Yorum yaparak bilgiyi çoğaltın!

Yazıyı okumanızın ardından konuyla alakalı fikir, düşünce, gelişme veya düzeltmelerinizi yorum kısmında belirtebilirsiniz. Bu sayede konuyla ilgili gelişmelerden e-posta yoluyla haberdar olur ve yenilikleri takip etme şansı yakalarsınız.

Sokağa Çıkma Yasağına İtiraz Dilekçesi

ADANA (   ) SULH CEZA HAKİMLİĞİ’NE

İTİRAZ EDEN:

VEKİLİ: Av. Saim İncekaş – Adana Avukat ve Hukuk Danışmanlık

KARŞI TARAF: Adana Seyhan Kaymakamlığı Kadıköy İlçe Emniyet Müdürlüğü

KONU: Ataşehir Kaymakamlığı İlçe Emniyet Müdürlüğü İçerenköy Şehit Halil Çayır Polis Merkezi Amirliği’nin 29/05/2020 Tarih, 1.000,00-TL tutarındaki İdari Para Cezasının İptali talebidir.

TEBLİĞ TARİHİ  :

AÇIKLAMALAR  :

1) Bilindiği üzere, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu m.27 uyarınca, İdari Para Cezalarına karşı, kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren en geç 15 (onbeş) gün içinde, Sulh Ceza Hakimliği’ne başvurularak itiraz edilir. Her ne kadar itiraza konu … Polis Merkezi Amirliği’nin … Tarih, 1.000,00-TL tutarındaki İdari Para Cezası, …’e 15/06/2020 tarihinde tebliğ edilmiş olsa da Covid-19 salgın hastalığının ülkemizde görülmüş olması sebebi ile bu hastalığın ülkemizde yayılmasını ve yargı alanında doğabilecek hak kayıplarını önlemek amacıyla 7226 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un geçici 1. maddesi ve devamında 30/04/2020 tarih 2480-Karar sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile neticede 13/03/2020 (bu tarih dahil) tarihinden 15/06/2020 (bu tarih dahil) tarihine kadar süreler durdurulmuştur. İşbu sebeple … Kaymakamlığı İlçe Emniyet Müdürlüğü … Polis Merkezi Amirliği’nin … Tarih, 1.000,00-TL tutarındaki İdari Para Cezasına karşı itirazımız süresinde yapılmaktadır.

2) 1593 Sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu kapsamında İçişleri Bakanlığı tarafından yayınlanan genelge ile Koronavirüs Tedbirleri kapsamında, sokağa çıkma yasağı ilan edilmiştir. … tarihinde, sokağa çıkma yasağının olduğu vakitlerde saat 00:30’da sokağa çıkma yasağını ihlal ederek “” adresinde bulunduğu gerekçesi ile 1593 Sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu m.282 uyarınca, …’e … Kaymakamlığı İlçe Emniyet Müdürlüğü … Polis Merkezi Amirliği’nin … Tarihli … TL tutarındaki İdari Para Cezası Tutanağı tanzim edilmiştir. İşbu İdari Para Cezası Tutanağı, …’e … tarihinde tebliğ edilmiştir. (Ek-1: … Polis Merkezi Amirliği’nin 29/05/2020 Tarihli 1.000,00-TL tutarındaki İdari Para Cezası Tutanağı)

İşbu İdari Para Cezası Tutanağı hukuka ve kanuna aykırı olup; iptali gerekmektedir. Şöyle ki;

3) Müvekkilim …’in babası olan …, … doğumlu olup, … yaşındadır. Hipertansiyon hastası olan ve Demans belirtileri gösteren …’in yaşa bağlı olarak akli melekeleri de zayıflamıştır. Günlük ihtiyaçlarını dahi görmekte zorlanan …, sokağa çıktığı zaman evinin adresini unuttuğu için kaybolmaktadır. …’in bu durumu üzerine, tarafımızca, 15/06/2020 tarihinde, …’in vesayet altına alınarak müvekkilim …’in vasi olarak tayin edilmesi talebi ile İstanbul Anadolu 17. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2020/920-E. sayılı dosyası ile Vasi Tayini Davası tesis edilmiş ve devamında Sağlık Kurulu Raporu alınmak üzere …’in … Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’ne sevkine karar verilmiştir. (Ek-2: … Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2020/920-E. sayılı Dosyası)

