Soybağının reddi davalarında sadece karşı tarafın kabulüne dayanılarak karar verilemez- Yargıtay Kararı

Soybağının reddi davalarında sadece karşı tarafın kabulüne dayanılarak karar verilemez

Davacının dava dilekçesinde; kendisinin, Müslüm ve Hamide’nin resmi olmayan evlilikleri sonucu doğduğunu ve Suriye uyruklu dedesi H. Muhammed’in nüfusuna kaydedildiğini, esasen kendisinin de Türk olduğunu, Müslüm’ün çocukları olan davalılar ile kardeş olduklarım ileri sürerek kendisinin babasının Müslüm Gürsel olduğunun tespiti ile soybağının düzeltilmesi ve Türkiye’deki nüfusa tesciline karar verilmesini istediği, mahkemece davanın kabulüne karar verildiği ve hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmıştır.

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 39. maddesinde; mahkeme kararı olmadıkça, kişisel durum sicilinin hiçbir kaydında düzeltme yapılamayacağı, 282. Maddesi ve devamında soybağına ilişkin hükümlere yer verilerek, babalık davasının, soybağı ilişkisini kuşkuya yer bırakmayacak nispette açığa çıkarılması halinde kabul edilebileceği. Hakim bu davada maddi olguları res’en araştırıp kanıtlan serbestçe takdir edeceği, 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun 36. maddesinde de nüfus kayıtlarına ilişkin düzeltme davalarının düzeltmeyi isteyen şahıslar ile ilgili resmî dairenin göstereceği lüzum üzerine Cumhuriyet Savcılan tarafından yerleşim yeri adresinin bulunduğu yerdeki görevli asliye hukuk mahkemesinde açılacağı hükme bağlanmıştır.

Diğer taraftan, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 308/2. Maddesi uyarınca, davayı kabul ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edecekleri davalarda hüküm doğurmaktadır. Soybağmm reddi ve babalık gibi konular ise, kamu düzenine ilişkin olup, bu tür davalarda sadece karşı tarafın kabulüne dayanılarak isteğe uygun karar verilemeyecektir.

Hal böyle olunca mahkemece, davanın kamu düzenini ilgilendirmesi bakımından kuşku ve duraksamaya neden olmaksızın soybağmm doğru olarak tespit edilmesi zorunludur. Somut olayda mahkemece, salt taraf beyanları ile yetinilmeyip, iddia ile ilgili olarak DNA testi yaptırılması, alınacak rapor ve tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi ve oluşacak sonuç doğrultusunda bir karar verilmesi gerekirken, karşı tarafın kabulüne dayanılarak eksik araştırma ile davanın kabulüne şeklinde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.(Y18HD, 05.05.2015, E. 2014/19328, K. 2015/7578)

Kaynak: https://www.yargitay.gov.tr/

Son düzenleme tarihi 2 Mayıs 2020 10:04

Paylaş
Avukat Saim İncekaş

Avukat Saim İncekaş. Adana'da ikamet etmektedir. Kurucu sıfatıyla kendisine ait Adana Avukatlık ve Danışmanlık Bürosunda çalışmalarına devam etmektedir. Ceza Hukuku, Medeni-Boşanma-Aile Hukuku, Bilişim Hukuku avukatlığı ana çalışma dallarıdır. Özellikle boşanma ve ceza avukatlığı üzerine pratik ve deneyim sahibidir. Bu alanlarda 5.000'den fazla yazı ve makalesi bulunmaktadır. Adres: Turhan Cemal Beriker Blv. No:7, Ziya Algan İş Merkezi Kat:5 Daire:41 E-posta: av.saimincekas@gmail.com Telefon: 0534 910 97 43

Bir yorum bırakın

E-posta adresiniz gizli tutulacaktır.