SGK Yersiz Ödeme İtirazı Nasıl Yapılır?

Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) emeklilik, sağlık, iş kazaları veya hastalık gibi çeşitli durumlarda bireylere destek olmak için ödemeler gerçekleştirir. Ancak bazı durumlarda bu ödemelerin yanlış, yersiz yapılması söz konusu olur ve kurum bu ödemeleri yaptığı kişilere tebligat göndererek ödemelerin geri iadesini ister.

Yersiz Ödeme Nedir?

Yersiz ödeme, SGK tarafından gereksiz veya hatalı olarak yapılan ödeme anlamına gelir. Örneğin, tedavi veya ilaç için ödeme yapılsa da, eğer ilaç veya tedavi alınmamışsa bu bir yersiz ödeme olarak kabul edilir. Çok karşılaştığım bir diğer örnek olarak babasının ölüm aylığını almak için hileli bir şekilde boşanan ancak eşiyle yaşamaya devam eden kadına yapılan ödemeler yersiz ödemedir.

SGK Yersiz Ödeme İtirazı Nasıl Yapılır?

SGK’nın yersiz ödemelerin sizden iadesini istemesi durumunda itiraz hakkınız bulunmaktadır. Aşağıdaki adımlar, yersiz ödeme itiraz sürecinizi nasıl başlatacağınız konusunda size rehberlik edecektir:

  1. Dilekçe yazın: SGK’ya itiraz etmek için öncelikle bir dilekçe yazmanız gerekmektedir. Bu dilekçede itirazınızın sebebini ve ne tür bir çözüm beklediğinizi belirtmeniz gerekmektedir.
  2. Belgeleri toplayın: İtirazınıza destek olacak her türlü belgeyi toplayın. Örneğin, hatalı ödeme olduğunu düşündüğünüz faturalarınız.
  3. SGK’ya başvurun: Dilekçenizi ve belgelerinizi alarak, size en yakın SGK müdürlüğüne, icra dairesine (icra takibi açılmışsa) veya mahkemeye (dava açılmışsa) gidin ve itirazınızı kayıt altına aldırın.
  4. İtirazınızın sonucunu bekleyin: İtirazınızın sonucunu bekleyin. İtiraz sonucu genellikle birkaç hafta içerisinde çıkar.

SGK Yersiz Ödeme İtiraz Dilekçesi

Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına

İtiraz Eden: [Adınız Soyadınız] [Adresiniz] [Telefon Numaranız] [E-posta Adresiniz]

İlgili Kurum: Sosyal Güvenlik Kurumu [SGK İl Müdürlüğü Adı] [SGK İl Müdürlüğü Adresi]

Konu: Yersiz Ödeme İadesi Talebine İtiraz

Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından [Yersiz Ödeme Tarihi] tarihinde [Ödenen Miktar] TL tutarında yersiz bir ödeme yapıldığı belirtilmiş ve bu tutarın iadesi talep edilmiştir. (EK-1 Tahakkuk ettirilen borçlar ve diğer bilgiler konulu tebligat) Ancak bu konuda itiraz etmek istiyorum.

Söz konusu ödemenin yersiz olduğu belirtilmektedir, ancak tarafıma yapılan bu ödeme [Ödemenin Geçerli Olduğunu Kanıtlayan Açıklama (örneğin, alınan sağlık hizmeti, ilaçlar, boşanmanın gerçek olduğu, aylığa gerçekten hak kazanıldığı vb.)] hukuka ve kanuna uygun bir şekilde yapılmıştır.

Bu konuyu detaylıca araştırmak ve durumun düzeltilmesini sağlamak için aşağıdaki nedenlere dayanarak itiraz etmek istiyorum:

  1. [İtiraz Sebebi 1: Muvazaalı Boşanma İddiasına İtiraz]

Kadın hastalıklarından rahatsızlığım vardır ve eşim bana bu durumumdan ötürü arada yardım etmektedir. Şu anki nikahlı eşimle 2005 yılında anlaşmalı boşandık ve aradan 12-13 yıl sonra; felç geçirdiğinden ve bakıma muhtaç olduğundan ve çocuklarımızın isteği üzerine  2018 yılında tekrar evlendik. Boşanmış olduğumuz süreç boyunca nadiren müşterek çocukları ziyaret ederken bir araya geldik, bunun dışında süreklilik arz eden bir araya gelme durumu olmamıştır.

