Türk Medeni Kanunu Madde 1

Bu yazıda, Türk hukuk sisteminin temel taşlarından biri olan Türk Medeni Kanunumuzun 1. maddesine derinlemesine bir bakış atıyorum. Bu madde, kanunlarımızdaki boşlukları doldurma ve hukukun genel ilkelerini uygulama açısından kritik bir öneme sahiptir. Yazımda, bu maddenin tarihsel gerekçelerini, günümüzdeki uygulamalarını ve hukuk sistemi içerisindeki yerini detaylı bir şekilde ele alacağım.

Öncelikle, TMK Madde 1’in hukuk sistemimizdeki rolünü ve önemini açıklayacağım. Ardından, örf ve adetler ile hâkimin serbest takdir yetkisinin bu madde kapsamındaki kullanımına dair örneklerle, Madde 1’in uygulanış biçimlerini inceleyeceğim. Ayrıca, bu maddenin çözüm sağladığı tipik uyuşmazlıklar üzerinden gerçek hayattan örnekler sunarak, Madde 1’in pratikteki etkilerini gözler önüne sereceğim.

Yargı kararları ve hukuki yorumlar aracılığıyla Madde 1’in uygulama alanlarını ve Türk hukuk sisteminde nasıl bir etki yarattığını ortaya koyacağım. Böylece, okuyucularıma Türk Medeni Kanunu’nun 1. maddesinin hukuk dünyasındaki yerini ve önemini kapsamlı bir şekilde anlatmayı hedefliyorum.

TMK 1. Madde

Türk Medeni Kanunumuzun “Hukukun uygulanması ve kaynakları” başlıklı 1. maddesi şu şekildedir:

TMK Madde 1Kanun, sözüyle ve özüyle değindiği bütün konularda uygulanır.

Kanunda uygulanabilir bir hüküm yoksa, hakim, örf ve adet hukukuna göre, bu da yoksa kendisi kanun koyucu olsaydı nasıl bir kural koyacak idiyse ona göre karar verir.

Hakim, karar verirken bilimsel görüşlerden ve yargı kararlarından yararlanır.

Maddenin bağlı olduğu başlık ise şu şekildedir:

Madde Başlığı:Hukukun uygulanması ve kaynakları

Gerekçe

Türk Medeni Kanunu 1. maddesinin gerekçesi ise şu şekildedir:

Yürürlükteki Kanunun 1. maddesini karşılamaktadır.

Madde olduğu gibi korunmuş fakat gerek amaç ve içeriğini daha iyi ifade etmesi bakımından, gerek dilinin daha anlaşılır bir hale getirilmesi yönünden yeniden kaleme alınmıştır.

Maddenin kenar başlığı “Kanunu Medeninin Tatbiki” şeklindedir. Bu kenar başlık maddenin uygulama alanıyla uyumlu değildir. Çünkü, madde sadece Medeni Kanunun uygulanmasını düzenleyen bir madde olmayıp genel olarak hukukun kaynaklarını düzenlemektedir. Maddede sayılan kaynaklar medeni hukukta olduğu kadar özel hukukun diğer dallarında da geçerli olan kaynaklardır. Bu sebeple, maddenin kenar başlığı “Hukukun uygulanması ve kaynakları” şeklinde değiştirilmiştir.

Yürürlükteki maddede yer alan “lafziyle veya ruhiyle” sözcükleri yerine daha anlaşılır bir ifadeyle “sözüyle ve özüyle”; “temas ettiği” deyimi yerine “değindiği”; “vazıı kanun” yerine “kanun koyucu”; “vazedecek” yerine “koyacak” sözcükleri kullanılmıştır. Hakim kanunu hem sözü hem de özüyle birlikte ele alarak uygulayacaktır. Sadece sözüyle veya sadece özüyle uygulaması söz konusu olmayacaktır.

Maddenin üçüncü fıkrası “Hakim, karar verirken bilimsel görüşlerden ve yargı kararlarından yararlanır.” şeklinde daha arı bir Türkçe ile kaleme alınmış, daha anlaşılır hale getirilmiştir.

İlgili Önemli Yargı Kararları

Türk Medeni Kanunu’nun 1. maddesi ile birebir ilgili yargı kararı belirtmek kolay değildir, çünkü bu madde, genel hukuki prensipler ve yargıçların takdir yetkisi ile ilgilidir. Bu maddeye dayanan yargı kararları genellikle şu şekillerde ortaya çıkar:

  1. Kanunlarda Açıkça Düzenlenmemiş Durumlar: Türk Medeni Kanunu’nun 1. maddesi, kanunlarda açıkça düzenlenmemiş durumlarla karşılaşıldığında yargıçlara rehberlik eder. Bu nedenle, kanunlarla öngörülmeyen özel durumları içeren davalarda bu maddeye atıfta bulunularak özgün kararlar verilir.
  2. Örf ve Adetlere Dayalı Kararlar: Yargıçlar, örf ve adetlere dayanarak verecekleri kararlarda, bu maddeyi temel alırlar. Bu, özellikle toplumsal ve kültürel normların hukuki çözüm olarak kabul edildiği durumlarda görülür.

