Soybağının Reddi Nedeniyle Maddi ve Manevi Tazminat Davası Dilekçesi

ADANA NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ’NE

İhtiyati Tedbir Taleplidir

DAVACILAR:

VEKİLLERİ :

DAVALI ::

DAVA:

DEĞERİ : …. TL MADDİ VE …… TL MANEVİ TAZMİNAT OLMAK ÜZERE TOPLAM ….. TL

KONU : MÜVEKKİLLERİN KİŞİLİK HAKLARINA YAPILAN TECAVÜZ SEBEBİYLE MADDİ – MANEVİ TAZMİNAT İSTEMİMİZDİR.

AÇIKLAMALAR

1-) Davalı yan tarafından 15 tarihinde Adana .Aile Mahkemesinde 13 E. no ile ikame edilen soybağının reddi davası 11 tarihinde reddedilmiş ve davacı müvekkillerden Ahmet’in babasının işbu davamız davalısı Mehmet olduğu tespit edilmiştir. Müvekkillerin bahsi geçen soybağının reddi davası sebebiyle uğramış oldukları maddi-manevi zararlarını tazmin etmek amacıyla işbu davanın açılması gereği hasıl olmuştur. Şöyle ki ;

SOYBAĞININ REDDİ DAVASINDA DAVALI YANIN TUTUMU HAKKINDA

1-) Davalı yanın soybağının reddi davası açmasında somut ve geçerli bir sebebi bulunmamaktadır. Zira 49 yaşında olan çocuğunun kendisinden olmadığı iddia ve iftirası hayatın olağan akışına da aykırıdır. Müvekkiller hakkında söz konusu davanın açılması kötüniyetli olup, karşı yan söz konusu soybağının reddi davasından önce herhangi bir araştırma yapmamıştır. Müvekkillerimiz ancak dava dilekçesi ile söz konusu iftiradan haberdar olmuş ve adeta şoka uğramışlardır.

2-) Davalı yan yukarıda bahsi geçen soybağının reddi davasının dava dilekçesinin 2. paragrafında aynen :

” Müvekkil yaptığı araştırmalar sonucunda davalı Ahmet’in kendi çocuğu olmadığını evlilik birliği devam ederken davalı İdil’in başka bir erkekle birlikteliğinden olduğunu öğrenmiştir” ifadelerine yer vermiştir.

Davalı yan söz konusu soybağının reddi davasının cevaba cevap dilekçesinin 4.maddesinin 2.paragrafında aynen :

” bu olay davalı taraflardan çok davacı müvekkilin psikolojisini bozmuştur. Zira yıllardır kandırılan müvekkildir. Maddi ve manevi emek harcayan, oğlum dediği kişinin başkasının çocuğu olduğunu öğrenmek, davacı müvekkili travmaya sokmuştur.” ,

Yine cevaba cevap dilekçesinin 5.maddenin 2.paragrafında aynen :

“davacı müvekkili derinden yaraladığını ve insan içine çıkamaz hale koyduğunu” beyan etmiştir.

6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu : 3. Kişilik hakkının zedelenmesi ;

MADDE 58 – Kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat adı altında bir miktar para ödenmesini isteyebilir.

Hakim, bu tazminatın ödenmesi yerine, diğer bir giderim biçimi kararlaştırabilir veya bu tazminata ekleyebilir; özellikle saldırıyı kınayan bir karar verebilir ve bu kararın yayımlanmasına hükmedebilir.

İşbu dosyamız davalısı M……, yukarıda da açıkça yer verdiğimiz kendi beyanlarında maddi ve manevi olarak zarara uğradığını, travma yaşadığını, insan içine çıkamaz hale geldiğini beyan ve aslında İTİRAF etmiştir.

Zira kendi attıkları iftira ve açtıkları asılsız dava sebebiyle bu oranda manevi olarak zarara uğradıklarrını beyan etmeleri karşısında asıl mağdur olan ve çirkin ithamla karşı karşıya kalan Müvekkillerin durumunu kabul etmiş olmaktadırlar.

3-) Soybağının reddi davasında karşı yanın kötüniyeti attıkları iftiralar ve bulundukları yalan beyanlarla sınırlı kalmamıştır. Soybağının reddi davasının görülmesi esnasında tarafların kan örnekleri ile ATK dan alınan bilirkişi raporunda %99,99 Mehmet ile İdil’in çocuğu olduğu ortaya çıkan Ahmet’in adli tıp kurumu raporuna rağmen halen kendi çocuğu olmadığını ısrarla iddia ederek 13 tarihli duruşmada ikinci kez rapora gönderilmesine karar verilmesini sağlamıştır. ANCAK MAHKEMENİN GEREK DAVACI VEKİLİNDEN GEREKSE DE DAVACI ASİL Ahmet’e BİZZAT TEBLİĞ EDEREK TALEP ETTİĞİ ATK İÇİN GEREKLİ GİDER AVANSINI YATIRMAMIŞLARDIR. İŞBU DOSYAMIZ DAVALISI Ahmet ADETA MÜVEKKİL İLE ALAY ETMİŞ VE DALGA GEÇMİŞTİR. KENDİLERİ İÇİN ÇOK ÖNEMLİ OLDUĞUNU İDDİA EDEREK TALEP ETTİKLERİ İKİNCİ ATK İNCELEMESİ İÇİN MASRAF YATIRMAMIŞ VE YARGILAMAYI KÖTÜNİYETLİ UZATMAKTAN VE 74 YAŞINDA OLAN MÜVEKKİL İDİL İLE 49 YAŞINDA OLAN MÜVEKKİL AHMET’İN YAKLAŞIK 7 AY DAHA IZDIRAP ÇEKMESİNE SEBEBİYET VERMİŞLERDİR.

MÜVEKKİLLERİN UĞRADIĞI ZARARLAR BAKIMINDAN

A-MADDİ ZARARLAR ;

1- Müvekkil karşı yanın açmış olduğu soybağının reddi davası sebebiyle maddi olarak zarara uğramış, haksız ve kötüniyetli açılan soybağının reddi davası sebebiyle vekilleri olarak tarafımıza toplamda ….. TL avukatlık ücreti ve yol masrafı ödemişlerdir. ( Her Müvekkil bakımından ….. TL olmak üzere)

2- Karşı yanın tamamen asılsız ve hukuki mesnetten yoksun soybağının reddi davaları olmasaydı Müvekkil tarafından bu harcama yapılmamış olacak ve Müvekkil maddi zarara uğramayacaktı.

B-MANEVİ ZARARLARI BAKIMINDAN :

T.C. YARGITAY 4.Hukuk Dairesi , Esas: 1997/6766 , Karar: 1997/12055 Karar Tarihi: 16.12.1997 tarihli İlamında ;

Medeni Kanun madde 24 ve Borçlar Kanunu madde 49’da belirlenen kişisel çıkarlar, kişilik haklarıdır. Kişilik hakkı ise, kişisel varlıkların korunmasıyla ilgilidir. Kişisel varlıklar, bedensel ve ruhsal tamlık ve yaşam ile soybağı gibi insanın, insan olmasından güç alan varlıklar ya da kişinin adı, onuru ve sır alanı gibi dolaylı varlıklar olarak iki kesimlidir. Her iki kesime de yönelen saldırılar, yaptırımı gerektirir. Bu açıdan mahkemenin gerekçesinde yer alan, sorumluluk koşulunun “ihmalle” gerçekleşmediği biçimindeki deyim, davanın reddine neden olamaz.” ifadesi yer almaktadır.

1- İşbu davamızın davalısı Mehmet;

-Müvekkil Ahmet’i henüz 10 aylık iken terk edip Almanya’ya giden,

-Sonrasında Müvekkil ve Müvekkile ile herhangi bir irtibat kurmayan,

-Bakımlarına ve iaşelerine katkı sağlamayan,

-Almanya’da başka bir kadınla birliktelik yaşayan,

bir kimsedir.

Kaldı ki Müvekkil Ahmet 27 yaşında iken tamamen kendi çaba ve uğraşlarıyla babasına ulaşmıştır. Ancak beklediği sevgi ve samimiyeti davalı yanda ne yazık ki bulamamıştır. DAVALI YAN MÜVEKKİLE HİÇBİR ŞEKİLDE MADDİ VE MANEVİ OLARAK İLGİLENMEMİŞ VE BÜYÜTMEMİŞTİR.

2- Davalı yan tarafından soybağının reddi davasının dava ve replik dilekçelerinde hiçbir hukuki sebep gösterilmeden ve delile dayanılmadan kötüniyetli iddiaların ileri sürülmesi Müvekkillerimizin psikolojisini bozmuş, ailevi ve akrabalık ilişkilerini olumsuz etkilemiş, manevi olarak çok büyük bir elem duymalarına sebep olmuştur.

3- Sayın Mahkemeniz tarafından manevi tazminat miktarı belirlenirken, tarafların sıfatı, işgal ettikleri makam ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarının da dikkate alınması gerekmektedir.

4- Müvekkillerimizden Ahmet mühendis olup iş ve arkadaş çevresi itibariyle saygın bir şahıstır. İşbu dava sebebiyle yıllar boyunca çalışarak sahip olduğu mesleki saygınlığı zarar görmüştür. Söz konusu dava sebebiyle psikolojisi bozulmuş ve travma geçirmiştir. Çevresinde saygın bir kişiliğe sahip olan 49 yaşındaki Müvekkilin babasının kendisini inkar etmesi konusunda neler yaşamış ve hissetmiş olduğunu gerçekten ifade edecek kelime bulmak mümkün değildir. HATTA MÜVEKKİL İLE YAPTIĞIMIZ GÖRÜŞMEDE BU DURUMU ANCAK YAŞAYAN BİRİNİN ANLAYABİLECEĞİNİ KELİMELERLE NELER HİSSETTİĞİNİ ANLATAMAYACAĞINI BEYAN ETMİŞTİR.

