Sadakat Yükümlülüğünü İhlal Boşanma Dilekçesi

ADANA ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ’NE 

-TEDBİREN VELAYET TALEPLİDİR.

 

DAVACI : 

VEKİLİ    : 

DAVALI : 

KONU   :  Evlilik birliğinin temelinden sarsılması ve sadakat yükümlülüğünün ihlali sebebiyle tarafların boşanmalarına karar verilmesi, müvekkilim lehine 10.000 TL manevi tazminata hükmedilmesi ve müşterek çocukların velayetinin müvekkilime verilmesi taleplerimizin sunulmasıdır.

AÇIKLAMALAR

 

-ÖNCELİKLE MÜŞTEREK ÇOCUKLARIN VELAYETİNİN TEDBİREN TARAFIMIZA VERİLMESİNİ TALEP EDERİZ.-

Dava dilekçemizin ilerleyen kısımlarından anlaşılacağı üzere müvekkilim için evlilik birliği çekilmez hale gelmiş olup gerek davalının sadakat yükümlülüğüne aykırı bir hayat sürmesi gerek ise davalı eşin sürekli olarak müvekkilime yönelik hakaretamiz davranışlarda bulunması ve bu fiillerini müşterek çocukların yanında da çekinmeden sergilemesi nedeniyle TMK m. 169 gereği müşterek çocukların velayetinin işbu boşanma davası süresince geçici olarak ve dava sonuçlandıktan sonra kesin olarak müvekkilim davacı ……. verilmesini talep ederiz.                                                                                                          

Davalı, evlilik birliği ile bağdaşmayacak şekilde başkaları ile ilişkisi içerisinde olup aynı zamanda bu şahısları tarafların müşterek çocukları olan … yaşındaki ……. ve … yaşındaki ……. ile tanıştırmaktadır. Sayın mahkemenizce karar verildiği takdirde bir pedagog tarafından müşterek çocuklar dinlenerek bu durum ispatlanacaktır. Davalı eş ile müşterek çocuklar ayrı bir evde yaşamakta olup, davalı tarafından çocuklar ruhsal ve fiziksel gelişimleri için kesinlikle uygun olmayan bir ortamda büyütülmektedirler. Sürekli olarak anneleri tarafından eve getirilen başka kişiler ile tanıştırılan ve annelerinin babalarına yönelik aşağılayıcı sözlerini duyan bu yaştaki çocukların psikolojilerinin bu durumdan ne derece olumsuz etkileneceği ortadadır. Mevcut durumda müvekkilim çocukları ile haftanın 2 günü görüşmekte ve onların tüm ihtiyaçlarını karşılamakta ise de tarafımızca boşanma davası açılmasına sebebiyet veren olaylar neticesinde çocukların kişisel yararı gereği olarak öncelikle tedbiren; dava sonuçlanınca kesin olarak müşterek çocukların velayetinin müvekkilime verilmesini talep ederim.

 

 

ESAS HAKKINDAKİ BEYANLARIMIZ

 

1)DAVALI KUSUR VE DAVRANIŞLARIYLA EVLİLİK BİRLİĞİNİN TEMELDEN SARSILMASINA VE ORTAK YAŞAMIN TARAFLAR İÇİN ÇEKİLMEZ HALE GELMESİNE NEDEN OLMUŞTUR

Müvekkilim ile davalı …… tarihinde evlenmiş olup bu evlilikten 200.. doğumlu …..  ve 2…. doğumlu ……. isimli iki müşterek çocukları bulunmaktadır. Taraflar evliliklerinin ilk zamanlarında mutlu bir birliktelik sürdürmüş olsalar da evliliklerinin ilerleyen zamanlarında davalının müvekkilimize karşı olan tutum ve davranışlarından kaynaklı olarak tartışmalar yaşanmaya başlamıştır. Davalı müvekkilimin evlilik birliği içerisindeki ve hane yaşantısındaki davranışlarını sürekli eleştirir bir tavır içerisine girmiştir. Davalı, müvekkilimin hasta anne ve babasına karşı bir eşten beklenmeyecek şekilde anlayışsız tavırlarda bulunmuş, hatta müvekkilime bu sebeple hakaretler dahi etmiştir. Davalı eş, müvekkiliminden, müvekkilimin ailesinden ve müvekkilimin çalışma hayatından asla memnun olmamış, sürekli olarak bu hususları tartışma konusu haline getirmiştir. Böylece davalı eş, ortak hayatı müvekkilim için çekilmez bir hale getirmiştir. Buna rağmen müvekkilim evlilik birliği içerisinde üzerine düşen tüm sorumlulukları yerine getirmiş, eşine ve çocuklarına gereken tüm özeni göstermeye çalışmış ve eşinin ve çocuklarının geçim ve ihtiyaçlarını sağlamak için elinden gelen tüm gayreti göstermiştir. Müvekkilimin yoğun ve yorucu iş temposuna rağmen şikayetçi olmaksızın  ailesinin geçimini sağlamak için gece gündüz çalışmıştır.

Tarafların ikinci çocukları olan ……….ın doğumundan bir süre sonra her ne kadar müvekkilim gerek çocuklarını gerekse eşinin durumunu düşünerek evlilik birliğini devam ettirmek istese de  davalı ……, müşterek çocukları yanına alarak ebeveynlerine ait olan şimdiki ikamet adresinde bulunan eve  tek başına yerleşmiştir. Yaklaşık ….. yılından beri davalı eş müşterek çocuklar ile birlikte müvekkilimden ayrı yaşamaktadır. Yaşanan tüm bu süreçte davacı müvekkilim, eşinin ikamet ettiği evin tüm doğalgaz, elektrik, su fatularını düzenli ödemekte olup bunun haricinde eşinin ve çocuklarının masraflarını karşılamak ve onları mağdur etmemek için her hafta eşine ait olan hesaba para yatırmaktadır. Bu ödemeleri gösteren tüm dekontlar dilekçemiz ekinde mevcuttur. Açıklamış olduğumuz hususlardan görüleceği üzere müvekkilim daima ailesine olan sorumluluklarını yerine getirmiş ve bu süreçte davalı taraf her ne kadar ayrı yaşama ısrarını devam ettirmek istese de müvekkilim ortak hayatın bir gün yeni kurulacağına olan inancını yitirmemiştir.  Buna rağmen davalı eş, ayrı yaşanan bu süreçte müvekkilime anlaşmalı boşanmak istediğini bildirmiştir. Müvekkilim halihazırda yaşanan tüm bu süreçte gerek davalının yeniden ortak bir           yuva kurma arayışından yoksun olması gerek ise eşinin ihtiyaçlarını karşılarken bile sürekli onun hakaret içerikli tavırlarına maruz kalması sebebi ile evlilik kendisi içinde çekilmez hale geldiğinden yine çocuklarını düşünürek asgari ücretle çalışmasına rağmen aylık 1.000,00 TL nafaka vermeye razı olarak anlaşmalı boşanmayı kabul etmiştir. Akabinde davalı eş tarafından Mahkemenizin …… E. Sayılı dosyası ile boşanma davası ikame edilmiştir. …… tarihli duruşmada taraflar her ne kadar bir protokol üzerinde anlaşmış  ve müvekkilim davalı eşe ve müşterek çocuklara aylık 1.000,00 TL nafaka ödemeyi kabul etmiş olsa da davalı eş anlaşmalı boşanmadan vazgeçtiğini Mahkemeye duruşma esnasında bildirmiş ve Mahkemenizin …… E. Sayılı dosyası çekişmeli boşanma davasına dönüşmüştür. Davacı …….’e Mahkeme tarafından dava dilekçesini sunmak için iki haftalık kesin süre verilmişse de davacı …… dava dilekçesini sunmamıştır. 