Genel
Kanunun gerek sözü gerek ise özüyle birlikte yorumlanması, bu çerçevede uygulamaya yansıması birçok hukuk sisteminde benimsenmiş bir yaklaşımdır.
İlgili Kanunlar

  • Türk Borçlar Kanunu
  • İcra ve İflas Kanunu
  • Türk Ceza Kanunu

Hukuk Genel Kurulu Kararları

  • Hukuk Genel Kurulu 2017/1013 E, 2019/1180 K
  • Hukuk Genel Kurulu 2015/1828 E, 2018/1093 K
  • Hukuk Genel Kurulu 2017/637 E, 2017/757 K
  • Hukuk Genel Kurulu 2014/611 E, 2016/492 K
  • Hukuk Genel Kurulu 2013/418 E, 2014/200 K
  • Hukuk Genel Kurulu 2013/8 E, 2013/1458 K
  • Hukuk Genel Kurulu 2010/281 E, 2010/323 K
  • Hukuk Genel Kurulu 2010/14 E, 2010/15 K
  • Hukuk Genel Kurulu 2007/132 E, 2007/153 K
  • Hukuk Genel Kurulu 2004/664 E, 2004/719 K
  • Hukuk Genel Kurulu 2004/109 E, 2004/115 K
  • Hukuk Genel Kurulu 2003/531 E, 2003/567 K
  • Hukuk Genel Kurulu 2003/599 E, 2003/599 K
  • Hukuk Genel Kurulu 2003/332 E, 2003/340 K
  • Hukuk Genel Kurulu 2001/182 E, 2001/242 K

Yargıtay Kararları

  • Yargıtay 8. HD 2020/944 E, 2020/5388 K (Eşya, ziynet, katılma alacağı ve ispat)
  • Yargıtay 13. HD 2016/15539 E, 2019/9970 K (Sözleşmeye bağlılık, uyarlama koşulları)
  • Yargıtay 13. HD 2019/2379 E, 2019/7997 K (Uyarlama davası, uyarlama şartları)
  • Yargıtay 3. HD 2017/5992 E, 2019/1363 K (Kira parasının uyarlanması)
  • Yargıtay 8. HD 2017/15487 E, 2017/14763 K (Aynı ilam için iki ayrı takip)
  • Yargıtay 13. HD 2015/15252 E, 2017/1681 K (Uyarlama davası)
  • Yargıtay 8. HD 2014/17218 E, 2015/19594 K
  • Yargıtay 8. HD 2014/17255 E, 2015/19599 K
  • Yargıtay 8. HD 2015/5183 E, 2015/16865 K
  • Yargıtay 8. HD 2015/9086 E, 2015/11928 K
  • Yargıtay 6. HD 2015/1566 E, 2015/2519 K
  • Yargıtay 8. HD 2014/5221 E, 2015/5534 K
  • Yargıtay 6. HD 2014/14041 E, 2015/1323 K
  • Yargıtay 18. HD 2014/18203 E, 2015/625 K
  • Yargıtay 6. HD 2014/4896 E, 2014/14577 K
  • Yargıtay 6. HD 2014/8505 E, 2014/11919 K
  • Yargıtay 13. HD 2013/16898 E, 2014/18895 K
  • Yargıtay 3. HD 2013/20524 E, 2014/5390 K
  • Yargıtay 8. HD 2012/12392 E, 2013/1470 K
  • Yargıtay 13. HD 2012/8250 E, 2013/2623 K
  • Yargıtay 3. HD 2012/22501 E, 2013/1065 K
  • Yargıtay 4. HD 2012/12054 E, 2013/457 K
  • Yargıtay 3. HD 2012/22344 E, 2012/26304 K
  • Yargıtay 8. HD 2012/9806 E, 2012/11335 K
  • Yargıtay 8. HD 2012/7921 E, 2012/10135 K
  • Yargıtay 13. HD 2012/16767 E, 2012/21930 K
  • Yargıtay 12. HD 2012/18690 E, 2012/25539 K
  • Yargıtay 3. HD 2012/11928 E, 2012/16705 K
  • Yargıtay 3. HD 2012/8973 E, 2012/13817 K
  • Yargıtay 3. HD 2011/5539 E, 2011/6984 K
  • Yargıtay 11. HD 2009/11721 E, 2011/4153 K
  • Yargıtay 2. HD 2011/5539 E, 2011/6984 K

Danıştay Kararları

  • Danıştay 12. Daire 2013/725 E, 2013/8623 K

Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. 2016 yılından bu yana Merkezi Adana'da bulunan ve kurucusu olduğu İncekaş Hukuk Bürosu'nda çalışmaktadır. Yüksek lisans derecesi ile hukuk eğitimini tamamladıktan sonra bu alanda birçok farklı çalışma yürütmüştür. Özellikle aile hukuku, boşanma, velayet davaları, çocuk hakları, ceza davaları, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul, miras ve iş hukuku gibi alanlarda uzmandır. Saim İncekaş, sadece Adana Barosu'nda değil, aynı zamanda Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi dernek ve kuruluşlarda da aktif olarak görev almaktadır. Bu sayede, hukukun evrenselliği konusundaki farkındalık ve hukuk sistemine olan güveni arttırmaya yönelik birçok çalışmada yer almaktadır. Randevu ve Ön Görüşme İçin WhatsApp Üzerinden Hemen İletişime Geçin

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir