Sosyal İnceleme Raporuna İtiraz/SİR-Velayet Bilirkişisi Raporuna İtiraz Dilekçesi

Oca 23, 2020 | Velayet Avukatı

Sosyal İnceleme Raporuna İtiraz/SİR-Velayet Bilirkişisi Raporuna İtiraz Dilekçesi

Sosyal İnceleme Raporuna(SİR-Velayet Bilirkişisi) İtiraz Dilekçesi -1-

…. AİLE MAHKEMESİ HÂKİMLİĞİ’ NE

DOSYA NO               : 2019/  E.

DAVACI                   :

VEKİLİ                     :

KONU                       : ………tarihli sosyal inceleme raporuna karşı beyanlarımızın sunulması HK.

AÇIKLAMALAR    :

1-) Davalı her ne kadar rapordaki beyanında “çocukların velayetinin kendisine verildiği takdirde müvekkilimle çocukları istedikleri zaman görüştüreceğini” beyan etmişse de geçici velayet davalıda olup; davalı, müvekkilime tarafların müşterek çocuklarını göstermemektedir. Müvekkilim davalının bu tavrından dolayı kendi öz çocuklarını ancak icra aracılığı ile görebilmiştir. Çocukları almaya icra aracılığıyla gidildiğinde dahi davalı çocuklarını vermekten kaçınmıştır. Bir babanın kendi evlatlarını polis zoruyla görmeye çalışması hem çocuklarını hem de müvekkilimi yıpratmıştır. Kaldı ki müşterek çocuklar raporda babalarını sevdiklerini babalarını yanlarında istediklerini beyan etmişlerdir.

2-) Davalı tarafın ikamet ettiği konut, tarafların evlilik birliği içerisinde beraber düzen kurup birlikte oturdukları evdir. Müvekkilim ayrılık aşamasında tarafların müşterek konutundan kıyafetlerini dahi almadan çıkmıştır. Bu sebeple gidebileceği en iyi yer kendisine ait olan aparttır. Ancak çocukların velayetinin kendisine verildiği takdirde daha geniş bir ev satın alacağını zaten SİR raporunda da beyan etmiştir.

Müvekkilimin aylık gelir kazancının 30.000,00 TL olduğu göz önüne alındığında Uşak şartlarında en iyi evi alabileceği ortadadır. Müvekkilimin maddi açıdan davalı anneden daha iyi imkânlara sahip olduğu raporda değerlendirilmemiştir. Velayetin babaya verilmesi durumunda çocuklar beslenme, eğitim, barınma, giyinme, sosyal yaşam gibi birçok yönden daha iyi imkânlar çerçevesinde büyüyecektir.

3-) İlgili raporda davalı, müvekkilimin sağlık sorunlarından bahsetmişse de anılan hastalıklar çevresindekiler bakımından tehlike arz edebilecek hastalıklar değildir. Bu nedenle velayetin müvekkilime verilmemesi için hastalıkların bahane edilmesi ve müvekkilimin çocuklarına bakamayacağı iddiası yersizdir.

4-) Yukarıda izah edilmeye çalışılan ve resen gözetilecek sebepler ile rapora karşı itiraz ettiğimizi bildiriyor, çocukların gelişimi ve üstün menfaati açısından detaylı şekilde değerlendirilmek suretiyle, her halde çocukların velayetinin müvekkile verilmesini saygılarımızla arz ve talep ederiz.

                                                                                                              DAVACI VEKİLİ

Sosyal İnceleme Raporuna(SİR-Velayet Bilirkişisi) İtiraz Dilekçesi -2-

AİLE MAHKEMESİ SAYIN HAKİMLİĞİ’NE

Dosya No:.

DAVALI

KARŞI DAVACI      :

VEKİLİ                     :

DAVACI

KARŞI DAVALI      :

KONU                       : X tarihli sosyal inceleme raporuna karşı itirazlarımız ile yeniden sosyal inceleme raporu alınması yönündeki taleplerimizden ibarettir.

