Soybağının Değiştirilmesi Suçu ile Evrakta Sahteciliğin Karıştırılmaması Gerekir-Yargıtay Kararı: Esas : 2016/7602 Karar : 2018/1393 Tarih : 19.02.2018

T.C.
YARGITAY
ONBİRİNCİ CEZA DAİRESİ

Esas : 2016/7602
Karar : 2018/1393
Tarih : 19.02.2018

ZİNCİRLEME SUÇ
ÇOCUĞUN SOYBAĞININ DEĞİŞTİRİLMESİ

5237 s. TCK43231

ÖZET

Sanık Murat ile Emine’nin evlilik dışı birlikteliklerinden olan Hilal adlı çocuklarını Murat’ın erkek kardeşi olan sanık Halil İbrahim ile Emine’den doğma gibi göstererek nüfusta kayıt ettirmesi eyleminde; sanıkların eyleminin TCK md 231/1. maddesindeki “çocuğun soybağının değiştirilmesi” suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç niteliğinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde resmi belgede sahtecilik suçundan hüküm kurulması, sanıkların, Murat ile Emine’nin evlilik dışı birliklerinden olan Hilal’i, Halil İbrahim’den olma gibi göstererek nüfusta kaydettirip, aynı gün nüfus cüzdanı almaktan ibaret eylemlerinde zincirleme suçun unsurlarının bulunmadığı gözetilmeden, TCK md 43/1 uygulanarak fazla ceza tayini bozmayı gerektirmiştir.

Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanıkların yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;

1-Sanık Murat Keleş ile Emine Yılmaz’ın evlilik dışı birlikteliklerinden olan Hilal Keleş adlı çocuklarını Murat Keleş’in erkek kardeşi olan sanık Halil İbrahim Keleş ile Emine Yılmaz’dan doğma gibi göstererek nüfusta kayıt ettirmesi eyleminde; sanıkların eyleminin TCK md 231/1. maddesindeki “çocuğun soybağının değiştirilmesi” suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç niteliğinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde resmi belgede sahtecilik suçundan hüküm kurulması,

2- Kabule göre de:

a) Sanıkların, Murat Keleş ile Emine Yılmaz’ın evlilik dışı birliklerinden olan Hilal Keleş’i, Halil İbrahim Keleş’den olma gibi göstererek nüfusta kaydettirip, aynı gün nüfus cüzdanı almaktan ibaret eylemlerinde zincirleme suçun unsurlarının bulunmadığı gözetilmeden, TCK’nın 43/1. maddesi uygulanarak fazla ceza tayini,

b) Sanık Murat Keleş hakkında tekerrüre esas alınan ilamın diğer sanık Halil İbrahim Keleş’e ait olduğu, tekerrür oluşturan başka sabıkalarının da bulunmadığı gözetilmeden, Halil İbrahim’e ait sabıka esas alınarak sanık hakkında TCK’nın 58 maddesinin uygulanması,

c) Sanık Halil İbrahim Keleş hakkında tekerrüre esas alınan İskenderun 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.07.2003 tarih ve 2002/200 Esas–2003/402 Karar sayılı ilamındaki mahkumiyetin, 765 sayılı TCK’nın 503/1. maddesinde yazılı dolandırıcılık suçuna ilişkin olması ve hükümden sonra 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bentler arasında yer alan ve 5237 sayılı TCK’nın 157/1. maddesinde tanımı yapılan dolandırıcılık suçunun da uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK’nın 7/2. maddesi uyarınca; ”Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” hükmü de gözetilerek, 6763 sayılı Kanun’un 35. maddesi ile değişik CMK’nın 254. maddesi uyarınca aynı Kanunun 253. maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun ve hakkında bu ilam uyarınca TCK’nın 58. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının yeniden değerlendirilmesinde gereklilik bulunması,

d) 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,

Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ceza miktarı itibariyle kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 19.02.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Son düzenleme tarihi 20 Mayıs 2020 15:17

Paylaş
Avukat Saim İncekaş

Avukat Saim İncekaş. Adana'da ikamet etmektedir. Kurucu sıfatıyla kendisine ait Adana Avukatlık ve Danışmanlık Bürosunda çalışmalarına devam etmektedir. Ceza Hukuku, Medeni-Boşanma-Aile Hukuku, Bilişim Hukuku avukatlığı ana çalışma dallarıdır. Özellikle boşanma ve ceza avukatlığı üzerine pratik ve deneyim sahibidir. Bu alanlarda 5.000'den fazla yazı ve makalesi bulunmaktadır. Adres: Turhan Cemal Beriker Blv. No:7, Ziya Algan İş Merkezi Kat:5 Daire:41 E-posta: av.saimincekas@gmail.com Telefon: 0534 910 97 43

Bir yorum bırakın

E-posta adresiniz gizli tutulacaktır.