Tazminatlı Boşanma Davası Mahkeme Kararı

Boşanma Davasında Maddi ve Manevi Tazminat Mahkeme Kararı -1-

-KARAR-

Davacı tarafından mahkememizde açılan BOŞANMA, VELAYET, NAFAKA, MADDİ VE MANEVİ TAZMİNAT DAVASININ yapılan açık yargılaması sonunda:

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı dava dilekçesi ile, davalı ile 18 yıldır evli olduklarını, bu evlilikten müşterek üç çocukları bulunduğunu, davalı ile evlendikleri tarihten beri hiçbir konuda anlaşamadıklarını, son bir yıldır
geçimsizliklerinin hat safhaya ulaştığını, eşinin kendisine toplum içerisinde onur kırıcı davranışlarda bulunduğunu, bu nedenle evlilik birliğinin temelinden sarsıldığını, evliliklerinin fiilen sona erdiğini, artık bir arada yaşamalarının mümkün olmadığını, bu nedenle yapılan yargılama sonucunda; müşterek çocukların velayetinin tarafına bırakılmasını, ayda 600.000.000 TL tedbir ve iştirak nafakası bağlanmasını, kendisi için 10.000.  000.000 TL manevi tazminat, 10.000.000.000 TL maddi tazminatın ödenmesini, yapılan yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasını, bu şekilde boşanmalarına karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.

Davacı duruşmadaki beyanında; eşi ile anlaşamadığını, aralarındaki problemleri çözmelerinin mümkün olmadığını, 18 yıldır evlilikle ilgili sorunlar yaşadıklarını, eşinin baskıları ile evliliğin devamının mümkün olmadığını, küçük çocuğun velayetinin kendisine bırakılmasını, diğer çocukların velayetinin babaya verilmesini, dilekçede belirtilen nafaka ve tazminata hükmedilmesini bu şekilde boşanmalarına karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.

Davacı vekili duruşmadaki beyanlarında: taraflar arasında geçimsizliğin sabit olduğunu, müşterek çocuklardan F.E.’in velayetinin müvekkiline verilmesini, ayrıca müvekkili için 600.- YTL yoksulluk nafakası, çocuk için 250.- YTL iştirak nafakası, 10.000.- YTL maddi, 10.000.- YTL manevi tazminata hükmedilmesini, bu şekilde tarafların boşanmalarına karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.

Davalı duruşmadaki beyanlarında ; evinin ihtiyaçlarının kendisinin karşıladığını, eşini sevdiğini ondan ayrılmak istemediğini, kimseye bir borcu bulunmadığını, çalıştığım şayet boşanma olursa çocukların velayetinin tarafına verilmesini, bu nedenlerle davanın reddini talep ve beyan etmiştir.

Tarafların müşterek çocukları duruşmadaki beyanlarında; anne ve babalarının arasında evlilik birliği içinde annesi çalıştıktan sonra huzursuzluğun arttığını, babasının annesini sürekli olarak takip ettiğini bir keresinde annesine kötü kadın olduğu şeklinde hitamda bulunduğunu ve annesini sürekli kıskandığını şayet boşanma olursa babası ile birlikte yaşamak istediğini beyan etmiştir.

Tarafların nüfus kayıtları celp edilmiş,tüm deliller toplanmış, duruşmada dinlenen davacı tanıkları genel olarak beyanlarında, tarafların evlilik birliği içinde davalının borçları nedeniyle ekonomik
zorluk yaşandığını bu nedenle davacının çalışmaya başladığını, fakat davalının birkaç kez eşini bu yüzden dolayı suçlayıp kendisini kötü kadın olduğunu dostu bulunduğunu, bu şekilde birkaç kez iş yerinde eşini rahatsız edip taciz ettiğini yolda tartakladığını, eve gelip hakaret ettiğini, beyan etmişlerdir.

Celp edilen nüfus aile kayıt tablosu, dinlenen tanık beyanları ve tüm delillere göre dava M.K’nın 166/1 maddesine davalı açılmış boşanma davası olup, evlilik birliği ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmış olursa eşlerden her biri boşanma davası açabilir, Hakim tarafların sosyal ve ekonomik durumlarının çevre koşullarının dikkate alınarak temelinden sarsılma olayına takdir edecektir.

Medeni Yasa’nın 185. maddesine göre evlenme ile eşler arasında evlilik birliği olur. Eşler birlikte yaşamak, birbirlerine sadık kalmak ve yardımcı olmak zorundadırlar, ayrıca eşit mutluluğunun el birliği ile sağlamak çocukların bakımı eğitim ve gözetimine beraberce özen göstermekle yükümlüdürler.Somut olayda; evlilik birliği içinde davacının eşine katkı sağlamak için işe girdiği ancak eşinin kendisini sürekli olarak başka kişilerle ilişkisi olduğu, kötü kadın olduğu şeklinde evde ve iş yerinde hakaret edip tartakladığı bu şekilde evlilik birliği içinde olması gereken güven duygusunun davalının tutum ve davranışı…nedeniyle zedelendiği hiçbir somut nedene dayanmadan davacının suçlanması kendisinin ve çocuklarının durumu dikkate alındığında evlilik içinde katlanabilecek bir durum olmadığından evliliğin devamında taraflar ve çocuklar için fayda kalmadığı, kanaatine varılmış davalının kusuru ile boşanmaya karar vermek gerekli ve yerinde görülmüştür.

Yapılan sosyal ve ekonomik araştırma toplanan delillere göre tarafların müşterek çocuklarından Fatih Emir’in yaşı ve anne bakım ve şefkatine muhtaç olması dikkate alınarak velayetinin davacı anneye bırakılmasına, çocuk için 75.- YTL iştirak nafakasının davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine diğer çocuklar Onur Murat ve Ömer Ümit’in velayetlerinin tarafların ve çocukların isteği dikkate alınarak velayetlerinin davalı babaya bırakılmasına karar verilmesi gerekli ve yerinde görülmüştür.

Medeni Yasa 175. maddesine göre boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf kusuru daha ağır olmamak koşulu ile geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Davacı tarafın kocasının zorlaması ile işinden ayrılıp, herhangi bir işte çalışmadığı bu nedenle boşanma ile yoksulluğa düştüğü anlaşılmış, karar kesinleştikten sonra 100.- YTL yoksulluk nafakasının aylık olarak davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine karar vermek gerekmiştir.

Medeni Yasa 174/1. maddesi gereğince mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz ve daha az kusurlu taraf kusurlu olan taraftan uygun bir maddi tazminat isteyebilir.Boşanma ile davacı taraf koca desteğini kaybedip gelecek ekonomik menfaatlerden yoksun kalacağından 6.000.- YTL maddi tazminatın karar kesinleştikten sonra davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,

M.Y 174/2. maddesi gereğince boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan taraf, kusurlu olan diğer taraftan manevi tazminat olarak uygun miktarda bir para ödenmesini isteyebilir. Somut olayda; davalı tarafın evlilik birliği içinde davacı tarafı kötü kadın olmakla başkaları ile ilişkisi olduğunu ima etmekle somut bir gerekçeye dayanmadan yapılan bu itamlar davacının kişilik haklarına saldırı teşkil ettiğinden 4.000.- YTL manevi tazminatın davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar vermek gerekli ve yerinde görülmüştür.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1- DAVANIN KABULÜ ile, … İli, … İlçesi, … Mah. Cilt No:2 Hane Noıl’de nüfusa kayıtlı bulunan …ile …‘den olma …doğumlu DAVACI…ile aynı yer nüfusuna kayıtlı bulunan eşi … ile …‘dan olma
… doğumlu ARZU ÜNLÜ ‘nün 166/1 maddesi gereğince BOŞANMALARINA,

2- Tarafların müşterek çocukları 2001 doğumlu …‘in velayetinin davacı anneye, 1989 doğumlu … , 1993 doğumlu … ‘in velayetinin davalı babaya verilmesine,

3- Velayeti anneye bırakılan çocuk ile babası arasında her ayın 1. ve 3. Pazar günü sabah saat 09.00’dan akşam saat 19.00‘a kadar, dini bayramların 2.Günü sabah saat 09.00’dan akşam saat 21.00’a kadar ve her yıl Ağustos ayının l’den 15’ine kadar babanın çocuğu yanına almak suretiyle şahsi münasebet tesisine,

4-  Velayeti babaya bırakılan çocuklar ile anneleri arasında her ayın 2. ve 4. Pazar günü saat 09.00’dan akşam saat 19.00 ‘a kadar, dini bayramların 2.Günü sabah saat 09.00’dan akşam saat 21.00’a kadar ve her yıl Ağustos ayının 15’inden 30’una kadar annenin çocukları yanma almak suretiyle şahsi münasebet tesisine,

