Takipsizliğe İtiraz Dilekçesi Örneği

Kovuşturmaya Yer Olmadığı Kararına İtiraz – Takipsizliğe İtiraz Dilekçesi Örneği -1-


 ANKARA NÖBETÇİ SULH CEZA HAKİMLİĞİ’NE

GÖNDERİLMEK ÜZERE

ANKARA CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINA

 

Sor. No                      : 2018/… Soruşturma 2018/….. Karar

İtiraz Eden Müşteki : ……… (T.C.K.No: 23128176044)

Vekili                        : Av. ………

                                     Adres: ………. Çankaya/ANKARA

Şüpheli                      : ……..

İtiraz Konusu            : Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 18.09.2018 tarihli Kovuşturmaya  Yer Olmadığına Dair Kararı’na (KYOK) itiraz dilekçesidir.

 

Açıklamalar              :

 

1 – Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, 18.09.2018 tarihli kararı ile trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçuna yönelik yeterli delil elde edilemediği ve maddi hasarlı trafik kazası eyleminin suç oluşturmayıp, hukuki çekişme niteliğinde kaldığından hareketle Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar vermiştir.

 

2 – Ancak, eksik inceleme yapılarak, gerekli bilgi ve belgeler istenmeden, tanıkların ifadeleri alınmadan, hukuki nitelendirmede yanılarak soyut gerekçeler ile karar verilmiş olup, bahse konu karar, açıkça usul ve yasaya aykırılık teşkil etmektedir.

 

3 – Nitekim, mala zarar verme suçunun yer aldığı TCK 151/1:Başkasının taşınır veya taşınmaz malını kısmen veya tamamen yıkan, tahrip eden, yok eden, bozan, kullanılamaz hale getiren veya kirleten kişi, mağdurun şikayeti üzerine, dört aydan üç yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.” hükmünü amirdir.

 

Şüphelinin, müvekkilin aracına kasıtlı bir şekilde çarpıp kaçması neticesinde, TCK 151 uyarınca, tahrip etme suretiyle mala zarar verme suçunu işlediği açıkça ortadadır.

 

4 – Yine, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunun düzenlendiği TCK 179/2:Kara, deniz, hava veya demiryolu ulaşım araçlarını kişilerin hayat, sağlık veya malvarlığı açısından tehlikeli olabilecek şekilde sevk ve idare eden kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.” hükmünü amirdir.

Bahse konu hüküm ile korunan hukuki değer, kişilerin hayatı, malvarlığı ve sağlığı bakımından gü­venliklerinin korunmasıdır. Oysa şüpheli, müvekkilin aracına çarpıp kaçmış ve sonuç itibariyle aracını müvekkilin mal varlığı açısından tehlikeli olabilecek şekilde sevk ve idare etmiş, maddi zarara sebebiyet vermiştir. Kimliği tespit edilemeyen şüpheli, olayın hemen devamında araç kullanmaya devam etmiş yani aracını sevk ve idare etmeyi sürdürmüştür.

Takdir olunacağı üzere, müvekkilin aracına çarpıp kaçmak suretiyle bu suçu işleyen bir kimsenin, ileride telafisi mümkün olmayan zararlara sebep olabileceği göz ardı edilmemelidir.

Yukarıda açıklanan nedenlerden ötürü Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 18.09.2018 tarihli Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Kararı’na itiraz etme zorunluluğu hasıl olmuştur.

Netice ve Talep        : Yukarıda arz ve izah edilen nedenler ve hakimliğinizce resen göz önünde bulundurulacak sebepler çerçevesinde,

İtirazımın kabulüyle, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 18.09.2018 tarih ve 2018/…… Soruşturma 2018/…… Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararının kaldırılmasına ve şüpheli hakkında kamu davası açılmasına karar verilmesini saygılarımızla arz ve talep ederiz. 17/10/2018

 

 

             İtiraz Eden ………. Vekili

Av. …….

Ek : Vek.Örn.

Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Ek Karara İtiraz – Takipsizliğe İtiraz Dilekçesi Örneği -2-

 ADANA SULH CEZA HAKİMLİĞİNE

 

SORUŞTURMA NO            :2017/…. 

KARAR NO                            :2018/…                                                                                      

İTİRAZ EDEN                     :……………..

                                               Adres bilgileri                                               

 ŞÜPHEL                              :………………         

                                               Adres bilgileri                                                                       

KONU                                   : Ek Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Kararın Kaldırılması

SUÇ TARİHİ                        :01.01.2017

SUÇ                                       :TCK  m.125/1 (HAKARET)

TEBLİĞ  TARİHİ               :22/022019 (Belirtilen tarihte  Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı ön bürodan yapılan sorgulama neticesinde öğrenilmiştir.)

 

AÇIKLAMALAR

Yukarıda  numarası yazılı soruşturma dosyasında şüpheli hakkında yaptığımız şikayet neticesinde  ……. Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma başlatmış ancak  14/03/2018 tarihli ek kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı vermiştir. Verilen bu karar tarafımıza usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmemiş ……. Cumhuriyet Başsavcılığı Ön Büro kanalıyla  yapılan sorgulama neticesinde tesadüfen öğrenilmiştir. Aşağıda detaylıca açıklayacağımız nedenlerle söz konusu karar usul ve yasaya açıkça aykırı olup kaldırılması  gerekmektedir. Şöyle ki;

Ben, Nisan 2017- Kasım 2017  tarihleri arasındaki zaman diliminde …… ait Şehit Ömer Faydalı Caddesi üzerindeki …… ünvanlı iş yerinde tezgahtar – satış sorumlusu olarak çalıştım. Çalıştığım son 4 aya ait ücretim ödenmediği için haklı nedenle iş sözleşmemi feshettim ve işten ayrıldım. 29/11/2019 tarihinde  içerde kalan ücretimi hesaplayıp bana ödemek üzere Feridun Şen beni işyerine çağırdı. O sırada bana nezaret etmek üzere eşim ….. da benimle geldi. Şüpheli….., eşim …… ve ben oturup şüphelinin bana olan borcunu hesapladık. Şüpheli borcunu başta doğru hesaplayamasa da daha sonra  hatırlatmalarda bulunarak kendisine gerçek tutarı açıkladık o da hatasını anladı ve düzeltti. Borcunun  yarısını şimdi kalan yarısını da daha sonra ödeyebileceğini beyan etti, eşimle olumlu karşıladık. Kendisinin alacaklılarına borçlarını  ifa ederken ihmalkar davrandığını yanında 7 ay çalışan biri olarak bildiğim için, kalan borcunu içeren bir belge ile bunu bir tutanak altına almak istedik. Şüpheli bunun üzerine öfkeyle belgeyi hazırlayıp imzaladı. Ben içerde bulunan  eski çalışma arkadaşlarımla vedalaşmak ve helalleşmek üzere yanlarına gittim bu sırada eşim ……..da çıkış kapısına yönelmiş eşikte duruyordu. İçerden çıkıp ……. döndüm  ancak bana iki  elinin tersini göstererek  kovma işareti ile birlikte “GİT,GİT ŞEREFSİZ BENİ İSMAİL’E ŞİKAYET ETMEDEN ÖNCE DÜŞÜNECEKTİN” demiştir. Yargılamaya konu olan bütün fiiller de şüphelinin bu tahkir edici sözleri üzerine vuku bulmuştur.

Şüpheli ……. bana sarf ettiği “git, git şerefsiz …” şeklinde devam eden söylemleri içeren fiili, Türk Ceza Kanununun 125.maddesinde hüküm altına alınan “sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına sardırması” şeklinde gerçekleşmiş olan  huzurda  HAKARET SUÇU nu meydana getirmiştir.

TCK.  Madde 125- (1) Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.

Sorgulama aşamasında her ne kadar ……ve ……. hakaret suçunu oluşturan fiilin işlenip işlenmediğine dair bilgilerine başvurulmuşsa da kendileri fiilin işlendiği yerde olmayıp görece duyamayacakları bir konumda olmaları, duymuş olsalar dahi yanında çalıştıkları patronları aleyhine bilgi vermekten  çekinebilecekleri düşünüldüğünde  sorgulamanın salt bu iki kişinin beyanları üzerine tamamlanması eksik araştırma yapıldığını göstermektedir. Zira olayın bir numaralı görgü tanığı eşim….. dır.. Mağduru olduğum hakaret suçuna ilişkin bilgisine başvurulması gereken asıl kişi de …….’dır.

Sonradan ortaya çıkan kamera görüntü ve ses kayıtlarında ……. şahsıma ettiği hakaret net olarak duyulmaktadır. Olayın meydana geldiği yeri gören kameraların yalnız görüntü almaktan ibaret olmadığı aynı zamanda ses kaydı özelliğinin de olduğu emniyet güçlerine tarafımca izah edilmiştir. İş yerine ait kameralar çalıştığım süre zarfında takıldığı için görüntü ile birlikte ses kaydı aldığını da biliyorum.

……4.Asliye Ceza Mahkemesi 2018/346 E.- 2018/667K. sayılı dava dosyasında sunulu bulunan ve emniyet güçleri tarafından alınan kamera görüntü ve ses içeriği incelendiğinde TCK m.125 te kanuni unsuru tanımlanan hakaret suçunun  …….. tarafından işlendiğinin sabit olduğu  ortaya çıkacaktır. CMK m.172 de belirtildiği üzere ek kovuşturmaya yer olmadığına dair verilen karardan sonra ortaya yeni delil çıktığı için bu karara itiraz etme ve fiile ilişkin kamu davasının açılmasını talep etme hakkım doğmuştur.

CMK. Madde 172-(2) Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildikten sonra kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak yeni delil elde edilmedikçe ve bu hususta sulh ceza hâkimliğince bir karar verilmedikçe, aynı fiilden dolayı kamu davası açılamaz.

 

TALEP                      : Yukarıda yer alan tüm açıklamalar ve ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilen soruşturma dosyası birlikte değerlendirildiğinde ;

  • Şikayetçi müşteki sıfatıyla taraf olduğum soruşturma dosyasının akıbetini tesadüfen 22/02/2019 tarihinde öğrendim. Tarafıma usulüne uygun bir tebligat yapılmamıştır.
  • Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın verildiği 14/03/2018 tarihinden sonra hakaret suçunun işlendiğini sabit olarak ortaya koyan yeni delil (suçun işlendiği işletmeye ait ses ve görüntü alan kamera kayıtları) elde edilmiştir. Bu delil Asliye Ceza Mahkemesi 2018/346 E.- 2018/667K. sayılı dosyada  mevcuttur.

Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle, maddi gerçeklerin ortaya çıkarılması adına ek  kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın CMK’nun 172. ve 173. maddesi gereğince kaldırılmasını saygılarımla talep ederim.  26/02/2019

 

 

                                                                                               Av. Saim İncekaş

 

 

 

 

Bu makaleyi sosyal medyada paylaşarak sitemize katkıda bulunabilirsiniz.
1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (1 oy, puan: 5,00 üzerinden 5)
Loading...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

İLETİŞİM
Sosyal Medya
Site Üzerinden Soru Sor
WhatsApp
Telefon Görüşmesi ( Sadece Müvekkil )
error: Kopya İçerik Yasaklanmıştır.
tr_TRTürkçe
en_USEnglish tr_TRTürkçe