Tasarrufun İptali Davasına Cevap Dilekçesi

Tasarufun İptali Davasına Cevap Dilekçesi Nasıl Hazırlanır?

Bu yazımızda uygulamada sık karşılaşılan ve kritik öneme sahip olan “tasarrufun iptali davasına cevap dilekçesi” konusunu ele aldık. İncekaş Hukuk Bürosu icra avukatları olarak sürecin önemine binaen aşağıda yer alan dilekçelerin size yol göstereceğinden eminiz.

Tasarrufun İptali Davasına Cevap Dilekçesi -1-


ADANA ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ’NE

DOSYA NO            :

DAVAYA CEVAP

VEREN- DAVALI :

DAVACI                :

VEKİLİ                  :

KONU                      : Davaya karşı cevaplarımı içerir dilekçemdir.

AÇIKLAMALAR                     :

Öncelikle İk m. 277 uyarınca Tasarrufun iptali davasını açabilmenin ön koşulu olan aciz belgesi dosyaya sunulmamıştır. Bu davada davacı yan tarafından borçlu aleyhinde alınmış geçerli bir (geçici/kesin) bir aciz vesikası bulunmamaktadır. Dava şartları yokluğundan davanın reddine karar verilmesini talep ederim.

Davacı tarafın alacağını tahsil etme  amacı olsa idi 2016 yılından beri borçlunun tüm taşınır/taşınmaz mallarına haciz konulmasını talep etmesi  ve bunun akabinde haciz koydurduğu taşınmaz paylarının satışını talep ederek tahsil etme yoluna gitmesi gerekirdi.

Borcun doğumundan itibaren alacağı tahsile yönelik somut adımlar atılmadan dava konusu olan bu kadar taşınmazda yapılan tasarrufların iptalini talep etmesi davacı tarafın kötüniyetli olduğunu gösterir.

Davacının dava dilekçesinde belirtmiş olduğu kötü niyetli olduğum, dava konusu olaylarda asıl borçlu Osman Sarıaslan’ın alacaklılara zarar verme kastının olduğu ve bunlardan da haberdar olduğum aynı zamanda diğer davalı Erhan Yazıcı ile ortak olduğum iddialarını kesinlikle kabul etmiyorum. Bunlar hukuki dayanaktan yoksun mesnetsiz iddialardır. Davacı taraf bunlara ilişkin herhangi bir delil de sunamamıştır.

İzmir ili Menemen İlçesi Kazımpaşa Mahallesi 260 ada 2 Parsel ile 260 Ada 3 parselde bulunan taşınmazları satın almış olduğum dönemde ( 02.08.2017 tarihinde) borçlunun aynı ada parsellerdeki payına haciz konmuş olmasına rağmen benim satın aldığım kısımda herhangi bir şerh bulunmamaktaydı. Borçlunun borcunu ödeyeceğini ve haczedilen mallarının borcunu karşılamaya yeter olduğunu bildiğimden ve de o dönemde elimdeki para ile yatırım yapmak istediğimden taşınmazları satın aldım. Bahsetmiş olduğum gibi borçlunun durumundan tam anlamı ile bilgim olmadığı gibi kimseyi zarara uğratma amacım da bulunmamaktadır.

Yukarıda anlatılan tüm bu nedenlerden dolayı;

-Davacı tarafın davayı açtığı sırada bulunmayan hukuki yarar ve dava şartı yokluğu sebebi ile usulden reddini;

-Esasa yönelik olarak tüm tanıkların dinlenilmesini

-İspat külfetinin davacı da olması hususu gözetilerek keşif ve bilirkişi incelemesi de dahil tüm delillerin toplanmasına müteakip davanın reddine karar verilmesini yargılama gideri ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep ederiz.