5- Dava tarihinden geçerli olmak üzere davacı için 100.- YTL yanında kalan çocuk için 75.- YTL ‘den toplam aylık 175 .- YTL tedbir nafakasının her ay davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,

6- Karar kesinleştikten sonra davacı için 100.- YTL yoksulluk nafakası yanında kalan çocuk için 75.- YTL iştirak nafakası toplam 175.- YTL aylık nafakanın davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,

7- Medeni Yasa 74/1 maddesi gereği 6000.- YTL maddi tazminat ve M.K. 174/2 gereği 4.000.- YTL manevi tazminat toplam 10.000.- YTL tazminatın karar kesinleştikten sonra davalıdan tahsili ile
davacı tarafa ödenmesine,

8- Fazlaya ilişkin talebin reddine,

9- Aşağıda dökümü yazılı bulunan yargılama giderlerinin davalıdan tahsili ile davacı

10- Avukatlık ücreti olan 350.- YTL nin davalıdan tahsili ile davacı

11-Bakiye 1,10 YTL harcın davalıdan tahsiline,

Dair işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde temyiz yolu açık olmak üzere davacı, davacı vekili ve davalının yüzüne kaşı verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.30.05.2005

Katip

Hakim

Boşanma Davasında Maddi ve Manevi Tazminat Mahkeme Kararı -2-

-KARAR-

Davacı tarafından mahkememizde açılan BOŞANMA, NAFAKA VE MANEVÎ TAZMİNAT DAVASININ yapılan açık yargılaması sonunda:

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı dava dilekçesi ile, davalı ile 23 yıllık evli olduklarını bu evlilikten müşterek çocuklarının olmadığını, evliliğin başından beri tek taraflı çabası ile evliliklerini bu güne kadar getirdiği, davalı eşi ile son zamanlarda şiddetini artıran kavgaları sebebiyle evliliğin kendisi için çekilmez bir hal aldığını, davalı eşinin evinin ve kendisinin ihtiyaçları ile hiç ilgilenmediğini, evli değilmiş gibi bir yaşam sürdüğünü, evliliklerine karşı hiçbir sorumluluğunu yerine getirmediğini, evlendikten sonra kocasının ve ailesinin karşı çıkması sebebiyle çalışmadığını, 26 yıldır tek taraflı olarak korumaya çalıştığı ve hiçbir karşılık beklemeden tüm yaşamını bu evlilik için adadığını, hiçbir geçim kaynağı bulunmadığını bu boşanma ile maddi sıkıntıya düşeceğini, bu nedenlerle lehine 80.000.000.000.-TL manevi tazminat ve aylık 500.000.000.-TL tedbir ve yoksulluk nafakası takdirine, davalı eşi ile boşanmalarına ve yargılama giderlerinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davacı duruşmadaki beyanında;eşi ile 26 yıldır evli olduklarını,kendisinin attığı iftiralar nedeniyle artık tahammül edemediğini,kendisinin ev hanımı olduğunu,herhangi bir geliri ve hiçbir mal varlığı olmadığını,eşi ile boşanmalarına karar verilmesini ayrıca 500 YTL yoksulluk nafakasına,80.000 YTL manevi tazminata hükmedilmesini talep ve beyan etmiştir.

Davalı vekili duruşmadaki beyanında; boşanmayı kabul ettiklerini, ancak evi terk edip gidenin davacı olduğunu ve kusurun kendisinde olduğunu. Nafaka ve tazminat taleplerini kabul etmediklerini, müvekkiline yüklenecek bir kusur olmadığını bu nedenle nafaka ve tazminat talebinin reddini talep ve beyan etmiştir.

Tarafların sosyal ve ekonomik durum araştırmaları yapılmış, nüfus kayıtlan celp edilmiş, tüm deliller toplanmış,duruşmada dinlenen davacı tanıkları genel olarak beyanlarında; tarafların 30 yıla yakın evli olup, davalının çalışmadığını, anne ve babasının yardımı ile geçindiğini davalının annesinin sürekli olarak davacıyı aşağılayıp, başka kişilerle ilişkisi olduğunu kendisine orospu diye hitap ettiğini, en son eşinin de bu iftiraya katıldığını, bu nedenle tarafların evlilik birliğinin yürümediğini beyan etmiştir.

Dinlenen davalı tanıkları genel olarak beyanlarında; tarafların uzun süreli evlilikleri olup, evlilik içinde büyük bir problem yaşamadıkları, davalının annesi ile altlı üstlü oturduklarını, davalının uzun süredir çalışmadığını davacı ile davalının annesi arasında ara sıra problemler yaşandığını beyan etmiştir.

