Terekenin tespiti ve mirasın taksimi dava dilekçesi

Eki 1, 2020 | Miras Hukuku Avukatlığı

ADANA NÖBETÇİ SULH HUKUK MAHKEMESİNE

DAVACI:

VEKİLİ:

DAVALILAR:

KONU: Terekenin tespiti ve taksiminden ibarettir.

AÇIKLAMALAR:

Müvekkil ekte sunduğumuz mirasçılık belgesinde de belirttiği üzere, 23/03/2020 tarihinde vefat etmiş babası X’in mirasçılarındandır. Ankara 60. Noterin… yevmiye numaralı mirasçılık belgesine göre X’in mirası toplam 16 pay kabul edilerek, müvekkil…. için 3 pay mirasçılığına karar verimiştir.

1) TEREKENİN TESPİTİ TALEBİMİZ VARDIR.

 Mirasçı müvekkil  ve diğer mirasçılar; muris X adına kayıtlı yada intikal edecek mal varlığını; taşınmaz, araç ve banka mevduatları, fon hesapları, hisse senetleri, resmi kurumlardan olan hak edişlerini( maaş, tazminat vs.) tespit edilmemektedir. Öncelikle Sayın  Mahkeme muris X terekesinin tespitini talep ediyoruz.

2) HALİ HAZIRDAKİ TEREKENİN YÖNETİLMESİ VE ZARARA UĞRAMAMASI İÇİN TEREKE TEMSİLCİSİ ATANMALIDIR.

Türk Medeni Kanunu madde 640 “Birden çok mirasçı bulunması hâlinde, mirasın geçmesiyle birlikte paylaşmaya kadar, mirasçılar arasında terekedeki bütün hak ve borçları kapsayan bir ortaklık meydana gelir. Mirasçılar terekeye elbirliğiyle sahip olurlar ve sözleşme veya kanundan doğan temsil ya da yönetim yetkisi saklı kalmak üzere, terekeye ait bütün haklar üzerinde birlikte tasarruf ederler. Mirasçılardan birinin istemi üzerine sulh mahkemesi, miras ortaklığına paylaşmaya kadar bir temsilci atayabilir. Mirasçılardan her biri, terekedeki hakların korunmasını isteyebilir. Sağlanan korumadan mirasçıların hepsi yararlanır. Bir mirasçı ödemeden aciz hâlinde ise, mirasın açılması üzerine diğer mirasçılar, haklarının korunması için gerekli önlemlerin gecikmeksizin alınmasını sulh mahkemesinden isteyebilirler.”

Murisin Sayın Mahkemece tespit edilecek mal varlığının her türlü zarar görme ihtimali de gözetilerek terekenin tespit edilmesi ve defter tutulması önem arz etmektedir. Bu nedenle sayın mahkemeden bir tereke temsilcisi atanmasını ve defter tutulmasını talep etmek gerekmiştir.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi 2016/5141 E. 2017/1918 K. 13.03.2017 tarihli ilamında;

“Yasanın 590/3. maddesindeki bir aylık süre aşılmış olsa dahi, koruma önlemi olarak terekenin tespiti ve yazımı işlemi, olanaksız veya yararsız hale gelmedikçe, terekenin paylaştırılmasına kadar talep edilebilir. Öyleyse, mahkemece; resmi kurumlardan mirasbırakanın taşınır ve taşınmaz malvarlığına dair bilgi istenmek, tereke mallarını zilyetliğinde bulunduran veya mirasbırakana borcu olan mirasçıların mirasbırakanın mali durumu ile ilgili bilgi vermekle yükümlü oldukları hatırlatılarak bu hususta mirasçılardan bilgi alınmak suretiyle “Türk Medeni Kanununun Velayet, Vesayet ve Miras Hükümlerinin Uygulanmasına İlişkin Tüzüğün” 33. maddesi gereğince; ölüm anı itibarıyla terekedeki ( taşınır veya taşınmaz ) mal ve hakların tespit edilmesi gerekirken, isteğin reddi doğru bulunmamıştır. ” şeklinde hüküm kurmuştur.

3) MURİSİN KIZI MÜVEKKİLİN ÜÇ AYLIK İAŞE GİDELERİNİN DE MÜVEKKİLE ÖDENMESİNİ TALEP EDİYORUZ.

Türk Medeni Kanunu madde 507  ” Tasarruf edilebilir kısım, terekenin mirasbırakanın ölümü günündeki durumuna göre hesaplanır. Hesap yapılırken, mirasbırakanın borçları, cenaze giderleri, terekenin mühürlenmesi ve yazımı giderleri, mirasbırakan ile birlikte yaşayan ve onun tarafından bakılan kimselerin üç aylık geçim giderleri terekeden indirilir.”  Kanun maddesinde de belirttiği gibi tereke tespit edilirken miras bırakanın borçları, cenaze giderleri ile miras bırakanın ölmeden önce bakmakla yükümlü olduğu kimselerin üç aylık iaşe giderlerinin de terekeden indirilmesi gerekmektedir. Müvekkil …, miras bırakan X’in kızı ve mirasçısıdır. Müvekkil,  muris tarafından bakmakla yükümlü kişiler arasında olup, geçimini miras bırakan tarafından sağlamıştır. Hali hazırda bir geliri olmayıp, geçim sıkıntısı çekmektedir. Sayın Mahkemece müvekkilin üç aylık iaşe bedelinin terekeden indirilerek ödenmesini talep etmek zorunlu olmuştur.