HUKUKİ SEBEPLER    : İİK , BK , HMK  Yargıtay kararları  ve ilgili yasal Mevzuat

HUKUKİ DELİLLER   : Davacının sunacağı delillere karşı delil sunma hakkım saklı kalmak kaydıyla, Tanık beyanları Keşif, Bilirkişi incelemesi Yemin ve Hukuka Uygun bütün deliller

İSTEM VE SONUÇ        : Yukarıda arz ve izah edilen nedenler üzere ;

1-) Davacı alacaklının elinde İİK 277 de yer alan “Elinde muvakkat yahut kati aciz vesikası bulunan her alacaklı” demek sureti ile elinde usulüne uygun bir aciz belgesi bulunmayan davacının davasının USULDEN REDDİNE;

2-) Davacının dava dilekçesinde yer verdiği hususlar gerçeği yansıtmadığından açmış olduğu davanın ESASDAN REDDİNE;

3-) Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini saygılarımla arz  ve talep ederim.13.02.2019

DAVALI


Tasarrufun İptali Davasına Cevap Dilekçesi -2-


ADANA ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE

DAVALI :

VEKİLİ :

ADRES                     :

DAVACI :

VEKİLİ                    :

ADRES :

KONU : Davaya cevap ve itirazlarımızdır.

CEVAP VE İTİRAZLARIMIZ

Müvekkile karşı açılan tasarrufun iptali davasında, davacının dayandığı belge ve delillere ait hiçbir bilge veya delil müvekkile tebliğ edilmemiştir. Müvekkile sadece dava dilekçesi tebliğ edilmiş olup, dava dosyası incelendiğinde de davacının dayandığı belge ve delillerinde dava dosyasında bulunmadığı gözükmektedir. Bu durum HMK usul ve yönetmeliğine aykırıdır. Bu sebeple davacının öncelikle dayandığı belge ve delillerinin dosyaya celbi ile müvekkile tebliğini talep ederiz. Bu sebeple ilk itiraz ve davaya cevap haklarımızı saklı tutarak sayın mahkemenizce HMK doğrultusunda tarafımıza ek cevap süresi verilmesini talep ederiz.

Öncelikle belirtmek gerekirse davacı bir faktorink şirketidir. FİNANSAL KİRALAMA, FAKTORİNG VE FİNANSMAN ŞİRKETLERİNİN KURULUŞ VE FAALİYET ESASLARI HAKKINDA YÖNETMELİK   Bölüm ;  Şirketlerin yapamayacakları iş ve işlemler başlığı altında

MADDE 22 – (1) Şirketler; a) Ana faaliyet konuları dışında faaliyette bulunamazlar, b) Teminat mektubu veremezler, c) 28/7/1981 tarihli ve 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanununa göre menkul kıymet ihracı ile uluslararası piyasalardan ödünç para alınması dışında mevduat veya her ne ad altında olursa olsun bir ivaz karşılığı para toplayamazlar. (2) (Değişik:RG-24/2/2011-27856)7 Birinci fıkrada belirtilen hususlara ilave olarak faktöring şirketleri kambiyo senetlerine dayalı olsa bile, bir mal veya hizmet satışından doğmuş fatura veya benzeri belgelerle tevsik edilemeyen alacaklar ile Kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde tevsik edilemeyen mal veya hizmet satışına bağlı doğacak alacakları satın alamazlar veya tahsilini üstlenemezler. Denmiştir.

Davacı faktöring şirketi dava dilekçesinde açıkça söz konusu çekleri ciro ile temlik aldığını belirtmiştir. Bu sebeple ilgili yönetmelik kapsamında bir mal veya hizmet satışından doğmuş fatura ve benzeri belgelerle tevsik edilmeyen bir alacaktan dolayı takip yapamayacağı gibi bu takibe dayanarak da müvekkile karşı tasarrufun iptali davası açma hakkı bulunmadığından davanın usulden reddi gerekmektedir.

Diğer bir dava şartı yokluğu ise; tasarrufun iptali davasında, borçlunun tasarrufundan önce davacıya karşı önceden borçlanması gerekmektedir. Davaya konu taşınmaz müvekkile 25.04.2014 tarihinde satılmıştır. Davacının icraya koyduğu çekler ise dava dilekçesinde belirttiği üzere tamamı 2014 yılının 5. Ayına ait çeklerdir. TTK uyarınca çek de vade olmaz. 2012 yılında yapılan yeni düzenleme ile çekler üzerinde yazılı tarihte ödenir ibaresi eklenmiştir. Kanunun lafzı yorumu gereği diğer davalı söz konusu çeklerden dolayı davacıya çekin üzerinde belirtilen tarihlerde borçlanmıştır. Bu sebeple müvekkile satış yapılan tarihte, diğer davalının, davacıya bir borcu bulunmamaktadır. Diğer davalının, davacıya tasarruf tarihinde borcu bulunmadığından, davanın bu sebeple dava şartı yoklu nedeniyle reddi gerekmektedir.

NETİCE-İ TALEP: Dava dilekçesinde gösterinden belge ve deliller dosyaya ibraz edilmediği gibi müvekkile de tebliğ edilmediğinden HMK uyarınca davacının dava dilekçesinde belirtilen delil ve belgelerin tarafımıza tebliğine bu süre zarfına kadar tarafımıza ek cevap süresi verilmesini talep ederiz.

Yukarıda belirtildiği üzere davacının elinde geçici ya da aciz vesikası bulunmadığından, ayrıca tasarrufun iptali istenen taşınmaz, diğer davalının davacıya borçlanma tarihinden önce müvekkile satıldığından davanın dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine,

Yargılama, masraf, gider ve vekâlet ücretinin davacı üzerine bırakılmasını vekâleten sayın mahkemenizden talep olunur.

Av. Saim İNCEKAŞ

Tasarrufun İptali Davasına Cevap Dilekçesi

Tasarrufun İptali Davasına Cevap Dilekçesi(Olumlu Netice) -3-


[ihc-hide-content ihc_mb_type=”show” ihc_mb_who=”2,4″ ihc_mb_template=”1″ ]

X 5. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

SAYIN HAKİMLİĞİ’NE

DOSYA NO                        :

DAVALILAR                      :

VEKİLİ                                 :

DAVACI                               :

DİĞER DAVALILAR        :

KONU                                   : Haksız ve hukuka aykırı olarak açılmış olan davaya karşı cevap dilekçemizdir.

AÇIKLAMALAR                :

Sayın Mahkemenizde görülmekte olan huzurdaki davada, davacı müvekkillerim ve karşı hukuki mesnetten yoksun olan işbu tasarrufun iptali davasını ikame etmiştir.

Davacı taraf dava dilekçesinde, X 13. İcra Dairesi’nin X sayılı dosyasında diğer davalı X’den alacaklı olduğunu beyan etmiştir. Diğer davalının mal kaçırma amacıyla dava konusu taşınmazları devrettiğini iddia edip, dava konusu taşınmazlara ilişkin tasarrufun iptali davası açmıştır. Davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü iddiaları kesinlikle kabul etmiyoruz ve aşağıdaki şekilde dava dilekçesine karşı itiraz ediyoruz.

USULE İLİŞKİN İTİRAZLARIMIZ

  1. Davacı taraf, işbu davayı kötü niyetli olarak ikame etmiştir. Şöyle ki, davacı şahıs, davalı/borçlu X’nin yeğenidir. Müvekkil X ise davalı X’nin eşidir. X ile müvekkilim arasında boşanma davası açılmış olup, müvekkilimin boşanma davasında müşterek mal varlıklarından daha az pay alması için böyle bir yol seçmişlerdir. Davacı ve borçlu birlikte hareket etmektedirler. İkisinin işbu davadaki amacı, müşterek malvarlığının ellerinden çıkarak müvekkilimin daha az katılma payı almasını sağlamaktır.
  2. Davacı işbu davayı açarken davalı ve borçlu olan X aciz durumunda değildir. İcra dosyasından açıkça görüleceği üzere, borçluya ait iki tane aktif taşınmaz bulunmaktadır. Davacının gerçekten alacağına kavuşma amacı olsaydı öncelikle maliki borçlu olan taşınmazların satışı yoluna gitmesi gerekirdi. Davacı icra dosyasında satış talebinde dahi bulunmamıştır.
  3. Borçlu X, aciz durumunda değildir. Huzurdaki dosya tasarrufun iptali davası olup, gerek öğretide gerekse yargı kararlarında tasarrufun iptali davası açılabilmesi için borç ödemeden aciz belgesinin ibraz edilmesi gerektiği ve aciz belgesinin özel bir dava şartı olduğu kabul edilmektedir. Oysa huzurdaki dosyanın icra dosyasında hacze dahi çıkılmamıştır. Alacaklı alacağına kavuşmak için hacze çıkmamış, borçlunun hacze kabil mal varlığının bulunmadığını belgelememiş ve usulüne uygun olarak da icra dairesinden aciz belgesi almamıştır. Aciz belgesinin alınmış olması huzurdaki dava türü için özel bir dava şartıdır. Sayın Mahkemece öncelikle işbu dava şartı bulunmadığından dolayı davanın REDDİNE karar verilmesi gerekmektedir.

İİK 277. MADDESİNE GÖRE TASARRUFUN İPTALİNİ DAVASINI AÇABİLECEK ŞAHISLAR:

  1. Elinde muvakkat yahut kati aciz vesikası bulunan her alacaklı,
  2. İflas idaresi yahut 245 inci maddede ve 255 inci maddenin 3 üncü fıkrasında yazılı hallerde alacaklıların kendileri

şeklinde düzenlenmiştir. Davacı işbu iki bentte de sayılan şahıslardan değildir.

Gene bilindiği üzere borçlunun haczedilebilecek veya haczedilmiş malları var ve bunların bedeli alacaklının alacağını ödemeye yetmekte ise, alacaklının, borçlunun üçüncü kişilerle yapmış olduğu tasarrufların iptalini dava etmekte hiçbir hukuki yararı yoktur. Alacaklı bunu ancak aciz belgesi ile ispat edebilir; işte bu nedenle, aciz belgesi, iptal davası için özel bir dava şartıdır ve mahkeme, davacının aciz belgesine sahip olup olmadığını kendiliğinden gözetir

YARGITAY 17. HUKUK DAİRESİ E. 2016/104 K. 2017/1457 T. 14.2.2017
sayılı ilamında;

“Dava İİK’nun 277 vd. maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Tasarrufun iptali davasının elinde geçici veya kati aciz belgesi bulunan alacaklılar ile, borçlu iflas etmiş ise iflas idaresi ya da İİK’nun 245 maddesi gereğince iflas idaresi tarafından dava hakkı kendisine devredilen alacaklılar açabilir.”

Şeklindeki ifadelerle hüküm kurmuştur. İşbu Yargıtay kararı ışığında da davanın, dava şartı yokluğundan dolayı, reddedilmesi gerekmektedir.

  1. Davaya esas teşkil eden icra dosyasına bakıldığında, takip çıkışı 200.000,00 TL’dir. Güncel kapak hesabı ise 250.000,00 TL civarındadır. Davacı söz konusu davayı 7 adet taşınmaza ilişkin olarak açmıştır. Dava konusu 7 adet taşınmazın toplam bedelinin 30.000,00 TL olmayacağı açık ve sabittir. Oysa davacı davasını 30.000,00 TL üzerinden açmış ve harcını da buna göre yatırmıştır.

Tasarrufun iptali davalarında, taşınmaz değeri veya takip tutarından hangisi az ise onun üzerinden harç alınacağı düzenlenmiştir. Davacının harcını, 7 adet taşınmaza göre daha az değerde olan icra takip dosyasının kapak hesabına göre tamamlaması gerekmektedir. Aksi taktirde harçlar kanununa göre harç tamamlatılmadığından dolayı, davanın reddedilmesi gerekmektedir.

  1. Davacının işbu davayı açarken asıl davalı borçlunun aciz durumda olduğunu öncelikli olarak ispatlaması gerekmektedir. Oysa davalı borçluya ait taşınır taşınmaz pek çok malvarlığı bulunmaktadır. Davacı gerçekten alacağına kavuşmak isteseydi, öncelikle borçluya ait malvarlığının satışının yapılmasını talep ederdi. Oysa böyle bir şey olmaksızın sadece takip kesinleşmiş ve huzurdaki dava açılmıştır. Bu da davacı ve borçlu diğer davalının müvekkili zarara uğratmak istediklerinin açık göstergesidir.
  2. Tasarrufun iptali davaları İİK 277. ve 278. maddelerine göre süreye tabidir. İşbu süreler hacizden önce 1 ve 2 yıllık sürelerdir. Somut olayda herhangi bir haciz bulunmamaktadır. Bu durum bile davanın USULDEN REDDİNİ GEREKTİRMEKTEDİR. Müvekkiller söz konusu taşınmazları para karşılığında satın almışlardır. Dava konusu taşınmazların muvazaalı bir şekilde müvekkillere geçtiğini kesinlikle kabul etmemekteyiz. Ayrıca davacı, dava dilekçesinde dava konusu taşınmazların davalılardan X’a 15.05.2014 tarihinde satıldığını ifade etmiştir. İİK 278 ve İİK 279 .maddelerine göre 1 ve 2 yıllık süreler dava tarihinde dahi dolmuştur. Kaldı ki bu tarihler, dava tarihini değil, haciz tarihine göre esas alınacak sürelerdir. Somut dosyada herhangi bir haciz bulunmamaktadır.
  3. Davacı dava dilekçesinde müvekkiller hakkında muvazaa iddiasında bulunmuştur, ancak işbu iddiasını ispatlar nitelikte herhangi bir somut delil dosyaya sunmamıştır. Müvekkiller söz konusu taşınmazları devralırken kesinlikle bir muvazaalı işlem yapmamışlar ve mal kaçırma amaçları da bulunmamaktadır. Müvekkiller davacı ve borçluya göre iyi niyetli 3. kişidir. Müvekkiller dava konusu taşınmazları borçlu davalıdan satın almamışlardır.
  4. Davacı taraf, dava konusu taşınmazlar üzerine İHTİYADİ TEDBİR talep etmiştir. Önemle belirtmek gerekir ki, işbu davanın müvekkile ait taşınmazlara yönelik açılması zaten haksız olup, hukuki olarak da ihtiyadi tedbir konulamaz. Şöyle ki, dava konusu, müvekkil ve davacı arasındaki sözleşmeden kaynaklanan bir uyuşmazlık değildir. İhtiyadi tedbir ancak dava konusu malın aynına ilişkin olan davalarda konulabilir. Oysa bu davanın konusu taşınmazın aynı değildir. Taşınmaza ilişkin yapılan sözleşmelere ilişkindir. Sayın Mahkemece gene de ihtiyadi tedbir kararı verilecekse HMK gereği davacıdan teminat alınmasını talep ederiz. Müvekkillerin haksız ihtiyadi tedbirden dolayı, her türlü maddi manevi tazminat haklarını saklı tutmaktayız.
  5. Yukarıda açıklanan tüm nedenlerden dolayı, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olan işbu davanın müvekkiller açısından reddine karar verilmesini talep ederiz.

HUKUKİ SEBEPLER        : İİK, HMK, TMK, Yargıtay kararları ve her türlü yasal mevzuat.

HUKUKİ DELİLLER        : Davacının sunacağı delillere karşı delil sunma hakkımız saklı kalmak kaydıyla, Tapu kayıtları, İcra dosyası, tanık (isim ve adresleri bildirilecektir.), bilirkişi, uzman görüşü, yemin, keşif, ilgili kurumlara yazılacak müzekkere ve cevapları, her türlü yasal delil.

NETİCE-İ TALEP              : Yukarıda açıklanan nedenler ve Sayın Mahkemece de re’sen nazara alınacak diğer sebeplerden dolayı,

  1. Öncelikle davanın DAVA ŞARTI YOKLUĞUNDAN REDDİNE,
  2. Sayın Mahkeme aksi kanaatte ise, müvekkiller açısından haksız ve hukuka aykırı olan ispatlanmamış davanın REDDİNE,
  3. Davacının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun İHTİYADİ TEDBİR TALEBİNİN REDDİNE,
  4. İşbu yargılamada yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına,

Karar verilmesini Sayın Mahkemenizden saygılarımızla talep ederiz. (tarih)

Davalılar

[/ihc-hide-content]

Tasarrufun İptali Davasına Cevap Dilekçesi(Olumlu Netice) -4-


[ihc-hide-content ihc_mb_type=”show” ihc_mb_who=”2,4″ ihc_mb_template=”1″ ]

X 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ’NE

DOSYA NO       :

CEVAP VEREN

DAVALI             :

DAVACI             :

VEKİLİ                :

KONU                : Cevap dilekçemizin sunulması hakkındadır.

AÇIKLAMALAR  :

Davacı taraf dava dilekçesinde X …. İcra Müdürlüğü’nün …..E. Sayılı dosyasında diğer davalı …..’den alacaklı olduğu beyan etmiştir. Diğer davalı …..’nin mal kaçırmak amacıyla dava konusu taşınmazları devrettiğini iddia edip dava konusu taşınmazlara ilişkin tasarrufun iptali davası açmıştır. Davacının dava dilekçesinde ileri sürmüş olduğu iddiaları kesinlikle kabul etmiyoruz. Şöyle ki;

  1. Borçlu X aciz durumunda değildir. Huzurdaki dosya tasarrufun iptali davası olup gerek öğretide gerekse yargı kararlarında tasarrufun iptali davası açılabilmesi için borç ödemeden aciz belgesinin ibraz edilmesi gerektiği ve aciz belgesinin özel bir dava şartı olduğu kabul edilmektedir. Oysa huzurdaki dosya kapsamında aciz belgesi sunulmamış mahkemece dava şartı bulunmadığından dolayı davanın reddine karar verilmesi gerekmektedir.

  1. Tasarrufun iptali davası açılabilmesi için alacaklının elinde kesin veya geçici aciz belgesinin bulunması gerekir. Alacaklıya (kesin veya geçici) aciz belgesi verilebilmesi için de her şeyden önce alacaklının haciz yoluyla takip yapmış olması ve bu takibin kesinleşmiş olması gerekmektedir. Bu nedenle ihtiyati haciz veya geçici haciz esnasında tutulan haciz tutanaklarının geçici aciz belgesinin yerine geçebilmesi için ihtiyati veya geçici haczin kesin hacze çevrilmiş olması gerekir. Aksi takdirde tutulan bu tutanaklar geçici aciz belgesi hükmünde olmadığından tasarrufun iptali davası açma hakkı da vermezler.

  1. İhtiyati haciz esnasında, haczi kabil mal olmadığına ilişkin tutulan tutanaklarla tasarrufun iptali davası açılamaz. Karar şu şekildedir; “… Gerçekten borçlu hakkında alınan X günlü ihtiyati haciz kararı üzerine X tarihinde haciz uygulanmış ve haczi kabil mal bulunamamıştır. X‘de de borçlu hakkında ilamsız takibe geçilmiş olup bu takibe karşı borçlu tarafından itiraz edilmiştir. İİK.nun 277 ve devamı maddelerine göre açılan tasarrufun iptali davasının dinlenebilmesinin diğer bir koşulu da alacaklı tarafından borçlu hakkında yapılan icra takibinin kesinleşmesidir. Alacakla ilgili icra takibi kesinleştirilmeden iptal davası dinlenemez.” Açıklanan nedenler ile davanın usulden reddi gerekmektedir.

  1. Dava konusu bir takım taşınmazlar muvazaalı olarak davalı …..’den devralınmamıştır. Söz konusu taşınmazlardaki davalı …..’nin hisselerini para karşılığında satın alınmıştır. Davacı dava dilekçesinde muvazaa iddiasında bulunmuştur ancak bu iddiasını ispatlar nitelikte herhangi bir somut delil sunamamıştır. Müvekkil söz konusu taşınmaz hisselerini devralırken kesinlikle bir muvazaalı işlem yapılmamış, mal kaçırma amacı da bulunmamaktadır.

  1. Diğer davalı ….’den alınmış olan hisselerin piyasa rayiç bedeli .… teslim edilmiştir. ( EK ) Söz konusu taşınmazların bedellerinde ve devrinde herhangi bir muvazaa bulunmamaktadır.

NEDENLER : İİK, HMK, TMK vs ilgili mevzuat ve Yargıtay İçtihatları.

DELİLLER : Tapu kayıtları, tanık, yemin vs her türlü yasal delil.

SONUÇ VE İSTEM   : Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle, öncelikle davanın dava şartı yokluğundan reddine, mahkeme aksi kanaatte ise hukuka ve yasalara aykırı olarak açılan davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederim. (tarih)

[/ihc-hide-content]

Avukat Saim İNCEKAŞ – Adana Avukatlık ve Hukuk Ofisi

Son düzenleme tarihi 25 Ağustos 2020 11:03

Paylaş
Avukat Saim İncekaş

Avukat Saim İncekaş. Adana'da ikamet etmektedir. Kurucu sıfatıyla kendisine ait Adana Avukatlık ve Danışmanlık Bürosunda çalışmalarına devam etmektedir. Ceza Hukuku, Medeni-Boşanma-Aile Hukuku, Bilişim Hukuku avukatlığı ana çalışma dallarıdır. Özellikle boşanma ve ceza avukatlığı üzerine pratik ve deneyim sahibidir. Bu alanlarda 5.000'den fazla yazı ve makalesi bulunmaktadır. Adres: Turhan Cemal Beriker Blv. No:7, Ziya Algan İş Merkezi Kat:5 Daire:41 E-posta: av.saimincekas@gmail.com Telefon: 0534 910 97 43

Bir yorum bırakın

E-posta adresiniz gizli tutulacaktır.