Sebepsiz Zenginleşmeye Dayalı İtirazın İptali Davasına Cevap

ADANA ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ SAYIN HAKİMLİĞİ’NE

DOSYA NO:

DAVALI:

VEKİLİ:

D.KONUSU: Davaya cevaplarımızın ve delillerimizin sunulması hk.

AÇIKLAMALAR: Yukarıda esas numarası verilen ve müvekkil şirket aleyhine açılan sebepsiz zenginleşmeye dayalı itirazın iptali davasını kabul etmediğimizden davanın reddi talebiyle cevaplarımızı aşağıya sunuyoruz. Şöyle ki:

Müvekkil aleyhine mahkemenizde açılan itirazın iptali talepli alacak davasında, davacı yan Emlak Alım Satım Sözleşmesi ile Seyhan ilçesi 1 parselde kayıtlı taşınmaz üzerinde yapılacak olan dairelerden kendi aralarında kura çekmek suretiyle belirlenecek 5 adet dairenin satışı konusunda anlaşıldığını, anlaşmaya göre;

Şirket tarafından 50.000,00 TL. Peşin kalanı daire tesliminde olmak üzere toplam 165.000,00 TL’ye,

Şirket tarafından 50.000,00 TL. Peşin kalanı daire tesliminde olmak üzere toplam 165.000,00 TL.’ye,

Şirket tarafından 80.000,00 TL. Peşin kalanı daire tesliminde olmak üzere toplam 165.000,00 TL.’ye,

Şirket tarafından 75.000,00 TL. Peşin kalanı daire tesliminde olmak üzere toplam 200.000,00 TL.’ye,

Şirket tarafından ise 92.500,00 TL. Peşin kalanı daire tesliminde olmak üzere toplam 165.000,00 TL.’ye şeklinde sözleşme düzenlendiği anlaşılmaktadır.

Akabinde ise davacılar müvekkile sözleşme gereği taşınmazların teslim edilmediğini ve geç teslimden dolayı ödedikleri paraları geri vermesini talep etmişler, müvekkil şirket tarafından ise taşınmazların inşaatına başlanıldığı, buna göre masraf yapıldığı, talep etmeleri halinde şirkete ayrıca süre verilmesini ve sözleşmeden kaynaklanan kira bedellerini de ödemeye hazır olunduğu davacılara söylenmiş ise de, bir anlaşma sağlanamamıştır.

Sonraki aşamada davacılar Adana İcra Müdürlüğü’nün 2021 E. Sayılı icra takibiyle alacağın tahsili adına icra takibi yapmış, süresinde de tarafımızca haklı olarak borca, ferilerine itiraz edilerek takibin durdurulmasının akabinde iş bu dava açılmış bulunmaktadır.

Davacı yan, dava dilekçesinde müvekkil şirket ile resmi olmayan şekilde Taşınmaz Satış Vaadi Sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmeye dayalı olarak davacıların gerek müvekkil şirket adına gerekse de şirket temsilcisi adına bir kısım ödemelerde bulunduğunu, ifa zamanı olan 24 ayın geçmesine rağmen herhangi bir daire tesliminin söz konusu olmadığını, bu kapsamda davacıların ödemiş olduğu bedellerin müvekkillerden sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Ancak iş bu dava haksız ve yersiz açıldığından reddi gerektiği kanaatindeyiz.

USULE YÖNELİK İTİRAZLARIMIZ:

İş bu sebepsiz zenginleşmeye dayalı itirazın iptali talepli alacak davasında dava şartları bakımından arabuluculuk başvurusu yapılmadığından davanın usulden reddi gerekmektedir. Zira;

1. Ticari iş karinesi

MADDE 19– (1) Bir tacirin borçlarının ticari olması asıldır. Ancak, gerçek kişi olan bir tacir, işlemi yaptığı anda bunun ticari işletmesiyle ilgili olmadığını diğer tarafa açıkça bildirdiği veya işin ticari sayılmasına durum elverişli olmadığı takdirde borç adi sayılır.

(2) Taraflardan yalnız biri için ticari iş niteliğinde olan sözleşmeler, Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, diğeri için de ticari iş sayılır. ” hükmüne haizdir.

Bu kapsamda müvekkil şirket tarafından davacılarla imzalanan tüm satış sözleşmeleri adi yazılı şekilde düzenlenmiş olsa dahi, şüphesiz bağlayıcı olduğundan ve şirket bakımından yapılan iş ticari iş sayıldığından dolayı; uyuşmazlığın öncelikle arabulucuk yoluna götürülmesi gerektiği kanun gereğidir.Şöyle ki; dava şartı olarak arabuluculuk kapsamında TTK. İlgili maddesine göre;

” MADDE 5/A- (Ek:6/12/2018-7155/20 md.)

(1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. ” şeklindedir.

Tüm bu açıklamalara göre arabuluculuğa başvurulmadan açılan iş bu davanın dava şartları bakımından eksik olması sebebiyle öncelikle usulden reddini talep ediyoruz.

HUSUMET BAKIMINDAN:

Ayrıca iş bu itirazın iptali talepli alacak davasında husumetin sadece sözleşmenin tarafı olan müvekkile yöneltilmesi gerekirken, doğrudan doğruya müvekkil Ahmet’in de temsilcisi olduğu şirket açısından taraf olarak gösterilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu kanaatindeyiz.

Zira dosya kapsamında belirtilen davacılara ait tüm ödeme beyanları şirkete ait hesaba ödenmiş olup, müvekkil kendisi adına ödeme belgesi düzenlememiştir. Bu kapsamda da doğrudan doğruya şirketin sorumluluğu bulunmaktayken, kamu alacakları hariç, şirketin borçlarından dolayı müvekkilin sorumluluğuna gidilmesinin mümkün olmadığı kanaatindeyiz.

Bu sebeple de dava sadece tüzel kişi olan şirkete yöneltilmesi gerekirken şirket temsilcisi müvekkilin dosyada taraf sıfatının bulunmaması gerektiği kanaatiyle müvekkil Ahmet açısından husumet yokluğundan davanın reddini talep ediyoruz.

ESASA YÖNELİK CEVAPLARIMIZ:

Öncelikle taraflar arasında Adana ili Seyhan ilçesi 1 parselde kayıtlı taşınmaz üzerinde inşa edilecek bina içerisinde, davacılar kendilerine ait 5 adet bağımsız bölümü satın almak üzere sözleşme imzalamışlar ve bu taşınmazın inşaat ruhsatının alınmasından itibaren 2019 yıl sonuna kadar 24 aylık sürede tamamlanması planlanmıştır.

Her ne kadar alacaklılar iş bu davayı sebepsiz zenginleşmeye dayalı olarak açmışlar ise de, sözleşmenin 8. maddesine göre sözleşmenin ifasında oluşabilecek mücbir sebeplerin içerisinde gerekli malzemelerin ülke genelinde temin sıkıntısı ve ülke ekonomisini etkileyecek mali krizler oluşması belirtilmiştir. Buna göre sözleşmenin ifa sürecinde, ülkemizin ve özelde inşaat sektörünün içinde bulunduğu dolar kurundan kaynaklı ekonomik kriz dolayısıyla demir ticaretinde dalgalanmalar yaşanmış, müvekkil dahil birçok şirket bu durumdan dolayı mali olarak sarsılmıştır.

”Clausula Rebus Sic Stantibus” ilkesi gereğince sözleşme kurulurken var olan koşullar öngörülemez şekilde değişikliğe uğradığından müvekkil açısından sözleşme katlanılmayacak şekilde zorlaşmış, taraflar arasındaki denge bozulmuştur. Bu sebeple sözleşmenin aynen ifasının talep edilmesi adalete, dürüstlüğe ve hakkaniyete aykırıdır.

Buna göre bahse konu satış sözleşmeleri adi yazılı belge hükmünde resmi geçerlilik şartlarına haiz bulunmasa bile, müvekkil şirket inşaata başlamış ve ikinci kata kadar taşınmazın kaba inşaatını tamamlamıştır. Bu kapsamda sözleşme şartları adi yazılı şekilde yapılsa bile, şirket açısından da kısmen ifa edilmiş, ekonomik şartlar sebebiyle de kalan kısmı tamamlanamamıştır.