Celp edilen nüfus aile kayıt tablosu, sosyal ekonomik durum araştırması dinlenen tanık beyanları ve tüm delillere göre dava M.Y’nın 166/1 maddesine davalı açılmış boşanma davası olup evlilik
birliği ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmış olursa boşanma davası açabilir. Hakim, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarını, temelinden sarsılma olayını takdir edecektir.

Medeni Yasa’nın 185. maddesine göre evlenme ile eşler arasında evlilik birliği kurulmuş olur.Eşler birlikte yaşamak,birbirlerine sadık kalmak ve yardımcı olmak zorundadırlar, ayrıca eşler evlilik birliği mutluluğunu el birliği ile sağlamak, çocukların bakımı eğitim ve gözetimine beraberce özen göstermekle yükümlüdürler. Somut olayda, tarafların çok uzun süren bir evlilikleri olmasına rağmen, davalının annesinin davacıya kötü davranıp hakaret ettiği, davalının buna karşı eşini savunmadığı, kendisinin de en son eşini başka kişilerle ilişkisi olduğu şeklinde imada bulunduğu, davalının uzun süredir çalışmayıp, ekonomik sorumluluk taşımadığı bu şekilde davalının kusuruyla taraflar arasındaki evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı anlaşılmış ve tarafların boşanmalarına karar verilmek gerekli ve yerinde görülmüştür.

Yapılan sosyal ve ekonomik araştırma toplanan delillere göre Medeni Yasa 175. maddesine göre boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf kusuru daha ağır olmamak koşulu ile geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Somut olayda, evlilik birliği davalının kusuru ile sona erdiğinden ve boşanmayla davalı taraf yoksulluğa düşeceğinden, davalının asgari ücret seviyesinde kazancı olduğu kabul edilerek hakkaniyet gereği karar kesinleştikten sonra aylık 100.- YTL yoksulluk nafakasının davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine karar vermek gerekmiştir.

Medeni Yasa 174/2. maddesine göre boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf kusurlu olan diğer taraftan manevi tazminat olarak uygun bir miktarda para ödenmesini isteyebilir. Somut olayda; davalının eşinin başka kişilerle ilişki içinde olduğunu ima eder şekilde davranıp, boşanmaya neden olan olaylarda kusurlu olduğu ve bu davranışın davacının kişilik haklarını zedelediği anlaşıldığından, tarafların sosyal ve ekonomik durumu ve hakkaniyet gereği 4.000.- YTL manevi tazminatın karar kesinleştikten sonra davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmesi gerekli ve yerinde görülmüştür.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1- DAVANIN KABULÜ ile, …İli … İlçesi… Mahallesi Köyü Cilt No:29 Hane No:401’de nüfusa kayıtlı bulunan … ve . /den olma …doğumlu DAVACI… ile aynı yer nüfusuna kayıtlı bulunan eşi … ve
../den olma …doğumlu DAVALI.. / UN 166/1 maddesi gereğince BOŞANMALARINA,

2- Boşanmada davalı taraf kusurlu kabul edildiğinden ve boşanma ile davacı yoksulluğa düşeceğinden, karar kesinleştikten sonra aylık 100.- YTL yoksulluk nafakasının her davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,

3- Medeni Yasa 174/2. maddesi gereğince davalının eşinin kendisini aldattığı yönündeki beyanları davacının kişilik haklarına saldırı teşkil ettiğinden karar kesinleştikten sonra 4.000.- YTL tazminatın davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,fazlaya ilişkin talebin REDDİNE

4- Tarafların başkaca talepleri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

5- Bakiye 1,10 YTL harem davalıdan tahsiline,

6- Aşağıda dökümü yazılı yargılama giderlerinin davalıdan tahsili ve davacı tarafa ödenmesine,

Dair yasa yolu açık olmak üzere davacı ve davalı vekilinin yüzlerine karşı okunup, usulen anlatıldı.23.02.2005

Katip

Hakim

bir yorum bırakın

tr Türkçe
X
error: Uyarı: Sağ tıklamak ve kopyalamak için üye olmanız gerekmektedir. Üye olmak için site menüsünde yer alan Soru-Cevap forumuna katılmanız ve 10 adet farklı başlık altında cevap yazmanız gerekmektedir. Giriş şifreniz 10 adet cevabınız sonrası tarafınıza iletilir.