2) DAVALI EŞ SADAKAT YÜKÜMLÜLÜĞÜNE AYKIRI DAVRANMIŞTIR.

 

Müvekkilim,davalı eş ile evlilikleri süresince üzerine düşen görevlerini yerine getirmiştir. Buna rağmen müvekkilime sürekli hakaretler eden davalı eş aynı zamanda sadakat yükümlülüğünü de ihlal etmiştir.

 Mahkemenizin ……. tarihli duruşma gününden sonra işbu davanın davacısı müvekkilim eşi …… tarafından uzun bir zamandır aldatıldığını öğrenmiştir. İlk olarak ….  isimli şahıs müvekkilimi arayarak davalı ……. ile evlenmek istediğini, hatta müşterek çocuklar ile tanıştığını, müvekkilim çocuklarıyla haftasonu birlikteyken birçok kere kendisinin davalının evine gittiğini hatta müvekkilimin çocuklarına aldığı kıyafetleri bile söyleyerek davalının evine gerçekten gittiğini belirtmiştir. Akabinde ……. isimli şahıs müvekkilime mesajlar atarak kendisinin de davalı …..tarafından aldatıldığını, davalının hayatında birden fazla erkek olduğunu ve kendisinin müvekkilimin açacağı boşanma davasında tanıklık dahi yapabileceğini söylemiştir. Müvekkilim ile davalının sevgilisi ……. isimli şahıs arasında geçen mesajlaşma görüntüleri aşağıdadır.

 

T.C YARGITAY Hukuk Genel Kurulu Esas: 2012 / 2-526 Karar: 2012 / 1102 Karar Tarihi: 12.12.2012

4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 185/3. maddesi uyarınca Eşler birlikte yaşamak, birbirine sadık kalmak ve yardımcı olmak zorundadırlar. Yasada belirtilen bu sadakat yükümlülüğü, evliliğin yasal olarak son bulmasına kadar devam edecektir. Başka bir deyişle, mahkemelerce boşanma kararı verilmiş olmasına rağmen bu karar henüz kesinleşmediği sürece evlilik birliği devam ettiğinden bu aşamada eşlerin sadakat yükümlülüğüne aykırı davranışlarının dikkate alınmasının gerektiği kurul çoğunluğu tarafından kabul edilmiştir (Aynı ilkeler HGK’nun 06.12.2006 gün 2006/2-777 E., 2006/778 K. ile 26.11.2008 gün ve 2008/2-698 E., 2008/711 K. sayılı ilamlarında da benimsenmiştir). 

Yerleşik Yargıtay içtihadı gereği de halihazırda görülmekte olan bir boşanma davası olsa dahi dava kesinleşinceye kadar tarafların birbirine karşı yükümlülükleri devam etmektedir. Nitekim davacı müvekkilim aldatıldığını anlaşmalı boşanma davasının çekişmeli davaya dönüşmesine müteakip öğrenmiş olsa da aldatma fiili aslında boşanma davasından önce meydana gelmiş ancak müvekkilimin bu aldatma fiilinden daha sonra haberi olmuştur. 

TMK m. 185/3 :                                                                                                                   

Eşler birlikte yaşamak, birbirine sadık kalmak ve yardımcı olmak zorundadırlar.

