Yorum yaparak bilgiyi çoğaltın!

Yazıyı okumanızın ardından konuyla alakalı fikir, düşünce, gelişme veya düzeltmelerini yorum kısmında belirtebilirsiniz. Bu sayede konuyla ilgili gelişmelerden e-posta yoluyla haberdar olur ve yenilikleri takip etme şansı yakalarsınız.

Tebligatın İadesi Halinde Ne Yapılır?

Bilinen Adrese Gönderilen Tebligat İade Edilirse

Tebligat: hukuksal bir eylem veya işlemden ilgili kimsenin haber almasını sağlamak maksadıyla, yetkili kurumun yazı veya ilan şeklinde düzenleyeceği bilgilendirme işlemi anlamını taşır.

Tebligatın kanuna uygun ve güvenli bir şekilde yapılması gerekmektedir. Diğer yandan tebligatın ulaşması için harcanan zamanın da verimli kullanılması lazım gelmektedir. Bu nedenle tebligatın ulaşamaması gibi durumlarda yapılması gereken prosedürler etkili bir biçimde düzenlenmelidir.

Tebligatın ulaşamaması, muhatap kişiye teslim edilememesine durumuna  “tebligatın bila iadesi” denilmektedir.  Muhatap kişinin bilinen adresine yapılan tebligat (TK md 10/1) kuruma tekrar iade edilir ise bu durumda TK md 21/2 maddesine göre tebligat çıkartılır.

Uygulamada muhatabın gerçek adresinin belirlenmesinde birçok güçlük yaşanmaktadır. Bu güçlüklerin yaşanmasını önlemek için kurulmuş olan sistemlerden MERNİS ve AKS güncel olarak vatandaşların adreslerini toplamaya çalışmaktadır.

“Bilinen adres” muhatabın adres kayıt sistemindeki veya başka bir adresi olabilir.

Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmaması durumunda, muhatabın AKS’de (Adres Kayıt Sistemi) yer alan yerleşim yeri adresi bilinen en son adresi olarak kabul edilecektir. Sonuç olarak tebligat bu adrese yapılır.

21/2’ye Göre Yapılacak Tebligat

Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesine göre yapılacak tebligatta dikkat edilmesi gereken bazı hususlar vardır.

Eğer tebligat çıkartılan adres muhatabın AKS’de yer alan adresi ise, bu adreste yaşanacak tebliğ imkansızlığı durumunda tebligatın üzerine “kanunun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılmasına” ibareli bir şerh düşülmelidir. Bu şerh yerine “Mernis adresidir” ibaresi yeterli olmaz.

Tebligatın muhatap kişiye ulaştırılması devletin egemenlik gücünün bir tezahürü yani sonucudur. Tebligatın ulaştırılması sürecinde yaşanan aksaklıklar devlet egemenliğine ilişkin çeşitli şüphelerin oluşmasına yol açar.


Kaynak:

  1. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, 2015/11933 E., 2015/14313
  2. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, 2014/29376 E., 2015/4804
  3. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, 2015/11423 E., 2015/14365
  4. “Tebligat Kanunu’nun 10.maddesine eklenen ikinci fıkra ile gerçek kişilere yapılacak tebligatla ilgili olarak iki aşamalı bir yol benimsenmiştir. Muhatabın adresi takip alacaklısı veya davacı tarafından bildirilecek ve normal tebligat çıkarılacaktır. İlk defa bildirilen adresin muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi veya başka bir adresi olması arasında fark bulunmamaktadır. Her iki adres de Tebligat Kanunu’nun 10/1.maddesi kapsamında bilinen adrestir. Bildirilen adrese çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, tebligat, muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesine göre çıkarılacaktır. Tebligat Kanunu’nun 10/2 ve 21/2. maddeleri farklı şekilde yorumlanarak, muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine başka adresi bilinmiyor diyerek doğrudan 21/2. maddesine göre tebligat çıkartılması doğru olmaz. Bu davranış Anayasanın 36. maddesine aykırı olur ve muhatabın savunma hakkının kısıtlanması anlamına gelir. Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesi aynı zamanda özünde cezalandırmayı da amaçlayan bir düzenleme içermektedir. Yasa koyucu 5490 Sayılı Kanuna göre doğru adresini zamanında Nüfus Müdürlüğü’ne bildirmeyen vatandaşı cezalandırmak amacını gütmüştür. Tebligat Yasasının dar yorumlanması, geçerli bir mazereti nedeniyle yeni adresini zamanında Nüfus Müdürlüğü’ne bildiremeyen veya önemli bir mazereti nedeniyle (yatarak hastanede tedavi gören hasta gibi) bir kaç aylığına adresinden ayrılmak zorunda kalan vatandaşın cezalandırılmasına neden olur. Yasanın yorumunda yardımcı kaynak olan madde gerekçeleri bu konuda bize ışık tutmaktadır. Tebligat Kanunu’nda değişiklik getiren madde gerekçelerinden açıkça anlaşılacağı üzere iki veya üç tebligatla sorun çözülmek istenmiştir. Hem yasa metninde, hem yasanın uygulanmasını gösteren yönetmelikte ve hem de madde gerekçesinde muhatabın sadece adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresinin bilinen adres olarak bildirilmesi halinde doğrudan 21/2’ye göre tebligat yapılacağı açıklamasına yer verilmemiş, bilakis bildirilen adrese tebligat yapılamaması halinde 21/2’ye göre tebligat yapılacağı önemle vurgulanmıştır. Ayrıca Tebligat Yönetmeliğinin 79.maddesinde T.K.’nun 21/2.maddesine göre çıkarılacak tebligatların açık mavi renkli zarflarla yapılacağının belirtilmesi bu usulün hemen başvurulacak bir yol olmadığı, istisna olarak ve belirli şartların oluşması halinde başvurulacak bir tebligat şekli olduğunu da göstermektedir. İlk defa bildirilen adres kayıt sistemindeki adres, tebligat yapılamayacağı açıkça anlaşılan bir adres olmadığı için, öncelikle normal bir tebligat çıkartılarak Tebligat Kanunu’nun 21/1. maddesinde ve Tebligat Yönetmeliğinin 30.maddesinde muhatap lehine olan araştırmaların yapılarak tebligatın kendisine ulaşması ve bilgilendirme işleminin yerine getirilmesi gerekir.” 12. HD., E. 2013/21372, K. 2013/29142, T. 19.9.2013 (Kazancı İçtihat Bilişim Bankası- 07.03.2014).

Avukat Saim İNCEKAŞ – Adana – Boşanma ve Ceza Avukatı

Son düzenleme tarihi 27 Mayıs 2020 12:31

Paylaş
Avukat Saim İncekaş

Avukat Saim İncekaş. Adana'da ikamet etmektedir. Kurucu sıfatıyla kendisine ait Adana Avukatlık ve Danışmanlık Bürosunda çalışmalarına devam etmektedir. Ceza Hukuku, Medeni-Boşanma-Aile Hukuku, Bilişim Hukuku avukatlığı ana çalışma dallarıdır. Özellikle boşanma ve ceza avukatlığı üzerine pratik ve deneyim sahibidir. Bu alanlarda 5.000'den fazla yazı ve makalesi bulunmaktadır. Adres: Kayalıbağ, Ziya Algan İş Merkezi, Turhan Cemal Beriker Blv. No:9 E-posta: av.saimincekas@gmail.com Telefon: 0534 910 97 43

Bir yorum bırakın

E-posta adresiniz gizli tutulacaktır.