Bir Sayfa Seçin

Satış Vaadi Sözleşmesine Dayalı Tapu İptali ve Tescil Davası Dilekçesi

Satış Vaadi Sözleşmesine Dayalı Tapu İptali ve Tescil Davası Dilekçesi

Satış vaadi sözleşmesi henüz tamamlanmamış bir dairenin önceden satışı hakkındadır. Söz konusu satış vaadi sözleşmesine aykırılık teşkil eden bir durumda bu husus mahkemeler aracılığı ile çözülebilir bir boyut kazanacaktır. Tüketici mahkemesinden söz konusu hukuka aykırılığı gidermesini talep eden ‘satış vaadi sözleşmesinin ihlaline dayalı tapu iptali ve tescil dava dilekçesi’ sunulur.

Satış Vaadi Sözleşmesine Dayalı Tapu İptal ve Tescili Dilekçesi -1-


NÖBETÇİ TÜKETİCİ MAHKEMESİ SAYIN HAKİMLİĞİ’NE

 

İHTİYATİ TEDBİR TALEPLİDİR.

 

DAVACI                                : 

VEKİLİ                                 : Adana – Avukat Saim İNCEKAŞ 

 

DAVALILAR                        :

KONU                                   : X  ili,  İlçesi, Mahallesinde bulunan pafta, ada, nolu parselde kayıtlı Kat numaralı taşınmazın devir, temlik ve tescilini engellemek amacıyla dava sonuçlanıncaya kadar tapu kaydı üzerine HMK 392/1 uyarınca teminatsız olarak tedbir konulmasına, dava konusu taşınmazın Müvekkil adına tesciline, talebin reddi halinde taşınmazın dava tarihindeki rayiç bedelinin davalı … alınarak Müvekkile ödenmesine, bu talebin de reddi halinde taşınmaz satış vaadi sözleşmesi uyarınca Müvekkilce ödenen  sözleşme bedelinin ve yapılan  masrafın  ödeme günlerinden itibaren işleyecek en yüksek yasal faizi ile birlikte davalı şirketten tahsiline karar verilmesi istemimizdir.

DAVA DEĞERİ                   :

AÇIKLAMALAR                 :

  • Davalı ile diğer davalılar ve arasında Noterliği’nin Yevmiye numaralı Gayrimenkul Satış Vaadi ve Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi, yapılmıştır. Söz konusu sözleşmeler ile davalı şirket diğer davalılar arsası üzerinde 32 dairelik bir bina inşa etmeyi taahhüt etmiştir ve inşa edilecek daireleri aralarında taksim etmişlerdir.
  • Davalı … ile Müvekkil tarihinde Noterliği’nde  yevmiye numaralı taşınmaz satış vaadi sözleşmesi düzenlemiştir. Tanzim olunan gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile davalı şirket ili, İlçesi, Mahallesi, pafta, ada, nolu parselde kayıtlı Kat bağımsız bölüm numaralı gayrimenkulü  TL bedel ile Müvekkile satmayı vaad etmiştir.

 

  • Davalı şirket ile diğer davalılar … ve … arasında düzenlenen Noterliği’nin Yevmiye Numaralı düzenleme şeklinde ek sözleşmede Müvekkil’e vaad edilen dairenin de içerisinde bulunduğu 16 daire davalı şirkete bırakılmış durumdadır. Temlik hükümleri gereğince Müvekkil davalı şirketin taşınmaz üzerindeki haklarına halef konumundadır

 

  • Müvekkil ile davalı arasında imzalanmış olan taşınmaz satış vaadi sözleşmesinde davalı şirket, gayrimenkulün tapusunu 01.04.2015 tarihinde devretmeyi taahhüt etmiştir. Ancak taahhüt edilen teslim tarihinin üzerinden altı ayı aşkın bir süre geçmiş bulunmasına ve inşaat tamamlanmış olmasına rağmen davalı teslimi gerçekleştirmemiştir.
  • Bugüne kadar kiracı olan Müvekkil daireyi konut ihtiyacını karşılamak için satın almıştır. Müvekkil tapu devrinin gerçekleşeceği inancıyla ve yıllar sonra ev sahibi olacağı hevesiyle gayrimenkul içerisinde birtakım masraflar yapmıştır. Müvekkil dairenin salonuna ve antresine asma tavan yaptırmış, banyonun ölçülerine göre tasarlanmış duş teknesi yaptırmış ve dairenin tüm iç cephe duvarlarını boyatmıştır. Müvekkil’in masrafları 2.090,96 TL asma tavan, 1.500,00 TL duş teknesi ve 1.500,00 TL boya masrafları olmak üzere toplam 5.090,96 TL tutmuştur. Söz konusu masraflara ait fatura örnekleri ektedir. Tüm bu masraflar yapılırken davalı şirket yetkilisi anahtarları Müvekkile teslim ederek, Müvekkilin daire içerisinde dilediği değişiklikleri yapabileceğini, dilediği zaman daireye taşınabileceğini, dairenin oturmaya hazır durumda bulunduğunu fakat tapu devrinin gecikeceğini belirterek Müvekkili oyalamıştır. Söz konusu bina tamamlanmış olup 6 dairede ikamet eden vardır.

 

  • Müvekkil, davalı şirket yetkilisini sözlü olarak defalarca tapuya davet etmiş ve tapunun devrini talep etmiştir. Davalı şirket yetkilisi …… Müvekkil’in her tapuya davetinde dilediği zaman taşınabileceğini fakat tapu devrinin zaman alacağını belirtmiştir. Müvekkil ileride bir zapt tehlikesiyle karşılaşmaktan çekinerek tapu devri olmadan daireye taşınmayacağını belirtmiştir.
  • Nihayet …. 01.10.2015 tarihinde Müvekkilin eşini arayarak dairenin akıbeti hakkında yüz yüze görüşmek istediğini belirtmiştir. Müvekkil ve eşi davalı şirket yetkilisi ile görüşmeye gittiklerinde vaad ettiği taşınmazın tapusunu 3. kişilere devredeceğini belirtmiştir. ‘‘Sizin artık öyle bir daireniz yok, unutun o daireyi şeklinde’’ ifadeler kullanmıştır.

