Ruhsatsız Yapı Cezası İtiraz İstinaf Dilekçesi

Ruhsatsız Yapı Cezası İtiraz İstinaf Dilekçesi

BÖLGE İDARE MAHKEMESİ İLGİLİ HUKUK DAİRESİ’NE

Sunulmak Üzere

İDARE MAHKEMESİ SAYIN HAKİMLİĞİ’NE

DOSYA NO :

2019/1372 Karar

İSTİNAF KANUN YOLUNA BAŞVURAN

DAVACI                                            :

VEKİLİ                                              :

DAVALI                                             :

KONUSU                                           : X İdare Mahkemesi’nin X tarih ve X sayılı kararının istinaf incelemesi isteminden ibarettir.

TEBLİĞ TARİHİ                               :

DAVANIN ÖZETİ                             : X adresinde kain ve tapunun  X parselinde kayıtlı taşınmazda ruhsatsız yapı yapıldığından bahisle 3194 sayılı kanunun 42. Maddesi uyarınca X tl para cezası verilmesine ilişkin X İdare Mahkemesi X Karar sayılı kararına karşı itirazlarımıza ilişkindir

AÇIKLAMALAR                        :

X İdare Mahkemesi söz konusu olan eldeki dava dosyasında tespite konu yapıların ruhsat gerektirmesine rağmen ruhsatsız yapıldığı ve tespit tarihinden önce herhangi bir tadilat başvurusunda bulunulmadığı değerlendirmesiyle söz konusu ruhsatsız yapı nedeniyle müvekkilin 3194 sayılı Kanunun 42/2 maddesi uyarınca imar para cezasıyla cezalandırılmasını hukuka uygun bulmaktadır. Oysaki;

7143 sayılı VERGİ VE DİĞER BAZI ALACAKLARIN YENİDEN YAPILANDIRILMASI İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA İLİŞKİN KANUN’un 16 ncı maddesiyle, 3194 sayılı İMAR KANUNU’na eklenen geçici 16 ncı maddede, kamuoyunda “İmar Affı” olarak adlandırılan ve ruhsatsız ya da ruhsatına aykırı yapılmış binalara yapı kayıt belgesi verilmesine ilişkin uygulama düzenlenmektedir.

3194 sayılı İMAR KANUNU’na eklenen geçici 16 ncı maddede;

“GEÇİCİ MADDE 16- Afet risklerine hazırlık kapsamında ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla, X tarihinden önce yapılmış yapılar için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve yetkilendireceği kurum ve kuruluşlara 31/10/2018 tarihine kadar başvurulması, bu maddedeki şartların yerine getirilmesi ve 31/12/2018 tarihine kadar kayıt bedelinin ödenmesi halinde Yapı Kayıt Belgesi verilebilir. Başvuruya konu yapının ve arsasının mülkiyet durumu, yapı sınıf ve grubu ve diğer hususlar Bakanlık tarafından hazırlanan Yapı Kayıt  Sistemine yapı sahibinin beyanına göre kaydedilir.

Yapının bulunduğu arsanın 29/7/1970 tarihli ve 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununa göre belirlenen emlak vergi değeri ile yapının Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca belirlenen yaklaşık maliyet bedelinin toplamı üzerinden konutlarda yüzde üç, ticari kullanımlarda yüzde beş oranında alınacak kayıt bedeli başvuru sahibi tarafından genel bütçenin (B) işaretli cetveline gelir kaydedilmek üzere merkez muhasebe birimi hesabına yatırılır. 6306 sayılı Kanun kapsamında kullanılmak üzere kaydedilen gelirler karşılığı Bakanlık bütçesine ödenek eklemeye Maliye Bakanı yetkilidir. Bu ödenek, dönüşüm projeleri özel hesabına aktarılarak kullanılır. Kayıt bedeline ilişkin oranı iki katına kadar artırmaya, yarısına kadar azaltmaya, yapının niteliğine ve bölgelere göre kademelendirmeye, ayrıca başvuru ve ödeme süresini bir yıla kadar uzatmaya Bakanlar Kurulu yetkilidir.

