Satış Vaadi Alacaklısı Haczin Fekkini Hangi Süreler İçerisinde Talep Edebilir?

Satış Vaadi Alacaklısı Haczin Fekkini Hangi Süreler İçerisinde Talep Edebilir?

ÖZET 1: Taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesi tapu kütüğüne şerh edilmiş olsa dahi, bu kişi adına tescil işlemi gerçekleşmedikçe mülkiyetin intikalini sağlamaz. Tapu Kanunu’nun 26. maddesi uyarınca sicile şerh verilen satış vaadi sözleşmesi 5 ( beş ) yıl süre ile 3. kişilere karşı ileri sürülebilir. Haczin kaldırılması için anılan süre içerisinde tescil davası açılması ve 3. kişi adına taşınmazın tescil işleminin tamamlanması zorunludur.

ÖZET 2: Kişisel hak mahiyetinde olan satış vaadi sözleşmesine dayalı hak tapu kaydına işlenmekle, ayni etkinlik ve aleniyet kazanır. Tapu Kanunu’nun 26. maddesine göre bu hak 5 yıl süreyle üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilir. Bu satış vaadine dayalı olarak hakkı temlik alan şikayetçi, 5 yıllık süre içerisinde tapu maliki aleyhine tapu iptali ve tescil davası açmış ve ilgili mahkemece 10.6.2008 tarihinde davanın kabulüne karar verilmiş, karar 29.7.2008 tarihinde kesinleşmiştir.

Bu durumda, satış vaadi şerhinden sonra konulan haciz sonuç doğurmayacağından, mahkemece şikayetin kabulü yerine reddine karar verilmesi isabetsiz olup,kararın bu sebeple Dairemizce bozulması gerekir

Şunu da belirtmek isterim ki uygulamada tapu tescil ve haczin fekki talebiniz paralelinde mahkeme tarafından haciz alacaklılarına karşı dava açmanız için süre verilmektedir.


1-) Satış vaadi alacaklısının haczin fekkini talep etme süresinin kapsamı 5 yıldır. Aşağıdaki yargıtay kararı bu yönde içtihat niteliğindedir.

DAVA : Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki 3. kişi vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR : Şikayetçi üçüncü kişi, takip dosyasında borçlu adına kayıtlı iken 28.11.2007 tarihinde tapu kaydı üzerine haciz konulan gayrimenkulü, 05.01.2007 tarihinde borçludan noterde düzenlenen satış vaadi sözleşmesi ile satın aldıklarını ve 09.01.2007 tarihinde de bu durumun tapu kaydına şerh edildiğini, bilahare 11.01.2008 tarihinde de Eyüp 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde tapu iptali ve tescili davası açtıklarını, davanın kabul edildiğini ve kararın 21.05.2008 tarihinde kesinleştiğini, TMK. 1009. maddesi ve Tapu Kanunu’nun 26/6 maddesi gereğince haczin kaldırılmasını talep etmiş, mahkemece, müştekinin Eyüp 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde haciz şerhi işlenmiş tapu kayıtlarını en geç 25.03.2008 tarihli duruşmada öğrenmiş olması gerektiğinden bahisle talebin süresinde olmadığı ve gayrimenkulün haciz tarihinde borçlu adına kayıtlı olduğundan bahisle şikayetin reddine karar verilmiştir.

Taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesi tapu kütüğüne şerh edilmiş olsa dahi, bu kişi adına tescil işlemi gerçekleşmedikçe mülkiyetin intikalini sağlamaz. Tapu Kanunu’nun 26. maddesi uyarınca sicile şerh verilen satış vaadi sözleşmesi 5 ( beş ) yıl süre ile 3. kişilere karşı ileri sürülebilir. Haczin kaldırılması için anılan süre içerisinde tescil davası açılması ve 3. kişi adına taşınmazın tescil işleminin tamamlanması zorunludur.