 

  • Müvekkil ile davalı şirket arasında yapılan sözleşme kanuni şekil şartlarına uygun olarak yapılmıştır, resmi bir sözleşmedir ve kesin delil teşkil etmektedir. İş bu sözleşme gereğince davalı şirketin dava konusu taşınmazı Müvekkile devretmesi gerekmektedir. Fakat davalı şirketin taşınmazı 3. kişilere devretme ihtimali mevcuttur hatta bu durum davalı şirket yetkilisi tarafından hatta 3. kişiler tarafından açıkça dile getirilmiştir.
  • Açıklanan sebeplerle dava konusu taşınmazın 3. Kişilere devir, temlik ve tescilini engellemek amacıyla dava sonuçlanıncaya kadar tapu kaydı üzerine tedbir konulmasını, taşınmazın müvekkile tescilini, mümkün olmadığı takdirde taşınmazın dava tarihindeki rayiç bedelini, bunun da mümkün olmaması halinde taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile Müvekkilce ödenen TL sözleşme bedelinin ve sözleşmeye duyulan güven ile yapılan masrafın ödenme günlerinden itibaren işleyecek en yüksek yasal faizi ile iadesini isteme zorunluluğu doğmuştur.

 

HUKUKİ NEDENLER        :  MK, TKHK, HMK ve ilgili diğer mevzuat.

HUKUKİ DELİLLER          : Tapu kaydı,  fatura, tarihli fatura, tarihli fatura, Noterliği’nin yevmiye numaralı taşınmaz satış vaadi sözleşmesi, Noterliği’nin Yevmiye numaralı Gayrimenkul Satış Vaadi ve Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi, keşif, bilirkişi, tanık, yemin ve sair her türlü delil.

SONUÇ VE İSTEM             : Yukarıda açıklanan nedenlerle ili, İlçesi, Mahallesinde pafta, ada, nolu parselde bulunan  taşınmazın devir, temlik ve tescilini engellemek amacıyla dava sonuçlanıncaya kadar tapu kaydı üzerine HMK 392/1 uyarınca  teminatsız olarak  tedbir konulmasına, dava konusu taşınmazın Müvekkil adına tesciline, talebin reddi halinde taşınmazın dava tarihindeki rayiç bedelinin davalı ŞTİ’den alınarak Müvekkile ödenmesine, bu talebin de reddi halinde taşınmaz satış vaadi sözleşmesi uyarınca Müvekkilce ödenen TL sözleşme bedelinin ve yapılan toplam TL masrafın  ödeme günlerinden itibaren işleyecek en yüksek yasal faizi ile birlikte davalı şirketten tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini, müvekkilimiz adına vekaleten talep ederiz.

Davacı Vekili

Ekler :

Satış Vaadi Sözleşmesine Dayalı Tapu İptal ve Tescili Dilekçesi -2-

ADANA ( ). ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
SAYIN HAKİMLİĞİ’NE

TEDBİR TALEPLİDİR

DAVACILAR:

VEKİLİ :

DAVALILAR:

KONU : Müvekkillerin murislerinin, davalılar ve murisleri ile şekle ve usule uygun akdetmiş oldukları taşınmaz satış vaadi sözleşmesi sebebi ile ilgili taşınmazın tapusunun iptali ile müvekkiller adına tescil işleminin hükmen yapılması, dava konusu taşınmazın tapu kaydına tedbir konulması talebimizden ibarettir.

AÇIKLAMALAR
1- Müvekkillerin murisleri ile bir kısım davalıların ve bir kısım davalıların murislerinin arasında akdedilen Silivri 1. Noterliğinin 16.01.1992 tarih ve ……… yevmiye numaralı taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile dava konusu İstanbul İli, Silivri İlçesi, … ‘de kayıtlı taşınmazlar müvekkillerin murisine satılmış, murislerinin ölümü üzerine de müvekkiller miras yolu ile hak sahibi olmuşlardır. İş bu sözleşme, kanuna uygun şekil ve usulde yapılmış olup, ekte mevcuttur.

2- Dava konusu sözleşmenin yapılma tarihi 16/01/1992’dir. Sözleşmenin yapıldığı tarihte ilgili taşınmaz üzerinde hukuki ihtilaf mevcut olduğundan taşınmazın tesciline ilişkin mahkeme kararı almak mümkün olmamıştır. TBK madde 153/1’e göre alacağı, Türk mahkemelerinde ileri sürme imkânının bulunmadığı sürece zamanaşımı süresi işlemez. Ayrıca müvekkiller ve ilgili taşınmazın diğer varisleri söz konusu taşınmaz üzerinde elbirliği ile mülkiyet söz konusu olduğundan; beraber hareket etmeleri gerektiğinden ifa imkansızlığı söz konusu olmuş ve bu talebin istenmesi zaman almıştır.

Yüksek Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve Yargıtay Dairelerinin içtihatları göze alındığında miras sebebi ile elbirliği ile mülkiyet oluşması bir ifa imkansızlığı olarak görülmüş ve zamanaşımı süresini kestiği kabul edilmiştir. Sonuç itibariyle sözleşme halen geçerli olup, resmi şekille usulüne uygun yapılmış taşınmaz satış vaadi sözleşmeleri, mülkiyet hakkının devri için geçerli bir satış sözleşmesi niteliğindedir.

3- Yapılmış geçerli bir sözleşme olmasına rağmen, bir kısım satıcılarca söz konusu mülkiyeti devir işlemi gerçekleştirilmek istenmemektedir. TMK’nın “Tescili isteme hakkı” kenar başlıklı 716. Maddesi, “Mülkiyetin kazanılmasına esas olacak bir hukukî sebebe dayanarak malikten mülkiyetin kendi adına tescilini istemek hususunda kişisel hakka sahip olan kimse, malikin kaçınması hâlinde hâkimden, mülkiyetin hükmen geçirilmesini isteyebilir.” demektedir. Kanunun açıkça gösterdiği üzere müvekkiller sayın mahkemeden tescilin hükmen yapılması ve sicilin düzeltilmesini talep etmektedirler.

4-Bir kısım satıcılar ve satıcılardan ölenlerin mirasçılarının bazıları müvekkillere taşınmazın satıldığını, müvekkillerin hak sahibi olduğunu kabul etmektedir. Bir kısmı bu doğrultuda müvekkile belge vermişlerdir. Duruşmaya isticvap edilecek davalılara bu konuda soru sorulduğunda bir çoğu davanın haklılığını ortaya koyacaktır.

Anılan nedenler ile davalılar adına olan taşınmazın tapu kaydının iptali ile müvekkiller adına tescil edilmesini talep zorunlu olmuştur.

HUKUKİ SEBEPLER: MK, BK, HMK ve sair mevzuat

HUKUKİ DELİLLER:
1- Müvekkillere ait veraset belgesi,
2- ADANA X Noterliğinin X tarih ve X yevmiye numaralı taşınmaz satış vaadi sözleşmesi(Noterlikten istensin)
3-Tapu Kayıtları(Celbedilsin)
4- Emlak vergisi ile ilgili tüm belge ve resmi kurum kayıtları,
5- Belediyeden taşınmazlara ilişkin kayıtlar,
6- Keşif ve bilirkişi incelemesi,
7- Bir kısım hissedarlardan alınan muvafakatname ve benzeri belgeler,
8- İsticvap, yemin ve sair her tür deliller.

NETİCE-İ TALEP : Yukarıda arz ve izah edilen ve resen nazara alınacak nedenler ile dava konusu taşınmaz ile ilgili hükmen tescil işleminin yapılmasını, davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile müvekkiller adına tesciline, dava sonuna kadar tapu kaydına teminatsız olarak tedbir konulmasına, mahkeme masrafları ile ücreti vekaletin davalı yana tahmiline karar verilmesini saygı ile arz ve talep ederiz.

Davacılar Vekili

Satış Vaadi Sözleşmesine Dayalı Tapu İptal ve Tescili Dilekçesi -3-

Tedbir Taleplidir

ADANA ASLİYE  HUKUK  MAHKKEMESİ  HAKİMLİĞİ’NE

DAVACI                :

VEKİLİ                   :

DAVALI                :

DAVA                   :Tapu iptali ve tescil

DAVA DEĞERİ    : 8 000- TL

 

AÇIKLAMA                         :

Davacı müvekkil, davalılardan, den ili  İlçesi,mevkii, ,pafta, parsel de bulunan bina vasıflı gayrimenkulün  A Blok Kat 1,2 bağımsız no’sunda bulunan daireyi , X tarihli,  X Noterliğinin yevmiye nolu Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi ile satın almış ve bu alıma karşılık daire bedeli olan 12.000TL’yi  davalıya ödemiştir. Ancak davalının yoğun ısrarlarıyla daire bedeli sözleşmede X TL olarak gösterilmiştir. Satış sözleşmesi dilekçe ekinde mevcuttur.

Davalı  tarafından taşınmaz dava konusu daire davacı müvekkile teslim edilmiş olmasına rağmen , tapuda herhangi bir işlem gerçekleştirilmemiştir. Davacı müvekkil fiilen taşınmazın sahibi durumundadır. Davacı müvekkil taşınmazda malik sıfatıyla zilyet durumunda olup, uzun bir süredir faydalanmaktadır. Dava açılış tarihine kadar da davalı X herhangi bir hak talep etmemiştir. Bütün bu süreç içerisinde de davalıların edimlerini yerine getirmek için olumlu bir adımları olmadığı gibi bu duruma itiraz da edilmemiştir.

Davacının taşınmazın bedelini ödediği halde, davalı tarafından mağdur edildiği ortadadır.

X tarihinde  davacı, evinin kapısında diğer davalı şirket yetkililerinin gelmesiyle taşınmazın iş bu diğer davalıya satıldığını öğrenmiş ve büyük bir şok yaşamıştır. Davalı yetkililerine durumun ne olduğunu soran davacı X tarihi itibarıyla taşınmazın satın alındığını öğrenmiş olup, bu satış sırasında davalı şirketin herhangi bir şekilde taşınmazı inceleme ve görme durumu söz konusu olmamıştır. Yapılan satış tamamıyla kötü niyetli bir satış olup, 3. Şahıs konumunda olan davalı şirketin iyi niyet sahibi olmadığı da ortadadır. Kaldı ki  hiç görmeden ya da gezilmeden taşınmaz alınması hayatın doğal akışına aykırı bir durumdur. Amacın taşınmazı muvazaalı olarak el değiştirmesine yönelik olduğu alenen ortadadır. Davacı müvekkil bu aşamada davalı ile bağlantı kurmaya çalışmış ve başarılı olamamıştır.

Davacı müvekkil  bedeli ödediği taşınmazı X seneden beri malik sıfatıyla elinde bulundurmaktayken yaşamış olduğu olaylar kendisini çok sarsmıştır.

Davacının mağduriyetinin giderilmesi için bu davanın açılarak tapunun davacı adına tescilini talep etmek zorunlu hale gelmiştir.

YASAL NEDENLER             : M.K,B.K,H.U.Y.Y ve sair ilgili yasal neden

KANITLAR                           :

1-Tapu kaydı

2-Tanık beyanları

3- 4Noterliğinin tarihli yevmiye nolu düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi anlaşması

4-Keşif,bilirkişi beyanı ve sair ilgili yasal delil

SONUÇ VE İSTEM:

Yukarıda arz edilen nedenlerden ;

parselde bulunan bina vasıflı gayrimenkulün  A Blok Kat 1,2 bağımsız nosunda bulunan dairenin tapu kaydının iptal edilerek müvekkil adına tesciline,

Mahkemece 3. Şahıs durumunda olan davalı şirketin iyi niyetli olarak kabul edilmesi durumunda dava konusu taşınmazın yapılacak keşif sonucu belirlenecek değerinin davacıya ödenmesine karar verilmesini

Yargılama süresince davacıların taşınmazı elden çıkarma ihtimalinin olukça fazla olması sebebiyle taşınmazın TAPU KAYDINA TEDBİR koyulmasına , yargılama gideri ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesi saygıyla arz ve talep ederiz.

Satış Vaadi Sözleşmesine Dayalı Tapu İptal ve Tescili Dilekçesi -4-

ADANA (…) TÜKETİCİ MAHKEMESİ

SAYIN HAKİMLİĞİ’NE

İhtiyati Tedbir Taleplidir.

