Temyize Cevap Dilekçesi

Temyize Karşı Cevap Dilekçesi

  • Adana İcra Hukuk Mahkemesi’nin X Tarih  /   E.  /  Karar sayılı ilamına ilişkin davacı tarafın temyiz başvurusuna karşı cevap dilekçemizin sunulmasından ibarettir.
  • Taraflardan birisinin temyiz dilekçesi sunması durumunda diğer taraf cevaben temyiz hakkına sahiptir. Temyiz ve istinaf süreci alanında uzman bir avukat ile takip edilmelidir.

YARGITAY İLGİLİ HUKUK DAİRESİ SAYIN BAŞKANLIĞINA

GÖNDERİLMEK ÜZERE

ADANA X İCRA HUKUK  MAHKEMESİ

SAYIN HAKİMLİĞİ’NE

DOSYA NO           :

İSTİNAF

DOSYA NO           :

DAVALI                 :

VEKİLLERİ         :

DAVACI                   :

VEKİLİ                    :

KONU           : Adana İcra Hukuk Mahkemesi’nin X Tarih  /   E.  /  Karar sayılı ilamına ilişkin davacı tarafın temyiz başvurusuna karşı cevap dilekçemizin sunulmasından ibarettir.

AÇIKLAMALAR:

1- Davacı tarafından X Asliye Ticaret Mahkemesinin …/…. E. Sayılı dosyasından verilen ihtiyati tedbir kararı gerekçe gösterilerek, takibin iptali ve hacizlerin kaldırılması talep edilmiş olup, yerel mahkeme tarafından dava reddedilmiştir. Yerel Mahkeme kararına karşı davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf başvurusu da esastan reddedilmiştir. Davacı  Yerel Mahkeme kararının ve X Adliye Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğu iddiasıyla bulunduğu temyiz başvurusunun reddine karar verilmesi gerekmektedir. Şöyle ki;

2- X  Asliye Ticaret Mahkemesince “yapılmış ve yapılacak takiplerin ihtiyati tedbir yoluyla durdurulmasına ve davacı şirkete ait menkul ve gayrimenkul malların, banka hesaplarındaki paraların üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının üzerine ihtiyati haciz uygulanmasının ve ihtiyati haciz yoluyla muhafaza altına alınmasının ihtiyati tedbir yoluyla önlenmesi” şeklinde tedbir karar verilmiş olup icra müdürlüğünce davacı borçlu hakkında yürütülen icra takibi X tarihinde durdurulmuştur. Menkul mallara konulan ihtiyati haciz şerhleri İİK.m.106 ve 110  gereği düşmüştür. Buna rağmen davacı borçlu X tarihinde tekrar takibin  durdurulmasını ve hacizlerin kaldırılmasını talep etmiştir. X tarihinde İcra Müdürlüğü’nce yeniden tensip zaptı oluşturularak  yeniden takibin durdurulmasına karar verilmiştir. Davacı borçlu ise telafisi güç ve imkansız zararların doğabileceğini iddia ederek ivedilikle takibin iptalini talep etmiştir. Oysa ki icra takibi açılıp, İcra Müdürlüğünce takibin durdurulması kararının üzerinden iki yıl geçmiş olup, bu süre zarfında firma aleyhinde hiçbir işlem yapılmamış ve menkul mallar üzerine ihtiyati haciz şerhi konulmamıştır. Takip açıldığında konulan ihtiyati haciz şerhleri ise İİK’nın 106 ve 110.maddeleri gereği düşmüştür. Davacı borçlunun telafisi güç ve imkansız zararların doğabileceği iddiaları mesnetsizdir.

3- Davacı borçlu hakkında tedbir kararı bulunduğundan başlatılan icra takibinin iptalini talep etmiş, talebi reddedildiğinden istinaf kanun yoluna başvurmuştur. AdanaBölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2018/1644 E. 2018/2594 K. 16.11.2018 tarihinde ‘ilk derece mahkemesi kararı yasaya uygun olduğundan davacının istinaf talebinin esastan reddine karar vermek gerekmiş…” diyerek istinaf başvurusunu reddettiğinden davacı temyiz kanun yoluna başvurmuştur. Ancak borçlu aleyhinde yürütülen takip durmuş olduğu için takibin iptal edilmesinde borçlunun herhangi bir hukuki yararı yoktur. İflas açıldıktan sonra yapılan borçlu firma hakkında yürütülen takipler zaten durur ve iflas kararının kesinleşmesi ile tüm takipler düşer iş bu sebeple mevcut takibin iptali ya da durdurulması arasında borçlunun hukuki yararını etkileyecek fark bulunmamaktadır. Aksine takip iptal edildiği takdirde masraflar artacağından ve bu masraflar borçluya yansıtılacağından takip iptal edilmesi borçlunun aleyhinedir.