Adana … Sulh Hukuk Mahkemesi’nin … sayılı dosyasından tanzim edilen … tarihli Tensip Tutanağının 5 numaralı kararı ile kısıtlı adayı …’in sokağa çıkma yasağını ihlalden dolayı  kesilen … TL İdari Para Cezasına itiraz başvurusunda bulunmak üzere müvekkilim vasi adayı …’e yetki ve izin verilmiştir. (Ek-3: … sayılı Dosyasından tanzim edilen … tarihli Tensip Tutanağı)

4) Bir kimsenin işlediği hukuka aykırı eylemden dolayı sorumlu tutulabilmesi için Kusur Yeteneğine sahip olması gerekir. Kanun koyucu, kusur prensibini nazara alarak, 5237 sayılı TCK’da kusurluluğu azaltan ve kaldıran hallere yer vermiştir. Akıl Hastalığı da kusurluluğu etkileyen hallerden bir tanesidir.

5237 sayılı TCK m. 32 hükmü şu şekildedir: ” (1) Akıl hastalığı nedeniyle, işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamayan veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneği önemli derecede azalmış olan kişiye ceza verilmez. Ancak, bu kişiler hakkında güvenlik tedbirine hükmolunur.

(2) Birinci fıkrada yazılı derecede olmamakla birlikte işlediği fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneği azalmış olan kişiye, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine yirmibeş yıl, müebbet hapis cezası yerine yirmi yıl hapis cezası verilir. Diğer hallerde verilecek ceza, altıda birden fazla olmamak üzere indirilebilir. Mahkûm olunan ceza, süresi aynı olmak koşuluyla, kısmen veya tamamen, akıl hastalarına özgü güvenlik tedbiri olarak da uygulanabilir.

Görüldüğü üzere, TCK m.32/1’de, akıl hastalığı dolayısıyla işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiil ile ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneği önemli derecede azalmış olan kişiye ceza verilmeyeceği kabul edilmiştir.

5326 sayılı Kabahatler Kanunu m.11 hükmü de şu şekildedir: ” (1) Fiili işlediği sırada onbeş yaşını doldurmamış çocuk hakkında idari para cezası uygulanamaz.

(2) Akıl hastalığı nedeniyle, işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamayan veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneği önemli derecede azalmış olan kişi hakkında idari para cezası uygulanmaz.

Bilindiği üzere, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu m.11/2’de de, akıl hastalığı nedeniyle, işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamayan veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneği önemli derecede azalmış olan kişi hakkında idari para cezasının uygulanmayacağı kabul edilmiştir. İşbu sebeple Akıl Hastalığı olan Kısıtlı Adayı Mehmet YİRMİBEŞ’in Cezai Ehliyeti bulunmamakta olup; 5326 sayılı Kabahatler Kanunu m.11/2 uyarınca Ataşehir Kaymakamlığı İlçe Emniyet Müdürlüğü İçerenköy Şehit Halil Çayır Polis Merkezi Amirliği’nin 29/05/2020 Tarih, 1.000,00-TL tutarındaki İdari Para Cezasının İptaline karar verilmesini talep ederiz.