AÇIKLAMALAR

Sayın Mahkemenizce; yukarıda esas numarası belirtilen dosyadan sosyal inceleme raporu alınmasına karar verilmiş olup, bu kapsamda hazırlanan rapor tarafımıza … tarihinde tebliğ edilmiştir. Eksik ve yanlış tespitler içeren sosyal inceleme raporu tarafımızca kabule şayan olmayıp,  aşağıda izah edilecek ve resen gözetilecek sebeplerle yeni bir sosyal inceleme raporu alınması gerekmektedir. Şöyle ki;  

1)Sosyal inceleme raporu kendi içinde çelişmektedir;

İlgili raporda küçüğün annesi davacı …hakkında; davacının psikiyatrik tedavi gördüğü, düzenli olarak ilaç kullandığı, şizofren tanısı konulduğu, Abilify Aripiprazol 15mg Tablet isminde ilaç kullandığı belirtilmiş olmasına karşın; raporun sonuç kısmında, küçüğün davacı anne yanında kalmasının menfaatine olacağı belirtilmiş olup, rapor bu yönü ile kendi içinde çelişmektedir. Zira şizofreni; kişinin yaşam kalitesini, çevresi ile olan bağını zorlaştırabilen, her ne kadar tedavi ile belirtilerin azalması sağlanabilse dahi tam anlamıyla tedavisi ve ortadan kalkması mümkün olmayan, hasta ve çevresindekiler bakımından tehlike arz edebilecek, ruhsal yönden ciddi hastalıklardan bir tanesidir. Şizofreni hastalarının dünyaya bakış açısı diğer insanlarda daha farklıdır. Hastalar olmayan sesleri duyar ve olmayan şeyler üzerine hayaller kurarlar. Onlar için dış dünya oldukça karmaşık ve anlaşılmaz olabilir. Kendi kendine konuşmak, sesler duymak, halsiz ve bitkin ruh hali gibi belirtiler hastalığın ilerlemiş boyutunda görülebilen belirtiler arasındadır. Şizofreni hastalarında korku, kaygı, sinir ve aşırı heyecan gözlemlenen yaygın belirtilerdendir. Şizofren bireyler bu tür duygular nedeni ile anormal davranışlarda bulunabilirler. Şizofreni bazı vakalarda aniden oluşum gösterebileceği gibi, bazı vakalarda ağır ağır sinsi bir şekilde ilerleyebilen, dikkat dağınıklığı, toplumsal ilginin azalması, dini uğraşlarda artma, kişisel bakımda azalma, içe kapanma, halsizlik ve isteksizlik,  uyku bozuklukları, cinsel konulara eğilim, asabiyet, alınganlık gibi belirtiler gösteren ciddi bir hastalıktır.

2 )  İlgili rapor; yeterli gözlem ve araştırma yapılmadan hazırlanmış olup, bu sebeple eksik ve yanlış değerlendirmeler içermektedir;

Davacı annenin şizofreni hastalığının ne aşamada olduğu, hastalığın ilerlemesi durumunda ne gibi belirtiler gösterebileceği, bu belirtilerin çocuğun gelişimine ve beden bütünlüğüne tehlike yaratabilecek boyutta olup olmadığı, hastalık sebebi ile annenin gösterebileceği davranış bozukluklarının çocuğun ruhsal gelişimini etkileyip etkilemeyeceği gibi faktörler hiç irdelenmemiştir. Davacı anne…nin,  bu denli ciddi bir ruhsal rahatsızlığı bulunmasına rağmen, ilgili sosyal inceleme raporunda ‘’ çocuğun velayetinin davacı anneye verilmesi’’ yönündeki görüş tarafımızca kabule şayan olmayıp, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayanan kanaat çocuğun üstün menfaatine kesinlikle uygun düşmemektedir. Sosyal inceleme raporuna bu yönden itiraz ediyor, davacı annenin şizofreni hastalığı, hastalığın aşaması,  mevcut belirtileri ve ilerlemesi durumunda ne gibi belirtiler göstereceği ve bu durumun çocuğun gelişimi ve üstün yararı bakımından değerlendirilerek, bir psikiyatrist bilirkişiden de görüş alınmak suretiyle öncelikle yeniden bir sosyal inceleme raporu alınmasını talep ediyor, mahkeme yeniden rapor alınması yönünde aksi kanaatte  ise, davacının şizofreni hastalığı sebebi ile göstermiş olduğu bir takım davranış bozukluklarının küçüğün gelişimini kötü yönde etkileyebileceği de gözetilerek, her bakımdan çocuğun velayetinin ciddi ruhsal rahatsızlığı bulunan anneye verilmesinin çocuğun menfaatine olmayacağı, aksine çocuğun zararına olacağını belirterek velayetin babaya verilmesini talep ediyoruz.

3) Sosyal inceleme raporunda tarafların maddi imkanları hakkında değerlendirme ve kanaat bildirilmemiştir;

 İlgili raporda görüleceği üzere davacı anne; boşandıktan sonra çok fazla iş değiştirdiğini ve düzenli bir iş bulmakta zorlandığını, ekonomik yönden ailesinin desteğini aldığını belirtmiştir. Müvekkilin sabit gelirli düzenli bir işi bulunmakta olup, maddi açıdan davacı anneden daha iyi imkanlara sahiptir. Velayetinin babaya verilmesi durumunda, küçük beslenme, eğitim,  barınma, giyinme, sosyal yaşam gibi bir çok yönden daha iyi imkanlar çerçevesinde büyüyecektir. Sosyal inceleme raporunda bu hususta hiç bir değerlendirmede bulunulmamıştır. 

4) Küçüğün velayetinin babaya verilmesi durumunda anne sevgisinden yoksun kalmayacağı gözetilmemiştir;

 Küçük zaten mevcut durumda bir hafta anne yanında bir hafta baba yanında kalmakta olup, taraflar çocuğun gösterilmesi hususunda birbirine zorluk çıkarmamaktadır. Velayetin müvekkile verilmesi her bakımdan çocuğun üstün yararına olacak, yine küçük annesini istediğini zaman görebilecek ve böylelikle anne bakım ve sevgisinden de mahrum kalmayacak, ancak müvekkilin yanında daha iyi imkanlar ile yaşamış olacaktır.

5) Sosyal inceleme raporunda davacı annenin beyanları dikkate alınmamıştır;

 İlgili raporda da görüleceği üzere davacı… ın ; evli oldukları dönemde ev işlerini zaman zaman aksattığını kendisi beyan etmiştir. Davacının bu beyanı, müvekkilimin davacının çocuğun bakımı, beslenmesi, ev temizliği ve yemek konusunda ilgili olmadığı, çocuğun katı gıdaya geçildiğinde temel besin takviyeleri ile değil çikolata, gofret gibi abur cubur ile beslendiği yönündeki beyanları doğrulamaktadır. Davacı anne çocuğun bakım ve beslenmesine gereken özeni göstermemektedir. Küçük alerjik astım hastası olduğundan, yaşadığı yerin temizliği ve etrafta toz bulunmaması diğer çocuklara nazaran daha fazla önem arz etmektedir. Sosyal çalışmacı bu beyanları dikkate almamış, bu konuda görüşlerini bildirmemiştir.

6)Sosyal inceleme raporunda bildirilen kanaat yeterli gerekçelere dayanmamaktadır;

  Sosyal inceleme raporunda; yalnızca küçüğün yaşı sebebi ile anne sevgisi ve güvenine ihtiyaç duyacağı üzerinde durulmuş ve sadece bu gerekçe ile kanaat bildirilmiş, ancak belirttiğimiz hususlarda hiçbir değerlendirmede bulunulmamıştır. Çocuğun anne bakım ve sevgisine ihtiyaç duyacağı tabiidir; ancak bu noktada üzerinde durulması gereken daha önemli husus çocuğun anne sevgisi ve ilgisini davacıdan gerçekten yeterli şekilde alıp alamayacağı, çocuk ile anne arasında sağlıklı bir anne çocuk ilişkisinin kurulup kurulamayacağının irdelenmesidir. Davacının şizofreni hastalığı başta olmak üzere bu durumun çocuğun gelişimi, normal bir anne çocuk ilişkisi kurulmasına etkisi, çocuğun beslenme, eğitim barınma gibi temel ihtiyaçlarının hangi ebeveyn tarafından daha iyi görüleceği gibi tüm faktörler değerlendirilerek çocuğun üstün menfaatinin neyi gerektirdiği belirlenmelidir.     