Ayrıca ayrı kaldığımız süreç boyunca ben oğullarım ile ikamet ettim, bu nedenle eşimle birlikte yaşamaya devam ettiğim iddiası hayatın olağan akışına aykırıdır.

  1. [İtiraz Sebebi 2: Yüksek Yatırılan Tutarlar İddiasına İtiraz]

2013/26 no’lu genelgenin 8.3. maddesi gereği kurum denetmenlerince düzenlenen rapor sonucuna göre müvekkilin gelir tutarının asgari brüt ücret tutarından yüksek olduğu gerekçe gösterilerek ve denetmen raporundan geriye doğru 5 yıllık dönemlere yönelik alınan aylıkların kurum hatası olduğundan bahisle müvekkilim aleyhine yersiz ödeme borcu tahakkuk ettirildiği belirtilmişse de müvekkilime hiçbir şekilde tebliğ edilmeyen ve içeriği tarafımızca bilinmeyen rapor ve kurum işlemi açıkça hukuka aykırı olup tarafımızca kabulü mümkün değildir. Şöyle ki;

Öncelikle Her ne kadar davalı idare söz konusu işlemin 2013/26 no’lu genelgenin 8.3. maddesi gereği yapıldığını belirtse de yasaların uygulanmasını göstermek için çıkarılan tüzük, yönetmelik ve talimatların dayalı oldukları Yasalara ve üst normu niteliğindeki kurallara aykırı düzenlemeler öngöremeyecekleri idare hukuku ilkelerindendir. Bu kapsamda müvekkilim hak sahibi kız çocuğu olarak ölüm aylığı almaya hak kazandıktan sonra davalı Kurum’dan uzun süredir ölüm aylığı almakta olup Yasalara uygun olarak müvekkilimin hak kazandığı ölüm aylığının 2013/26 no’lu genelge ile yüksek olduğunun tespiti mümkün olamayacağı gibi kanuna aykırı olarak tespitlerde bulunan söz konusu kurum denetim raporunun da kabulü mümkün değildir.

Müvekkilim geride kalan kız çocuğu olarak hak sahipliği koşullarını sağladıktan sonra davalı kurumdan kendisine ölüm aylığı bağlanmış ve uzun yıllardır da ölüm aylığı almaktadır. Bu kapsamda müvekkilimin yasayla hak kazandığı ve yasaya herhangi bir şekilde aykırılığı söz konusu olmayan ölüm aylığının 2013/26 no’lu genelge ile yüksek tespit edilmesinde ve söz konusu genelgenin yasada böyle bir hüküm bulunmamasına rağmen ölüm aylığı almakta olan hak sahiplerine ek yükümlülükler getirmesinde hukuka uyarlık bulunmamaktadır. (Bu kısımdaki itiraz dilekçesinin detaylı halini incelemek için tıklayınız)

  1. [İtiraz Sebebi 3: Reçetelere Uygulanan Yersiz Ödeme Nedeniyle Eczacılardan İade Talebine İtiraz]

Sosyal Güvenlik Kurumu, Medula Reçete Provizyon Sistemine gereken güncellemeyi makul bir sürede yapmamıştır ve bu durum, gerekli dikkat ve özenin kullanılmamasına yol açmıştır. Yüzlerce ilaçta uygulanan ödeme kısıtlamalarını bu ilaç için uygulamama sonucunda, ilacın bir tür tuzak haline gelmesini beraberinde getirmiştir. (Bu kısımdaki itiraz dilekçesinin detaylı halini incelemek için tıklayınız)

  1. [İtiraz Sebebi 4: Sigortalılık Başlangıcına Esas Hizmetin Yanlış Tespiti Nedeniyle İade Talebine İtiraz]

Davalı Kurum tarafından sigortalılık başlangıcına esas hizmetimin staj süresi olmasına rağmen sehven uzun vadeli sigorta süresi olarak değerlendirildiğinin tespiti üzerine aylığımdan kesinti yapılmıştır. Yapılan işlemde tarafımın bir dahili bulunmamaktadır, Kurum hatasından kaynaklanan neden ile aylığımın iptali usul ve yasaya aykırıdır.

AYM’ye göre; “Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan geçmişe yönelik borç çıkarılması nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği kural olarak kabul edilmelidir.” (Fatma Ülker Akkaya Başvurusu, 2014/18979, K.T: 22/2/2018)

Açıklamaya çalıştığım bu nedenle tarafıma bildirilen cezai işlemin tüm unsurlarıyla birlikte iptal edilmesini talep ediyorum. Yersiz ödeme iadesi talebinin yanlış olduğunu düşünmekteyim ve tüm süreç boyunca tarafıma bilgi verilmesini ve konunun çözümüne dair ayrıntıları paylaşmanızı rica ediyorum.

Konuyla ilgili dikkatiniz ve yardımınız için teşekkür ederim, hatalı ödeme iadesi talebinin düzeltilmesi için gerekenin yapılacağına inancım tamdır.

Saygılarımla,

[Adınız Soyadınız]
[Tarih]

Ekler:

  1. SGK Hesap Özeti
  2. [Yersiz ödemenin tebliğ alındığı tarih] Tarihli Yersiz Ödemenin İadesi Tebligatı
  3. [Diğer İlgili Belgeler (Engelli raporu, yurt dışı giriş-çıkış kaydı vs.)]

Önemli Noktalar

  • İtiraz hakkınızı kullanabilmeniz için yersiz ödeme kurum tebligatının üzerinden 60 gün içerisinde iptal davası açmalısınız. Eğer iade talebi konulu ilamsız icra takibi açılmışsa itiraz süreniz tebligattan itibaren 7 gündür.
  • İtirazınızın takipçisi olun ve sürecin her aşamasında bilgi almak için Sosyal Güvenlik Kurumu, icra dairesi veya mahkeme ile iletişim halinde olun.
  • Eğer direkt olarak kuruma yaptığınız itirazınız olumsuz sonuçlanırsa, yargı yoluna başvurma hakkınız bulunmaktadır. Ancak tarafınıza mektupla bildirim yerine direkt icra takibi açılmışsa bu durumda icra takibine itiraz etmeniz yeterli.

Sonuç

SGK’nın yersiz ödemelerin iadesi talepli bildirimleri özellikle son yıllarda artış gösterdi. Kurum incelemelerini yoğunlaştırdı. Diğer yandan kurum kendisine yapılan ihbarlar üzerine de harekete geçerek işlem başlatıyor.

Bu süreçte belgelerinizi titizlikle toplamanız ve itirazınızı detaylı bir şekilde açıklamanız gerekmektedir. Ayrıca, itiraz sürecinde tüm işlemleri zamanında ve doğru bir şekilde takip etmek hayati önem taşır. Aksi taktirde yersiz ödeme iddiası sebebiyle itiraz hakkınızı kaybederek mağdur olabilirsiniz.

İlgili Kanun Maddeleri

Fazla Veya Yersiz Ödemelerin Tahsiline İlişkin Usul Ve Esaslar Hakkında Yönetmelik'in 1. Maddesi - Amaç

MADDE 1 – (1) Bu Yönetmeliğin amacı; Sosyal Güvenlik Kurumunca işverenlere, sigortalılara, isteğe bağlı sigortalılara gelir veya aylık almakta olanlara ve bunların hak sahiplerine, genel sağlık sigortalılarına ve bunların bakmakla yükümlü olduğu kişilere, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu kapsamında fazla veya yersiz olarak yapılan her türlü ödemenin tespiti, tebliği, takibi ve tahsiline ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.

Fazla Veya Yersiz Ödemelerin Tahsiline İlişkin Usul Ve Esaslar Hakkında Yönetmelik'in 5. Maddesi - İlgililerin kasıtlı ve kusurlu davranışlarından doğan fazla veya yersiz ödemeler

MADDE 5 – (1) Bu Yönetmeliğin uygulamasında;

a) Kuruma verilen veya ibraz edilen belgelerle gerçeğe aykırı bildirimde bulunulması,

b) Örneği Kurumca hazırlanan belgelerle bildirilmesi taahhüt edilen durum değişikliklerinin bir ay içinde Kuruma bildirilmemesi,

c) Kanunda öngörülen şartlar yerine gelmediği hâlde, sahte bilgi ve belgelerle sağlık hizmetleri ve diğer haklardan, ödeneklerden yararlanılması ile gelir veya aylık bağlatılması,