Yargıtay 8. Ceza Dairesi’nin 12/02/2014 tarih, 2013/10168-E. 2014/2904-K. sayılı Kararı “Sanığın, bozmadan sonraki yargılamada ibraz ettiği Manisa Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinden verilen 29.12.2009 tarihli raporuna göre, sanıkta tespit edilen “Bipolar Affektif Bozukluk” denilen rahatsızlığın bir akıl hastalığı olup olmadığı ve suç tarihinde 5237 sayılı TCK’nun 32. Maddesi uyarınca işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamadığı veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azalıp azalmadığı Adli Tıp Kurumu Başkanlığından alınacak rapor ile tespit edilerek, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayini gerektiğinin gözetilmemesi…

DELİLLER          :  T.C. Ataşehir Kaymakamlığı İlçe Emniyet Müdürlüğü İçerenköy Şehit Halil Çayır Polis Merkezi Amirliği’nin 29/05/2020 Tarih, 1.000,00-TL tutarındaki İdari Para Cezası Tutanağı, İstanbul Anadolu 17. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2020/448-E. sayılı Dosyası, İstanbul Anadolu 17. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2020/920-E. sayılı Dosyasından tanzim edilen 18/06/2020 tarihli Tensip Zaptı, Nüfus Kaydı, Emniyet Araştırması, Sağlık Kurulu Raporu, Mobese Kayıtları, Tanık, Bilirkişi İncelemesi ve ibrazı kabil her türlü yasal delil.

HUKUKİ SEBEP    : 1982 TC Anayasası, 1593 Sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu, 5237 sayılı TCK, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu ve sair yasal mevzuat.

NETİCE ve TALEP : Yukarıda arz edilen ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle;

1) T.C. ADana Kaymakamlığı İlçe Emniyet Müdürlüğü … Polis Merkezi Amirliği’nin … Tarih, … TL tutarındaki İdari Para Cezasının İptaline,

2) Yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini, vekaleten arz ve talep ederiz. Saygılarımla.

Sokağa çıkma yasağı cezası itiraz dilekçesi

ADANA NÖBETÇİ SULH CEZA HAKİMLİĞİ’NE

İTİRAZ EDEN:

VEKİLİ:

KARŞI TARAF: Seyhan İlçe Emniyet Müdürlüğü Asayiş Büro Amirliği

İDARİ PARA CEZASI: 3183.00 TL

İTİRAZ KONUSU: Corona Virus Salgını sebebiyle ilan edilen sokağa çıkma yasağı çerçevesinde tarafıma kesilen idari yaptırımın kaldırılması.

İTİRAZA KONU TUTANAĞIN TEBLİĞ TARİHİ :

AÇIKLAMALAR:

Corona virus Salgını sebebiyle alınan tedbirler kapsamında 10.04.2020 tarihi saat 24.00’dan 12.04.2020  tarihi saat 24.00 arasında ‘’Büyükşehir statüsündeki 30 ilimizde il sınırları içinde bulunan tüm vatandaşların sokağa çıkması’’ İçişleri Bakanlığının 09.04.2020 tarih ve 897808665-153 sayılı emir ve yazıları ile yasaklanmıştır.

İlgili yasağın olduğu hafta sonu dedemlerin 65 yaş üstü olmaları ve bakıma muhtaç olmaları sebebiyle ben onların evinde kalıyordum. İlgili cezanın yazıldığı gün dedemlerin ev adresi olan …………….. apartmanın önündeki arabamın içinden belime taktığım korsemi almak amacıyla arabanın yanına kadar gittim ve arabadan dönüşte eve girerken ilgili polis memurları tarafıma idari para cezası kesmiştir. İki yıl önce çok ağır bir trafik kazası geçirmem sebebiyle hala belime korse takmak mecburiyetindeyim ve bu durumu belgeleyen doktor raporum ekte sunulmuştur.

Arabadan korsemi aldıktan sonra polis memurlarının çevirmesi sebebiyle durduğumda onlara korsemi gösterdim ve polis memurları kimliğime bakıp herhangi bir ceza tespit tutanağı düzenlemeden  tarafıma itiraza konu olan idari para cezası 11.05.2020 tarihinde tebliğ ediliyor.

