Yorum yaparak bilgiyi çoğaltın!

Yazıyı okumanızın ardından konuyla alakalı fikir, düşünce, gelişme veya düzeltmelerini yorum kısmında belirtebilirsiniz. Bu sayede konuyla ilgili gelişmelerden e-posta yoluyla haberdar olur ve yenilikleri takip etme şansı yakalarsınız.

Tebliğden Önce Verilen Temyiz Dilekçesi

Tarafıma henüz tebligat yapılmadan önce temyiz dilekçesi vermiş bulunmaktayım. Bu konuda yazı işleri müdürüyle hararetli bir tartışmamız oldu lakin kendisi mevcut halin usule aykırı olduğunu söylüyor, kabul etmiyor ve tekrardan gönderilmesini istiyor. Nihai kararla birlikte kanundan doğan temyiz hakkımı istediğim anda kullanabileceğim kanaatindeyim. Sizler ne düşünüyorsunuz bu konuda?

Mahkeme kararının tefhimi ile birlikte temyiz hakkının doğacağı kanaatindeyim. Tebligat ile sadece maddi yönde süre başlar. Tebliğden önce vermiş olduğum birçok temyiz dilekçesi mevcut. Kanunun lafzi yorumuna gelir isek kanunda “temyiz süresinin geçmesi halinde temyiz talebi reddedilir” yazmaktadır. Dolayısı ile temyiz süresinden önce verilen bir dilekçenin reddedilmesi bu çerçevede de mümkün olmaz. Yine de aşağıda paylaştığım yargıtay kararını incelemenizde fayda var. Zira temyiz hakkının doğumu göreceli bir şekilde ele alınmış bu kararda.

T.C.
YARGITAY
21. HUKUK DAİRESİ

E. 2015/13670
K. 2015/19965

• TEMYİZ SÜRESİNİN TEFHİM TARİHİNDEN DEĞİL TEBLİĞ TARİHİNDEN İTİBAREN BAŞLAMASI ( Kararın Tefhimi İçin Hükme İlişkin Tüm Hususların Gerekçesiyle Birlikte Açıklanmadığı Durumlarda Gerekçeli Kararın Bir Ay İçinde Yazılıp Tebliğ Edilmesi Gereği – Kararın Gerekçesi Tefhim Edilmemesi Halinde Temyiz Süresini Gerekçeli Kararın Tebliğ Tarihinden İtibaren Başlayacağı )

• GEREKÇELİ KARARIN TEBLİĞİ ( Zorunlu Olarak Hüküm Özetinin Tefhim Edildiği Hallarde Gerekçeli Kararın En Geç Bir Ay İçine Yazılarak Tebliğe Çıkartılması Gereği – Tarafların Gerekçeli Karar Tebliğ Edilmeden Önce Teyiz Süre Tutum Dilekçesi veya Temyiz Dilekçesi Sunmak Suretiyle Kararı Temyiz Etmiş Olmaları Halinde Dahi Kararın Gerekçesinin Tebliğ Edilmesi Gereği )

• DAVANIN TÜMDEN KABULÜ VEYA REDDİ ( Taraflar Kararın Gerekçesini Temyiz Etmekte Hukuki Yararları Bulunduğundan Gerekçeli Kararın Taraflara Tebliğ Edilmesi Gereği – Mahkemece Taraflara Tefhim Edilen Kısa Kararda Hükmün Tüm Unsurları Yer Almakla Birlikte Kararın Gerekçesi Tefhim Edilmemesi Halinde Temyiz Süresini Gerekçeli Kararın Tebliğ Tarihinden İtibaren Başlayacağı )

6100/m. 321

5521/m. 8

ÖZET : Mahkemece, taraflara tefhim edilen kısa kararda ( hüküm özeti ) hükmün tüm unsurları yer almakla birlikte kararın gerekçesinin tefhim edilememesi halinde temyiz süresi gerekçeli kararın tebliğinden itibaren başlar. Ancak, hüküm tüm unsurları ve gerekçesi ile birlikte tefhim edilmiş ise artık hükmün usulüne uygun ve eksiksiz bir biçimde tefhim edildiği kabul edilir ve temyiz süresi tefhim tarihinden itibaren başlar.

