Tanık İfadelerine Karşı Beyan Dilekçesi » Tanık Beyanına Karşı Beyan

Mahkeme önünde tanık olarak dinlenmiş kişilerin beyanları tutanağa geçirilir. Taraflar tanıkların bu beyanlarına karşı hazırlayacakları “tanık ifadelerine karşı beyan dilekçesi” ile cevap verebilir veya çelişkileri vurgulayabilir. Makalemizde tanık beyanlarına karşı beyan dilekçe örnekleri mevcuttur.

Tanık İfadelerine Karşı Beyan Dilekçesi-1-

İSTANBUL ANADOLU …… AİLE MAHKEMESİ

SAYIN HÂKİMLİĞİ’NE

Dosya No:

BEYANDA BULUNAN

DAVALI- KARŞI DAVACI        :

DAVACI – KARŞI DAVALI      :

VEKİLİ                                          : Av.

KONU                                            : Sayın Mahkemenizin 07.02.2015 tarihli celsesinde davacı-karşı davalı tarafın dinlettiği tanıkların beyanlarına ilişkin beyanlarımızı havidir.

AÇIKLAMALAR

Sayın Mahkemenizin …..E. sayılı dosyası nezdinde görülen davanın …..tarihli celsesinde davacı-karşı davalı tanıkları dinlenmiştir. Tanıkların aleyhe olan beyanlarını kabul etmemekle beraber, tanık beyanlarına binaen işbu dilekçeyi verme zaruretim doğmuştur. Şöyle ki;

  1. Davacı…………‘ün kardeşi………., ablasının aylık 500-1.600 TL maaş aldığını beyan etmiştir. Ancak davacı dava dilekçesinde 918 TL net ücret aldığını belirtmiştir. Davacı ile davacı tanığının ifadeleri çelişki arz etmektedir. Bu durumun da açıklığa kavuşturulması gerekmektedir. Huzurdaki davada bu hususun önem arz ettiği izahtan varestedir.
  2. Tanık…………., “……çocukları kendisi……….’ye verdi” beyanında bulunmuştur. Tanık …………ise “… boşanma davası devam ederken ………çocuğa ben bakamam diyerek kendisi……..’ye vermişti.” demiştir. Kızım …..’nın velayetini isteyerek annesi ……….’e verdiğim doğrudur. Ancak hiçbir zaman kızıma bakamadığımı söylemedim. Kızımın velayetini annesine vermek istememin sebebi kızımın menfaatini düşünüyor olmamdan kaynaklamıştır. Ancak aradan geçen zaman gösterdi ki yanlış bir karar almışım. Bu zamana kadar yaşanan birçok olumsuz olay nedeniyle kızımın yaşadığı ortamın sağlıklı bir ortam olmadığına kanaat getirdim. Nasıl ki boşanma davasında kızımın menfaatini üstün tutup ondan ayrı kalmayı göze aldıysam, şimdi de yine kızımın menfaatini gözeterek daha iyi bir ortamda büyümesi için velayetinin tarafıma verilmesini istiyorum.

NETİCE-İ TALEP    : Yukarıda arz edilenler ve Sayın Mahkemenizce resen göz önüne alınacak sebepler muvacehesinde fazlaya dair her türlü talep ve dava haklarımı saklı tutmak kaydıyla,

  • TANIK BEYANLARINDA ALEYHE OLAN HUSUSLARIN DİKKATE ALINMAMASINI,
  • TANIK BEYANLARINA BİNAEN VERDİĞİM İŞBU DİLEKÇEMİN VE DOSYA MÜNDERECATINDA YER ALAN BEYAN VE CEVAPLARIMIN DİKKATE ALINMASINI,
  • Davacının usul ve yasaya uygun olmadan açmış olduğu haksız davanın REDDİNE,
  • Haklı karşı davamın KABULÜNE,
  • Yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini saygıyla bilvekale arz ve talep ederiz.

                                                                                                       DAVALI-KARŞI DAVACI

Tanık İfadelerine Karşı Beyan Dilekçesi Örnekleri -2-

ADANA 1. İŞ MAHKEMESİ’NE

 

DOSYA NO               :2017/184E.

DAVALI                    :

 

VEKİLİ                      : Av. 

