Takibe İtirazda İtiraz İradesi Bulunmalıdır – Yargıtay Kararı: Esas : 2016/8940 Karar : 2017/593 Tarih : 18.01.2017

Oca 31, 2020 | İcra Hukuku

Takibe İtirazda İtiraz İradesi Bulunmalıdır – Yargıtay Kararı

T.C.
YARGITAY
ONİKİNCİ HUKUK DAİRESİ

Esas : 2016/8940
Karar : 2017/593
Tarih : 18.01.2017

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

Tedbir nafakası ara kararına dayalı olarak genel haciz yolu ile başlatılan ilamsız takipte, örnek 7 ödeme emrinin tebliği ve borçlunun yasal sürede icra dairesine verdiği dilekçe ile takibin durdurulduğu,alacaklı tarafından itirazın kaldırılması istemi ile icra mahkemesine yapılan başvuru üzerine, mahkemece, istemin kabulü ile itirazın kaldırılmasına ve borçlu aleyhine tazminata karar verildiği görülmektedir.

İİK’nun 62. maddesi gereğince; itiraz etmek isteyen borçlu, itirazını ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur.

Öte yandan itirazın süresinde yapılıp yapılmadığı ve geçerli bir itiraz olup olmadığı itirazın kaldırılması aşamasında mahkemece re’sen nazara alınmalıdır. İcra müdürlüğünce takibin durdurulmasına ya da devamına yönelik bir karar verilip verilmemesinin önemi yoktur. Ayrıca geçerli bir itirazdan söz edebilmek için başvurunun itiraz iradesini kapsaması gerekir.

Başvurunun itiraz iradesini kapsamaması, dolayısıyla geçerli bir itiraz olmaması halinde, icra müdürlüğünce takip durdurulmuş olması, alacaklıya itirazın kaldırılmasını isteme hakkı vermez.

Somut olayda; örnek 7 numaralı ödeme emrinin borçluya 28.10.2015 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun, İİK’nun 62. maddesinde öngörülen yedi günlük süre içerisinde icra müdürlüğüne verdiği 04.11.2015 havale tarihli dilekçe ile sadece,“Tarafıma verilmiş olan 1.150,00 (Bin Yüz Elli) TL. nafaka tutarını 1000,00-TL. maaş aldığım için icranın durdurulmasını arz ederim” şeklinde beyanda bulunduğu, bu haliyle dilekçede (başvuruda) itiraz iradesinin olmadığı anlaşılmıştır.

Görüldüğü üzere, borçlunun icra dairesine sunmuş olduğu dilekçe, itiraz iradesini kapsamadığından ortada geçerli bir itirazın varlığından söz edilemez. Bu durumda itirazın kaldırılması isteminin konusu bulunmamaktadır.

O halde mahkemece, açıklanan nedenlerle itirazın kaldırılması isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.

SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 18.01.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Avukat Saim İncekaş, kurucu sıfatıyla Adana İncekaş Hukuk ve Danışmanlık Bürosunda çalışmalarına devam etmektedir. Ceza Hukuku, Medeni-Boşanma-Aile Hukuku, Bilişim Hukuku avukatlığı ana çalışma dallarıdır. 

Özellikle boşanma ve ceza avukatlığı üzerine pratik ve deneyim sahibidir. Bu alanlarda 5.000’den fazla yazı ve makalesi bulunmaktadır.

Adres: Kayalıbağ, Ziya Algan İş Merkezi, Turhan Cemal Beriker Blv. No:9
E-posta: av.saimincekas@gmail.com
Telefon: 0534 910 97 43 
WhatsApp üzerinden iletişim için tıklayınız.
Telegram üzerinden iletişim için tıklayınız.

Avukat Saim İNCEKAŞ

Kurucu & Yönetici Avukat, Adana Avukat ve Hukuki Danışmanlık Bürosu

0 Yorum

Bir İçerik Gönder

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Takibe İtirazda İtiraz İradesi Bulunmalıdır - Yargıtay Kararı

Haftanın Özlü Sözü

“Bir saat adaletle hükmetmek, bir sene ibadet etmekten daha hayırlıdır.”  Hz. Muhammed(Hadis-i Şerif)

Kategoriler

Hukuki uyuşmazlıklarınız için avukata danışın!

blank

error: Uyarı: Sadece üyeler bu işlemi gerçekleştirebilir.