 

DAVACI :

VEKİLİ   :

DAVALI :

KONU    :  ……… San. Tic. A.Ş. İle Müvekkilim arasında akdedilen 23.03.2018 tarihli  alacağın temliki hükmünde taşınmaz satış vaadi sözleşmesine konu taşınmazın Müvekkile teslimi, bu talebimizin kabul edilmemesi halinde ödenmiş olan bedelin davalılardan faizi ile beraber iadesi ve Müvekkilimin uğramış olduğu zarar ziyanın tazmini ve İHTİYATİ TEDBİR kararı verilmesi talebimizdir.

AÇIKLAMALAR

MÜVEKKİLİM İLE ………………..T ŞİRKETİ ARASINDA 23.08.2018 TARİHİNDE “ALACAĞIN TEMLİKİ HÜKMÜNDE TAŞINMAZ SATIŞ VAADİ SÖZLEŞMESİ” AKDEDİLMİŞ OLUP BU SÖZLEŞME GEREĞİNCE MÜVEKKİLİM YÜKÜMLÜLÜKLERİNİ TAM VE ZAMANINDA YERİNE GETİRMİŞ, NE VAR Kİ BAYKONUT ŞİRKETİ İNŞAATI YARIM BIRAKIP ORTALIKTAN KAYBOLARAK MÜVEKKİLİMİN MAĞDUR OLMASINA SEBEBİYET VERMİŞTİR.

Müvekkilim ile…..t San. Tic. A.Ş. (Baykonut) arasında 23.03.2018 tarihinde “Alacağın temliki hükmünde taşınmaz satış vaadi sözleşmesi” yapılmış olup işbu sözleşmenin konusu “Sakarya ili Adapazarı ilçesi Tekeler mahallesi mevkiinde bulunan ….. ADA, 1 PARSEL NO’ya ait arsa dahilinde Satıcı ile arsa sahibi arasında akdedilen ve işbu sözleşmenin ayrılmaz parçası kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca inşa edilecek …… sitesinde satıcının nam ve hesabını isabet eden dairelerden B Blok 1. Kat Daire: 4, 140 metrekare 3+1 dairedir.” Şeklinde düzenlenmiştir.  (Ek-1: Alacağın temliki hükmünde taşınmaz satış vaadi sözleşmesi)

…… ile Müvekkilim arasında akdedilen Temlik Sözleşmesi’ne göre satışa vaat edilen 3+1 brüt 140 metrekare konutun bedeli. ……….TL olarak belirlenmiştir. Bu bedelin …………..TL’si Müvekkilim tarafından 23.03.2018 tarihinde ödenmiştir. Geriye kalan ………….TL ise tapu tesliminde ödeneceği kararlaştırılmıştır.  (Ek-2: Ödeme dekontu)

Müvekkilim  söz konusu sözleşmeden doğan yükümlülüklerini eksiksiz ve zamanında yerine getirmiş olmasına rağmen ………..’un, yukarıda belirtilen adreste bulunan …… ADA VE 1 PARSEL NO’ya ait arsa dahilinde kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince inşa edilecek ……. sitesinin inşaatını yarıda bırakarak terk ettiği ve söz konusu arsadaki inşaat işine ………………. devam ettiği Müvekkil tarafından tespit edilmiştir.

MÜVEKKİLİM, ……… ŞİRKETİ’NE VE HALİ HAZIRDA İNŞAATA DEVAM ETMEKTE OLAN ……….. ŞİRKETİ’NE 02.04.2019 TARİHİNDE MAĞDURİYETİNİN GİDERİLMESİ AMACIYLA İHTARNAME KEŞİDE ETMİŞTİR. ANCAK SÖZ KONUSU İHTARNAME ……..T ŞİRKETİ’NİN BULUNDUĞU ADRESİ TERK ETMESİ SEBEBİ İLE …….. ŞİRKETİ’NE TEBLİĞ EDİLEMEMİŞTİR. SÖZ KONUSU İHTARNAME ……… ŞİRKETİ’NE 04.04.2019 TARİHİNDE TEBLİĞ EDİLMİŞ NE VARKİ …….. ŞİRKETİ TARAFINDAN MÜVEKKİLİME BİR CEVAP DAHİ VERME GEREĞİ DUYMAMIŞLARDIR.

 Müvekkilim tarafından hem ….. Şirketi’ne hem de ……….n Şirketi’ne Sakarya 5. Noterliği’nden  02.04.2019 tarihli…….. Yev. Nolu ihtarnamesi keşide edilmiştir. İşbu ihtarname taraflara 04.04.2019 tarihinde tebliğ edilmiştir. (Ek-3: Sakarya 5. Noterliği’nin 02.04.2019 tarihli ….. Yev. Nolu ihtarnamesi)

Müvekkilim tarafından keşide edilen ihtarnamede; ………. tarafından yarım kalan inşaatın bir bedel karşılığında devralınmış olması söz konusu ise Müvekkilim ile ……… arasında yapılan Temlik Sözleşmesinin geçerliliğini koruyacağı ve………….’nin sözleşmenin tarafı  haline geleceği,……… tarafından yarım kalan inşaatın bir bedel karşılığında devralınmamış ise inşaatta bu zamana kadar Bay konut tarafından yapılan masraflar olması sebebi ile TBK ve sözleşme hükümleri gereğince ………..’un alacaklarına halef olduğu bildirilmiştir.

İşbu ihtarname …………Şirketlerine X tarihinde tebliğ edilmiş ancak ………….Şirketi tarafından Müvekkilime yönelik herhangi bir cevap verilmemiştir. ……………. Şirketi’ne ise ihtarname muhatabın  adreste bulunmama sebebi ile tebliğ edilememiştir……………… Şirketi’nin ticareti usule aykırı bir şekilde terk etmesi sebebi ile Cumhuriyet Başsavcılığa suç duyurusunda bulunma hakkımızın ayrıca saklı tutulmaktadır.

C. …………… ŞİRKETİ’NİN TİCARET SİCİLDE KAYITLI ADRESİNDE BULUNMAMASI VE İNŞAATI YARIM BIRAKARAK ORTADAN KAYBOLMASI, …………. ŞİRKETİ’NİN KENDİSİNE KEŞİDE EDİLEN İHTARNAMEYE HERHANGİ BİR CEVAP DAHİ VERMEMESİ, TAŞINMAZIN 3. KİŞİLERE SATILMA OLASILIĞININ OLMASI, DOLAYISIYLA İNŞAATIN AKIBETİNİN BELLİ OLMAMASI VE BU SEBEPLERLE MÜVEKKİLİMİN DAHA FAZLA MAĞDURİYET YAŞAMAMASI İÇİN SÖZLEŞMEYE KONU TAŞINMAZIN BULUNDUĞU ARSA HAKKINDA İHTİYATİ TEDBİR KARARI VERİLMESİNİ TALEP ETMEKTEYİZ.

 …………… Şirketi’nin ticaret sicilde kayıtlı adresinde bulunmaması ve …………… Şirket’nin de Müvekkilim tarafından keşide edilen ihtarnameye karşı herhangi bir şekilde cevap vermemesi Müvekkilimi tedirgin etmiştir. Zira Müvekkilim elindeki tek birikintisini işbu sözleşmeye güvenerek…………… Şirketi’ne vermiştir. Hali hazırda ………….. Şirketi’ne ulaşılamaması, Müvekkilim ile ………..t arasında akdedilen sözleşmeye konu taşınmaz inşaatının akıbetinin ne olacağının bilinmemesi,………….. Şirketi’nin yarım kalan inşaata devam etmesi vb. sebeplerle Müvekkilim ile ……………Şirketi arasında akdedilmiş olan sözleşmeye konu taşınmazın üzerinde bulunduğu arsa hakkında Sayın Mahkeme tarafından öncelikle İHTİYATİ TEDBİR kararı verilmesini talep etmekteyiz. Zira Müvekkilimin hak kaybına uğrama ihtimali son derece yüksektir.

Sonuç olarak; Müvekkilim ile …………. Şirketi  arasında  23.08.2018 tarihinde Alacağın temliki hükmünde taşınmaz satış vaadi sözleşmesi akdedilmiş, Müvekkilim sözleşme gereğince üzerine düşen tüm sorumlulukları tam ve zamanında yerine getirmiş ancak …………… Şirketi inşaatı yarıda bırakarak ortalıktan kaybolmuştur. Hali hazırda yarım kalan inşaat …………… Şirketi tarafından devam ettirilmektedir…………… Şirketi’nin inşaatı Asmolen Şirketi’ne devretmişse …………. Şirketi’nin Müvekkilime karşı sorumlu olduğu izahtan varestedir.

HUKUKİ SEBEPLER    : TBK, HMK, ve sair mevzuat,

HUKUKİ DELİLLER : Alacağın temliki Hükmünde Taşınmaz Satış Sözleşmesi, İhtarname, Tanık, Bilirkişi, Yemin, Ödeme Dekontu ve her türlü delil.

SONUÇ VE TALEP : Yukarıda arz ve izah edilen ve resen nazara alınacak nedenlerden dolayı;

Haklı davamızın KABULÜNE,

Müvekkilimin mağduriyeti ve daha fazla hak kaybına uğramaması adına  dava konusu taşınmazın bulunduğu arsa hakkında İHTİYATİ TEDBİR KARARI VERİLMESİNİ,

Dava konusu taşınmazın müvekkilim adına tescil ve teslimine karar verilmesini,

Bu talebimizin kabul edilmemesi halinde ise,

X tarihinde Alacağın Temliki Hükmünde Taşınmaz Satış vaadi Sözleşmesi gereğince Müvekkilimin ödemiş olduğu X TL’nin fiili ödeme günü olan X  tarihinden itibaren başlayacak yasal faizi ile beraber ödenmesini,

Müvekkilimin işbu ödemiş olduğu maddi zararı olarak fazlaya ve hataya dair haklarımız saklı kalmak kaydıyla, zararın oluşma tarihinden         itibaren uygulanacak faiz ile beraber şimdilik 1.000-TL ödenmesine,

Müvekkilimin manevi zararının giderilmesi için 10.000-TL ödenmesine,

Müvekkilimin olumlu zararı olarak fazlaya ve hataya dair haklarımız saklı kalmak kaydıyla zararın oluşma tarihinden itibaren uygulanacak               yasal faiz ile beraber şimdilik 1.000-TL DAVALILARDAN MÜŞTEREKEN VE  MÜTESELSİLEN  TAHSİLİNE  KARAR          VERİLMESİNİ,

Yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep ederiz.

DELİL LİSTESİ:

Alacağın temliki hükmünde taşınmaz satış vaadi sözleşmesi(Ek-1)

Müvekkilimin banka ödeme dekontları (Ek-2)

X Noterliği’nin X tarihli …… Yev. Nolu ihtarnamesi (Ek-3)

Davalı …………. Şirketi’nin adres değişikliği yapmadığını gösteren şirketin son yayınlanan ticaret sicil gazetesi,

Davalı Şirketlerin ticari kayıtları,

Tanık, (Tanık listemiz sunuılacaktır.)

Bilirkişi incelemesi,

Yemin,

İkamesi mümkün her türlü delil.

Karşı tarafın sunacağı delillere karşı delil sunma hakkımız saklı kalmak kaydıyla SAyın Mahkemenin takdirine sunarız.

Saygılarımızla,

Davacı Vekili

Satış Vaadi Sözleşmesine Dayalı Tapu İptal ve Tescili Dilekçesi(Kredinin Durdurulması Talepli) -5-

ADANA NÖBETÇİ TÜKETİCİ MAHKEMESİ HAKİMLİĞİ’NE

TEDBİR TALEPLİDİR.

DAVACI                      : 

VEKİLİ                         :

DAVALILAR                : 

KONU                         : Dava dilekçemizin kabulü ile davalı inşaat firmasının sözleşmeye aykırı bir şekilde zamanında daireyi teslim etmemesi nedeniyle gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin feshine, inşaat firmasının yönlendirmesi ile davalı bankadan çekilen BAĞLI KREDİ ÖDEMELERİNİN TEMİNATSIZ OLARAK TEDBİREN DURDURULMASINA, kredi sözleşmesinin feshine, fazlaya ilişkin haklarımız, maddi, manevi tazminat ve dava haklarımız saklı kalmak üzere bankaya ödenen (X taksit bedeli) X TL ve inşaat şirketine peşinat olarak ödenen 98.730,00 TL olmak üzere toplam 151.907,30 TL.nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı müvekkile ödenmesine karar verilmesi istemidir.

AÇIKLAMALAR

1-) Davacı müvekkil önce X tarihinde davalı X A.Ş.nin X isimli konut projesinden X Blok, Bahçe Katı, A1 Numaralı bağımsız bölümü satın almak için sözleşme imzalamıştır. Sözleşmenin imzalanması sırasında kapora olarak X TL ödemiştir (Ek-1 X tarihli Düzenleme Şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi ve Proje Satış Hesap Cetveli).

2-) Davalı X A.Ş.nin anlaşması bulunan, proje destekçisi davalı X Bankası A.Ş.ye yönlendirmesi ile protokole atfen konut finansmanı kredisi olarak X ay taksitli, % 0 faizli, aylık X TL sabit taksitli toplam X TL tutarında bağlı kredi çekmiştir. Çekilen kredi banka tarafından davalı inşaat firmasına aktarılmıştır (Ek-2 11.10.2016 Bireysel Krediler Ödeme Tablosu).

3-) Banka kredisinin de çekilmesi ve davalı X A.Ş. hesabına aktarılması sonrasında davalı inşaat firması yetkilisi ile davacı müvekkil arasında X Noterliği’nde X tarih ve X yevmiye numaralı “Düzenleme Şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi” yapılmıştır (Ek-3 X Noterliği’nin X tarih ve XXXX yevmiye numaralı sözleşme sureti).

4-) Davacı müvekkil X tarihinde yapılan sözleşme gereğince, sözleşmeye ek olarak verdiği senede istinaden X tarihinde de davalı inşaat firmasına X TL ödemiştir (Ek-4 X tarihli Senet Alım Bordrosu).

5-) Yine çektiği bağlı kredi taksitlerinden davacı müvekkil bugüne kadar X (X TL) taksiti ödemiştir. Yaptığı ödeme toplamı X TL.dir.

DAVALI İNŞAAT FİRMASI SÖZLEŞME GEREĞİ YÜKÜMLÜLÜKLERİNİ DE YERİNE GETİRMEMİŞTİR. SATIŞ VAADİ SÖZLEŞMESİNDE BELİRTİLEN TESLİM TARİHİNE UYULMADIĞI İÇİN SÖZLEŞMENİN FESHİNİ TALEP ETMEKTEYİZ.

1-) Sözleşmenin 3.1. maddesinde “Satıcı, Bağımsız bölümün yapımını, ….. sözleşmenin imza tarihinden itibaren X ay içerisinde (Teslim Tarihi) tamamlayacak ve “Anahtar Teslimi” olarak alıcıya fiilen teslim edecektir.” denilmektedir.

2-) Sözleşme yapılırken davacı müvekkile “Teslim tarihi X ay ancak proje hızlı ilerliyor o kadar sürmez” denilmesine rağmen imza tarihinin üzerinden X aydan fazla süre geçmesine rağmen bağımsız bölüm teslim edilmediği gibi şuan inşaat durmuş vaziyettedir. Yine basında yer alan davalı inşaat firmasının finansal olarak zor durumda olduğuna dair haberler ve X Tüketici Mahkemelerinde davalı firmanın adı geçen projesine ilişkin diğer dosyalarından da anlaşılacağı üzere projenin uzun bir süre daha bitmesi mümkün değildir (Ek-5 X’nun X tarihli KAP açıklaması ve Haberlere ilişkin internet çıktıları).

3-) Yukarıda da izah ettiğimiz üzere, davalı inşaat şirketinin konut projesini bitirmesi imkansız hale gelmiştir. Bu nedenle davacı müvekkilin konut projesinin tamamlanmasını beklemesi söz konusu olmadığından feshini talep etmekteyiz.

DAVACI MÜVEKKİLİN ÇEKTİĞİ KONUT FİNANSMANI KREDİSİ BAĞLI KREDİ OLDUĞUNDAN DAVALILAR MÜŞTEREKEN VE MÜTESELSİLEN SORUMLUDUR.

1-) Bağlı kredi sözleşmesi tüketici kredileri açısından TKHK m. 30 hükmünde ve konut finansmanı sözleşmeleri açısından da TKHK m. 35 hükmünde düzenlenmiştir. Bağlı kredi sözleşmesi; konut finansmanı kredisinin münhasıran belirli bir konutun satın alınması durumunda bir sözleşmenin finansmanı için verildiği ve bu iki sözleşmenin objektif açıdan ekonomik bir birlik oluşturduğu sözleşmeyi ifade etmektedir (TKHK m.35/1).

Şu halde bağlı kredinin söz konusu olabilmesi için, konut satış sözleşmesi ile konut finansmanı sözleşmesinin objektif açıdan ekonomik bir birlik oluşturması gerekmektedir. Objektif açıdan ekonomik birliğin nasıl oluşacağı ise TKHK m. 30/2 hükmünde belirtilmiştir. Buna göre ekonomik birliğin varlığı;

a) Satıcı veya sağlayıcının tüketici için krediyi finanse ettiği,

b) Üçüncü bir tarafça finanse edilmesi durumunda, kredi verenin kredi sözleşmesinin imzalanması veya hazırlanması ile ilgili olarak satıcı veya sağlayıcının hizmetlerinden yararlandığı,

c) Belirli bir mal veya hizmetin verilmesinin kredi sözleşmesinde açıkça belirtildiği,

Durumlarından en az birinin varlığı halinde kabul edilir.

2-) Kanunda yer alan bu düzenlemenin temel amacı, satıcının tüketiciyi belirli bir kredi verenden kredi almaya yönlendirmesi durumunda, satış sözleşmesi ile kredi sözleşmesi arasında bağlantı kurularak tüketicinin korunmasıdır.

Nitekim davacı tarafından davalı bankadan kullanılan konut finansmanı kredisinin de, 100 ay taksite uygulanan %0 faiz ile satıcı tarafından finanse edilmesi, kredi sözleşmesinden kredi türü olarak davacı inşaat firmasının projesi için kullandırıldığının belirtilmesinden de anlaşılacağı üzere, bağlı kredi olduğu açıktır. Kullanılan bu bağlı kredi de kanunun tüketicinin korunması amacı çerçevesinde bir teminattır.

3-) Satıcının bağlı kredi ile teminat sağlaması durumunda, konutun hiç veya gereği gibi teslim edilmemesi nedeniyle tüketici TKHK m. 11’de belirtilen seçimlik haklarından birini kullanırsa, satıcı ve konut finansmanı kuruluşu müteselsilen sorumludur (TKHK m. 35/2).

Şu halde tüketici, “sözleşmeden dönme”, “satış bedelinde indirim” ve tazminat taleplerini konut finansmanı kuruluşuna karşı da kullanabilir. Davacı müvekkilin ödediği miktar, konut finansmanı kuruluşunun sorumluluğu çerçevesi ve 6502 Sy.nin 35/2 maddesi gereğince de, bağlı kredi limiti içinde olduğundan davalıların müştereken ve müteselsilen sorumluluğuna karar verilmesini talep etmekteyiz.

III. KONUT FİNANMASINI KREDİSİ BAĞLI KREDİ VE UYGULANAN FAİZ DE % O (FAİZSİZ) OLDUĞUNDAN TEMİNATSIZ OLARAK KREDİ ÖDEMELERİNİN TEDBİREN DURDURULMASI GEREKMEKTEDİR.

6100 Sy. HMK.nın 392/1. maddesi “… Talep, resmî belgeye, başkaca kesin bir delile dayanıyor yahut durum ve koşullar gerektiriyorsa, mahkeme gerekçesini açıkça belirtmek şartıyla teminat alınmamasına da karar verebilir. Adli yardımdan yararlanan kimsenin teminat göstermesi gerekmez.” şeklindedir.

1-) İhtiyati tedbir kararı verilirken menfaat dengesi ve ölçülülük ilkesi dikkate alınmalıdır. Oranlılık ilkesi, menfaatlerin dengelenmesi, yani menfaat çatışmasının giderilmesi sürecinde işlev görürken, menfaat dengesine bu süreç sonunda ulaşılır. Şu halde, menfaat çatışmasının giderilmesi, yani dengenin kurulması sürecinde oranlılık ilkesi dikkate alınmalıdır. Öğreti de bu noktanın üzerinde özellikle durulmuştur: “…tedbir yargılamasında, asıl dava sonucuna ilişkin net bir öngörüde bulunulabiliyor ve hukuki durumun açıklığı taraflardan biri lehine tam ispat seviyesinde tespit edilebiliyorsa, bu öngörü tarafların menfaatlerinin tartılmasında da yol gösterici olmalıdır (hukuki durumun açıklığı kriteri). Gerçekten, eda tedbiri talebinin reddedilmemesine talep sahibinin mi, yoksa kabul edilmesine karşı tarafın mı katlanması gerektiği, asıl dava sonucu öngörülerek tespit edilebilir. Talep sahibinin haklılık ihtimali arttıkça, onun karşı tarafa göre menfaatleri ağır basar. Bu açıdan, tedbirin kabulünün karşı tarafın hukuk alanına yapacağı müdahale, talep sahibine göre daha yoğun olsa da, hukuki durum talep sahibi lehine tam ispat seviyesinde açıksa, talep sahibinin menfaatleri ağır basar. Nasıl ki, asıl davada davacı haklı ise, dava sonucu davalıyı ne kadar büyük zararlara uğratırsa uğratsın davacı lehine karar verilmesi onun menfaatlerine hukuk düzeninin üstünlük tanımasından ileri geliyorsa, aynı esasın tedbir yargılamasında da geçerli olması gerekir. Hukuki durumun açıklığı kriteri, tedbir yargılamasında tam ispat seviyesinde ispat ölçüsünün aranacağı anlamına gelmemektedir. Burada tam ispat ölçüsü, tarafların menfaatlerinin değerlendirilmesine yönelik bir işlev görmektedir.” (Evrim Erişir, Geçici Hukuki Korumanın Temelleri ve İhtiyati Tedbir Türleri, Oniki Levha Yayıncılık, İstanbul-2013, s. 70-71).

Tedbir sebebinin ispatında da prensip itibariyle yaklaşık ispat seviyesinde ispat ölçüsü geçerlidir. 6100 Sy. HMK., yalnız tedbire esas teşkil eden maddi hukuk talebinde ispat ölçüsünün düşürülmesini düzenlemiştir (HMK.nın 390/3 maddesi).

2-) Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un sonuç olarak amacı tüketiciyi korumaktadır. Kanun, içtihat ve öğretinin kabul ettiği üzere tüketici zayıf konumda ve zaruret halindedir. Zaruret halinde bulunan lehine verilen tedbir, teminat göstermeden muaf tutulmalıdır. Çünkü mahkemenin tüketicinin zaruret halinde olduğunu tespiti, teminat yatırmakla yükümlü olanın mali güçten yoksun bulunduğunu da içerecektir. Teminat yatırabilecek ekonomik güce sahip bir alacaklının eda tedbiri talep edememesi ve tedbire muhtaç alacaklının teminat yatırmaması madalyonun iki yüzünü oluşturmaktadır.

Nitekim HMK., ihtiyati tedbirlerin istisnai olarak alacağın geçici olarak gerçekleştirilmesine hizmet edebileceğini öngörerek teminat gösterme muafiyetinde daha esnek bir düzenleme getirmiştir. HMK.nın 392. maddesi ile kanun koyucu, hakime, ayrım yapmaksızın tüm ihtiyati tedbir türlerinde geniş takdir yetkisi vererek durum ve koşullar gerektiriyorsa talep edenin (evleviyetle satıcı karşısında zayıf olan ve zaruret halinde bulunan tüketicinin) teminat göstermekten muaf tutulabileceğini hükme bağlamıştır.

3-) Yukarıda da izah ettiğimiz üzere, kullanılan konut finansman kredisi bağlı kredidir ve  % 0 faiz oranı ile yani faizsiz olarak kullanılmıştır. Davacı müvekkil en son 18.03.2019 tarihinde kullanılan kredinin 29. taksitini ödemiştir. Ancak yukarıda da izah ettiğimiz üzere davacı inşaat firmasının sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle sözleşmeden dönme hakkımızı kullanarak, gayrimenkul satış vaadi ile kredi sözleşmelerinin feshini talep etmekteyiz. Ancak ödenmesi gereken daha 71 taksiti bulunmaktadır. Müvekkilim daireyi teslim almadığı gibi konut kredisi sözleşmesi taksitlerini ödemediği taktirde “cebri icratehdidi altında kalacağından KREDİ ÖDEMELERİNİN TEMİNATSIZ OLARAK TEDBİREN DURDURULMASI KARARI VERİLMESİNİ İSTEMEK ZORUNLULUĞU HASIL OLMUŞTUR.

Aksi takdirde 6502 Sy. TKHK.nın 35/2 madde gerekçesinde de belirtildiği üzere, davacı müvekkil elde etmek istediği konutun hiç ifa edilmemiş olmasına rağmen kredi taksitlerini ödemeye devam etmek ve ödediği parayı bu sefer satıcıdan geri almaya çalışmak zorunda kalacaktır.

4-) Yine davalılar tacir olduğundan, T.C.M.B. avans faizi oranında faiz talep edilmesi de mümkün bulunmaktadır.

Tüm bu açıklamalar neticesinde; Sayın Mahkemenize açılan işbu dava ile müvekkil ile davalı inşaat firmasının yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ve davalı banka ile imzalanan bağlı kredinin feshine, müvekkil tarafından davalılara ödenen toplam 151.907,30 TL’nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkile ödenmesine, müvekkilin davalılara borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etme zorunluluğumuz doğmuştur.

DELİLLERİMİZ             :

1- X tarihli Düzenleme Şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi ve Proje Satış Hesap Cetveli (EK-1)

2- X Bireysel Krediler Ödeme Tablosu (EK-2)

3- X Noterliği’nin X tarih ve X yevmiye numaralı sözleşme sureti (EK-3) 

4- X tarihli Senet Alım Bordrosu (EK-4)

5- X GYO’nun X tarihli KAP açıklaması ve Haberlere ilişkin internet çıktıları (EK-5)

6-Konut Finansman Kredisi ve Ödenen Taksitlere İlişkin Dekontlar (Davalı bankadan istenmesi)

7-Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi ve Ekleri (Davalı İnşaat şirketinden istenmesi)

8-Bilirkişi

9-Her Türlü Yasal Delil (Karşı tarafın delil sunma hakkına karşı delil sunma hakkımız saklı kalmak kaydı ile)

HUKUKİ NEDENLER: 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun, Türk Borçlar Kanunu, Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve ilgili sair mevzuat.

SONUÇ VE İSTEM:

Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle;

1-Müvekkil ile davalı inşaat firması arasında imzalanmış olan gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin FESHİNE ve müvekkilin bu sözleşmeden dolayı davalıya borçlu olmadığının TESPİTİNE,

2-Kredi Sözleşmesinin FESHİNE ve müvekkilin bu sözleşmeden dolayı davalıya borçlu olmadığının TESPİTİNE,

3-Fazlaya ilişkin haklarımız, maddi, manevi tazminat ve dava haklarımız saklı kalmak üzere müvekkil tarafından davalılara yapılmış olan toplam X TL.nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkile ÖDENMESİNE,

4-Tensip ile birlikte öncelikle, yukarıda açıkladığımız üzere davacı müvekkilin davalı bankadan çektiği konut finansman kredisi bağlı kredi olduğundan, müvekkilim daireyi teslim almadığı halde konut kredisi sözleşmesi taksitlerini ödemediği taktirde “cebri icra” tehdidi altında kalacağından, henüz ödenmemiş taksitlerin tahsil edilmemesi için KREDİ ÖDEMELERİNİN TEMİNATSIZ OLARAK TEDBİREN DURDURULMASI KARARI VERİLMESİNİ VE BU KARARIN DAVALI BANKAYA TEBLİĞİNİ,

5-Yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini arz ve talep ederiz. tarih

Davacı Vekili

Avukat Saim İNCEKAŞ – Adana Avukatlık ve Hukuk Ofisi

Avukat Saim İncekaş

Avukat Saim İncekaş

Adana İncekaş Hukuk Bürosu

Avukat Saim İncekaş. Adana’da ikamet etmektedir. Kurucu sıfatıyla İncekaş Hukuk ve Danışmanlık Bürosunda çalışmalarına devam etmektedir. Ceza Hukuku, Medeni-Boşanma-Aile Hukuku, Bilişim Hukuku avukatlığı ana çalışma dallarıdır. 

Abone ol
Bildir
guest
0 Yorum
Yazı içi yorum
Tüm yorumları göster

Şanslı Söz

“İnsan; Avukatı, tutacağı herhangi bir işin istikbalini gösteren ışığı, düştüğü herhangi bir felaketin kurtarıcısı, bir hayatı karanlık görmekten doğan ümitsizlik buhranlarının gidericisi; yaralanan yüreğinin dermanı, kırılan izzeti nefsinin tamircisi, tehlikede gördüğü hayatının koruyucusu tanır”.
(Refik İnce, Avukat, İzmir Barosu Dergisi, Y. 1935, S. sh. 19)

Dünya Dilleri

Sitedeki Metinlerin Renk Kodlaması

İddia, davacı beyanı, öne sürülen argüman rengi = kırmızı

Savunma, itiraz, davalı beyanları = bordo

Yüksek mahkeme lafzı, içtihat niteliğindeki bilgi ve tanım içeren beyanlar = turuncu

Yüksek mahkeme tarafından bozulan yerel mahkemenin verdiği karar = kahverengi

Makale yazarının kişisel yorumu = zeytin rengi

Yüksek Mahkemenin somut vakıa tespiti = indigo

BİR YORUM-SORU-CEVAP BIRAKIN!

Sayfanın alt kısmından konu ile alakalı yorum-soru-cevap-düzeltmelerinizi iletiniz.

AvukatBirlik.Com’a katılın!

Kolektif bir mecra olan avukatbirlik.com yeni nesil sosyal medya, makale, forum ve hatta ticaret konularında avukatların kendisini ifade edebileceği ve bir parçası olabileceği dinamik bir alan.

avukatbirlik.com – Tıklayınız