…. isimli şahıs, davalı ile evlenme niyeti olduğunu bildirmişse de daha sonra kendisinin de davalı tarafından başka erkeklerle aldatıldığını öğrenmesi üzerine müvekkilime mesajlar yazarak davalının sadakat yükümlülüğüne aykırı yaşantısını anlatmıştır. Delillerimiz arasında yer alan davalı ile …… ın  fotoğraflarından ikili arasındaki yakın ilişkinin boyutu anlaşılacaktır. Fotoğraflar ile birlikte davalı eş ile sevgilisi arasındaki mesajlaşma görüntüleri, …..tarafından müvekkilime aldatma fiilini ispat etmek amacıyla gönderilmiştir. Müvekkilim bu olaydan sonra eşi tarafından aldatıldığını, hatta ve hatta …..’ın iddialarına göre başka kişilerin de  davalı eş tarafından çocuklarının yaşadığı eve alındığını ve çocukların birkaç kişi ile daha anneleri tarafından tanıştırıldığını öğrenmiştir. Gerek ayrı yaşamalarına rağmen eşinin tüm ihtiyaçlarını karşılayan müvekkilimin aldatıldığını öğrenmesi gerek ise de müşterek çocukların anneleri tarafından böylesine gayri ahlaki bir ortamda yetiştirilmeleri müvekkilimin iş bu boşanma davasını ikame etmesine yol açmıştır. 

Davalı eşin, evlilik devam ederken müvekkilime karşı sadakatsiz davranışlarda bulunması, sürekli olarak müvekkilime hakaret ederek duygusal şiddet uygulaması TMK m.166/f.1 “Evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmış olursa, eşlerden her biri boşanma davası açabilir.” hükmü gereği evlilik birliğinin temelden sarsılması sebebiyle boşanma konusu oluşturan davranışlardır.

Bütün bunlarla birlikte, Sayın Mahkemenizce uygun görüldüğü takdirde davalı …….. davacı müvekkilimi aldattığını telefon görüşmesi esnasında ikrar ettiği ses kayıtları Mahkemenize tarafımızca sunulacaktır. 

T.C. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi  2007/17220 Esas 2008/13614 Karar, Karar Tarihi: 20.10.2008

 

“Eşinin sadakatinden kuşkulanan davacı-davalının, birlikte yaşadıkları her ikisinin de ortak mekanı olan konutta, eşinin bilgisi dışında ses kayıt cihazı yerleştirerek, eşinin aleni olmayan konuşmalarını kaydetmesinde bu suretle sadakat yükümlülüğü ile bağdaşmayan davranışlarını tespit etmesinde özel hayatın gizliliğinin ihlalinden söz edilemez ve hukuka aykırılık bulunduğu kabul olunamaz. Aksine, aile birliğine ilişkin ortak yaşanılan mekana davalının, meşru olmayan bir amaç için arkadaşlarını kabul etmesinde, aile hayatının gizliliğini ihlal söz konusudur. Bu bakımdan sözü edilen delilin elde edilişinde hukuka aykırılık bulunduğundan söz edilemez. O halde yapılan soruşturma ve toplanan delillerle; davalı-davacının; meşru olmayan bir amaç için karşı cins de dahil olmak üzere arkadaşlarını müşterek konuta aldığı ve sadakat yükümlülüğüne aykırı davrandığı gerçekleşmiştir. Bu halde, taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir. Gerçekleşen olaylar karşısında davacı dava açmakta haklıdır.”

Yine …… ile davalının mesajlaşma görüntüleri …… tarafından davacı müvekkilime gönderilmiştir.

 

 

Davacı evlilik birliliği içerisinde sadakat yükümlülüğüne aykırı davranmıştır.Davacı taraf müvekkilimi sosyal medya aracılığı ile tanıştığı adamlarla aldatmıştır. Yine …… iddialarına göre davalı eş ….. isimli başka kimseler ile daha birliktelik yaşamaktadır.

 

3) MÜVEKKİLİM EVLİLİK SÜRESİ BOYUNCA DAVALI EŞİN HAKARETLERİNE VE TEHDİTLERİNE MARUZ KALMIŞ VE KENDİSİNE SÜREKLİ OLARAK DUYGUSAL ŞİDDET UYGULANMIŞTIR.

 

Müvekkilim, davalı eşin sürekli olarak hakaret ve tehditlerine ve küçültücü davranışlarına ve duygusal şiddetine maruz kalmıştır. Davalı tarafından müvekkilime yazılan hakaret içerikli mesajların bir kısmı aşağıdadır.

 

Davalı eş müvekkilime karşı gerçekleştirdiği hakaret ve tehditlerin yanında müvekkilimin ailesine karşı da hakaretlerde bulunmuş ve ağza alınmayacak sözler sarfetmiştir.  Nitekim bu durumu ispatlar mesaj görüntülerinin bir kısmı verilmiş olup bir kısmı da dilekçemizin ekinde sunulmuştur. Davalı eş kusurlarıyla evlilik birliliğinin temelden sarsılmasına ve ortak yaşamın taraflar için çekilmez hale gelmesine neden olmuş olup haklı boşanma davamızın kabulü gerekmektedir. Nitekim örnek verilen Yargıtay kararından da anlaşılacağı üzere eşlerden birinin ağır hakaretlerde bulunması ve bu durumun sürekli olarak devam etmesi TMK m.166 anlamında bir boşanma sebebidir.

Yargıtay 2.Hukuk Dairesi 2017/13838 Esas,2008/13605 Karar 20.10.2008 Tarihli İlam;

“Davalı-davacı kadının eşine hakaret ettiği anlaşılmaktadır. Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkân vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir. Olayların akışı karşısında davacı dava açmakta haklıdır. Bu şartlar altında eşleri birlikte yaşamaya zorlamanın artık kanunen mümkün görülmemesine göre, boşanmaya karar verilecek yerde, yetersiz gerekçe ile davanın reddi doğru bulunmamıştır.”şeklindedir.

Yargıtay 2.Hukuk Dairesi 2015/9457 Esas 2016/248 Karar 12.01.2016 Tarihli İlam ;      

            “Mahkemece her iki taraf eşit kusurlu kabul edilerek boşanmaya karar verilmiş ise de; yapılan yargılama ve toplanan delillerden mahkemece tarafların belirlenen kusurlu davranışları yanında, davalı-davacı erkeğin davacı-davalı kadına hakaret ve beddua ettiğe de anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu durum karşısında boşanmaya sebep olan olaylarda davalı-davacı erkeğin kadına göre ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Davacı-davalı kadının da kusuru gerçekleştiğine göre, erkeğin boşanma davasının kabulü sonucu itibarıyla doğru olduğundan, davacı-davalı kadının bu yöne dair temyiz itirazlarının reddi ile boşanmaya dair hükmün kusura dair gerekçesi değiştirilmek sureti ile onanmasına karar verilmesi gerekmiş (HUMK m. 438/ son ) ve aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.”şeklindedir.

* TAZMİNAT TALEPLERİMİZE İLİŞKİN AÇIKLAMALARIMIZ:

Boşanma davalarında maddi ve manevi tazminatı düzenleyen TMK’nın 174. maddesine göre;

“Mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen veya daha az kusurlu taraf, kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat isteyebilir. Boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf, kusurlu olan diğer taraftan manevi tazminat olarak uygun miktarda bir para ödenmesini isteyebilir.” denmektedir. Buna göre ;

Manevi tazminata ilişkin taleplerimiz:

Boşanma davalarında manevi tazminata karar verilebilmesi için tazminat isteyen taraf kusursuz ya da daha az kusurlu olmalı, yani tazminat istenen eş daha çok kusurlu olmalı, zarar görmeli (kişilik haklarına saldırı nedeniyle oluşan zarar), zarar boşanma nedeniyle oluşmalı ve kusur oluşturan davranışlar hukuka aykırı olmalıdır.

Boşanma taleplerimize ilişkin açıklamalar kısmında belirttiğimiz olaylar ve yaşananlardan da anlaşılacağı üzere davalı eş, evlilikleri boyunca davacı müvekkile hakaret içerikli davranışlarda bulunmuş ve sadakat yükümlülüğüne aykırı davranarak müvekkilimi aldatmıştır. Davalı, yukarıda değinilen davranışlarda bulunarak müvvekilin elem ve üzüntü duymasına sebebiyet vermiştir. Boşanmada kusuru olan, evlilik birliği ile bağdaşmayan davranışlarda bulunan taraf davalı eştir.