DAVACI                    :

 

VEKİLİ                      :Av. 

 

KONUSU                   :Dosya kapsamında bulunan tanık beyanlarına karşı beyanlarımızın sunulmasıdır.

AÇIKLAMALAR

 

                        1-Davacı tanığı X 08.12.2016 tarihli duruşmada verdiği ifadesinde “2015 yılında 9 ay kadar davalı işyerinde tır şoförü olarak çalıştığını, şehirler arası konteynır taşımasında çalıştığını, davacıyı tanıdığını, birlikte çalıştıklarını, davacının da kendisi gibi tır şoförü olduğunu, konteynır taşımasında çalıştığını, asgari ücretle çalıştıklarını, artı olarak en uzak mesafe Ankara için 60 TL, en yakın mesafe Adana için 30 TL sefer primi aldıklarını, belli çalışma saatlerinin olmadığını, yoldan gelip yola gittiklerini, hafta tatillerinin çok azını yapabildiklerini, hafta tatilleri ile ilgili belli bir oran veremeyeceğini, dini bayramların ilk iki gününde tatil yaptıklarını, kalan günlerde çalıştıklarını, diğer ulusal bayram genel tatillerde çalışmalarının devam ettiğine, malın gümrüğünün açıldığı için bayramların 3.gününden itibaren çalıştıklarını” beyan etmiştir.

                        Davacı tanığı Y 08.12.2016 tarihli duruşmada verdiği ifadesinde “Mayıs 2016 tarihine kadar 1 yıl süre ile davalı işyerinde tır şoförü olarak çalıştığını, şehirler arası konteynır taşımasında çalıştığını, davacıyı tanıdığını ve konteynır taşımacılığında birlikte çalıştıklarını, asgari ücret aldıklarını, artı olarak en uzak mesafe Malatya için 80 TL, Ankara için 60 TL, en yakın mesafe Adana için 30 TL sefer primi aldıklarını, belli çalışma saatlerinin olmadığını, sabah 08.00’de başladığını, şehir içinde konteynır taşıması yaptıklarını, limandan depoya-depodan limana taşıma yaptıklarını, akşam yükümüzü alıp gideceğimiz şehre hareket ettiklerini, hafta tatillerini kullanmadıklarını, kendisinin dini bayramlarda çalışmadığını, diğer ulusal bayram, genel tatillerde çalışmalarının devam ettiğini, 60 tane şoförün olduğunu bu nedenle birbirlerini çok görmediklerini, davacı dini bayramlarda çalışmış olabileceğini” beyan etmiştir.

                        Davacı tanıkları da aynı işyerinde çalışmış olup, işten çıkmışlardır. Fakat açılmış herhangi bir davaları bulunmamaktadır. Ayrıca her iki davacı tanığının da şoför olmasına rağmen çalışma koşulları hakkında çelişkili beyanlarda bulunmuşlardır. Davacı tanığı Y kendisinin dini bayramlarda çalışmadığını belirtmiştir. Diğer davacı tanığı ise malların gümrüklü mallar olduğunu belirtmiş olup, bu durumda gümrüklü malların taşıma işi yapması nedeniyle ulusal bayram ve diğer resmi tatillerde, dini bayramlarda işyerinde çalışma yapılmadığı iddiamızı kanıtlamaktadır.

                        Her iki tanık da davacı ile aynı işyerinde ve tır şoförü olarak çalışmasına rağmen, davacının çalışma süreleri ve hak etmiş oldukları primler hakkında net bilgiler verememiş olup, çelişkili beyanlarda bulunduklarından davacı tanıklarının beyanlarının hükme esas alınmaması gerekmektedir.

                        2- Davalı tanığı Osman U 23.03.2017 tarihli duruşmada verdiği ifadesinde “davalı işyerinde 12 yıldır çalıştığını, şu anda şirket müdürü olduğunu, davacıyı tanıdığını, 8-9 ay kadar şoför olarak çalıştığını, şirket konteynır taşıma işinin yaptığını, en uzak mesafenin Ankara, en yakın mesafenin Adana olduğunu, davacının asgari ücret artı sefer primi aldığını, en yakın mesafenin 30 TL, en uzak mesafenin 90 TL olduğunu, davacının mesaisinin 08.30 bazen 09.00-10.00 gibi başladığını, konteynırın yükünü aldığını yoluna devam ettiğini, yasal saatler çerçevesinde yola gittiklerini, Pazar günleri çalışmadıklarını, cumartesi günü ise öğlene kadar çalıştıklarını, Cuma yada cumartesi günleri araca yüklenip pazartesi hareket edildiğini, dini bayramlarda gümrük ve liman çalışmadığı için çalışmadıklarını, diğer ulusal bayram ve genel tatillerde de çalışmadıklarını ” beyan etmiştir.