Yapı Kayıt Belgesi yapının kullanım amacına yöneliktir. Yapı Kayıt Belgesi alan yapılara, talep halinde ilgili mevzuatta tanımlanan ait olduğu abone grubu dikkate alınarak geçici olarak su, elektrik ve doğalgaz bağlanabilir.

Yapı Kayıt Belgesi verilen yapılarla ilgili bu Kanun uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezaları iptal edilir.

Yapı ruhsatı alıp da yapı kullanma izin belgesi almamış veya yapı ruhsatı bulunmayan yapılarda, Yapı Kayıt Belgesi ile maliklerin tamamının muvafakatinin bulunması ve imar planlarında umumi hizmet alanlarına denk gelen alanların terk edilmesi halinde yapı kullanma izin belgesi aranmaksızın cins değişikliği ve kat mülkiyeti tesis edilebilir. Bu durumda, ikinci fıkrada belirtilen bedelin iki katı ödenir.

Beşinci fıkra uyarınca kat mülkiyetine geçilmiş olması 6306 sayılı Kanunun ek 1 inci maddesinin uygulanmasına engel teşkil etmez.

Yapı Kayıt Belgesi alınan yapıların, Hazineye ait taşınmazlar üzerine inşa edilmiş olması halinde, bu taşınmazlar Bakanlığa tahsis edilir. Yapı Kayıt Belgesi sahipleri ile bunların kanuni veya akdi haleflerinin talepleri üzerine taşınmazlar Bakanlıkça rayiç bedel üzerinden doğrudan satılır. Bu durumda elde edilen gelirler bu maddenin ikinci fıkrasına göre genel bütçeye gelir kaydedilir. Ayrıca bu gelirler hakkında 29/6/2001 tarihli ve 4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 5 inci maddesinin beşinci fıkrası hükmü uygulanmaz.

Yapı Kayıt Belgesi alınan yapıların belediyelere ait taşınmazlar üzerine inşa edilmiş olması halinde, Yapı Kayıt Belgesi sahipleri ile bunların kanuni veya akdi haleflerinin talepleri üzerine bedeli ilgili belediyesine ödenmek kaydıyla taşınmazlar rayiç bedel üzerinden belediyelerce doğrudan satılır.

Üçüncü kişilere ait özel mülkiyete konu taşınmazlarda bulunan yapılar ile Hazineye ait sosyal donatı için tahsisli araziler üzerinde bulunan yapılar bu madde hükümlerinden yararlandırılmaz.

Yapı Kayıt Belgesi, yapının yeniden yapılmasına veya kentsel dönüşüm uygulamasına kadar geçerlidir. Yapı Kayıt Belgesi düzenlenen yapıların yenilenmesi durumunda yürürlükte olan imar mevzuatı hükümleri uygulanır. Yapının depreme dayanıklılığı hususu malikin sorumluluğundadır.

Bu madde hükümleri, 18/11/1983 tarihli ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanununda tanımlanan Boğaziçi sahil şeridi ve öngörünüm bölgesi içinde ekli kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alan ile İstanbul tarihi yarımada içinde ekli kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alanlarda ve ayrıca 19/6/2014 tarihli ve 6546 sayılı Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı Kurulması Hakkında Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının € bendinde belirlenmiş Tarihi Alanda uygulanmaz.

Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Bakanlık ve Maliye Bakanlığı tarafından müştereken belirlenir.”  Denilmektedir.

Yukarıda anılan Yasanın geçici 16.maddesinde yer alan “Yapı Kayıt Belgesi verilen yapılarla ilgili bu Kanun uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezaları iptal edilir.” Hükmü gereğince  yapı kayıt belgesi alınan yapılar ile ilgili idari para cezalarının iptal edileceği belirtildiğinden,  dolayısıyla yapı kayıt belgesi alınmış yapılar ile ilgili olarak yapı kayıt belgesi tarihinden sonra da idari para cezası verilemeyeceği anlamı çıkmaktadır.