Polis memurlarının ceza tespit tutanağı düzenlemeden sadece TC Kimlik numaramı alıp tarafıma idari para cezası kesmeleri usul ve yasalara aykırıdır. Ayrıca söz konusu tutanağın hiçbir düzenlemeye riayet edilmeksizin hazırlanmış olduğunu beyan ederim. 5236 sayılı Kabahatler Kanunun 25.maddesi:

’Madde 25 : (1) İdari yaptırım kararına ilişkin tutanakta;

  1. Hakkında idari yaptırım verilen kişinin kimlik ve adresi,
  2. İdari yaptırım kararı verilmesini gerektiren kabahat fiili,
  3. Bu fiilin işlendiği ispata yarayacak bütün deliller,
  4. Karar tarihi ve kararı veren kamu görevlilerinin kimliği, açık bir şekilde yazılır. Tutanakta, ayrıca kabahati oluşturan fiil, işlendiği yer ve zaman gösterilerek açıklanır’’

Maddesi uyarınca idari yaptırım kararına ilişkin tutanakta bulunması gereken şartları açık ve kesin şekilde sayılmışsa da bana tebliğ edilen tutanakta bu şartların  neredeyse tamamı eksiktir.

Tarafıma sadece ekte sunmuş olduğum tebligat belgesi gelmiş olmakla birlikte idari para cezasının kesilmesini gerektiren yukarıda 25.madde de belirttiğim açıklamalardan hiçbiri tutanakta düzenlenmeyip tarafıma tebliğ edilmemiştir. Tarafıma tebliğ edilen tebligat belgesi ekte sunulmuştur.

Türk Ceza Sistemi’nde de kişilerin suçlu veya kabahatli sayılması için şüpheden uzak, somut delillerin ortaya konulması ve şüpheye mahal verilmemesi gerekmektedir. Aksi halde keyfi uygulamalara zemin hazırlayacağı aşikardır. Anayasa, Kanunlar ve Uluslararası Sözleşmeler ile belirlenen; ‘’Savunma Hakkı’’ ‘’Adil Yargılanma Hakkı’’ ‘’Suç ve Cezanın Şahsiliği’’ ilkesi ve Hukuk Devleti ilkeleri ihlal edilmektedir. Hukukun temel ilkeleri göz önüne alınmadan, ‘’sırf devlet ceza tahsil etsin de nasıl olursa olsun’’ şeklinde bir düşünce hukuka olan güvenin kaybedilmesine neden olacaktır.

NETİCE-İ TALEP :

Yukarıda arz ve izah etmeye çalıştığım ve resen gözetilecek sebeplerle, itirazımın kabulü ile yasalara aykırı olarak düzenlenen idari para ceza tutanağında yazılı para cezasının iptaline karar verilmesini ve yargılama giderlerinin karşı taraf üzerine bırakılmasını saygılarımla arz ve talep ederim.

EK           :

  1. Hastane Raporu.
  2. İdari para cezasının ödendiğine dair alındı belgesi.
  3. Tebligat belgesi.

İTİRAZ EDEN VEKİLİ

Son düzenleme tarihi 12 Kasım 2020 20:49

Paylaş
Avukat Saim İncekaş

Avukat Saim İncekaş. Adana'da ikamet etmektedir. Kurucu sıfatıyla kendisine ait Adana Avukatlık ve Danışmanlık Bürosunda çalışmalarına devam etmektedir. Ceza Hukuku, Medeni-Boşanma-Aile Hukuku, Bilişim Hukuku avukatlığı ana çalışma dallarıdır. Özellikle boşanma ve ceza avukatlığı üzerine pratik ve deneyim sahibidir. Bu alanlarda 5.000'den fazla yazı ve makalesi bulunmaktadır. Adres: Kayalıbağ, Ziya Algan İş Merkezi, Turhan Cemal Beriker Blv. No:9 E-posta: av.saimincekas@gmail.com Telefon: 0534 910 97 43

Bir yorum bırakın

E-posta adresiniz gizli tutulacaktır.