Yukarıda izah edilmeye çalışılan ve resen gözetilecek sebepler ile rapora karşı itiraz ettiğimizi bildiriyor, davacı  annenin şizofreni hastalığının çocuğun gelişimi ve üstün menfaati açısından detaylı şekilde değerlendirilmek suretiyle, psikiyatrist bilirkişiden de görüş alınarak, belirttiğimiz diğer hususlarda gözetilerek yeniden bir sosyal inceleme raporu düzenlenmesini, her halde çocuğun velayetinin müvekkile verilmesini saygılarımızla arz ve talep ederiz.

SONUÇ VE İSTEM :Yukarıda arz ve izah edilen sebeplerle;  itiraz ettiğimiz hususları içerir yeni bir sosyal inceleme raporu alınmasına, davacı karşı davalının haksız ve mesnetsiz davasının reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini bilvekale saygılımızla arz ve talep ederiz.

Davalı Karşı Davacı Vekili

blank

Sosyal İnceleme Raporuna İtiraz

Sosyal İnceleme Raporuna İtiraz/SİR-Velayet Bilirkişisi Raporuna İtiraz Dilekçesi -3-

AİLE MAHKEMESİ HAKİMLİĞİNE

Dosya No:

BEYANDA BULUNAN

DAVACI                          :       

VEKİLİ                           :

DAVALI                         :   

VEKİLİ                          :

KONUSU                       :  …….. tarihli duruşmada verilen 2 no.lu ara kararı gereğince görüşme raporu ve davalının delil listesine karşı beyanlarımızdır.

 

 BEYANLARIMIZ

 Psikolog …. tarafından hazırlanan 14/11/2011 tarihli Görüşme Raporunun sonuç bölümünde    “………bu sebeplerle küçüklerin velayetlerinin değiştirilmesinin uygun olmadığı kanaatine varılmıştır”  şeklindeki açıklamaya katılmıyoruz.

Sözkonusu açıklama ve rapor, bilimsel ve objektif değerlendirmelerden uzak olup, küçüklerin velayetlerinin neden değiştirilmemesi yönünden tatmin edici değildir. Raporda; çocuklarla yapılan görüşmede, çocuklara neden anneleri ya da babaları ile kalmak isteyip istemediklerinin sorulup sorulmadığı anlaşılamamaktadır. Çocuklara ne tarz sorular sorulmuştur?  Çocuklar bu soru ya da sorulara nasıl bir cevaplar vermişlerdir? Anlaşılamamaktadır.

Örneğin, küçük çocuk  …ile yapılan görüşmede, …. ’in  annesine karşı tepkili olduğu belirtilmiş ve bu husus , …’in  ergenlik döneminde olmuş olmasına bağlanarak, bu dönemindeki asabiyet ve otoriteye karşı durma süreci ile açıklanmıştır. Ancak küçük …’in davalı annesine karşı niçin tepkili olduğunun sorulduğu yönünde hiçbir açıklama yoktur. Öyle ise psikolog …..  küçükçocuk …   ile ilgili değerlendirmesi eksik ve hatalıdır.

Çünkü, söz konusu raporunun tanzim edildiği tarihten bir gün sonra 15/11/2011 tarihinde yapılan duruşmada tanık olarak dinlenen küçük …, davalı annesinin kendisini bilgisayar meselesi yüzünden süngü ile döverek kapıya attığını, babasının kendisini gelip aldığını ve o günden beri babası ile kaldığını, küçük kardeşlerinin de babası ile kaldığını ifade etmiştir. Ayrıca, anneleri ile 1 hafta kalırlarsa, babaları ile 2-3 ay kaldıklarını da ifade etmiştir.