İMAR PARA CEZASI,  HATALI VE HUKUKA AYKIRI OLARAK TESPİT EDİLMİŞTİR:

Tarafımızca kabul anlamına gelmemek kayıt ve şartıyla, davalı idare tarafından müvekkile salınan imar para cezası hatalı ve fahiş olarak tespit edilmiştir. Şöyle ki;

Dava konusu taşınmaz ile ilgili olarak düzenlenen Yapı Tatil Zaptının, hatalı ve hukuka aykırı olarak düzenlenmiş olması sebebiyle iptali gerekmektedir. Şöyle ki; dava konusu taşınmaz  üzerinde bulunan yapıların ve müştemilatların yüzölçümleri hatalı olarak tespit edilmiştir. Dava konusu imalatların yüzölçümü gerçeğe uygun şekilde tespit edilmediğinden imar para cezası da dolaylı olarak hatalı tespit edilmiştir. Dava konusu Yapı Tatil Zaptı,  3194 sayılı İmar Kanunu’nun 32. maddesinde öngörülen usule uygun düzenlenmemiştir. Bu nedenle dava konusu idari işlemin,  yapı tatil zaptına ilişkin kısmında da hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

Müvekkile ait yapı hakkında salınan idari para cezası miktarı hesaplanırken, 3194 sayılı Kanun’un 5940 sayılı Kanunla değişik 42. maddesi hükmü ile düzenlenen kriterlere aykırı davranılmıştır.Sayın Mahkemenizce  dava  İmar para cezası hesaplama raporu ile yapı tatil tutanağının birlikte incelenmesi halinde görülecektir ki; dava konusu imalatların yapı sınıf ve grubu hatalı ve hukuka aykırı olarak tespit edilmiştir. Ayrıca davalı Belediye tarafından yapı ile ilgili olarak aykırılıktan etkilenen alan dikkate alınmamıştır. Bu nedenle hatalı ve hukuka aykırı olarak düzenlenen imar para cezası raporu doğrultusunda salınan imar para cezası da fahiş olarak hesaplanmıştır. Dolayısıyla  davalı idare tarafından 3194 sayılı Kanun’un 5940 sayılı Kanunla değişik 42. maddesi hükmü ile düzenlenen kriterlere aykırı olarak hesaplanıp müvekkile tebliğ edilen idari para cezası salınmasına ilişkin encümen kararında hukuka uyarlık bulunmamasına rağmen İzmir 5. İdare Mahkemesi’nin verdiği karar hukuka aykırıdır.

SONUÇ VE İSTEM:

Yukarıda sunulu ve resen dikkate alınacak sebeplerle X İdare Mahkemesi’nin X tarih ve X sayılı hükmünün eksik inceleme ve araştırma ile hukuka aykırı şekilde hüküm kurulması sebebiyle ortadan kaldırılmasını talep ederiz. Saygılarımla. tarih

                   Davacı Vekili

Av.

Son düzenleme tarihi 4 Mart 2020 11:08

Paylaş
Avukat Saim İncekaş

Avukat Saim İncekaş. Adana'da ikamet etmektedir. Kurucu sıfatıyla kendisine ait Adana Avukatlık ve Danışmanlık Bürosunda çalışmalarına devam etmektedir. Ceza Hukuku, Medeni-Boşanma-Aile Hukuku, Bilişim Hukuku avukatlığı ana çalışma dallarıdır. Özellikle boşanma ve ceza avukatlığı üzerine pratik ve deneyim sahibidir. Bu alanlarda 5.000'den fazla yazı ve makalesi bulunmaktadır. Adres: Turhan Cemal Beriker Blv. No:7, Ziya Algan İş Merkezi Kat:5 Daire:41 E-posta: av.saimincekas@gmail.com Telefon: 0534 910 97 43

Bir yorum bırakın

E-posta adresiniz gizli tutulacaktır.