                        Davalı tanığı U 23.03.2017 tarihli duruşmada verdiği ifadesinde “davalı işyerinde 14 yıldır çalıştığını, şu anda baş şoför olduğunu, davacıyı tanıdığını, 10-11 ay birlikte çalıştıklarını, davacının tır şoförü olduğunu, konteynır taşıdığını, davacı aylık ücret aldığını ama ne kadar aldığını hatırlamadığını, ayrıca yol primi aldığını, en uzak mesafe Ankara’ya gittiğini, Ankara için sefer başı 80 TL aldığını, dolu dolu giderse yakın mesafe için 90 TL aldığını, uzak mesafelerde dolu dolu gidiş olmadığını, davacının sabah 08.30’da işe geldiğini yükünü alıp öğleden sonra yola çıktığını , mesainin belirsiz olduğunu fakat arabanın takografına göre çalıştıklarını, cumartesi öğlen saatlerinde paydos ettiklerini, Pazar günleri çalıştıklarını, pazartesi yüklenecek olan araçların Cuma yada cumartesi günü yüklendiğini, dini bayramlarda çalışmanın olmadığını” beyan etmiştir.

                        Her iki davalı tanığı da uzun yıllardır müvekkil şirket yanında çalışmış olup, müvekkil şirkette ücretlerle ilgili hiçbir sorun yaşamamışlardır. Davalı tanıklarının birbirlerine yakın ve samimi ifadeleri birlikte değerlendirildiğinde , davacının taleplerinin yersiz ve hukuka aykırı olduğu açık bir şekilde kanıtlanacaktır.

                        Kabul anlamına gelmemekle birlikte, müvekkil işyerinde dini bayramlarda ve ulusal bayram ve genel tatillerde çalıştığı düşünülse bile bu çalışmaların karşılığı olan ücretler ödenmektedir. Ayrıca müvekkil işyerinde takograf kayıtlarına göre çalışıldığı için fazla mesai de söz konusu değildir.

                        3- Tüm tanık anlatımları birlikte değerlendirildiğinde, müvekkil şirketin gümrüklü malların taşınmasını yaptığı için dini bayram, ulusal ve genel tatil günlerinde çalışmadığı, takograf sistemi esas alındığından davacının müvekkil şirkette fazla çalışmasının da olmadığından bahisle davanın reddi gerekmektedir. Ayrıca dosyaya sunulan maaş bordroları ve ücret hesap pusulaları da dikkate alındığında, davacının müvekkil şirkette herhangi bir hak ve alacağı kalmamıştır.

SONUÇ             : Yukarıda açıklanan nedenlerle, tanık beyanlarında aleyhe olan hususları kabul etmediğimizi bildirir, çelişkili davacı tanıklarının hükme esas alınmamasını saygıyla talep ederiz. 04.04.2017

Tanık İfadelerine Karşı Beyan Dilekçesi Örnekleri  ( Tüketici Mahkemesi ) -3-

ADANA 5. TÜKETİCİ MAHKEMESİ

SAYIN HAKİMLİĞİ’NE

21/12/2017

DOSYA NO             :  

DAVALI                   :

VEKİLLERİ              :

DAVACI                   : 

VEKİLİ                      : Av.

KONU                       : Tanık beyanlarına karşı beyanlarımızdır.

AÇIKLAMALAR

05/10/2017 ve 12/12/2017 tarihlerinde yapılan duruşmalarda, davacı ve davalı tanıkları dinlenmiştir.

