Sebepsiz Zenginleşmede Mirasçıların Davaya Dahil Edilmesine Gerek Yoktur

Ara 29, 2020 | Sebepsiz Zenginleşme, Vekalet Sözleşmesi

Özet: Vekilin satış parasını gerçekten az göstermesi nedeniyle, hissesine düşen bakiye satış bedeli karşılığının tahsili davasında, tüm paydaşların dava açmaları koşul değildir.

Davacı, davalı M. ve dava dışı kişilerle, paydaşı oldukları taşınmazdaki paylarını birlikte davalı N.’ye sattıkların, satış pazarlığının davalı M. ile satıcı davacı N. ve O. arasında yapıldığını, tapudaki satışta satış bedelinin 10.000.000 lira olduğu söylenerek bu tutar üzerinden payı karşılığı kendisine ödeme yapıldığını, ancak daha sonra taşınmazın gerçekten 20.000.000 liraya satıldığını bakiye satış bedeli 10.000.000 lira karşılığı kendilerinden habersiz satıcının kocası davalı O. tarafından davalı M.’ye 10.000.000 liralık çek verildiğini öğrendiklerini ve çek üzerine tedbir koydurduğunu öne sürerek bu paradan payı karşılığı 2,5 milyonun ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.

Davalı M. tüm mirasçıların birlikte dava açmamaları nedeniyle davacının tek başına dava açamayacağını ve esastan da olmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.

Davalı O. ve N. satışın 20.000.000 liraya yapıldığını bakiye 10.000.000 lira karşılığını davalı O. tarafından davalı M. çek verildiğini kabul etmişlerdir.

Mahkemece diğer mirasçıların davalı gösterilmemesi nedeniyle diğer iki davalıya da husumet düşmeyeceği kabul edilerek davanın reddine karar verilmiş hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı paydaşı olduğu taşınmazın satışına aracı olan davalı M.’nin kendisinden gizlediği bakiye satış bedeli karşılığı davalılardan O’dan aldığı çekten payı yönünden hak iddia ettiğinden ve pazarlığa diğer mirasçıların da katıldığı ve çekin onlara da verildiği iddia ve ispat edilmediğinden ve böylece davacı davalı M. yönünden vekâlet ilişkisi ve sebepsiz zenginleşmeye dayandığından diğer mirasçıların davaya dahil edilmemelerine veya davalı gösterilmelerine gerek bulunmamaktadır.

Bu itibarla diğer mirasçıların davaya dahil edilmemelerinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Öte yandan davalı O. satış bedeli karşılığı çek vererek satıcı durumundaki N.nin borcunu üstlenmiş olduğundan, husumetin satıcı ve çek borçlusuna yöneltilmesi doğrudur. Bu durumda davanın esastan incelenmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden davanın husumetten reddi usul ve yasaya aykırıdır. Bozma nedenidir.

Kabul şekli bakımından da, diğer paydaşları davaya dahil etmesi için davacıya süre tanınarak, sonucuna göre dahili halinde işin esasına girilmesi aksi durumda husumetten reddi gerekirken süre tanınmadan doğrudan reddi yanlıştır. Hükmün BOZULMASINA karar verildi (Y. 13. HD. 4.4.1991 T. 1254 E. 3927 K.)

Avukat Saim İncekaş, kurucu sıfatıyla Adana İncekaş Hukuk ve Danışmanlık Bürosunda çalışmalarına devam etmektedir. Ceza Hukuku, Medeni-Boşanma-Aile Hukuku, Bilişim Hukuku avukatlığı ana çalışma dallarıdır. 

Özellikle boşanma ve ceza avukatlığı üzerine pratik ve deneyim sahibidir. Bu alanlarda 5.000’den fazla yazı ve makalesi bulunmaktadır.

Adres: Kayalıbağ, Ziya Algan İş Merkezi, Turhan Cemal Beriker Blv. No:9
E-posta: av.saimincekas@gmail.com
Telefon: 0534 910 97 43 
WhatsApp üzerinden iletişim için tıklayınız.
Telegram üzerinden iletişim için tıklayınız.

Avukat Saim İNCEKAŞ

Kurucu & Yönetici Avukat, Adana Avukat ve Hukuki Danışmanlık Bürosu

0 Yorum

Bir İçerik Gönder

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Haftanın Özlü Sözü

“Bir saat adaletle hükmetmek, bir sene ibadet etmekten daha hayırlıdır.”  Hz. Muhammed(Hadis-i Şerif)

Kategoriler

Hukuki uyuşmazlıklarınız için avukata danışın!

blank

error: Uyarı: Uyarı: Bu işlem için giriş yapmanız gerekmektedir. Üst menüde yer alan üye giriş sayfasından ücretsiz giriş yapabilirsiniz.