Somut olayda, tescil davasının 11.01.2008 tarihinde açıldığı, taşınmazın 3. kişi adına tesciline karar verildiği ve bu kararın 21.05.2008 tarihinde kesinleştiği görülmektedir. Bu durumda, 3. kişinin şikayetinin Tapu Kanununun 26/6. maddesi uyarınca 5 yıllık süreye bağlı olduğu gözetilmeden ve açıklanan yasal koşullar oluştuğundan haczin kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde istemin reddi isabetsizdir.

SONUÇ : Müşteki 3. kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun428. maddeleri uyarınca ( BOZULMASINA ), 25.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi. (T.C. YARGITAY 12. HUKUK DAİRESİ E. 2010/14600 K. 2010/27687 T. 25.11.2010 4721/m. 1009 2644/m. 26)


2-) Aynı yönde bir diğer içtihat ise şu şekildedir:

DAVA : Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının onanmasını mutazammın 22.11.2010 tarih, 12225-27021 Sayılı daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkiki şikayetçi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR : Tapu Kanunu’nun 26. maddesi ve T.M.K.’nun 1009. maddesi uyarınca sicile şerh verilen satış vaadi sözleşmesi, 5 yıl süre ile üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilir.

Borçlunun noterlikçe yapılan satış vaadi sözleşmesi ile S.Ö.’ye, şikayet konusu taşınmaz hissesinin satışını vaad ettiği ve bu satış vaadi sözleşmesinin tapu kaydına 5.4.2006 tarihinde şerh edildiği, haczin ise 10.4.2006 tarihinde konulduğu, S.Ö.’nün satış vaadi sözleşmesinden doğan hakkını, şikayetçi T.T.’ya 15.1.2008 tarihinde noterde temlik ettiği görülmüştür.

Kişisel hak mahiyetinde olan satış vaadi sözleşmesine dayalı hak tapu kaydına işlenmekle, ayni etkinlik ve aleniyet kazanır. Tapu Kanunu’nun 26. maddesine göre bu hak 5 yıl süreyle üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilir. Bu satış vaadine dayalı olarak hakkı temlik alan şikayetçi, 5 yıllık süre içerisinde tapu maliki aleyhine tapu iptali ve tescil davası açmış ve ilgili mahkemece 10.6.2008 tarihinde davanın kabulüne karar verilmiş, karar 29.7.2008 tarihinde kesinleşmiştir.

Bu durumda, satış vaadi şerhinden sonra konulan haciz sonuç doğurmayacağından, mahkemece şikayetin kabulü yerine reddine karar verilmesi isabetsiz olup, kararın bu sebeple Dairemizce bozulması gerekirken onandığı anlaşılmakla, şikayetçinin karar düzeltme isteminin kabulü gerekmiştir.

SONUÇ : Şikayetçinin karar düzeltme isteminin kabulüyle Dairemizin 22.11.2010 tarih ve 2010/12225 esas 2010/27021 karar sayılı onama ilamının kaldırılmasına, mahkeme kararının yukarda yazılı sebeplerle İ.İ.K. 366 ve H.U.M.K.’nun 428. maddeleri uyarınca ( BOZULMASINA ), 7.7.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (T.C. YARGITAY 12. HUKUK DAİRESİ E. 2011/11502 K. 2011/14844 T. 7.7.2011 2644/m.26 4721/m.1009)

Son düzenleme tarihi 13 Ağustos 2020 15:16

Paylaş
Avukat Saim İncekaş

Avukat Saim İncekaş. Adana'da ikamet etmektedir. Kurucu sıfatıyla kendisine ait Adana Avukatlık ve Danışmanlık Bürosunda çalışmalarına devam etmektedir. Ceza Hukuku, Medeni-Boşanma-Aile Hukuku, Bilişim Hukuku avukatlığı ana çalışma dallarıdır. Özellikle boşanma ve ceza avukatlığı üzerine pratik ve deneyim sahibidir. Bu alanlarda 5.000'den fazla yazı ve makalesi bulunmaktadır. Adres: Turhan Cemal Beriker Blv. No:7, Ziya Algan İş Merkezi Kat:5 Daire:41 E-posta: av.saimincekas@gmail.com Telefon: 0534 910 97 43

Bir yorum bırakın

E-posta adresiniz gizli tutulacaktır.