Davacı tanığı, davacıyı Vodafone’da çalışması dolayısıyla tanıdığını ve bilgisinin davacı anlatımlarından ibaret olduğunu ifade etmiştir. Tanığın uzmanlık alanı davaya konu uyuşmazlığı çözümlemek için elverişli olmadığı gibi, tanık anlatımlarının tıbbi süreç ile ilgisi de yoktur. Yanlı ve aleyhte ifadelerin hükme esas alınması mümkün değildir.

Davacı tanığı Ali Hatipoğlu, fizyoterapist olduğunu ve davacıya fizik tedavi uyguladığını ifade etmiştir. Tanık anlatımlarının gerçeğe uygun olup olmadığı tıp bilimi çerçevesinde değerlendirilmeyi gerektirdiğinden, Adli Tıp Kurumu’nca yapılacak inceleme sonrası tespit edilebilecektir.

Davacı tanığı Gökhan Karacı, davacıyı tıp merkezinde görevlilerin yardımı ile yürümeye çalışırken gördüğünü, nedenini sorduğunda enjeksiyon sonrasında yanma hissi yaşadığını ve doktorların ilgilendiğini söylediğini, hastane görevlilerinin de davalı Esra İvgin’in enjeksiyon uygulaması sırasında davacının dönmeye çalışması nedeni ile araz meydana geldiğini ifade ettiklerini, davacının hatalı olduğu iddia edilen enjeksiyon sonrasında da davalı tıp merkezine gelerek tedavi olduğunu ifade etmiştir.

Davalı tanığı Yağmur Varilci, vakıa tarihinde tıp merkezinin acil sorumlu hemşiresi olarak görev yaptığını, sabah nöbeti teslim alırken davalı Esra’nın olayı anlattığını, buna göre davacının hemşire tarafından yapılan uyarıya rağmen enjeksiyon uygulandığı sırada hareketlendiğini ve enjeksiyon sonrasında uyuşmadan bahsettiğini, hastanede hekim tarafından hemşirelere görevlendirme yapılmadığını, hekimin yetkisi olmadığını, hekimin yazdığı ilaç enjeksiyon gerektirdiği takdirde hangi hemşire görevli ise onun uygulama yaptığını ifade etmiştir. 

DAVANIN DAVALI HEKİM YÖNÜNDEN HUSUMET YOKLUĞU NEDENİ İLE REDDİ GEREKİR.

Hatalı olduğu iddia edilen tıbbi müdahale sırasında davalı tıp merkezinde sorumlu acil hemşiresi olarak çalışan tanık Yağmur Varilci, hastanede hekimin yazdığı ilaç enjeksiyon gerektiriyor ise; uygulamanın hangi hemşire görevli ise o kişi tarafından yapıldığını, uygulama için hekimin hemşire seçme ve görevlendirme yetkisi olmadığını ifade etmiştir.

 Böylelikle davalı hekime husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığı bir kere daha sübut etmiştir.

Zira davalı Esra İvgin, diğer davalı Tıp Merkezinin çalışanıdır. Görev ve sorumlulukları yasal mevzuatın yanı sıra iş sözleşmesi ve organizasyon şeması ile belirlenmektedir. Davalı hekim ile davalı hemşire arasında ast – üst ilişkisi bulunmamaktadır. Bu nedenle enjeksiyon için davalı hekimin, uygulama yapacak hemşireyi belirleme ve görevlendirme yetkisi de bulunmamaktadır.

Davalı hekimin TBK. m. 116 kapsamında sorumluluğuna gidilmesi mümkün olmadığından, huzurdaki davanın davalı Lutfullah Khalyar yönünden husumet yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verilmelidir.

DAVACININ CİSMANİ ZARAR İDDİASININ MAHKEMECE KABUL EDİLMESİ İHTİMALİNDE, VERİLECEK KARARDA DAVACININ KUSURLU EYLEMİ ZARARA SEBEBİYET VERDİĞİ DİKKATE ALINMALI VE TBK. m. 52 UYARINCA TAZMİNAT İSTEMİ REDDEDİLMELİDİR.

Davacı tanığı Gökhan Karacı ile davalı tanığı Yağmur Varilci, iddia edilen zararda davacının kendi eyleminin etkili olduğunu ifade etmişlerdir.

Tanık anlatımlarına göre, davalı hemşire Esra İvgin, olağan enjeksiyon öncesi uyarılarını yaparak davacıya tam olarak istenilen şekilde yüz üstü yatmasını ve hareket etmemesini söylemiş, sonrasında enjeksiyon uygulamasına başlamıştır.  Ancak davacı yapılan uyarıya rağmen enjeksiyon uygulaması sırasında dönmek sureti ile hareketlenmiş ve hareketi sonrasında bacağında uyuşmadan bahsetmiştir. Yani iddia edildiği şekilde enjeksiyon nedeni ile bir hasar oluşmuşsa dahi; bu, davacının kendisine yapılan uyarıya rağmen hareketlenmesi neticesinde meydana gelmiştir.

TBK. m. 52’ye göre Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hakim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir.”

Yargıtay da zarar görenin kusurunun karar aşamasında değerlendirilmesi gerektiğini içtihat etmiştir: “Davacı yolcunun alkollü sürücünün kullandığı araca binmiş olması BK.nun 44. maddesi uyarınca zarar görenin müterafik kusuru olarak kabul edilmeli ve belirlenecek tazminat miktarında müterafik kusur indirimi yapılarak karar verilmesi gerekirken, bu hususun karar yerinde değerlendirilmemiş olması bozmayı gerektirmiştir.” (Bkz. Y.17.HD. 21/03/2017, 13866/2813)

           

Mahkemece iddia edilen cismani zararın oluştuğunun kabul edilmesi halinde, bu zarara davacının kusurlu eylemi ile bizzat sebebiyet verdiği dikkate alınarak; davacının tazminat isteminin reddine karar verilmelidir.

SONUÇ VE İSTEM           : Yukarıda açıklanan nedenlerle,

  • Davalı hekim yönünden HUSUMET YOKLUĞU nedeniyle davanın USULDEN REDDİNE,
  • Şayet Mahkeme aksi kanaatte ise, haksız ve hukuka aykırı açılan DAVANIN REDDİNE,
  • Cismani zarar iddiasının kabulü halinde, davacının kusurlu eylemi nedeni ile zarara sebebiyet verdiği dikkate alınarak TBK. m. 52 uyarınca tazminat istemli davanın reddine,
  • Yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini dileriz.

                                                                                                             Saygılarımızla,

Tanık Beyanına Karşı Beyan Dilekçesi -4-

ADANA ( ) İŞ MAHKEMESİ SAYIN HAKİMLİĞİ’NE

Dosya No:2018/…Esas

BEYANDA BULUNAN

DAVACI                               :  ….                                                                                      

VEKİLİ                                   : ….

DAVALI                                : …..                              

TALEP KONUSU                 :Tanık beyanlarına karşı beyanlarımızın sunulmasından  ibarettir

AÇIKLAMALAR                  :

Mahkemenizde görülmekte olan yukarıda esas numarası verilen dosyada 18.06.2019 tarihli celsede dinlenen tanık beyanlarına karşı beyanda bulunmak üzere taraflara 2 hafta süre verilmiştir. Buna göre  süresinde beyanda bulunmak gerekmiştir.                              

Öncelikle celsede dinlenen tüm tanıkların beyanlarında  aleyhe olan hususları kabul etmediğimizi belirtmekle birlikte,  tanıklarımızın beyanları ile dava dilekçesinde ileri sürdüğümüz başta işten ayrılma sebebi, çalışma saatleri olmak üzere uğradığı mobbing dahil  tüm iddialarımız ispat edilmiştir.

Özellikle, tanıklarımızdan ………’in müvekkilin uğradığı mobbing hususundaki beyanları dikkat çekicidir. Burada, müvekkili ağlattığı, bağırdığı ve herkesin içinde rencide edecek şekilde yapamıyorsan çek git, maaşını haketmiyorsun, dediğini, ramazan ayında yemek yapan çalışanı bilerek ücretsiz izne çıkarıp onun yapması gereken işleri müvekkile yaptırdığı gibi müvekkilin uğradığı sistematik mobbingi somutlaştırmıştır.

HATTA MÜVEKKİLİN DAVALI İŞVEREN TARAFINDAN UĞRADIĞI SİSTEMATİK MOBBİNG BİZZAT DAVALI TANIĞI …’ÜN BEYANLARI İLE DE İSPAT EDİLMİŞ, DAVALI İŞVERENİN MÜVEKKİLİ AĞLATTIĞINI BU TANIK DA BEYAN ETMİŞTİR

Davalı tanıklarından ………………. ise davalı iş verenin yakın akrabası olup, davalı aleyhinde ifade vermesi hayatın olağan akışına aykırı olacağından, özellikle müvekkilin işten ayrılış gerekçesi olarak davalının yönlendirmesi ileri sürdüğü,  anlaşılan eski erkek arkadaşı sebebine dayandırması soyut ve inandırıcı değildir. Bu bağlamda davalı tanığının tanıklığına itibar edilemez. Bu nedenle söz konusu tanığın beyanlarından aleyhte olanları kabul etmediğimizi belirtmek isteriz.                  

Böylece dinlenen tüm tanık beyanları ile davamız ispat edilmiş olup,  ara karar gereği tanık beyanlarına karşı beyanda bulunarak haklı davamızın kabulüne karar verilmesini talep etme gerekliliği hasıl olmuştur.

İSTEM VE SONUÇ            : Yukarıda arz ve izah edilen nedenlere binaen; Ara karar gereği tanık beyanlarına karşı beyanlarımızın kabulüne; Haklı davamızın kabulü ile Yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini vekil eden adına saygı ile talep ederiz………2019

                                                                                                                                              DAVACI VEKİLİ

                                                                                                                              Av.

Tanık İfadelerine Karşı Beyan Dilekçesi(Fazla Mesai)-5-

ADANA ( ) ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

SAYIN HAKİMLİĞİ’NE

DOSYA NO : X

DAVALI      : X

VEKİLİ        : 

DAVACI      :

VEKİLİ        : 

KONU         : Tanık anlatımlarına karşı cevap ve itirazlarımız ile esasa yönelik beyanlarımızdan ibarettir.

                                               AÇIKLAMALAR

Sayın mahkemenizin X tarihli celsesinde dinletilen tanık beyanlarına karşı beyanda bulunmak üzere tarafımıza 2 haftalık kesin süre verilmiş olup, süresi içerinde beyanlarımızı sunuyoruz.

  1. Davacı tanıkları maaş ve fazla mesai hakkında bilgi sahibi değiller. Davalı tanıklarından X, 3 nolu celsedeki beyanında “Kardeşimin yanında en son aldığı maaşın X TL olduğunu biliyorum. Fazla mesailerle birlikte  davacının ücreti yaklaşık X TL’yi buluyordu.” diyerek davacının maaşını açıkça ve davalı müvekkilin beyanlarıyla da tutarlı şekilde beyan etmiştir.        
     
  2. Davacı taraf X olması nedeniyle acil ve ivedilik arz eden ve bu tip gerekli olduğu zamanlarda işe çağrılmış ve bu fazla mesainin karşılığı da kendisine fazlasıyla ödenmiştir. Davalı tanıklarının her ikisinin de beyan ettiği üzere, davacı fazladan mesaiye kaldığı zamanlar kendisine her zaman fazla mesai ödemesi yapılmış. Bu ödemelerde mesai sonunda elden verilmiştir.
  3. Davacının X olması nedeniyle ivedilik arz eden durumlarda çağrılması olağan ve normaldir. İşin doğası gereği de bunu lüzumlu kılmaktadır. Zira tanık X mahkeme huzurunda da beyan ettiği gibi davacı, işe başlarken bu tarz geç saatteki işleri de yapacağını beyan etmiştir. Bu fazla çalışmalarının karşılığı da kendisine eksiksiz ödenmiştir.

Nitekim kanunda çalışanın fazla çalışma borcu düzenlenmiş olup, bu durum çalışanın yükümlülüklerindendir. TBK;

IV. Fazla çalışma borcu

MADDE 398- Fazla çalışma, ilgili kanunlarda belirlenen normal çalışma süresinin üzerinde ve işçinin rızasıyla yapılan çalışmadır. Ancak, normal süreden daha fazla çalışmayı gerektiren bir işin yerine getirilmesi zorunluluğu doğar, işçi bunu yapabilecek durumda bulunur ve aynı zamanda kaçınması da dürüstlük kurallarına aykırı olursa işçi, karşılığı verilmek koşuluyla, fazla çalışmayı yerine getirmekle yükümlüdür.

  1. Davalı tanıkları ….. ve ……, davacının yıllık izinlerinin tamamını kullandığını ve bu süreçte yıllık izin ücretlerini eksiksiz bir şekilde aldığını ve bayramlarda da değişik meblağlarda olmak üzere bayram harçlığı verildiğini açıkça beyan etmişlerdir. Nitekim davacı tanığı ……. de bu durumu “yıllık bir hafta izin kullanırdı. Davalı yazlıkta olduğu dönemde de 1 hafta izin kullanırdı.” diyerek ifade etmiş ve davacının bu yöndeki taleplerinin haksız ve mesnetsiz olduğunu ortaya çıkarmıştır.
II. Özen ve sadakat borcu

MADDE 396- İşçi, yüklendiği işi özenle yapmak ve işverenin haklı menfaatinin korunmasında sadakatle davranmak zorundadır.

 İşçi, işverene ait makineleri, araç ve gereçleri, teknik sistemleri, tesisleri ve taşıtları usulüne uygun olarak kullanmak ve bunlarla birlikte işin görülmesi için kendisine teslim edilmiş olan malzemeye özen göstermekle yükümlüdür.  

  1. Davacı taraf, davalı müvekkil yanında çalışırken sürekli kendini işe vermemiş ve dikkatsiz ve aklı dağınık olarak çalışmıştır. Ayrıca araç kullanırken fazlasıyla sinirli ve agresif davranışlar sergilemiştir. Bu dalgınlığı ve trafikteki sinirli halleri sebebiyle iş disiplini ve iş düzenine aykırı davranışlar sergilemiştir. Davacı bu akıl dalgınlığı, dikkatsizlik ve özensizliğe bağlı olarak 34 JAS 57 plakalı araçla karıştığı kaza nedeniyle %100 sigorta tarafından kusurlu bulunmuş ve bu kaza sebebiyle davalı müvekkilimin aracında da 12.000 TL hasar oluşmuştur. Keza yine müvekkilimin aracında 25.000 TL ile 30.000 TL arasında değer kaybı yaşanmıştır. Davacının bu tutum ve davranışı TBK’da ;

şeklinde açıklanmış olan ve TBK 396. Maddesinde yer alan özen ve sadakat borcuna aykırı hareket etmişse de davalı müvekkil tarafından işine son verilmemiştir. Tüm bu olumsuzluklara ve oluşan zarara rağmen davacı ile çalışmayı sürdürmüş, bu kusurlu davranışlarından doğan zararları iyiniyetli olarak davacıya yansıtmamıştır.

Yukarıda bahsetmiş olduğumuz tüm bu hususlar gerek davalı müvekkil gerekse de davalı tanıklarının beyanları ile sabittir. Ayrıca sayın mahkemenize sunmuş olduğumuz sigorta şirketinden alınan kaza dosyasında da mevcuttur.   

  1. Davacının davasının öncelikle reddi gerekmektedir. Aksi halde ise davacının dikkatsiz ve özensiz araç kullanması sebebiyle doğan zararımızın davacının alacağının çıkması halinde takas ve mahsubunu da ayrıca talep ediyoruz. Zira bu hasar ve değer kaybı davacının %100 kusuru ile oluşmuştur.

Bu durum TBK’ da;

VI. İşçinin sorumluluğu

MADDE 400- İşçi, işverene kusuruyla verdiği her türlü zarardan sorumludur.

 Bu sorumluluğun belirlenmesinde; işin tehlikeli olup olmaması, uzmanlığı ve eğitimi gerektirip gerektirmemesi ile işçinin işveren tarafından bilinen veya bilinmesi gereken yetenek ve nitelikleri göz önünde tutulur.

şeklinde düzenlenmiştir. Bu sebeple davacının alacağının oluşması halinde bu alacağın söz konusu zararımız ile takasını talep ediyoruz.