Küçük …..’in  bu ve benzeri açıklamalarının psikolog raporunda yer almaması, psikolog ile küçük …’in  yaptığı görüşmenin son derece yüzeysel ve basit olduğunun da bir göstergesidir. 13 yaşında orta öğretim son sınıfta okuyan bir çocuğun velisi olan

annesi tarafından süngü ile dövülerek gecenin bir vakti kapının önüne atılması ne kadar normal değilse, bu şekilde annesinden dayak yiyen bir çocuğun, anne ile olmak istememesi karşısında, ısrarla anneye verilmesi yönünde rapor tanzim etmekte o kadar normal değildir.

Mahkemede dinlettiğimiz tanıklarımız ile dinleteceğimiz tanığımızın anlatımları sonucu ortaya çıkacak olan sonuç, düzenlenen görüşme raporunun ne kadar basit hazırlandığını da ortaya koyacaktır.

Sonuç olarak raporu kabul etmediğimizi, kapsamlı ve yeterince açıklayıcı

olmayan bu rapora itibar edilmemesi gerektiğini ve bu hususta yeni bir rapor tanziminin gerekli olduğunu beyan ederiz. Ayrıca davalı tarafça gösterilen delil listesine bir diyeceğimiz bulunmamaktadır.  

                                                                                                                  Saygılarımla

                                                                                                                 Davacı Vekili  

Sosyal İnceleme Raporuna İtiraz/SİR-Velayet Bilirkişisi Raporuna İtiraz Dilekçesi(Olumlu Sonuç Alındı, 1000+ kelime)

Bu yazı Premium içerik kategorisindedir. Yazının devamını okuyabilmek için lütfen buraya tıklayarak abone olunuz.

Hali hazırda abone iseniz aşağıdaki formdan giriş yapabilirsiniz.

Sosyal Hizmet Uzmanı Raporuna İtiraz Dilekçesi(Olumlu Sonuç Alındı)

Bu yazı Premium içerik kategorisindedir. Yazının devamını okuyabilmek için lütfen buraya tıklayarak abone olunuz.

Hali hazırda abone iseniz aşağıdaki formdan giriş yapabilirsiniz.

DAVACI VEKİLİ

Avukat Saim İncekaş, kurucu sıfatıyla Adana İncekaş Hukuk ve Danışmanlık Bürosunda çalışmalarına devam etmektedir. Ceza Hukuku, Medeni-Boşanma-Aile Hukuku, Bilişim Hukuku avukatlığı ana çalışma dallarıdır. 

Özellikle boşanma ve ceza avukatlığı üzerine pratik ve deneyim sahibidir. Bu alanlarda 5.000’den fazla yazı ve makalesi bulunmaktadır.

Adres: Kayalıbağ, Ziya Algan İş Merkezi, Turhan Cemal Beriker Blv. No:9
E-posta: av.saimincekas@gmail.com
Telefon: 0534 910 97 43 
WhatsApp üzerinden iletişim için tıklayınız.
Telegram üzerinden iletişim için tıklayınız.

Avukat Saim İNCEKAŞ

Kurucu & Yönetici Avukat, Adana Avukat ve Hukuki Danışmanlık Bürosu

0 Yorum

Bir İçerik Gönder

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Sosyal İnceleme Raporuna İtirazSİR-Velayet Bilirkişisi Raporuna İtiraz Dilekçesi

Haftanın Özlü Sözü

“Bir saat adaletle hükmetmek, bir sene ibadet etmekten daha hayırlıdır.”  Hz. Muhammed(Hadis-i Şerif)

Kategoriler

Hukuki uyuşmazlıklarınız için avukata danışın!

blank

error: Uyarı: Üyelik avukatlara hususidir. Sağ altta yer alan canlı destek üzerinden üyelik oluşturabilirsiniz.