TMK Madde 348 Velâyetin kaldırılması sebepleri: Genel olarak

Özet 3 fıkra · ~2 dk okuma

TMK 348, çocuğa ilişkin diğer önlemler yetersiz kalırsa hâkimin velâyetin kaldırılmasına karar vereceği hâlleri, her ikisinden kaldırmada vasi atanmasını ve aksi belirtilmedikçe mevcut ve doğacak çocukları kapsamasını düzenler.

Yürürlükte Değişiklik var Son değişiklik: · 5378 s.K. m.38

Resmi Metin

Genel olarak

Madde 348- (1) Çocuğun korunmasına ilişkin diğer önlemlerden sonuç alınamaz ya da bu önlemlerin yetersiz olacağı önceden anlaşılırsa, hâkim aşağıdaki hâllerde velâyetin kaldırılmasına karar verir:

  1. 1. Ana ve babanın deneyimsizliği, hastalığı, başka bir yerde bulunması veya benzeri sebeplerden biriyle velayet görevini gereği gibi yerine getirememesi.

    Değişiklik: · 5378 s.K. m.38

  2. 2. Ana ve babanın çocuğa yeterli ilgiyi göstermemesi veya ona karşı yükümlülüklerini ağır biçimde savsaklaması.

(2) Velâyet ana ve babanın her ikisinden kaldırılırsa çocuğa bir vasi atanır.

(3) Kararda aksi belirtilmedikçe, velâyetin kaldırılması mevcut ve doğacak bütün çocukları kapsar.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Değişiklik Bilgisi

Bu maddenin metni aşağıdaki değişiklik ile güncel hâline gelmiştir. Madde yürürlüktedir; önceki ilgili metin aşağıda gösterilmiştir.

  1. Değişiklik 1. fıkra, 1. bent 5378 s.K. m.38
    Önceki metni ve farkı göster

    Çıkarılan ibare: «özürlü olması,»

    Değişiklikten önceki metin — yürürlükte değildir: Ana ve babanın deneyimsizliği, hastalığı, özürlü olması, başka bir yerde bulunması veya benzeri sebeplerden biriyle velayet görevini gereği gibi yerine getirememesi. Kabul: 1 Temmuz 2005 · Yürürlük: 7 Temmuz 2005 · RG: 7.7.2005, Sayı 25868 Kaynaklar: TBMM 4721 ilk kabul metni · TBMM 5378 s.K. m.38 · TBMM kanun kaydı

Eski metnin tam karşılaştırması için mevzuat.gov.tr ve Resmî Gazete arşivini inceleyebilirsiniz.

Avukat Yorumu

Madde, velayetin kaldırılması koşullarını ve kapsamını düzenler. Birinci fıkrada çocuğa yönelik diğer önlemlerin sonuç vermemesi veya yetersiz kalacağının önceden anlaşılması koşulu aranır; iki seçenekli sebep olarak (1) ana-babanın deneyimsizlik, hastalık, başka yerde bulunma veya benzeri nedenle velayet görevini gereği gibi yerine getirememesi ve (2) çocuğa yeterli ilgi göstermeme yahut yükümlülükleri ağır biçimde savsaklama belirlenmiştir. İkinci fıkraya göre velayet ana-babanın her ikisinden alınırsa çocuğa vasi atanır. Üçüncü fıkraya göre kararda aksi belirtilmedikçe kaldırma mevcut ve doğacak bütün çocukları kapsar. Avukatlık pratiğinde "yeterli ilgi göstermeme" iddiasının somut delillerle (okul, sağlık, psikolojik raporlar) belgelenmesi zorunludur; soyut iddia ispatlanmadıkça hâkim kaldırma yerine daha hafif tedbirlere yönelir.

Gerekçe

Bu gerekçe 4721 sayılı Kanunun ilk kabul metnine aittir; sayfadaki hüküm daha sonra düzenleme görmüştür.

Yürürlükteki Kanunun 274 üncü maddesini karşılayan bu hüküm, İsviçre Medeni Kanununun 311 inci maddesinden alınmıştır.

Maddenin birinci fıkrası, velayetin bu maddede öngörülen sebeplerle kaldırabilmesinin ana koşulunu hükme bağlamıştır. Buna göre, velayetin kaldırılabilmesi için çocuğun korunmasıyla ilgili diğer önlemlerin uygulanmış ve bundan bir sonuç alınmamış ya da bu önlemlerin daha başlangıçta yetersiz kalacağının anlaşılmış olması gerekir. Önceden aldığı önlemlerden bir sonuç alamayan veya alınması söz konusu olabilecek önlemlerin hiçbirinin sonuç vermeyeceğini daha baştan anlayan hakim, aşağıdaki sebeplerden birinin varlığı halinde, velayetin kaldırılmasına karar vermelidir.

Velayetin kaldırılması sebeplerinden birincisi, maddenin ilk fıkrasının (1) numaralı bendine göre, ana ve babanın velayet görevini bazı sebeplerle gereği gibi yerine getirememesidir. Görevin gereği gibi yerine getirilememesi ana ve babanın deneyimsizliği veya hastalığı ya da özürlü olması yahut başka bir yerde bulunması sebebiyle meydana gelebileceği gibi, başka bir sebeple de meydana gelebilir. Böylece, (1) numaralı bentteki bu sayım sınırlı bir sayım değildir. Sayımda yer alan sebeplerin ortak özelliği, velayet görevinin gereği gibi yerine getirilmesini engelleyen ve belli bir süreklilik arzeden sebepler olmasıdır. Bu bentte yapılan ve velayet görevinin yerine getirilmesini engelleyen sebepler sınırlayıcı olmadıkları için, bu maddede, yürürlükteki metinden farklı olarak, yer almayan “kısıtlılık” da velayet görevinin gereği gibi yerine getirilmesini engelleyen sebepler arasında değerlendirilecektir; çünkü, “kısıtlı” bir kişinin, o kişi ayırt etme gücüne sahip olsa bile, zaten kendisi sınırlı ehliyetsiz olan bir kişi olarak, velayet görevini gereği gibi yerine getiremeyeceği açıktır. Kısıtlı ayırt etme gücüne sahip değilse, o zaman da tam ehliyetsizdir ve elbette ki o da -öncelikle-bu bendin kapsamına girer.

Maddenin birinci fıkrasının (2) numaralı bendinde belirtilen ikinci sebep ise, ana ve babanın çocuğa yeterli ilgiyi göstermemesi veya ona karşı olan yükümlülüklerini ağır bir biçimde savsaklamasıdır.

Maddenin üçüncü fıkrasına göre, velayet ana ve babanın her ikisinden de kaldırılırsa, çocuğa bir vasi atanır.

Son fıkrada ise, kaldırma kararında aksi belirtilmedikçe, velayetin kaldırılmasının mevcut ve doğacak bütün çocukları kapsayacağı hükme bağlanmıştır.

İlgili Yargıtay Kararları

İlgili Yargıtay kararları

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2017/1587 K. 2018/1147 Direnme Bozuldu
Velayet Usul

TMK m.348 uyarınca velayetin kaldırılması, çocuğun korunmasına ilişkin diğer önlemlerden sonuç alınamaması veya yetersiz kalacağının anlaşılması koşuluyla, ana-babanın velayet görevini gereği gibi yerine getirememesi ya da çocuğa yeterli ilgiyi göstermemesi hâllerinde mümkündür.

Detaylı özeti gör

Hukuki mesele: Velayeti babada bulunan küçük hakkında TMK m.348 uyarınca velayetin kaldırılması koşullarının oluşup oluşmadığı ve velayetin kaldırılması davasında çocuğa temsil kayyımı atanmasının gerekip gerekmediği. Değerlendirme: HGK, velayetin kaldırılması davalarında çocuk ile yasal temsilcisi arasında menfaat çatışması bulunduğunu, bu nedenle TMK m.426/2 gereği çocuğa temsil kayyımı atanması için vesayet makamına ihbarda bulunulması gerektiğini benimsemiştir. Sonuç: Direnme kararı bu değişik gerekçeyle BOZULMUŞTUR.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2007/251 K. 2007/277 Direnme Bozuldu
Velayet Kusur

Velayet düzenlemelerinde çocuğun bedensel ve zihinsel gelişimi ile yararı esas alınır; çocuğun mevcut ortamda iyi durumda olduğu sabitse, son çare niteliğindeki velayetin kaldırılması (TMK m.348) koşulları gerçekleşmiş sayılmaz.

Detaylı özeti gör

Hukuki mesele: Boşanma sonrası velayeti babaya bırakılan çocukların velayetinin kaldırılarak anneye verilmesi koşullarının (TMK m.348) oluşup oluşmadığı ve davada çocuklara temsil kayyımı atanmasının gerekip gerekmediği. Değerlendirme: Çocukların uzun süredir baba yanında mutlu ve başarılı yaşadığı, bilirkişi raporlarıyla velayetin kaldırılması koşullarının gerçekleşmediği belirlenmiş; menfaat çatışması bulunmadığından temsil kayyımı gerekmediği kabul edilmiştir. Sonuç: Davanın reddi gerekirken kabulüne yönelik direnme kararı bozulmuştur.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E. 2016/6578 K. 2016/7511 Bozma
Velayet

Ana babanın çocuğa yeterli ilgiyi göstermemesi veya yükümlülüklerini ağır biçimde savsaklaması gibi nez şartlarının bulunduğu hallerde TMK m.348 uyarınca velayetin kaldırılmasına karar verilmeli, koşullar yalnızca değiştirmeye yetiyorsa m.183/349 uygulanmalıdır.

Detaylı özeti gör

Hukuki mesele: Velayetin değiştirilmesi davasında somut koşulların velayetin değiştirilmesini mi yoksa velayetin kaldırılmasını (nez) mı gerektirdiği. Değerlendirme: Toplanan delillerle ortaya çıkan durum velayetin değiştirilmesine değil, TMK m.348 anlamında velayetin kaldırılması (nez) şartlarına işaret etmektedir; mahkeme olaya uygun kanun hükmünü belirlemede hataya düşmüştür. Sonuç: Velayetin kaldırılması yerine değiştirilmesine karar verilmesi nedeniyle hüküm bozulmuştur.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E. 2016/9920 K. 2018/1105 Bozma
Velayet Nafaka Tanıkla İspat

Ana veya babanın deneyimsizliği, hastalığı, başka yerde bulunması ya da çocuğa yeterli ilgiyi göstermemesi veya yükümlülüklerini ağır biçimde savsaklaması halinde hakim, çocuğun üstün yararını gözeterek velayet hakkını kaldırabilir (TMK m.348).

Detaylı özeti gör

Hukuki mesele: Kısıtlı erkek vasisinin açtığı boşanma davasında ortak çocuğun velayeti ve anne yararına tedbir nafakası. Değerlendirme: İdrak çağındaki çocuğun tercihi sorulmamış, anneye yönelik şiddet iddiaları ile velayetin kaldırılmasını gerektiren bir durum bulunup bulunmadığı uzman heyeti raporuyla araştırılmamış; baba yanında kalan çocuk için anne yararına tedbir nafakası tayin edilemez. Sonuç: Hüküm velayet ve tedbir nafakası yönünden BOZULMUŞTUR.

Karar özetleri bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; tam karar metni esas alınmalıdır. Kaynak: Yargıtay Karar Arama.

İndeks
Bize WhatsApp'tan ulaşın!