ç) Sahte hizmet kazandırılmak suretiyle sağlık hizmetleri ve diğer haklardan, ödeneklerden yararlanılması ile gelir veya aylık bağlatılması,

d) Boşanma nedeniyle gelir veya aylık bağlandıktan sonra boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşanması,

e) Gelir ve aylıklarının kesilmesi gerektiği hâlde durumun gizlenmesi ve/veya bildirilmemesi,

f) Sigortalılar ile gelir veya aylık alanlara yapılan ödemelerden, hak sahipliği sona ermesine rağmen her hangi bir kişi tarafından tahsilat yapılması,

ilgililerin kasıtlı ve kusurlu davranışlarını oluşturur. Ancak, sigortalılıklarının (b) bendinde belirtilen süre içerisinde bildirim yükümlüleri tarafından Kuruma bildirilmesi halinde ya da Kurum tarafından yeni bir gelir veya aylık bağlanması durumunda ilgililer (b) ve (e) bentleri kapsamında kasıtlı veya kusurlu sayılmaz.

(2) Birinci fıkrada sayılan durumların tespit edildiği tarihten geriye doğru en fazla on yıllık süre içinde yapılan fazla veya yersiz ödemeler, her bir ödemenin yapıldığı tarihten itibaren hesaplanacak kanunî faizi ile birlikte tahsil edilir.

(3) Birinci fıkranın (b) ve (d) bentlerinde belirtilen durumlar ile aynı fıkranın (f) bendi kapsamında, bir aylık döneme ilişkin gelir ve aylıkların her hangi bir kişi tarafından tahsil edilmesi hali hariç olmak üzere, Kurumun yanlış işlem ve ödeme yapmasına sebebiyet veren ve bu suretle adına borç tahakkuk ettirilen ve/veya borç tahakkuk ettirilmesine neden olan kişiler hakkında, ayrıca Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunulur.

Fazla Veya Yersiz Ödemelerin Tahsiline İlişkin Usul Ve Esaslar Hakkında Yönetmelik'in 6. Maddesi - Kurumun hatalı işlemlerinden doğan fazla veya yersiz ödemeler

MADDE 6 – (1) İlgililerin kasıtlı ve kusurlu davranışları dışında kalan, Kurum çalışanlarının kasıtlı veya kusurlu davranışı, ihmali, dikkatsizliği ve bilgisizliği gibi sebeplerden kaynaklanan yersiz ödemeler Kurumun hatalı işlemlerini oluşturur.

(2) Birinci fıkrada sayılan sebeplerin tespit edildiği tarihten geriye doğru en fazla beş yıllık süre içinde yapılan ödemeler, borcun ilgiliye tebliğ edildiği tarihten itibaren yirmi dört ay içinde ödendiği takdirde faizsiz; yirmi dört aylık sürenin dolduğu tarihten sonra yapılacak ödemeler, bu sürenin dolduğu tarihten itibaren hesaplanacak olan kanunî faizi ile birlikte tahsil edilir.

(3) Birinci fıkrada sayılan sebeplerden kaynaklanan yersiz ödemelerin, borcun ilgiliye tebliğ edildiği tarihten itibaren 1 ay içinde borç miktarının defaten ödenmemesi veya borç taksitlendirilmiş ise taksitlerin ödeme planına uygun ve vadesinde düzenli olarak ödenmemesi halinde ikinci fıkrada belirlenen süre beklenilmeksizin alacağın tahsili için alacak takip dosyası hukuk birimine intikal ettirilir.

Fazla Veya Yersiz Ödemelerin Tahsiline İlişkin Usul Ve Esaslar Hakkında Yönetmelik'in 7. Maddesi - Fazla veya yersiz ödemenin tespiti

MADDE 7 – (1) Fazla veya yersiz ödeme; kontrol, denetim, inceleme, Sayıştay’ca kesin hükme bağlama veya yargılama sonucunda tespit edilir.

Fazla Veya Yersiz Ödemelerin Tahsiline İlişkin Usul Ve Esaslar Hakkında Yönetmelik'in 9. Maddesi - Alacak takip dosyası

MADDE 9 – (1) Kanun kapsamında yapılan ve Kurumca tespit edilecek her türlü fazla veya yersiz ödeme için Borç Tablosu (Ek-2) ve Alacak Takip Tablosu (Ek-3) düzenlenir.

(2) Değerlendirme sonucu, Kurumun hatalı işlemlerinden doğan fazla veya yersiz ödemelerin çok sayıda kişiyi ilgilendirmesi durumunda, Borçlular Tablosu (Ek-4) düzenlenir.

(3) Yargı kararları ve Sayıştay ilamlarıyla tespit edilen fazla veya yersiz ödemelerden kaynaklanan Kurum alacakları için merkezde Strateji Geliştirme Başkanlığınca, taşrada ise Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü veya Merkez Müdürlüğünce alacak takip dosyası oluşturulur.

(4) Sayıştay denetçileri tarafından düzenlenen sorgular ihbar kabul edilerek, Kurumca denetim veya inceleme başlatılabilir.

Fazla Veya Yersiz Ödemelerin Tahsiline İlişkin Usul Ve Esaslar Hakkında Yönetmelik'in 10. Maddesi - Fazla veya yersiz ödemeden kaynaklanan alacağın tahakkuk ettirilmesi

MADDE 10 – (1) Düzenlenen borç tablosu üzerinde ilgilinin kasıtlı ve kusurlu davranışı sebebiyle yapılan fazla veya yersiz ödemelerin her biri için, ödemenin yapıldığı tarihten hatalı işlemin tespit edildiği tarihe kadar kanunî faiz hesaplanır. Yapılan ödemeler ve hesaplanan faiz toplamı ilgilisi adına borç kaydedilir. Bu şekilde tahakkuk ettirilecek borçlarda daha sonra hesaplanacak faizler için faiz başlangıç tarihi borcun tespit edildiği tarihtir.

(2) Kurumun hatalı işlemlerinden kaynaklanan fazla veya yersiz ödemeler için de bir önceki fıkrada belirtilen borç tablosu düzenlenir. Ancak, bu tür alacaklar için borcun tahakkuk ettirilmesi sırasında her hangi bir faiz hesaplanmaz. Bu şekilde tahakkuk ettirilen borçlar için faiz başlangıç tarihi, borcun ilgiliye tebliğ edildiği tarihi takip eden yirmi dördüncü ayın bittiği tarihtir.

(3) Tespit edilen fazla veya yersiz ödemeler muhasebe birimine bildirilir. Bildirilen tutar, muhasebe birimince ilgili hesaba kaydedilir.

Fazla Veya Yersiz Ödemelerin Tahsiline İlişkin Usul Ve Esaslar Hakkında Yönetmelik'in 11. Maddesi - Fazla veya yersiz ödemelerin tebliği

MADDE 11 – (1) Fazla veya yersiz ödemeden kaynaklanan alacaklar, merkezde ilgili birimlerce, taşrada ise sosyal güvenlik kurumu il müdürlüklerince düzenlenen Borç Bildirim Belgesi (Ek-5) ile 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanununa göre ilgililere tebliğ edilir.

(2) Yargılama sonucunda hükme bağlanan ve taraflara tebliğ edilen fazla veya yersiz ödemelerden kaynaklanan alacaklara ilişkin kararın kesinleşmesi beklenmeksizin, takip işlemlerine başlanır. Yargılama sonucunda verilen tazmine ilişkin kararlar, temsile yetkili hukuk birimlerine intikal ettirilerek takibi sağlanır.

(3) İtiraz merkezde ilgili birimce, taşrada ise il müdürlüklerince başvuru tarihinden itibaren on iş günü içinde değerlendirme onayını veren merciin amiri tarafından karara bağlanır. İtiraz ve itirazı değerlendirme süresi ödeme süresini değiştirmez.

İlgili Kanunlar

  • Fazla Veya Yersiz Ödemelerin Tahsiline İlişkin Usul Ve Esaslar Hakkında Yönetmelik
  • 3095 sayılı Kanunî Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun
  •  5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu
  • Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik

Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. 2016 yılından bu yana Merkezi Adana'da bulunan ve kurucusu olduğu İncekaş Hukuk Bürosu'nda çalışmaktadır. Yüksek lisans derecesi ile hukuk eğitimini tamamladıktan sonra bu alanda birçok farklı çalışma yürütmüştür. Özellikle aile hukuku, boşanma, velayet davaları, çocuk hakları, ceza davaları, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul, miras ve iş hukuku gibi alanlarda uzmandır. Saim İncekaş, sadece Adana Barosu'nda değil, aynı zamanda Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi dernek ve kuruluşlarda da aktif olarak görev almaktadır. Bu sayede, hukukun evrenselliği konusundaki farkındalık ve hukuk sistemine olan güveni arttırmaya yönelik birçok çalışmada yer almaktadır. Randevu ve Ön Görüşme İçin WhatsApp Üzerinden Hemen İletişime Geçin

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir