Savcılık Soruşturma Dosyasına Beyan Dilekçesi

ADANA CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINA

 

SORUŞTURMA NO: 2018/ Soruşturma

MÜŞTEKİ-ŞÜPHELİ:

VEKİLİ                     :

SUÇ                           : Mala Zarar Verme, Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma, Taksirle Bir Kişinin Yaralanmasına Sebebiyet Verme

SUÇ TARİHİ            : 12/03/2018

KONUSU : Dosya kapsamında bilgi sahibi olarak ifadesi alınan TCKN’lu Mahmut BİLDİM hakkında beyanlarımız ile 18/04/2018 tarihli bilirkişi raporuna itiraz ve yeni bir rapor tanzim edilmesi talebimizdir.

AÇIKLAMALAR    :

Adana Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2018/  soruşturma dosyası kapsamında kaza yerine intikal eden polis ekiplerince olay yerinde görgü şahidi olarak ifadesine başvurulan Mahmut BİLDİM isimli şahsın ifadesinin değerlendirmeye alınmaması gerekmektedir. Şöyle ki;    

Öncelikle belirtmek gerekir ki 12/03/2018 tarihli olay yeri ekiplerince olay mahalinde elle kaleme alınmış bilgi alma tutanağı beyan kısmı sonunda tanzim tarihi olarak 15.10 görünmekte iken; tutanak baş kısmında ifadenin yer ve tarihi kısmına Batıkent PMA , 12/03/2018 16:50 olarak düzenlenmesi başlı başına çelişki içermektedir.

            Bunun yanı sıra görgü tanığı X olay günü 14.45 sıralarında sevkiyat elemanı olarak çalıştığı X firmasına ait 06 3607 Plakalı araç ile  söz konusu kaza anını gördüğünü imzasının alındığı ifadesi ile beyan etmiştir. Daha önce de 20/06/2018 ve 02/07/2018 tarihli Kovuşturma Yer Olmadığı Kararına İtiraz dilekçelerimizde de belirtmiş olduğumuz gibi X isimli şahsın görgü tanıklığını kabul etmiyoruz. Zira müvekkilimce Torku firması Hukuk Birimi (Tel No) ile yapılan görüşme de firma yetkililerine bildirilen TCKN ve isimle yapılan sorgulamada firmalarına ait Mahmut BİLDİM isimli personel ve 06 3607 plakalı bir araç kaydı bulunmadığını ayrıca araçları ile ilgili meydana gelmiş olan bu tür konulardan mutlaka haberleri olduğunu da ifade ederek bilgilendirme için teşekkür ederek , şahsın niçin firmalarının adını kullanarak böyle bir işlem yapmış olabileceğini de eklemişlerdir. ( X SANAYİ VE TİCARET A.Ş- Beyşehir Yolu Üzeri No : 47 42080 Meram, KONYA adresine müzekkere yazılarak şahsın firma çalışanı olup olmadığının tespit edilmesini talep ediyoruz.)

           

            Dosya kapsamına alınmış olay yeri görüntüleri incelendiğinde ve tarafımızca yapılan araştırma ile X’in  Torku firmasına ait olarak yanlış ve yalan olarak ifade ettiği araç X LTD. ŞTİ. ‘ne aittir ve 06 3607 Plakalı araç sürücüsü X olarak kayıtlı bu araç olay yeri kaza anında görüntüye giren aracın marka ve rengi ile uyuşmasına karşın kamera görüntülerindeki araç  logosuz ve plakası tespit edilemeyecek şekilde görüntüye girmektedir. Ancak X LTD ŞTİ’ye ait 06 3607 plakalı araç sürücüsü Mahmut BİLDİM sevk ve idaresindeki aracın görüntüdeki araçtan farklı olarak kayıtlı bulunduğu firmasının logosunu taşıdığı bilinmektedir.(06 3607 Plakalı araç kaydı bağlı bulunduğu X LTD. ŞTİ- Anadolu Bulvarı İvedik Mah. 1495. Sk No:4 Yenimahalle / ADANA adresinden kayıtları istenmek sureti ile teyit edilebilir.)

Yukarıda izah edilen nedenlerle verdiği  beyanında  yer, zaman ve içerik yönünden çelişki içeren Mahmut BİLDİM isimli şahsın dosya kapsamında alınan ifadesinin geçersiz sayılmasını ve TCK m. 272 ‘YALAN TANIKLIK’ hükmü uyarınca  TCKN’lu X hakkında suç duyurusunda bulunuyoruz. Olay yerinde alınan ifadesine itibar edilememesini ve iddia ettiği araç bilgileri ve belgelerini de sunarak olay günü meydan gelen kazayı gördüğüne dair doğruları söylemesi adına yeniden ifadesinin alınmasını açılacak olan davada da şahitliği söz konusu olacaksa yeniden araçla ilgili bilgi ve belgeleri ibraz ederek mahkeme huzurunda yeminli olarak ifadesinin alınması hakkaniyet gereği olacaktır. Zira bu hali ile soruşturmanın tek delili olarak bilirkişi raporunda atıf yapılarak sonuç bağlanan tanık beyanının kabulü ve gerçekliği tarafımızca kabul edilebilir değildir.

                       

            18/04/2018 tarihinde tanzim edilen bilirkişi raporu da konu ile ilgili görgü tanığı X’in  ifadesine dayandırılarak hazırlanmış ancak rapora görgü tanığı X olarak geçirilmiş bu hali ile rapor dayanak aldığı deliller konusunda gösterilen titizlikle dahi özensiz ve üstün körü hazırlandığını  kanıtlar niteliktedir. Yukarıda ve daha önce sunulan dilekçelerimizde de tespit ettiğimiz nedenlerden dolayı yalan ve çelişkili ifadelere itibar edilerek düzenlenen ve soruşturmanın delilleri arasında olan bilirkişi raporun da geçerliliğini yitirmiş olduğu kanaatindeyiz.

           

            Ayrıca tanzim edilen Bilirkişi raporunun içeriği bakımından da tarafımızca kabulü mümkün değildir. Zira bilirkişi raporu ile kazanın diğer tarafı olan X’ı % 0 Kusurulu (KUSURSUZ) olduğunun görgü tanığı X’in kendisi ve X’ın sevk ve idaresindeki aracın yeşil ışıkta geçtikleri hususundaki beyanına dayandırarak varsayım üzerinden bir neden- sonuç ilişkisi kurulmasını anlamlandırmak mümkün değildir.

Raporla ilgili itiraz edilen diğer bir husus ise; bilirkişinin raporunda yazılı olarak belirttiği  ‘Kurallara Karşın bölümünde iddiamın kabul edilmesi durumunda daha önce görgü tanığına dayandırdığı kanaati ile %100 KUSURLU bulduğu müvekkilimi, sonuç kısmında KAMERA KAYITLARINA GÖRE ASLİ VE TAM KUSURLU OLDUĞUNA KANAAT getirdiğini belirtmiştir. Bu hali ile Sayın Bilirkişi dahi kendisinin tanzim ettiği raporda kendi kanaatini hangi sebebe dayandıracağına bir türlü karar veremeyerek birbirinden farklı sebepleri gerekçe göstererek müvekkili % 100 kusurlu göstermeye çalışmıştır. Yine MOBESE kamerası olmadığından ışıkların görülmediği kaza yerinde  olay yerindeki trafik polislerinin tüm fren izleri, kamera görüntüleri ve o anda olay yerinin incelemiş olmalarına rağmen kusur oranlarını kusur oranlarını ışıklı kavşakta her iki sürücünün de yeşil ışık iddiasında bulunması ile ilgili kazada tarafların iddiaları ispat edecek yeterli delil bulamaması nedeni ile  trafik polislerince kaza tespit tutanağı ile kusur oranı belirlenmesini yetkili merciine bırakmışlardır.

           

            Yine aynı sonuç kısmında 06 298 Plakalı araç sürücüsü olan X’ a ait aracın araç muayenesi, Zorunlu Trafik Sigortası dahi bulunmadan müvekkile isnat edilen ‘Trafik Güvenliğini Ve Kuralları’nı İhlal’ suçunu trafiğe çıkarak baştan ihlal etmiş bulunmaktadır ve hakkında KYOK verilmesi hukukuğun ihlal edilme mahiyetindedir. Müvekkilimin yeşil ışıkta kurallara uygun olarak araç ile seyrettiğinden emin olmasına karşılık kazada aracı hasar gören üçüncü şahıs Serhat PISIK’ın müvekkilimi defalarca telefonla arayıp suçu üstlenmesini, kazaya karışan diğer aracın sigortası olmadığından bahisle aracında meydana gelen hasarın masrafını X’dan alamayacağını ve bu nedenle müvekkilimle uğraşacağını bildirmiş. Ayrcıa müvekkilimin sigortacısı MAPFRE Sigortayı defalarca arayarak ’Müvekkilimin kazada kusurlu olduğunu ve kırmızı ışık ihlali yaptığını kabul ettiğini söyleyerek zararının karşılanmasını talep etmiştir. Söz konusu durum telefon kayıtları ile ispatlanacak olay da taraf olan ve gerçeği umursamadan tek derdinin hasarını gidermek olan X müvekkilime bu konuda kendince akıl vermiş hatta kabul etmemesi durumunda kendisi ile uğraşacağı yönündeki tehdit niteliğindeki konuşmaları olan şahsın ev kamerası ile elde edilen görüntülerden X’ın %0 Kusurlu bulunması tarafsızlık ilkesinden uzak olup tarafımızca yanlı bir nazarla hazırlanan rapor kanaatini arttırmaktadır.