4) TEREKE TESPİT EDİLDİKTEN SONRA TEREKENİN PAYLAŞTIRILMASINI TALEP EDİYORUZ.

Türk Medeni Kanunu madde madde 642 “Mirasçılardan her biri, sözleşme veya kanun gereğince ortaklığı sürdürmekle yükümlü olmadıkça, her zaman mirasın paylaşılmasını isteyebilir. Her mirasçı, terekedeki belirli malların aynen, olanak yoksa satış yoluyla paylaştırılmasına karar verilmesini sulh mahkemesinden isteyebilir. Mirasçılardan birinin istemi üzerine hâkim, terekenin tamamını ve terekedeki malların her birini göz önünde tutarak, olanak varsa taşınmazlardan her birinin tamamının bir mirasçıya verilmesi suretiyle paylaştırmayı yapar. Mirasçılara verilen taşınmazların değerleri arasındaki fark para ödenmesi yoluyla giderilerek miras payları arasında denkleştirme sağlanır.”

Tarafımızca belirlenmesi mümkün olmayan terekenin Sayın Mahkeme tarafından belirlenmesini ve mümkünse aynen taksimini bu mümkün değilse satılıp paraya çevrilerek taksimini talep ediyoruz. Müvekkil ile muris X ayrı yaşamakta olup, murisin diğer mirasçılara sağladığı kazanımlara vaki değildir. Murisin sağlığında kazandırdığı ve ölümünden sonra terekeden yararlanan diğer mirasçıların kazanımlarını da dikkate alınarak müvekkilin saklı payının aşılması durumunda tenkis hakkımızı saklı tutuyoruz.

HUKUKİ NEDENLER                        : Türk Medeni Kanunu, Türk Medeni Kanununun Velayet, Vesayet ve Miras Hükümlerinin Uygulanmasına İlişkin Tüzük ve ilgili mevzuat hükümleri.

MADDİ NEDENLER                          :  Adana … Noter … yevmiye numaralı mirasçılık belgesi(EK-1), Nüfus Kayıt Örneği(EK-2), tanık, bilirkişi incelemesi, yemin, keşif ve ikamesi mümkün her türlü yasal delil.

SONUÇ VE İSTEM                            :

Yukarıda açıklanan ve Sayın Mahkemenizce re’sen nazara alınacak nedenlerle;

  • Öncelikle hali hazırda bilenen ve Sayın Mahkemece tespit edilecek terekeye temsilci atanması,
  • Miras bırakan X ‘in terekesinin tespitine,
  • Tereke tespit edilirken Medeni Kanunun 507. Maddesi gereğince, müvekkilin 3 aylık geçim giderlerini terekenin pasifi olarak kabul edilip müvekkile ödenmesine
  • Sayın Mahkemece tespit edilen terekenin paylaştırılmasına,
  • Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin terekeden karşılanmasına,

Karar verilmesini vekaleten arz ve talep ederiz.

Davacı Vekili

Avukat Saim İncekaş, kurucu sıfatıyla Adana İncekaş Hukuk ve Danışmanlık Bürosunda çalışmalarına devam etmektedir. Ceza Hukuku, Medeni-Boşanma-Aile Hukuku, Bilişim Hukuku avukatlığı ana çalışma dallarıdır. 

Özellikle boşanma ve ceza avukatlığı üzerine pratik ve deneyim sahibidir. Bu alanlarda 5.000’den fazla yazı ve makalesi bulunmaktadır.

Adres: Kayalıbağ, Ziya Algan İş Merkezi, Turhan Cemal Beriker Blv. No:9
E-posta: av.saimincekas@gmail.com
Telefon: 0534 910 97 43 
WhatsApp üzerinden iletişim için tıklayınız.
Telegram üzerinden iletişim için tıklayınız.

Avukat Saim İNCEKAŞ

Kurucu & Yönetici Avukat, Adana Avukat ve Hukuki Danışmanlık Bürosu

0 Yorum

Bir İçerik Gönder

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Haftanın Özlü Sözü

“Bir saat adaletle hükmetmek, bir sene ibadet etmekten daha hayırlıdır.”  Hz. Muhammed(Hadis-i Şerif)

Kategoriler

Hukuki uyuşmazlıklarınız için avukata danışın!

blank

error: Uyarı: Üyelik avukatlara hususidir. Sağ altta yer alan canlı destek üzerinden üyelik oluşturabilirsiniz.