5- Müvekkilemiz İdil ise öğretmen olup yıllar boyunca kutsal mesleğini hakkıyla ve başarıyla ifa etmiştir. Müvekkilimizin öğretmen olması sebebiyle birçok öğrencisi, öğretmen arkadaşı bulunmaktadır. Ne yazık ki başına gelen bu haksız ve kötüniyetli iddia ve iftira sebebiyle çok kötü günler geçirmiştir.

Yukarıda belirttiğimiz üzere davalı yan tarafından 74 yaşındaki Müvekkilemiz İdil’e;

“evli olmasına rağmen başka bir erkekle cinsel ilişkiye girerek çocuk dünyaya getirdiği ” iftirası atılmıştır. Tabiri caiz ise bir ayağı çukurda olan(ömrünün son demlerini yaşayan) Müvekkil kendi çocuğu Ahmet’in ve akrabalarının yüzüne bakamamış dava boyunca en büyük korkusu ise bu iftira ile ölmek olmuştur.

6- Tüm bunların yanı sıra Müvekkilemiz davacıdan boşandıktan sonra 1979 yılında ikinci evliliğini yapmış ve bu evliliğinden de bir kız çocuğu vardır. Müvekkilemiz kendisine, kendi ailesine, ikinci eşinin ailesine karşı da zan altına girmiş ve tarifi imkansız mahcubiyetler yaşamıştır.

Türk kültüründe var olan ” şüyuu vukuundan beter ” ifadesi Müvekkillerin durumunu aslında çok net olarak özetlemektedir.

7- Müvekkillerimiz Adana’da ikamet etmelerine rağmen işbu dava sebebiyle ortaya çıkan dedikodu ve söylentilerin daha fazla yayılmaması amacıyla Ankara’da avukatlık yapan büromuzu vekil tayin etmişlerdir bu durum bile Müvekkillerimizin ruhsal yapısının ne derece bozulduğunu açıkça ortaya koymaktadır.

8- Müvekkillerin manevi olarak duydukları elemin en yakın şahitleri olan tanıklarımızın da dinlenmesini talep ederiz.

İhtiyati Tedbir Talebimiz Bulunmaktadır;

9- Ayrıca davalı yanın soybağının reddi davasını ikame ettirmesindeki amaç olan Müvekkili ölüme bağlı kazanımlardan yoksun bırakma amacı sebebiyle davalı yanın TAŞINIR-TAŞINMAZ MALVARILIĞINA İHTİYATİ TEDBİR KOYULMASINA karar verilmesi gerekmektedir. Zira gizli niyetini söz konusu dava ile belli eden davalı yandan, Müvekkilden mal kaçırmak amacıyla muvazaalı olarak devir ve satış işlemleri yapması da beklenecektir.

HUKUKİ SEBEPLER : TMK m.24,25 ve diğer maddeleri,TBK m.58 ve diğer maddeleri ile İLGİLİ YASAL MEVZUAT

HUKUKİ DELİLLER : Adana Aile Mahkemesinde 16 sayılı dosyası ve bu dosyadaki ATK raporu (mahkemesinden dosyanın celbini talep ederiz.), avukatlık ücret sözleşmesi, keşif, bilirkişi incelemesi, tanık, yemin ve yasal diğer deliller.

NETİCE-İ TALEP : Yukarıda arz ve izah edilen ayrıca re’sen ortaya çıkarılacak sebeplerle ;

1- Öncelikle ihtiyati tedbir talebimizin kabulü ile davalıya ait taşınır-taşınmaz malvarlığı üzerine muvazaalı devirlerinin engellenmesi amacıyla İHYİYATİ TEDBİR konulmasına,

2– Davamızın Kabulü ile her müvekkilimiz bakımından …… TL olmak üzere toplam …… TL maddi ve her müvekkilimiz bakımından ….. TL olmak üzere toplam ….. TL manevi tazminat talebimizin kabulü ile,

3- Yargılama giderleri ve ücret-i vekaletin davalı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini Müvekkillerimiz adına saygıyla vekaleten arz ve talep ederiz.

DAVACILAR VEKİLLERİ

EK-1: YARGITAY KARARLARI

EK-2: TANIK LİSTESİ

EK-3: AVUKATLIK ÜCRET SÖZLEŞMELERİ

EK-4: VEKALETNAME SURETİ

Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. 2016 yılından bu yana Merkezi Adana'da bulunan ve kurucusu olduğu İncekaş Hukuk Bürosu'nda çalışmaktadır. Yüksek lisans derecesi ile hukuk eğitimini tamamladıktan sonra bu alanda birçok farklı çalışma yürütmüştür. Özellikle aile hukuku, boşanma, velayet davaları, çocuk hakları, ceza davaları, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul, miras ve iş hukuku gibi alanlarda uzmandır. Saim İncekaş, sadece Adana Barosu'nda değil, aynı zamanda Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi dernek ve kuruluşlarda da aktif olarak görev almaktadır. Bu sayede, hukukun evrenselliği konusundaki farkındalık ve hukuk sistemine olan güveni arttırmaya yönelik birçok çalışmada yer almaktadır. Randevu ve Ön Görüşme İçin WhatsApp Üzerinden Hemen İletişime Geçin

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir