TBK Madde 593 e. Ödemenin kabulünü isteme

Özet 3 fıkra · ~2 dk okuma

TBK 593, kefile, borç muaccel olduğunda (borçlunun iflası sebebiyle olsa bile) yapacağı ödemeyi alacaklının kabul etmesini her zaman isteme hakkı tanır; alacaklı haklı bir sebep olmaksızın ödemeyi kabulden kaçınırsa kefil borcundan kurtulur, birlikte müteselsil kefalette sorumluluk kefillere düşen pay miktarınca azalır. Bir borca birden çok kişi kefilse alacaklı, öneren kefile düşen paydan az olmayan kısmi ödemeyi kabul etmek zorundadır; alacaklının rızasıyla kefil borcu muacceliyetten önce de ödeyebilir, ancak bu hâlde asıl borçluya karşı rücu hakkını borç muaccel olmadan kullanamaz.

Resmi Metin

e. Ödemenin kabulünü isteme

Madde 593- (1) Borçlunun iflası sebebiyle olsa bile, borç muaccel olduğu takdirde kefil, alacaklıdan yapacağı ödemeyi kabul etmesini her zaman isteyebilir. Bir borca birden çok kişinin kefil olması durumunda alacaklı, kefillerden biri tarafından yapılacak kısmi ödemeyi, bunu öneren kefile düşen paydan az olmamak koşuluyla, kabul etmek zorundadır.

(2) Alacaklı haklı bir sebep olmaksızın ödemeyi kabul etmekten kaçınırsa, kefil borcundan kurtulur; birlikte müteselsil kefalette ise, kefillerin sorumluluğu kendilerine düşen pay miktarınca azalır.

(3) Alacaklının rızası varsa kefil, asıl borcu muaccel olmasından önce de ödeyebilir. Ancak, bu durumda kefil, asıl borçluya karşı rücu hakkını borcun muaccel olmasından önce kullanamaz.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Çoğu kişi kefaletin yalnızca “alacaklı isterse öderim” biçiminde işlediğini sanır, oysa TBK m.593 kefile aktif bir koz tanır. Borç vadesi gelip muaccel olduğunda, hatta asıl borçlu iflas etmiş olsa bile, kefil alacaklının kapısını çalıp “ödememi kabul et, beni bu yükten kurtar” diyebilir; alacaklı keyfî biçimde bunu erteleyip kefili işleyen faiz ve belirsizlik içinde tutamaz. Aynı borca birden çok kişi kefilse, alacaklı bir kefilin kendi payı kadar yaptığı kısmi ödemeyi reddedemez. Geçerli bir gerekçe yokken ödemeyi geri çevirirse sonuç kefilin lehinedir: kefil borçtan kurtulur, müteselsil birlikte kefalette ise sorumluluk o kefile düşen pay kadar erir. Alacaklı razı olursa kefil vadeden önce de ödeyebilir; ancak bu durumda asıl borçluya rücu hakkını, borç muaccel olmadan kullanamaz, yani parasını borçludan erken geri isteyemez. Dikkat: bu, sözleşmeyi tek taraflı bitiren kefaletten dönme (TBK m.599) ile aynı şey değildir.

Gerekçe

Türk Borçlar Kanunu’nun 593. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:

818 sayılı Borçlar Kanununun 501 inci maddesini kısmen karşılamaktadır.

Tasarının üç fıkradan oluşan 593 üncü maddesinde, kefilin ödemenin kabulünü isteme hakkı düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 501 inci maddesinin kenar başlığında kullanılan “3. Tediyeyi kabule veya kefaletten tahlise mütedair haklar” şeklindeki ibare, Tasarıda, “e. Ödemenin kabulünü isteme” şeklinde değiştirilmiştir.

Maddenin birinci fıkrasına göre, borçlunun iflası sebebiyle olsa bile, borç muaccel olduğunda, kefil, alacaklıya yaptığı ifanın kabul edilmesini isteyebilecektir. İkinci cümlede ise, borç için birden fazla kefilin bulunması halinde alacaklının kısmi ifayı kabul etme zorunluluğu öngörülmüştür. Ancak, bu durumda kefil, en az kendisine düşen payı ödemeyi önermek zorundadır.

Maddenin ikinci fıkrasında, alacaklının haklı bir sebep olmaksızın ödemeyi kabulden kaçınması durumunda, kefilin borcundan kurtulacağı; birlikte müteselsil kefalette ise, kefillerin sorumluluğunun kendilerine düşen pay miktarınca azalacağı belirtilmiştir.

Maddenin son fıkrasında, alacaklının rızası varsa kefilin, asıl borcu muaccel olmasından önce de ödeyebileceği; ancak, bu durumda asıl borçluya karşı rücu hakkını borcun muaccel olmasından önce kullanamayacağı kabul edilmiştir.

Maddenin düzenlenmesinde, kaynak İsviçre Borçlar Kanununun 504 üncü maddesi göz önünde tutulmuştur.

TBK Madde 593 - e. Ödemenin kabulünü…

İndeks
Bize WhatsApp'tan ulaşın!