Buna ilişkin olarak Adana 1.Sulh Hukuk Mahkemesi 2021 D.İş sayılı TESPİT dosyasında davaya konu inşaatın mevcut seviyesinin tespiti talep edilmiş olup, tespit raporu taraflara tebliğ ettirilecektir.

Bu kapsamda tüm anlatılanlar ışığında taraflar arasında imzalanan adi yazılı sözleşmeye göre müvekkil şirket tarafından sözleşmenin bir kısmı ifa edildiğinden sözleşme taraflarca da gerekli şekilde temerrüde düşürülerek fesedilmediğinden, sözleşmenin ifa edilen kısmının ücret açısından tespitiyle, buna göre taraflar arasındaki dengenin sağlanmasını ve müvekkil şirketin sorumluluğun belirlenmesi gerektiği malum olduğundan, alacağın likit olmadığı, bu yüzden de icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğinden, iş bu davanın hem esastan hem usulden reddi gerektiği kanaatindeyiz.

Yukarıda açıklanan nedenlerle haksız ve kötüniyetli olarak müvekkillere karşı açılan davanın öncelikle belirttiğimiz nedenlerle usulden REDDİ ile Adana İcra Müdürlüğü’nün 2021 E. sayılı icra takibinin iptaline karar verilmesini, aksi halde alacağın likit olmaması nedeniyle inkar tazminatına hükmedilmemesini talep etme gereği hasıl olmuştur.

HUKUKİ SEBEPLER: TMK, BK, HMK ve sair her türlü yasal mevzuat.

DELİLLER: Adana 1.Sulh Hukuk Mahkemesi 2021 D.İş sayılı TESPİT dosyası, Bilirkişi incelemesi, keşif, tanık beyanları (tanık isim ve adresleri sonra bildirilecektir.), yemin, taraflar arasında imzalanan satış sözleşmeleri, Adana İcra Müdürlüğü’nün 2021 E. Sayılı icra dosyası, ödeme dekontları, banka kayıtları.

İSTEM SONUÇ: Açıkladığımız nedenlerle, HAKSIZ ve YERSİZ açılmış olan itirazın iptali talebinin öncelikle arabuluculuk şartı tamamlanmadığından dava şartları bakımından davanın REDDİNE karar verilmesini,

Ayrıca, müvekkil Ahmet’in taraf sıfatı yokluğundan müvekkil Ahmet bakımından USULDEN REDDİNE karar verilmesini,

Yine, iş bu dava haksız ve yersiz açıldığından bahisle davanın ESASTAN REDDİNE ve Adana İcra Müdürlüğü’nün 2021 E. Sayılı icra takibinin iptaline karar verilmesini,

Bu talebimiz kabul edilmediği takdirde davacı yanın alacağın likit olmamasından dolayı inkar tazminatı taleplerinin reddiyle, alacaklılar aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini,

Yargılama gideri ve ücreti vekaletin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini vekaleten talep ederiz.

Hakkında: Avukat Saim İncekaş

Avukat Saim İncekaş. Adana'da ikamet etmektedir. Kurucu sıfatıyla kendisine ait Adana Avukatlık ve Danışmanlık Bürosunda çalışmalarına devam etmektedir. Ceza Hukuku, Medeni-Boşanma-Aile Hukuku, Bilişim Hukuku avukatlığı ana çalışma dallarıdır. Özellikle boşanma ve ceza avukatlığı üzerine pratik ve deneyim sahibidir. Bu alanlarda 5.000'den fazla yazı ve makalesi bulunmaktadır. Epistemofili teşhisi bulunmaktadır. Adres: Kayalıbağ, Ziya Algan İş Merkezi, Turhan Cemal Beriker Blv. No:9 E-posta: av.saimincekas@gmail.com Telefon: 0534 910 97 43

Ayrıca

blank

Bot Üretilmesi Sözleşmesi Kaynaklı İtirazın İptali

ADANA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ SAYIN HÂKİMLİĞİ’NE DAVACI : VEKİLİ : DAVALILAR : KONU : Adana …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

error: