Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokmak İstinaf Dilekçesi

GAZİANTEP BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ’NE

SUNULMAK ÜZERE,

( 6.) ASLİYE CEZA MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI’NA

                                                 KAHRAMANMARAŞ

 

 

DOSYA NO                         :

İSTİNAF KANUN

YOLUNA BAŞVURAN

SANIK                                  :

MÜDAFİ                           :

SUÇ İSNADI                       : Alkol veya Uyuşturucu Maddenin Etkisi Altındayken Araç Kullanma

TEBLİĞ TARİHİ               :  …………………………

KONU                                  : ….. Asliye Ceza Mahkemesi’nin … tarih ve …Esas …Karar sayılı kararının istinaf incelemesi isteminden ibarettir.

AÇIKLAMALAR              :Yerel mahkemenin 2…tarih, … Esas ve … Karar sayılı kararı gereğince sanık … hakkında alkol ve uyuşturucu maddenin etkisi altındayken araç kullanma suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl süreyle denetimli serbestlik tedbirine hükmedilmesine karar verilmiş ancak sanığın denetim süresi içerisinde alkol kullanarak yine aynı  suçu işlediğinden bahisle hüküm açıklanarak 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmıştır.

BAŞVURU SEBEPLERİ VE GEREKÇESİ :trafi

1-Yerel mahkemenin seçenek yaptırımlara çevirmeme gerekçesi, yasa ve yerleşmiş yargı içtihatları doğrultusunda yasal ve yeterli değildir. Bu nedenle verilen karar hukuka aykırıdır.

      CMK m. 231’de yer alan “Hükmün açıklanması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması” başlıklı düzenlemenin 11. Fıkrasında Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; …ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir. şeklindeki hükmü karşısında yerel mahkeme, CMK m. 231/11 maddesi gereğince yasal şartları oluşmadığından bahisle hapis cezasının TCK’nın 50. maddesi uyarınca seçenek yaptırımlara çevirmesine takdiren yer olmadığına şeklinde hüküm kurmuştur. Kanunun açık düzenlemesi karşısında yerel mahkeme hangi yasal şartların hapis cezanın seçenek yaptırımlara çevrilmesine engel teşkil ettiğini belirtmemiş; yerel mahkeme sanık hakkında verilen hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmesine yer olmadığına takdir ederken sanığın yaptığı iş sosyal çevresi, ailesi, ekonomik durumu ve hapis cezasına hükmedilmesi sonucu gelecekteki durumu hakkında değerlendirilme yapmadan karar vermiştir. Hâlbuki Ceza Genel Kurulu 09.12.2014 tarih ve 12-330/546 sayılı kararında kısa süreli hapis cezaları paraya da bir başka seçenek yaptırıma çevrilip çevirmeyeceğine ilişkin takdir yetkisi, somut olay ve dosya kapsamı ile uyumlu bulunmalı, hakim soyut düşüncelerine değil somut nedenlere dayanmalı, sanığın kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu ve yargılama sürecindeki davranışları göz önünde bulundurularak gelecekteki hayatı sezilmeli ve buna göre bir kanaat belirlenmelidir.” şeklindeki kararından bahisle düzenli bir işi ve aile yapısı olan ve toplumda saygı gören sanık, cezanın hafifliği ve kısalığı söz konusu olsa bile hapishane ortamına girdikten toplum gözünde de hüküm giyecek, insanlar nezdinde “bu da içeri girip çıktı ”, “bu da içeriyi gördü” şeklinde söz ve davranışlarla karşılaşacaktır. Seçenek yaptırıma çevrilmeyen ve ıslah amacı güden bu kısa süreli ceza sanığı toplum gözünde ömür boyu hükümlü hale getirecektir. Bu durum adalet duygusu ile bağdaşmadığı gibi sanığı toplumdan da uzaklaştıracaktır  Hâlbuki cezanın amacı kişiyi rehabilite edip yeniden topluma kazandırmaktır Bu durumda hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmemesi sanığı rehabilite etmekten uzak düşecektir. Bu nedenle hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmesi, sanığın kişiliğine sosyal ve ekonomik durumuna yargılama sürecinde ki pişmanlığına daha uygun düşecektir. Yukarıda da belirttiğimiz şekliyle CMK m. 231/11, CGK kararı ve tüm bu hususlar göz önünde bulundurulduğunda; yerel mahkemece yasal şartları oluşmadığından bahisle SEÇENEK YAPTIRIMLARA ÇEVRİLMESİNE YER OLMADIĞI şeklinde verilen KARAR BOZMAYI gerektirir.

 

2-Yerel mahkemenin verilen cezayı ertelememe gerekçesi, yasa ve yerleşmiş yargı içtihatları doğrultusunda yasal ve yeterli değildir. Bu nedenle verilen karar hukuka aykırıdır.

      CMK m. 231 yer alan “Hükmün açıklanması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması” başlıklı düzenlemenin 11. Fıkrasında Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; …ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir. şeklindeki hükmü karşısında yerel mahkeme ertelemeye yer vermeyerek, kararında; Sanığın 5 yıllık Denetim süresi içerisinde yeni bir kasıtlı suç işlemiş olması, ayrıca dosyasına yansıyan soruşturma ve kovuşturma aşamalarındaki tüm davranışları nazara alındığında hapis cezası ertelenmesi durumunda tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkememizde kanaat oluşmadığından sanık hakkındaki verilen hapis TCK m.51 uyarınca ertelenmesine yer olmadığına karar vermiştir. şeklinde hüküm kurmuştur. Ancak yerel mahkemenin kararında belirttiği, sanığın hangi davranışı karşısında suç işlemeyeceği yönünde kanaat oluşmadığı, bunun dosyadaki hangi bilgi veya belgeye dayanarak değerlendirdiği kanuni ve yeterli değildir. Hâlbuki Ceza Genel Kurulu  28.04.2015 tarih ve 12-765/138 sayılı kararında “Cezanın ertelenmesine veya ertelenmesine yer olmadığına karar verilirken mahkeme gerekçe göstermeli ve bu gerekçe dosyada bulunan bilgi ve belgelerin isabetle değerlendirildiğini gösterir biçimde kanuni ve yeterli olmalıdır. ‘Bütün duruşma aşamalarına ve savunmasına yansıyan söylem ve davranışları, inkârcı tutumu, olayın meydana gelişi ile sanığa ait trafik kusurunun niteliği ve oranı göz önüne alınarak atfedilen eylemin bilinçli taksirle olması, bir daha aynı nitelikli trafik sorunu işlemeyeceği ve pişmanlık duyduğu yönünde vicdani kanaati oluşmaması, trafik kusurlu eylemlerin yarattığı sosyal etki’ şeklinde gösterilen gerekçe yasal olmadığı gibi dosya kapsamına da uygun değildir.” şeklindeki kararında da görüldüğü üzere mahkeme cezanın ertelenmesine veya ertelenmesine yer olmadığına karar verilirken gerekçe gösterilmeli ve bu gerekçe dosyada bulunan bilgi ve belgelerin isabetle değerlendirildiğini gösterir biçimde kanuni ve yeterli olmalıdır. Ancak yerel mahkeme gerekli ve yeterli açıklama yapmadan, “hapis cezasının ertelenmesi durumunda tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkememizde kanaat oluşmadığı” yönündeki kararı yasaya ve yargısal kararlara uygun değildir. Nitekim Ceza Genel Kurulu 25.11.2014 tarih ve 3-328/520 sayılı başka bir kararında “Sanığın hangi davranışlarının aleyhe değerlendirilerek cezasının ertelenmesi halinde ileride bir daha suç işlemeyeceği sonucuna varıldığı gösterilmemiştir Bu nedenle sanığa hükmolunan cezanın ertelenmemesine ilişkin olarak gösterilen gerekçenin dosya muhtevası ile uyumlu ve yeterli olduğu kabulü mümkün değildir.” şeklindeki kararında da görüldüğü üzere mahkemenin cezayı ertelememeye ilişkin kararı yeterli olması gerekiyor. Ancak yerel mahkeme kararını yeterince gerekçelendirmeden ertelemeye yer olmadığına karar vermiştir; bu nedenle verilen karar hukuka aykırıdır.

      Hükmün açıklanması sonrası sanığa ailesi tarafından tepki gösterilmiş, sanığın hukuken cezalandırılmasının yanı sıra ailesi nezdinde de cezalandırılmıştır. Sanık yaşamış olduğu bu süreçten sonra manevi olarak ders çıkarmıştır. Sanığın hapis cezası alması durumumda sanık kadar en az ailesi de cezalandırılmış olacak ve ailede silinmesi zor bir iz bırakacak, aile düzenini esaslı şekilde sarsacaktır. Bu nedenle verilen hapis cezasının ertelemesi dar anlamda sanık ve ailesi lehine olsa da geniş anlamda toplum lehine olacaktır. Sanığı yaşamış olduğu alkole yönelik durumdan kurtarılmasına olmasına ilişkin TCK m.51/5’te kanuni düzenlemenin yer almasına rağmen sanığı hapis cezası ile cezalandırmak kanunların konuluş amacına da aykırı düşecektir. Bu durumda sanık pekâlâ hapis cezasını infaz edip alkol almayı yine sürdürebilir ancak TCK m.51/5’in uygulanması sanığı gerçek anlamda ıslah etmeye ve sanığı içinde bulunduğu durumdan kurtarmaya daha uygundur. Bu nedenle verilen hapis cezasının ertelenerek bu sürede denetime tabi tutulması, TCK m.51/5 gereğince sanığın, kötü alışkanlıklardan kurtulmasını ve sorumluluk bilinci ile iyi bir hayat sürmesini temin hususunda öğütte bulunması amacıyla uzman kişi görevlendirilmesine karar verilmesi hukuka ve hakkaniyete daha uygun düşecektir. Bu nedenle yukarıda da belirttiğimiz şekliyle CMK m. 231/11, CGK kararı ve tüm bu hususlar göz önünde bulundurulduğunda; yerel mahkemece ERTELEMEYE YER OLMADIĞI şeklinde verilen KARAR BOZMAYI gerektirir.

SONUÇ ve İSTEM:

1-Yerel mahkemenin seçenek yaptırımlara yer olmadığına yönelik verilen kararının BOZULMASINI,

2-Yerel mahkemenin ertelemeye yer olmadığına yönelik verilen kararının BOZULMASINI,

3-a) CMK.m231/11, CGK kararı ve yukarıdaki hususların  göz önünde bulundurularak sanık hakkında TCK m. 50/1-a bendi gereğince … Tl maaş aldığı göz önünde bulundurularak öncellikli adli para cezası olmak üzere seçenek yaptırımlara çevrilmesi yönünde DÜZELTİLEREK ONANMASINI,

b) Mahkeme 3/a’da belirtilen talebi uygun bulmazsa CMK m. 231/11, CGK kararı ve yukarıdaki hususların göz önünde bulundurularak TCK m. 51 gereğince ertelemeye yer verilmesi yönünde DÜZELTİLEREK ONANMASINI saygılarımla arz ve talep ederim.

 

                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                              İstinaf Kanun Yoluna Başvuran                                                                                                                                                                                                                                                                                Sanık Müdafi               

Bu makaleyi sosyal medyada paylaşarak sitemize katkıda bulunabilirsiniz.
    Generic placeholder image
    Avukat Saim İncekaş
    Avukat Saim İncekaş Avukatlık Ofisi'nde kurucu avukat.
1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (1 oy, puan: 5,00 üzerinden 5)
Loading...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

tr Türkçe
X
error: Uyarı: Sağ tıklamak için üye olabilirsiniz !! Üye olabilmek için tarafımızdan referans kodu almanız gerekmektedir.