Davalının bu çirkin davranışları müvekkilimin kişilik haklarını ağır ölçüde zedelemiştir. Davacı müvekkilim, davalının kendisine yönelik bu tehditleri, hareketleri ile aldatma fiilli karşısında fazlasıyla yıpranmıştır.

Yukarıda belirttiğimiz nedenlerden dolayı davacı müvekkilin davalı eşten yaşamış olduğu bu üzüntüleri ve uğramış olduğu psikolojik şiddeti bir nebzede olsa hafifletmek adına 10.000,00  TL manevi tazminat talebi bulunmaktadır.

Yukarıda açıklanan nedenlerle öncelikle, müşterek çocukların ruh sağlıklarını ve gelişimlerini korumak için velayetlerinin dava süresince tedbiren ve dava sonuçlanınca kesin olarak müvekkilime verilmesine, tarafların TMK’nın ilgili maddeleri gereği boşanmalarına ve davacı müvekkilim lehine 10.000,00 TL manevi tazminata  hükmedilmesine karar verilmesini bilvekale taleple istirham ederim.

HUKUKİ NEDENLER : Türk Medeni Kanunu, HMK ve diğer tüm yasal mevzuat hükümleri

 

HUKUKİ DELİLLER  :

        

1-Mali ve ekonomik durum araştırması

2-Davalı eş ile sevgilisi arasındaki mesajlaşma görüntüleri 

3-Müvekkililime davalı eşin sevgilisi tarafından gönderilen mesajlar(dilekçe içeriğinde mevcuttur.)

4- Davalı eşin müvekkilime gönderdiği mesajlar

5-Son 6 ayda davalı eş….’e ait ……… ve …….. numaralı telefon hatlarına ait  gelen-giden  aramaları,gelen smslerı içerir dokümanları, (CELP EDİLECEK),

6- Müvekkilimin, davalı eşe yaptığı ödemeleri gösterir dekontlar

7-Davalı eşin davacıyı aldattığını ikrar ettiği ses kayıtları (Mahkemenizce takdir edildiğinde ibraz edilecektir.)

8- Davalı eş  ile sevgilisinin davalının ikamet ettiği evde çektikleri fotoğraflar

9- Daha önce Mahkemenizde  tarafların anlaşmalı boşanmak üzere açmış oldukları dava dosyası(CELB EDİLECEK)

              

10 -TANIKLAR:      

        

11- Bilirkişi, Uzman Görüşü, gerektiğinde Keşif ve sair diğer deliller.

 

 

 

NETİCE-İ TALEP     : Yukarıda açıklanan ve Sayın Mahkemenizce re’sen göz önünde bulundurulacak nedenlerle;

1- Tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeni ile BOŞANMALARINA ,

2-Müşterek çocukların velayetinin dava süresince tedbiren, dava  sonuçlanınca kesin olarak davacı müvekkilime verilmesine,

3- Müvekkilim davacı lehine 10.000,00 TL manevi tazminata hükemedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini saygılarımla vekaleten arz ve talep ederim.

                                                                  DAVACI VEKİLİ

                                                                   Av. Saim İncekaş

 

Bu makaleyi sosyal medyada paylaşarak sitemize katkıda bulunabilirsiniz.
    Generic placeholder image
    Avukat Saim İncekaş
    Avukat Saim İncekaş Avukatlık Ofisi'nde kurucu avukat.
1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (3 oy, puan: 5,00 üzerinden 5)
Loading...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

tr Türkçe
X
error: Uyarı: Sağ tıklamak için üye olabilirsiniz !! Üye olabilmek için tarafımızdan referans kodu almanız gerekmektedir.