DAVA : 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK’nın 321.maddesinin 2.fıkrasına göre; kararın tefhimi için hükme ilişkin tüm hususların gerekçesi ile birlikte açıklanamadığı ve bu nedenle zorunlu olarak hüküm özetinin tefhim edildiği hallerde, gerekçeli kararın en geç bir ay içinde yazılarak tebliğe çıkartılması gerekir. Bu hüküm doğrultusunda, hükme ilişkin tüm hususların gerekçesi ile birlikte tefhim edilmediği hallerde gerekçeli kararın taraflara tebliği zorunludur ( Anayasa Mahkemesi Başkanlığı’nın ( İkinci Bölüm ) 20.03.2014 gün ve 2012/1034 Başvuru sayılı kararı da aynı yöndedir ).

Mahkemece, taraflara tefhim edilen kısa kararda ( hüküm özeti ) hükmün tüm unsurları yer almakla birlikte kararın gerekçesinin tefhim edilememesi halinde temyiz süresi gerekçeli kararın tebliğinden itibaren başlar. Ancak, hüküm tüm unsurları ve gerekçesi ile birlikte tefhim edilmiş ise artık hükmün HMK’nın 321/2 maddesine göre usulüne uygun ve eksiksiz bir biçimde tefhim edildiği kabul edilir ve temyiz süresi tefhim tarihinden itibaren başlar. 5521 sayılı Kanun‘un 8.maddesinde yer alan ve temyiz süresinin başlangıcına esas alınan tefhim kavramının “hükme ilişkin tüm hususların gerekçesi ile birlikte açıklandığı hal“ olarak anlaşılması zorunludur.

Tarafların, gerekçeli karar tebliğ edilmeden önce, temyiz süre tutum dilekçesi veye gerekçeli temyiz dilekçesi sunmak suretiyle kararı temyiz ettikleri hallerde dahi, kararın gerekçesini dikkate alarak yeni temyiz gerekçelerine dayanmaları mümkün olduğundan, bu gibi hallerde bile gerekçeli kararın taraflara tebliği gerekir.

Davanın tümden kabulü yada reddi söz konusu olsa bile tarafların kararın gerekçesini temyiz etmekte hukuki yararları bulunabileceğinden, bu gibi durumlarda bile gerekçeli kararın yöntemince taraflara tebliği zorunludur. Yukarıda yer alan açıklamalar doğrultusunda;

SONUÇ : Davalılardan Karayolları Genel Müdürlüğü vekilinin temyiz dilekçesinin davacılara, davacılar vekilinin temyiz dilekçesinin de davalılardan Karayolları Genel Müdürlüğüne yöntemince tebliğ edilerek temyiz süresi geçtikten sonra ve gerektiğinde Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 432 ve 433. maddelerindeki prosedür işletildikten sonra gönderilmek üzere, dosyanın mahalline GERİ ÇEVRİLMESİNE, davacılar vekilinin duruşma talebinin tebliğat eksikliği giderildikten sonra değerlendirilmesine, 10.11.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Tebligat Kanunu uyarınca ıttıla hususunun önemli olduğunu düşünüyorum. Gerekçeli karar tebliğ olmamış olsa bile vekalet koyup kararı aldığınızda  temyiz veya istinaf süresi o tarihten başlayacaktır

Son düzenleme tarihi 26 Haziran 2020 20:32

Paylaş
Avukat Saim İncekaş

Avukat Saim İncekaş. Adana'da ikamet etmektedir. Kurucu sıfatıyla kendisine ait Adana Avukatlık ve Danışmanlık Bürosunda çalışmalarına devam etmektedir. Ceza Hukuku, Medeni-Boşanma-Aile Hukuku, Bilişim Hukuku avukatlığı ana çalışma dallarıdır. Özellikle boşanma ve ceza avukatlığı üzerine pratik ve deneyim sahibidir. Bu alanlarda 5.000'den fazla yazı ve makalesi bulunmaktadır. Adres: Kayalıbağ, Ziya Algan İş Merkezi, Turhan Cemal Beriker Blv. No:9 E-posta: av.saimincekas@gmail.com Telefon: 0534 910 97 43

Bir yorum bırakın

E-posta adresiniz gizli tutulacaktır.