Türk Borçlar Kanunu Madde 14

TBK 14. Madde

Türk Borçlar Kanunumuzun 14. maddesi şu şekildedir:

Sözleşmelerin şekli – Yazılı şekil – Yasal şekil – Unsurları

Madde 14: Yazılı şekilde yapılması öngörülen sözleşmelerde borç altına girenlerin imzalarının bulunması zorunludur.

Kanunda aksi öngörülmedikçe, imzalı bir mektup, asılları borç altına girenlerce imzalanmış telgraf, teyit edilmiş olmaları kaydıyla faks veya buna benzer iletişim araçları ya da güvenli elektronik imza ile gönderilip saklanabilen metinler de yazılı şekil yerine geçer.

Başlık

TBK’nın 14. maddesinin ait olduğu bölüm başlık ismi şu şekildedir: BİRİNCİ KISIM: Genel Hükümler – BİRİNCİ BÖLÜM: Borç İlişkisinin Kaynakları – BİRİNCİ AYIRIM: Sözleşmeden Doğan Borç İlişkileri

Madde başlığı şu şekildedir: Sözleşmelerin şekli; Yazılı şekil; Yasal şekil; Unsurları.

Gerekçe

818 sayılı Borçlar Kanununun 13. maddesini karşılamaktadır.

Tasarının iki fıkradan oluşan 14. maddesinde, yazılı şekilde yapılması öngörülen sözleşmelerde borç altına girenlerin imzalarının bulunması zorunluluğu ve yazılı şekil yerine geçen belgeler düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 13. maddesinin kenar başlığında kullanılan “b. Rükünleri” şeklindeki ibare, Tasarıda “b. Unsurları” şeklinde değiştirilmiştir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 13. maddesinin ikinci fıkrasında, kanunda aksine bir hüküm yoksa, imzalı bir mektup ile aslı borç altına girenlerce imzalanmış bir telgrafnamenin, yazılı şekil yerine geçmesi kabul edildiği halde, Tasarının 14. maddesinin ikinci fıkrasında, iletişim teknolojisinde ortaya çıkan yeni gelişmeler göz önünde tutularak, bunlara teyit edilmiş olmaları kaydıyla, faks veya buna benzer iletişim araçları ile güvenli elektronik imzayla gönderilip saklanabilen metinler de eklenmiş ve hükmün kapsamı genişletilmiştir. Ancak, söz konusu iletişim araçlarıyla gönderilen metinlerin yazılı şekil yerine geçmesi için, bunları alanlar tarafından teyit edilmiş olması şarttır. Güvenli elektronik imzayla gönderilen metinlerin ise, yazılı şekil yerine geçmesi için, 5070 sayılı Elektronik İmza Kanununa uygun olarak gönderilmesi ve alanlar tarafından bilgisayar ortamında kaydedilerek saklanabilmesi gerekir.

ADALET KOMİSYONU RAPORU

– Tasarının 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13 ve 14. maddeleri aynen kabul edilmiştir.

TBMM Tartışma Metni

14. maddenin başlığını okutuyorum:

b. Unsurları

MADDE 14-

BAŞKAN – Madde üzerinde iki adet önerge vardır. Önergeleri önce geliş sırasına göre okutup aykırılıklarına göre işleme alacağım.

İlk önergeyi okutuyorum:

TBMM Başkanlığına

Görüşülmekte olan B.K tasarısının 14. maddesinin 2. fıkrasındaki “… veya buna benzer iletişim araçları…” ifadesinin metinden çıkarılmasını teklif ederiz.

Ali Rıza Öztürk

Ali İhsan Köktürk

Birgen Keleş

Mersin

Zonguldak

İstanbul

Mevlüt Coşkuner

Ramazan Kerim Özkan

Şahin Mengü

Isparta

Burdur

Manisa

BAŞKAN – Diğer önergeyi okutup işleme alıyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan “Türk Borçlar Kanunu Tasarısı”nın 14. Maddesi ile ilgili olarak, ikinci fıkra hükmünün metinden çıkarılmasını arz ve teklif ederiz.

Faruk Bal

Mehmet Şandır

İzzettin Yılmaz

Konya

Mersin

Hatay

Osman Ertuğrul

Rıdvan Yalçın

Aksaray

Ordu

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

ADALET KOMİSYONU BAŞKANI AHMET İYİMAYA (Ankara) – Katılmıyoruz Sayın Başkanım.

BAŞKAN – Hükûmet önergeye katılıyor mu?

ADALET BAKANI SADULLAH ERGİN (Hatay) – Katılmıyoruz Sayın Başkanım.

BAŞKAN – Önerge üzerinde söz talebi?

Faruk Bal, Konya Milletvekili.

FARUK BAL (Konya) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Tabii, Sayın Komisyon Başkanımız geciktiği için espri olsun diye ifade ediyorum, İç Tüzük’te yerinin olduğunu biliyorum, aslında Komisyona ve Sayın Bakanlığa sormanıza gerek yok Sayın Başkan, bizim önergelerimizin külliyen reddedildiği şimdiye kadarki uygulamadan ortaya çıkıyor. Hiç olmazsa zaman kaybetmemek için “Komisyon kabul etmiyor.”, “Bakanlık kabul etmiyor.” diyerek bu usuli işlemi yerine getirmeniz mümkün. Buna rağmen biz düşüncemizi Genel Kurul ile paylaşarak bu kanunu olgunlaştırmaya çalışma gayretimize devam edeceğiz.

Değerli arkadaşlarım, sözleşmelerin yazılı şekilde olanlarının düzenlendiği önemli bir maddedir tasarının 14’üncü maddesi. Bu şekli itibarıyla da, yazılı şekilde yapılması öngörülen sözleşmelerde borç altına giren kişinin imzasının bulunması şartı kanun metni hâline getirilmek istenmektedir. Bu doğrudur ancak ikinci fıkrasında çok ciddi sorun vardır. Bu ciddi sorunu sizlerle paylaşmak istiyorum:

İkinci fıkra iki önemli bölümde değerlendirilebilir. Bunlardan bir tanesi: “…imzalı bir mektup veya asılları borç altına girenlerce imzalanmış telgraf…”

Zaten imzalı mektup ile asılları borç altına girenlerce imzalanmış telgraf birinci fıkra hükmü kapsamındadır dolayısıyla ikinci fıkrada bunun düzenlenmesinin hiçbir anlamı yoktur, ikinci fıkrada düzenlenmesi abesle iştigaldir. Biz, yüce Meclisin abesle iştigal etmeyeceğini düşünüyoruz, onun için bu önergeyi veriyoruz.

İkinci fıkranın ikinci bölümü ise vahim bir durumu ortaya koymaktadır. Bu vahim durum ise şöyle izah edilmektedir: “…teyit edilmiş olmaları kaydıyla faks veya buna benzer iletişim araçları ya da güvenli elektronik imza ile gönderilip saklanabilen metinler de yazılı şekil yerine geçer.”

Burada değerli arkadaşlarım, vahamet teyidin imza yerine geçmesi şeklinde ortaya çıkıyor. Oysa tasarının bu maddesi imzayı aramaktadır. İmzanın ispatı veya imza edene ait olmadığının belirli bir prosedürü vardır. Ancak teyidin hangi prosedüre tabi olduğu bu kanunda olmadığı gibi hukukumuzda da yoktur. Dolayısıyla teyidi yazılı bir sözleşmenin altındaki borçlu imzası yerine geçirmek demek, bu kanun ile ileride doğabilecek hukuki ihtilafların cinayet boyutuna ulaşmasını kabullenmek demektir.

Güvenli elektronik imza ile birinci fıkra hükmünün bağdaştırılmasını da doğru bulmamaktayız. Çünkü güvenli elektronik imzanın bulunduğu yerde yazılı şekil yerine geçen şekil değil, imza koşulunun gerçekleştiği yazılı şeklin bizzat kendisi mevcuttur. Yani eğer güvenli elektronik imza, güvenli elektronik imza ise o zaten yazılı şeklin ta kendisidir. Dolayısıyla bunun bir teyit prosedürüne bağlanmış olması abesle iştigal etmek demektir. Biz, yüce Meclisin abesle iştigal etmediği düşüncesiyle bu değişiklik önergesini verdik. Dolayısıyla maddenin ikinci fıkrasının metinden çıkarılmasını talep ediyor ve bu talebimizi yüce heyetin takdirine sunuyoruz. (MHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Önerge kabul edilmemiştir.

Diğer önergeyi okutup işleme alıyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan B.K. tasarısının 14. maddesinin 2. fıkrasındaki “…veya buna benzer iletişim araçları…” ifadesinin metinden çıkarılmasını teklif ederiz.

Ali Rıza Öztürk (Mersin) ve arkadaşları

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

ADALET KOMİSYONU BAŞKANI AHMET İYİMAYA (Ankara) – Katılmıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Hükûmet katılıyor mu?

ADALET BAKANI SADULLAH ERGİN (Hatay) – Katılmıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Önerge üzerinde söz isteyen Şahin Mengü, Manisa Milletvekili. (CHP sıralarından alkışlar)

ŞAHİN MENGÜ (Manisa) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri, değerli arkadaşlarım; çok temel bir yasayı konuşuyoruz, hukuk konuşuyoruz, yani burada siyaset yapılması diye bir şey söz konusu olmaması lazım ama görüyorum ki gerek Komisyon gerekse Sayın Bakanlık muhalefetten gelen her önergeye, hiç incelemeden, baştan “Yok.” diyor. Hele Sayın İyimaya iyi de bir hukukçudur, nasıl bunu yapıyor, içime de sindiremiyorum hakikaten. Otuz yıl aynı koridorda avukatlık yaptık, çok ciddi hukukçudur ama işi gücü bıraktı, bizden gelen her önergeye “Hayır.” demeyi “Katılmıyoruz.” demeyi kendine prensip edindi.

HÜSEYİN YILDIZ (Antalya) – Ağız alışkanlığı.

ŞAHİN MENGÜ (Devamla) – Yani çok enteresan bu memlekette olan olaylar.

Şimdi, Medeni Kanun’da aynı hatayı yaptık, Borçlar Kanunu’nda aynı hatayı yapıyoruz. Hadi, Medeni Kanun’da, o tarihteki Başbakanlık Kanunlar Dairesi Başkanı heyeti kandırdı. “Böyle kanunlar temelde değişerek görüşülürse temel kanun diye görüşülür, eski kanunun üstünde oynarsınız değişmez.” dendi. Bunu bana rahmetli Turgut Hoca anlatmıştı, oradan biliyorum. Şimdi, bir kere, yapılan yanlış, bir yasayı tümden değiştirmektir. Dünyada bunun örneği var, Fransa’da Code Napoleon var, üç yüz yıldır bu yasa kullanılır. Elbette gelişen toplumsal şartlara göre, ekonomik şartlara göre bu yasalara ilaveler yapılır ama nasıl yapılır, bunun çeşitleri, formülleri vardır: A dersin, B dersin… Bir sürü işaret var. Bunları kullanarak maddeleri peş peşe getirirsin. Biz öyle yapmıyoruz, sil baştan kanun yapalım. Bir kere, yargının bütün belleğini bir anda yok ediyoruz. Bu çok tehlikeli ve çok yanlış bir tutum.

Arkasından, kanun maddelerinde yoruma açık hüküm getirmemek lazım. Şimdi, bakın, bu 14’üncü maddede diyor ki -bizim çıkartılmasını istediğimiz- saymış “…teyit edilmiş olmaları kaydıyla, faks veya buna benzer iletişim araçları…” Şimdi, anlıyorum ki, yasa koyucu, bu taslağı hazırlayan arkadaşlar, gelişen teknoloji karşısında herhangi bir değişiklik olursa, yeni aletler çıkarsa, bu da bunun içinde yorumlansın diye… Şimdi, beyler, hepimiz Türkiye’de yaşıyoruz, bugüne kadar hiç hâkimin niceliğini tartışmadık. Bunu bir tartışmaya başlarsak, böyle yoruma açık maddelerin nereye kadar gideceğini çok tartışırız. Onun için, bizim yapacağımız… Ben şunu kabul ediyorum: Gelişen teknolojiye göre değişikliğe elbette hâkim karar verecek. Yani bugün faks vardır, yarın faks yoktur. Yaşı müsait olanlar hatırlar, bu memlekette bir zamanlar teleks vardı. Var mı teleksi hatırlayan? Yani hatırlarsınız da şu anda sokakta görseniz o cihazın teleks olduğunu hatırlamazsınız çünkü kalmadı, kullanılmıyor. Yarın da faks bu hâle gelecektir. O bakımdan, buraya bir tane normal cümle koyarsınız, “elektronik iletişim araçları” dersiniz, bütün hepsini kapsar. Böyle yaptığınız zaman fazla yoruma müsait oluyor, bu çok tehlikelidir. Yani bunu yaptığınız zaman ileride gereksiz tartışmalara, gereksiz yorum farklılıklarına neden olursunuz. Ama burada “faks”ın sonuna, hatta “faks”ı dahi kaldırıp “elektronik iletişim araçları” dersiniz. Zaten elektronik imzayı getiriyorsunuz, bütün bunun önüne geçersiniz.

Onun için -reddedeceğinizi biliyorum ama, maalesef İç Tüzük bunu emrettiği için söylüyorum- önergemizin kabulü yönünde oylarınızı rica ediyorum, hepinize saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum.

Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Önerge kabul edilmemiştir.

Maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

  • İlk yayınlanma tarihi: 23 Nisan 2021
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bir yanıt yazın

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

    İndeks
    Bize WhatsApp'tan ulaşın!