Yorum yaparak bilgiyi çoğaltın!

Yazıyı okumanızın ardından konuyla alakalı fikir, düşünce, gelişme veya düzeltmelerini yorum kısmında belirtebilirsiniz. Bu sayede konuyla ilgili gelişmelerden e-posta yoluyla haberdar olur ve yenilikleri takip etme şansı yakalarsınız.

Taşınmazın sırf kentsel dönüşüm alanında kalıyor olması şerhin kaldırılması için yeterli değildir- Yargıtay Kararı

Taşınmazın sırf kentsel dönüşüm alanında kalıyor olması şerhin kaldırılması için yeterli değildir

Dava, tapu kütüğündeki “aile konutu” şerhinin terkini isteğine ilişkindir. Mahkemece; “dava konusu taşınmazın kentsel dönüşüm alanında kaldığı, bu sebeple adresten taşınıldığı, artık aile konutu vasfının kalmadığı” gerekçesiyle şerhin terkinine karar verilmiş, karan davalı temyiz etmiştir.

Taşınmazın kentsel dönüşüm alanında kalması, başka sebepler bulunmadıkça tek başına aile konutu şerhinin kaldınlmasım gerektirmez. Çünkü, Afet Riski Altındaki Alanlann Dönüştürülmesi Hakkındaki 6306 sayılı Kanun, üzerindeki bina yıkılarak arsa haline gelen taşınmazlarda, daha önce kurulmuş olan kat irtifakı veya kat mülkiyetinin ilgililerin muvafakatleri aranmaksızın Bakanlığın talebi üzerine tapu kütüğünden re’sen terkin edilerek, önceki vasfı ile malikleri adına paylan oranında tescil edileceğini, bu taşınmazlann sicilinde bulunan taşınmazın niteliği, ayni ve şahsi haklar ile temlik hakkını kısıtlayan veya yasaklayan her türlü şerhin, hisseler üzerinde devam edeceğini hükme bağlamıştır. (6306 s. K. m.6/1)

Tapu Kütüğüne konulan “aile konutu” şerhi, malikin temlik hakkını kısıtlayan bir şerh ( Tapu Sicili Tüzüğü m. 49/1-c) niteliğinde olduğuna göre, yukarıda anılan Kanun gereği, bu şerhin, pay üzerinde devam edeceği tabidir. O halde, taşınmazın sırf kentsel dönüşüm alanında kalıyor olması, şerhin kaldırılması için yeterli değildir. Bu bakımdan yerel mahkemenin buna ilişkin gerekçesi doğru bulunmamıştır.

Ne var ki, davacı, Sultanbeyli’deki adrese bu sebeple taşındıklarını, davalının Sultanbeyli’deki konutta oturduğunu da ileri sürmüştür. Tapu kütüğüne “aile konutu” şerhi konulmuş olan taşınmaz Kadıköy’dedir. Bu taşınmaz, tarafların açık veya örtülü olarak aldıkları ortak kararla bu vasfını kaybetmiş, taraflar başka yerdeki bir taşınmazı ortak iradeyle”aile konutu” olarak belirlemişlerse, şerhin kaldırılacağı da kuşkusuzdur.

Ancak bunun böyle olduğunun ispatlanmış olması gerekir. Davalının dava tarihi itibariyle yerleşim yeri adresi, dosyaya alınan nüfus kaydında “Sultanbeyli” olarak gözükmektedir.

Davalı, aile reisi olarak davacı erkeğin bildirimde bulunmasıyla adres değişikliği olduğunu, müşterek çocuğun okulunun da kocasmın talebiyle değiştirildiğini, davacının bir başka kadınla ilişkisi sebebiyle kendilerinden ayrı yaşadığını ileri sürdüğüne göre; mahkemece; nüfus kaydındaki davalının yerleşim yeri değişikliğine ilişkin “adres beyan formunun” davacının beyamna dayanıp dayanmadığının nüfus müdürlüğünden sorulup tespit edilmesi, davalının 30.01.2014 tarihli dilekçesinde gösterdiği tanığın usulunce çağrılıp dinlenmesi, tüm deliller birlikte değerlendirilerek, şerhin kaldırılmasının gerekip gerekmediğinin tespiti ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme ile hüküm tesisi doğru bulunmamıştır. (Y2HD, 09.04.2015, E. 2014/25315, K. 2015/7197)

Kaynak: https://www.yargitay.gov.tr/

Son düzenleme tarihi 26 Nisan 2020 09:14

Paylaş
Avukat Saim İncekaş

Avukat Saim İncekaş. Adana'da ikamet etmektedir. Kurucu sıfatıyla kendisine ait Adana Avukatlık ve Danışmanlık Bürosunda çalışmalarına devam etmektedir. Ceza Hukuku, Medeni-Boşanma-Aile Hukuku, Bilişim Hukuku avukatlığı ana çalışma dallarıdır. Özellikle boşanma ve ceza avukatlığı üzerine pratik ve deneyim sahibidir. Bu alanlarda 5.000'den fazla yazı ve makalesi bulunmaktadır. Adres: Kayalıbağ, Ziya Algan İş Merkezi, Turhan Cemal Beriker Blv. No:9 E-posta: av.saimincekas@gmail.com Telefon: 0534 910 97 43

Bir yorum bırakın

E-posta adresiniz gizli tutulacaktır.