4-Davacı icra takibinin iptalini talep etmiştir ancak ihtiyati haciz farklı bir kurum olup ihtiyati hacizlerin iptal edilmesi yönünde bir karar da bulunmamaktadır. Somut olayda ihtiyati haciz başvurusu X tarihinde yapılmış olup, ihtiyati haciz kararı X İcra X sayılı dosyasından X tarihinde icra edilmiştir. İflas erteleme talebine ilişkin karar ise 18.12.2015 tarihinde Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi’nde ilan edilmiştir. Söz konusu tedbir kararından haberdar olmadan icra takibinin açıldığı aşikardır. Dosyaya X tarihinde davacı borçlu tarafından tedbir kararı ibraz edilerek takibin durdurulması talep edilmiş ve bu tarihte tedbir kararı öğrenilmiştir. İcra Müdürlüğü tarafından da takip durdurulmuştur. İhtiyati haciz, hacze dönüşmeden takip durmuştur. Yerel Mahkeme de, açılmış tüm icra takiplerinin ihtiyati tedbir yoluyla durdurulmasına karar verildiğinden icra takibinin iptaline yönelik talebi reddetmiştir. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi de istinaf başvurusunu reddetmiştir. Yerel Mahkemenin ve Adana Bölge Adliye Mahkemesi’nin verdiği kararlar isabetli olup, onanması gerekir. 

5- Adana Anadolu ……. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin …./……E. sayılı   Dosyasından verilen iflas erteleme tedbir kararında “açılmış ve açılacak tüm icra takiplerinin ihtiyati tedbir yoluyla durdurulmasına” karar verilmiştir. Davacı tarafından bu kararın Yerel Mahkemece yanlış yorumlandığı iddia edilmiştir. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2018/1644 E. X K. X tarihinde “…İncelenen icra dosya fotokopisi, ilk derece mahkeme kararı ve tüm dosya kapsamına göre ; Adana  7.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin X Esas sayılı iflasın ertelenmesi davasına ilişkin dosyada verilen 03.12.2015 tarih ihtiyati tedbir kararının incelenmesinde “açılmış ve açılacak tüm icra takiplerinin ihtiyati haciz kararlarının tatbikinin, tahliyesinin ihtiyati tedbir kararı ile durdurulmasına” şeklinde tedbir kararı verildiği, verilen tedbir kararında açılmış ve açılacak tüm icra takiplerinin durdurulmasına karar verildiğinden, icra hukuk mahkemesinin verilen bu tedbir kararını yorumlama yetkisi bulunmayıp tedbir kararının aynen infazı gerektiğinden ve ilk derece mahkemesi kararı yasaya uygun olduğundan davacının istinaf talebinin esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..” diyerek reddettiğinden Bölge Adliye Mahkemesi kararının da usul ve yasaya aykırı olduğu iddia edilmiştir. Oysa ki Sayın İcra Mahkemesi Hakimi, verilen tedbir kararı içeriği ile bağlı olup Ticaret Mahkemesi tarafından verilen tedbir kararını yorumlayamaz. Dolayısıyla Yerel Mahkemenin vermiş olduğu karar ve akabinde X Adliye Mahkemesinin vermiş olduğu karar yerinde olup, onanması gerekmektedir. Bu hususa ilişkin Yargıtay Kararlarından bazıları aşağıda paylaşılmıştır.

Somut olayda, tedbir kararından sonra 23.05.2014 tarihinde şikayetçi şirket     hakkında icra takibine başlanmış ve borçlu vekilinin talebi üzerine 05.06.2014 tarihinde icra müdürlüğü tarafından takibin durdurulmasına karar verilmiştir. Yapılan ve yapılacak icra takiplerinin durdurulmasına yönelik asliye hukuk mahkemesince verilen yukarıda özetlenen tedbir kararı, borçlu şirket hakkında icra takibi başlatılmasına engel değildir.

O halde mahkemece, icra müdürlüğü tarafından takibin durdurulmasına karar verildiğine göre, tedbir kararının içeriği de dikkate alınarak hukuki menfaat yokluğundan şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile takibin iptali isabetsizdir.(Yargıtay 12.HD E.2014/26018 K.2014/23818)

-Somut olayda; … 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 08/02/2016 tarih ve 2016/89 E.       sayılı ihtiyati tedbir kararında; “…hangi nedene dayanırsa dayansın davacı şirket hakkında her türlü İHTİYATİ HACİZ-İHTİYATİ TEDBİR VE MUHAFAZA işlemleri de dahil, tüm takip işlemlerinin yapılmasının İHTİYATİ TEDBİR YOLU İLE DURDURULMASINA” karar verildiği görülmektedir.

Bu durumda, icra takiplerinin durdurulması yönünde olan ihtiyati tedbir kararının          icra mahkemesince yorumlanması mümkün olmayıp, ihtiyati tedbir kararı gereğince takibin  durdurulmasına karar verilmesi gerekirken, iptaline hükmolunması isabetsiz olup, kararın belirtilen sebeple bozulması gerekir ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılınmadığından kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir. (Yargıtay 12.HD E.2016/23457 K.2017/14790)

Alacaklı tarafından X tarihinde borçlular hakkında kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibi yapıldığı, borçlu şirketin icra mahkemesine başvurusunda, iflasın ertelenmesi davası kapsamında verilen tedbir ve karar gereğince takibin iptalini için icra müdürlüğüne başvurduğu, icra müdürlüğünce iptal taleplerinin reddedilerek takibin durdurulmasına karar verildiği, bu işlemin iptali ile takibin iptalini talep ettikleri, mahkemece istemin kabulüne karar verildiği görülmüştür.

İİK’nun 179/b maddesinde belirtildiği üzere, erteleme kararı üzerine borçlu aleyhine 6183 Sayılı Kanuna göre yapılan takipler de dahil olmak üzere hiçbir takip yapılamaz ve evvelce başlamış takipler durur. İcra müdürlüğü ve icra mahkemesince iflasın ertelenmesi davasında verilen ihtiyati tedbir kararının kapsamı daraltılamaz ve yorumlanamaz.

Somut olayda; borçlu şirket tarafından açılan iflâsın ertelenmesi davasında, borçlu şirket hakkında 17.09.2015 tarihinden itibaren bir yıl süreyle iflasın ertelenmesine karar verildiği, bu kararın 8. bendinde; “yapılan takiplerde dahil olmak üzere tüm icra takiplerinin İİK’nun 179/b maddesi gereğince durdurulmasına” şeklinde karar verildiği görülmüştür. İflasın ertelenmesi davası kapsamında verilen tedbir kararının kapsamı icra müdürlüğü ve icra mahkemesince yorumlanamayacağından, iflasın ertelenmesi karar tarihi olan 17.09.2015 tarihinden sonra 04.11.2015 tarihinde başlatılan takip hakkında icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına yönelik verilen karar doğrudur. O halde; mahkemece istemin reddi yerine yerinde olmayan gerekçe ile istemin kabulü isabetsizdir.(Yargıtay 12.HD E.2016/19387 K.2017/11056)

-Bilindiği üzere mahkeme ilamları yorumlanamaz ve aynen infazı zorunludur. Gerek icra dairesi gerekse sınırlı inceleme yetkisine sahip İcra Mahkemeleri ilamları yorum yolu ile belirleyemez. (Yargıtay HGK 2013/12-1915 E., 2015/1170 K., 08.04.2015 T.- YHGK 2013/12-1313 E., 2014/570 K., 30.04.2014 T., Yargıtay 8. HD 2014/16122 E. Ve 2015/18626 K.)

6-Davacı taraf hacizlerin kaldırılması talebinin reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu iddia etmektedir. Belirtmek gerekir ki, davacı borçlu adına kayıtlı menkul ve gayrimenkul mallar üzerindeki hacizler düşmüş olup, davacı tarafça hacizlerin kaldırılması talep edilmiştir. Borçlu İİK.m.106 ve 110 uyarınca hacizlerin kaldırılmasını talep etmediğinden haciz kaldırılması talebi reddedilmiştir. İcra Müdürlüğü tarafından haczin kaldırılması talebinin reddedilmesinde tarafımıza yüklenecek kusur yoktur. Davayı açmaya sebebiyet vermediğimiz göz önüne alınmalıdır.

7-Yukarıda açıkladığımız sebeplerden ötürü, kötüniyetli iddialar içeren davacının temyiz başvurusunun reddi ile Yerel Mahkeme ve Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmesini talep etme zaruriyetimiz hasıl olmuştur.

HUKUKİ SEBEPLER : İİK, HMK ve ilgili mevzuat.

HUKUKİ DELİLLER :

1- Adana X İcra Müdürlüğü’nün …./… E sayılı dosyası

2-Yargıtay Kararları

3-Tanık

4-Yemin ve sair hukuki tüm deliller.

TALEP VE SONUÇ     : Yukarıda arz ve izah ettiğimiz sebeplerle takibin iptal edilmesinde davacı tarafın hukuki yararının bulunmaması nedeni davacının temyiz başvurusunun reddi ile Yerel Mahkeme ve Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davacıya yükletilmesine karar verilmesini saygılarımla bilvekale arz ve talep ederim. tarih

Davalı Vekili

Av.

Son düzenleme tarihi 7 Temmuz 2020 09:15

Paylaş
Avukat Saim İncekaş

Avukat Saim İncekaş. Adana'da ikamet etmektedir. Kurucu sıfatıyla kendisine ait Adana Avukatlık ve Danışmanlık Bürosunda çalışmalarına devam etmektedir. Ceza Hukuku, Medeni-Boşanma-Aile Hukuku, Bilişim Hukuku avukatlığı ana çalışma dallarıdır. Özellikle boşanma ve ceza avukatlığı üzerine pratik ve deneyim sahibidir. Bu alanlarda 5.000'den fazla yazı ve makalesi bulunmaktadır. Adres: Turhan Cemal Beriker Blv. No:7, Ziya Algan İş Merkezi Kat:5 Daire:41 E-posta: av.saimincekas@gmail.com Telefon: 0534 910 97 43

Bir yorum bırakın

E-posta adresiniz gizli tutulacaktır.