Bilirkişinin tanzim ettiği rapordaki son cümlesi ise ; ‘ İddiamın kabul edilmesi durumunda 06 5370 plakalı araç sürücüsü NURDAN KULAKSIZ’ın asli ve tam kusurlu sayılması gerektiği, bu  iddiamın KABUL EDİLMEMESİ halinde sürücülerden iddiasını kim ispatlarsa KUSURUNUN OLMAYACAĞI kanaatine varılmıştır’ şeklindedir. İtiraza konu rapor bu ve daha önce izah edilen nedenlerle yargı mensuplarının kararına karışacak nitelikte olup Bilirkişilik yetki ve sorumlukları aşılarak Yüce Türk Adaletinin  emektarları Saygı değer Hakim ve Savcılarımızın yerine geçerek karar verme niyeti taşımaktadır. Bilirkişi raporundan beklenen ve olması gereken ifadelerden uzak tavsiye ve danışma niteliğinde olması gereken maksadını aşan cümleler içermektedir.-           

            Ayrıca saat sayarak yaptığı hesaplamada kamera kayıtları tarafımızca saniye saniye durdurularak incelendiğinde 14.43.30 da müvekkilimin döndüğü yerden geçen araç baz alınarak hesaplama yapıldığı, oysa görüntüye giren araç solda durmasına rağmen düz olarak yoluna devam ettiği ve sola dönüş gerçekleştirmediği tespit edilmektedir. Kavşaklarda araçların birçok yönden gelebileceği bu tür kamera kayıtlarının manipülasyona açık olabileceğinden çok dikkatli incelenmesi gerektiği, somut olarak kazanın meydan geldiği yerde de tüm açıları gösteren bir kamera olmadığı zaten herhangi bir kamera olsaydı da tüm açıları gösteremeyeceği, basit kamera düzeneklerinin de kör noktalarının olabileceği konularının ilgili Bilgi Kamera Kayıt Ve Bilgi İşlem Uzmanlarından Teyit Edilebilir. Bu nedenle kesin bir yargıya varılarak 14.43.30 görüntüsü üzerinden müvekkilin kural ihlali yaptığının kabul edilmesi olanaksızdır.

           

            Raporda belirttiği gibi kavşaklarda kontrollü olma gerekliği sadece müvekkilim için geçerliymiş gibi ifade edilmişse de Karayollari Trafik Kanunu hükümleri trafiğe çıkan tüm sürücüler içindir ve her iki sürücüde dikkat ve özen yükümlülüklerini yerine getirmekle mükelleftir.  Ayrica her iki sürücüde Karayolları Trafik Kanunu’na göre ışıklı kavşaklarda yeşil ışıkta geçtiğini iddia ettiği ve herhangi birisinin iddiasını ispatlayamaması durumunda sürücüler arasında eşit kusur atfı yapılarak %50’şer kusur verilmesi hükmü yer almaktadır.

            20/06/2018 ve 02/07/2018 tarihli KYOK itiraz dilekçelerimiz içeriği ve dilekçemizde izah edilenler nedenlerle soruşturma kapsamının iki delili olan tanık beyanı ve 16/04/2018 tarihli bilirkişi raporuna itiraz etme zarureti hasıl olmuştur.

DELİLLER  :

1-X SANAYİ VE TİCARET A.Ş() adresine müzekkere yazılarak şahsın firma çalışanı olup olmadığının tespit edilmesini talep ediyoruz.

2- 06 3607 Plakalı aracın X LTD. ŞTİ’ye ait olduğunun()  adresinden kayıtları istenmek sureti ile istenilmesini talep ediyoruz.

 

SONUÇ VE TALEP : Yukarıda izah edilen itiraz, tespit ve incelemelerimiz ile daha önceki tüm savunma itirazlarımız doğrultusunda;

  1. X (TCKN) adlı şahsın görgü tanıklığının geçersizliği ile şahısla ilgili TCK m 272 ‘YALANCI TANIKLIK’ hükmü gereğince suç duyurusunda bulunulmasını,

           

  1. Haksız ve hukuka aykırı olarak tanzim edilen 18/04/2018 tarihli bilirkişi raporuna itirazlarımız ile üniversitelerin ilgili birimlerinde görevli uzman bilirkişiden masrafı müvekkilim tarafından ödenmek sureti ile yeniden bilirkişi incelemesi yapılmasını vekaleten arz ve talep ederim. 26/11/2018

Bu makaleyi sosyal medyada paylaşarak sitemize katkıda bulunabilirsiniz.
1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (1 oy, puan: 5,00 üzerinden 5)
Loading...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

tr Türkçe
X
error: Kopya İçerik Yasaklanmıştır.