III. Teslim ve hesap verme borcu

MADDE 397- İşçi, üstlendiği işin görülmesi sırasında üçüncü kişiden işveren için aldığı şeyleri ve özellikle paraları derhâl ona teslim etmek ve bunlar hakkında hesap vermekle yükümlüdür. İşçi, hizmetin ifasından dolayı elde ettiği şeyleri de derhâl işverene teslim etmekle yükümlüdür

  1. Davacı gerek davalı müvekkilimizin gerekse de …… da bahsettiği üzere işten çıkmak için bahaneler üretmiştir. Davacı birtakım olumsuz davranışlar sergilemiştir. Örneğin; davalı müvekkilin kızı Yasemin hanım para çekmesi için Banka Kredi Kartını ve şifresini davacıya teslim etmiş, davacı da parayı çekmiş ve daha sonra kredi kartı geri istendiğinde ATM’nin kartı yuttuğunu söylemiştir. Ancak daha sonra üzerine bakmış ve dalgınlıkla bulamadığını belirtip kredi kartını iade etmiştir. Davacının bu şekilde TMK 396. Maddesinde yer alan dikkat ve özen yükümlülüğüne, ayrıca TBK 397. Maddesi uyarınca da teslim ve hesap verme borcuna aykırı davranışları mevcut olup kendini işine vermemektedir.
V. Düzenlemelere ve talimata uyma borcu

MADDE 399- İşveren, işin görülmesi ve işçilerin işyerindeki davranışlarıyla ilgili genel düzenlemeler yapabilir ve onlara özel talimat verebilir. İşçiler, bunlara dürüstlük kurallarının gerektirdiği ölçüde uymak zorundadırlar.

  1. Davacının tüm bu davranışlarına rağmen davalı müvekkilimin, davacının işten çıkmasına yönelik herhangi bir talepte bulunmamıştır. Verilen işleri kasıtlı olarak aksatıp farklı yapmaktadır Son olarak kendisine içinde kıralacak eşyaların bulunduğu bir koliyi güvenli bir şekilde yere bırakması istendiği halde davacı koliyi götürüp dolabın üstüne bırakmıştır. Davacı tarafından TBK 399. Maddesinde yer alan düzenleme ve talimata uyma borcu yerine getirilmemiştir.

        

  1. Davacının disiplinsiz bu davranışlarından dolayı tamamen iyiniyetli olarak mevcut hal ve hareketleri sebebiyle ………… tarafından davacıya yönelik bir takım uyarılarda bulunulmuştur. İşini daha özenli yapması istenmiştir. Konuşma esnasında ………… tarafından sarf edilen söz davacı tarafından hakaret olarak anlaşılınca davacı bunun üzerine işten ayrılmak istediğini beyan etmiştir.

Davacı giderken aralarında tartışma yaşanmış ve daha sonrasında ……….n tarafından o an ki öfke ile bir takım hakarete varan sözler söylemiştir. Her ne kadar bu sözler hakaret düzeyinde olsa da davacı tarafından hizmet akdinin feshinden sonra sarf edilmiştir. Dolayısıyla bu sözlere dayanarak akdin haklı sebeple feshedilden söz edilemez. Tüm bu sebeplerle haksız ve mesnetsiz olarak açılmış işbu davanın reddini talep ediyoruz. (tarih)

                                                                              ALACAKLI VEKİLİ

CELAL AKARSU

 

        

 

 

İlgili Kaynaklar:

  1. İş Mahkemesinde Tanık Beyanlarına Karşı Beyan
  2. Boşanma Davasında Tanıkların Dinlenemesi Usulü ve Detayları

                                                                                              

Tanık İfadelerine Karşı Beyan Dilekçesi

Özet
Tanık İfadelerine Karşı Beyan Dilekçesi
Makale İsmi
Tanık İfadelerine Karşı Beyan Dilekçesi
Tanık İfadelerine Karşı Beyan Dilekçesi Örneği, detaylı inceleme.
Yazar
Yayınlayıcı
Adana Avukatlık - İncekaş Hukuk
Yayınlayıcı Logo
Bu makaleyi sosyal medyada paylaşarak sitemize katkıda bulunabilirsiniz.
    Generic placeholder image
    Avukat Saim İncekaş
    Avukat Saim İncekaş Avukatlık Ofisi'nde kurucu avukat.
1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (5 oy, puan: 5,00 üzerinden 5)
Loading...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

tr Türkçe
error: Uyarı: Sağ tıklamak için üye olabilirsiniz !! Üye olabilmek için tarafımızdan referans kodu almanız gerekmektedir.