmiştir. Ancak davalının kredi borcunu ödememesi nedeniyle kredi borcuna istinaden davacı banka tarafından …….’nin tahsil edildiği bilirkişi raporu ile de açıkça ortadadır.                    

                                    Hakem Heyeti kararına konu miktar …… tarihinde davalının hesabına iade edilmiş ve bu husus Hakem Heyetine bildirilmiş olmasına rağmen …. TSHH’ nin …… ve ………. Sayılı kararı ile aynı kesintinin davalıya iadesine verilen karar haksız ve usule aykırı olduğu açıkça ortadadır.

SONUÇ VE İSTEM             : 

                                               Yukarıda açıklanan ve tüm dosya kapsamından gözetilecek sebeplerle, Bilirkişi Raporu doğrultusunda karar oluşturularak, Hakem Heyetinin haksız ve hukuki dayanaktan yoksun kararının İPTALİ ile yargılama ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini saygılarımızla arz ve talep ederiz……

                                                                                                         Davacı Vekili

Tüketici Mahkemesi Bilirkişi Raporuna İtiraz -2-

T.C.

ADANA … TÜKETİCİ MAHKEMESİ

SAYIN HAKİMLİĞİNE

DOSYA NO    : … Esas

DAVALI                        :

T.C. Kimlik No           :

Adresi :

Vekili  :

Adresi :

DAVACI         :

Vekili  :

Adresi :

KONUSU: Bilirkişi sayın Ceren ……’ in ‘ in 03.07.2019 tarihli bilirkişi raporuna karşı itiraz ve beyanlarımız.

Bilirkişi Raporuna Karşı

İTİRAZ ve CEVAPLARIMIZ

USULE İLİŞKİN İTİRAZLARIMIZ

1-) Bilirkişi tarafından Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 275. maddesinde düzenlenen “Haber Verme Yükümlülüğü” ihlal edilmiştir. Sayın bilirkişiye dosya 03.05.2019 tarihinde teslim edilmiş, iş bu rapor sayın mahkemeye  03.07.2019 tarihinde teslim edilmiştir. Raporun Sonuç ve Kanaat başlıklı bölümünde;

“Dava konusu işlemin nasıl gerçekleştiği, gönderildiği belirtilen SMS kayıtları dosya kapsamınca tespit edilememiş olup, ispat yükü davacı bankada olduğundan Bilişim Uzmanı tarafından değerlendirme yapılması hususunda takdir Sayın Mahkemeye ait olmakla, davalının olayın oluşumundaki, müterafik kusuru tespitinin yapılamadığı Sayın Mahkemenin takdirlerine arz olunur.”

Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 275. Madde düzenlemesi oldukça açıktır.

“Bilgisine başvurulan bilirkişi, kendisine tevdi olunan görevin, uzmanlık alanına girmediğini, inceleme konusu maddi vakıaların açıklığa kavuşturulması ve tespiti için, uzman kimliği bulunan başka bir bilirkişi ile işbirliğine ihtiyaç duyduğunu veya görevi kabulden kaçınmasını haklı kılacak mazeretini bir hafta içinde görevlendirmeyi yapan mahkemeye bildirir.” Bilirkişi tarafından bu bildirim 1 haftalık süre içinde yapılmamıştır.

ESASA İLİŞKİN İTİRAZLARIMIZ

1-) 03.07.2019 tarihli mesleki mazeret dilekçemiz ekinde; Ankara …. Tüketici Mahkemesi’ nin 28/05/2019 Tarih, 2018/357 Esas, 2019/… Karar sayılı, davanın reddine ilişkin kararı emsal teşkil etmesi açısından sayın mahkemenizin takdirine sunulmuştur.(Ek-1)

2-) 26.11.2018 tarihinde bankacı bilirkişi Halis …. tarafından sayın mahkemeye sunulan bilirkişi raporunun SONUÇ kısmında;

            “Davacı, …. Bankası A.Ş. tarafından davalı … aleyhine açılan ve Etimesgut ilçe Tüketici Hakem Heyeti kararının iptali istenilen itiraz davasında;

  1. Davalının …. Bankası Anafartalar/ANKARA Şubesi nezdindeki …. numaralı hesabından çekilmiş bulunan 1.500.- TL ile ilgili dekont ve hesap ekstresindeki bilgiler, tüm ayrıntılarıyla birbirini teyit ettiği halde, bu maddi delillerin QR kodla işlem yapıldığını göstermediği,
  2. Davacı banka tarafindan ibraz edilen belgelerde, tüketici davalının kullandığı telefona gönderildiği bildirilen 5 adet mesajla, işlem saati arasında yaklaşık 3 saatlik bir zaman farkının bulunduğu,
  3. Para çekme işleminin Ístanbul’dan gerçekleştirildiği, davalı tüketicinin ise işlem tarihi ve saatinde Ankara’da görevinin başında bulunduğunun belgelerle sabit olduğu hususları gözetildiğinde;

Etimesgut Ilçe Tüketici Hakem Heyeti’nin … tarih ve …. numaralı kararıyla, davalı tüketiciye 1.500.- TL. nin iade edilmesi yönünde verilmiş bulunan karar yerinde olduğundan, bu kararın iptal edilmesine gerek bulunmadığı,

Görüş ve kanaatine varılmıştır.” denilmiştir. Bu rapora itibar edilmesi gerekmektedir.

3-) Bankaların internet bankacılığının şifresinin çalınması hususunda cezai sorumluluğu bulunmasa da bu olaydan kaynaklı zararların tazmini noktasında hukuki sorumluluğu mevcuttur. Müşteriler ise sadece kusurları oranında sorumlu olup, müşterinin kusuru olmaması halinde banka müşterinin uğradığı zararı tazmin etmek zorundadır. (Ek-2) Rapordaki aleyhe olan hususları kabul etmemekle birlikte; Bilirkişi sayın Ceren …’ in 03.07.2019 tarihli bilirkişi raporunda; müvekkilin kusurunun bulunmadığı tespit edilmiştir.

 SONUÇ ve TALEP:

            Yukarıda açıklanan ve re’sen gözetilecek nedenlerle;

            1-) Rapora karşı itirazlarımızın KABULÜ ile;

            2-) Haksız ve mesnetsiz davanın REDDİNE;

            3-) Yargılama harç ve giderleri ile ücret-i vekâletin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini saygıyla vekil olarak arz ve talep eyleriz. 22 Temmuz 2019

Bilirkişi Raporuna Karşı İtiraz ve Beyanlarını Sunan

Davalı Vekili

Eki         :

– Ankara … Tüketici Mahkemesi’ nin 2018/357 Esas, 2019/….  Kararı.

– Av. Begüm GÜREL, “Banka/Kredi Kartının Hacklenerek 3. Kişiler Tarafından Kullanılması Durumunda Bankanın Sorumluluğu”

Tüketici Mahkemesi Bilirkişi Raporuna İtiraz -3-

ADANA () TÜKETİCİ MAHKEMESİ’NE

DOSYA NO                 :

DAVACILAR              :

VEKİLİ                         :

DAVALI                       :

KONU                          : ………. tarihli bilirkişi raporuna ilişkin beyanlarımızın sunulmasıdır.

BEYANLARIMIZ        :

Mahkemeniz ………. E. sayılı dosyasından ………… tarihinde görülen duruşmada, dosyanın hesap bilirkişi uzmanı bir bilirkişiye tevdii ile tarafların iddia ve savunmaları, gelen yazı cevapları ve dosya kapsamı dikkate alınarak; düğün merasimi, fotoğraf ve kamera kaydı yapılmamasından kaynaklanan müvekkilerin zararının tespiti yönünden rapor alınmasına karar verilmişti.

Bilirkişi ………, ………. tarihli raporunda;

1-Sözleşmede, “organizasyonun satıcı firma tarafından eksiksiz olarak yapılacağı” ve “düğün ve nişanda kamera olacağı, yemekli sünnette kamera olacağı”nın belirtildiğini,

2-Davalı şirketin sözleşmede belirtilen video kaydı ve fotoğraf çekim edimini yerine getirmediğini,

3-Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanlığı’nın cevabi yazısı ve internet üzerinden yapılan araştırma sonucunda, düğün merasiminde fotoğraf ve kamera kaydı yapılmamasından kaynaklı müvekkillerin toplam zararının 1.000,00 TL olduğu değerlendirilmiştir.

Hem Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanlığı’nın yazısı hem de söz konusu bilirkişi raporunda görüldüğü üzere düğün için yapılan fotoğraf ve video çekimlerinin maliyeti en az 500,00 TL tuttuğu açıklanmakla birlikte söz konusu rapor ve cevabi yazı davalılara karşı olan tazminat talebimizi destekler niteliktedir.

Gerek dava dilekçemizde gerekse de esasa ilişkin beyanlarımızda da belirttiğimiz üzere, günümüzde artık düğün, nişan ve benzeri organizasyonlarda taraflarla paket sözleşme yapmak bir teamül haline gelmiştir. Bu ve benzeri paketler içerisinde -sözleşmelerde de belirtildiği gibi- fotoğraf çekimi ve video kayıtları faaliyetleri düğün salonu tarafından icra edilmektedir. Halihazırda davaya konu sözleşmede de düğün programında kamera olacağı, dolayısıyla fotoğraf ve video çekiminin düğün salonu tarafından yaptırılacağı açıktır. Buraya kadar, sözleşmenin tarafının da davalı şirket olduğu gözetildiğinde davalı şirket tarafından ayarlanan fotoğrafçı ile müvekkiler arasında herhangi bir hukuki ilişki bulunmadığını da ayrıca belirtmek isteriz. Zira sözleşmede “fotoğraf ve video çekimlerini yapacak fotoğrafçı şu olacaktır” gibi bir hüküm de geçmemektedir. Daha önce belirttiğimiz bir hususu tekrar belirtmek isteriz ki, hizmet sağlayan fotoğrafçılarla yapılan hizmet sözleşmeleri organizasyon şirketlerinin kendi iç sözleşmesi olup hizmet verilen tarafı bağlamamaktadır.

Davalı şirket, iki insanın en önemli gününde, nadir bir anı olarak kalacak olan video ve fotoğraf çekimlerine ilişkin kayıtları davacı müvekkillerin onlarca talebine rağmen müvekkilere vermemiş, üstüne üstlük tüm sorumluluğu da fotoğrafçıya yüklemeye çalışmıştır. Ayrıca karşı taraf cevap dilekçesinde söz konusu fotoğrafçının başka kuruluşlarla da sorun yaşadığını duyduklarını ifade ederek fotoğrafçı seçiminde dahi özensiz davrandıklarını itiraf etmişlerdir. Gerek fotoğrafçı seçiminde gerekse sözleşmenin ifasında kusurlu davranan davalı şirketin, müvekkillerime maddi ve manevi yönden zarar verdiği hususu açıktır.

Söz konusu bilirkişi raporunda da belirtildiği gibi, davalı şirket kusurlu davranışlarıyla sözleşme edimini yerine getirmemiştir. Müvekkillerimin maddi ve manevi zararda oldukları ortadadır. Bu nedenlerle tazminat talebimizin yerindeliğini gösteren işbu bilirkişi raporu da dikkate alınarak talebimiz doğrultusunda davacı müvekkiller lehine maddi ve manevi tazminata hükmedilmesini, Mahkemenizce bu doğrultuda karar verilmesini talep ediyoruz.

NETİCE-İ TALEP      : Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle;

1-……….. tarihli bilirkişi raporuna ilişkin beyanlarımızın kabulü ile,

2-Fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla müvekkiller lehine ayrı ayrı 500,00 TL maddi (toplam 1.000,00 TL) ve yine ayrı ayrı 7.500,00 TL manevi (toplam 15.000,00 TL) tazminatın davalı taraftan alınarak müvekkillere verilmesine,

3-Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini saygılarımızla arz ve talep ederiz. (tarih)

                                                                                               Davacılar Vekili

                                                                                                   Av.                                                                        

Bu makaleyi sosyal medyada paylaşarak sitemize katkıda bulunabilirsiniz.
    Generic placeholder image
    Avukat Saim İncekaş
    Avukat Saim İncekaş Avukatlık Ofisi'nde kurucu avukat.
1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (1 oy, puan: 5,00 üzerinden 5)
Loading...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

tr Türkçe
error: Uyarı: Sağ tıklamak için üye olabilirsiniz !! Üye olabilmek için tarafımızdan referans kodu almanız gerekmektedir.