Tedbir nafakasına hükmedilebilmesi için davacının ayrı yaşamakta haklı olduğu ispat etmesi gerekir-Yargıtay Kararı:

Şub 11, 2020 | Nafaka Avukatı

Tedbir nafakasına hükmedilebilmesi için davacının ayrı yaşamakta haklı olduğu ispat etmesi gerekir

T.C.
YARGITAY
İKİNCİ HUKUK DAİRESİ

Esas : 2000/2412
Karar : 2000/2782
Tarih : 18.09.1998

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.

Taraflar arasındaki boşanma davasının reddine dair verilen kararın 18.9.1998 tarihinde kesinleştiği duruşma zabtından anlaşılmakta olup bu dava 7.6.1999 tarihinde açılmıştır. Boşanma davası sırasında Medeni Kanunun 137. maddesi gereğince taktir edilen tedbir nafakası red kararının kesinleşmesi ile kendiliğinden ortadan kalkacağından, her ne kadar dava dilekçesinde nafakanın tezyidi talep edilmiş ise de, bu dava yeni bir tedbir nafakası talebi olup, hukuki dayanağıda Medeni Kanunun 161-162. maddesidir.

Belirtilen maddeler gereğince tedbir nafakasına hükmedilebilmesi için davacının ayrı yaşamakta haklı olduğu isbat etmesi gerekir.

Bu sebeple mahkemece yapılacak iş, davacıdan delillerini sorup toplamak, daha önceki boşanma dosyasını dosya içine koyup, delilleri birlikte değerlendirip sonucuna göre karar vermekten ibarettir.

Bu yön gözetilmeden hüküm tesisi doğru görülmemiştir.

SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine oyçokluğuyla karar verildi.

Davalı boşanma davası açmış, dava reddedilmiş, kesinleşmiştir. Davacı her ne kadar tedbir nafakasının artırılmasını istemiş ise de önceki tedbir nafakası boşanmanın reddi ile ilgili hükmün kesinleşmesiyle ortadan kalktığından bu dava yeni bir tedbir nafakası niteliğindedir.

Davalı cevap layihasında birlikte yaşamın mümkün olmadığını ileri sürdüğü gibi, davacının ayrı yaşamakta haksızlığını ortaya koyacak bir delil de getirmemiştir.

Davacı kanser hastasıdır. Davalı kocanın açtığı boşanma davası reddedilmiş, koca ayrı bir eve çıkarak davacıyı terketmiş, birliğin devamının imkansızlığını ileri sürerekte davacıyı kabul etmeyeceğini ortaya koymuştur. O halde davacı ayrı yaşamakta haklıdır. Esasen davacının ayrı yaşamakta haksızlığıda ileri sürülmemiştir. Bu konuda temyizde yoktur.

Sonucu itibariyle doğru olan hükmün onanması kanaatiyle değerli çoğunluk görüşüne katılmıyorum.

Avukat Saim İncekaş, kurucu sıfatıyla Adana İncekaş Hukuk ve Danışmanlık Bürosunda çalışmalarına devam etmektedir. Ceza Hukuku, Medeni-Boşanma-Aile Hukuku, Bilişim Hukuku avukatlığı ana çalışma dallarıdır. 

Özellikle boşanma ve ceza avukatlığı üzerine pratik ve deneyim sahibidir. Bu alanlarda 5.000’den fazla yazı ve makalesi bulunmaktadır.

Adres: Kayalıbağ, Ziya Algan İş Merkezi, Turhan Cemal Beriker Blv. No:9
E-posta: av.saimincekas@gmail.com
Telefon: 0534 910 97 43 
WhatsApp üzerinden iletişim için tıklayınız.
Telegram üzerinden iletişim için tıklayınız.

Avukat Saim İNCEKAŞ

Kurucu & Yönetici Avukat, Adana Avukat ve Hukuki Danışmanlık Bürosu

0 Yorum

Bir İçerik Gönder

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Haftanın Özlü Sözü

“Bir saat adaletle hükmetmek, bir sene ibadet etmekten daha hayırlıdır.”  Hz. Muhammed(Hadis-i Şerif)

Hukuki uyuşmazlıklarınız için avukata danışın!

Kategoriler

error: Uyarı: Sadece üyeler bu işlemi gerçekleştirebilir.