Aklınıza takılan başka detaylar mı var?

Günlük 10.000'i aşkın ziyaretçisi olan hukuk forumunda sorularınızı gündeme getirebilirsiniz.

HUKUK FORUMU

Yorum yaparak bilgiyi çoğaltın!

Yazıyı okumanızın ardından konuyla alakalı fikir, düşünce, gelişme veya düzeltmelerinizi yorum kısmında belirtebilirsiniz. Bu sayede konuyla ilgili gelişmelerden e-posta yoluyla haberdar olur ve yenilikleri takip etme şansı yakalarsınız.

Resmi nikahlı eşin evlilik birliğinin devamı sırasında diğer davalı ile ilişkiye girmesi nedeniyle doğan çocuğun genetik babasından manevi zararın ödetilmesi istenebilir- Yargıtay Kararı

Resmi nikahlı eşin evlilik birliğinin devamı sırasında diğer davalı ile ilişkiye girmesi nedeniyle doğan çocuğun genetik babasından manevi zararın ödetilmesi istenebilir

Davacı, resmi nikahlı eşi olan davalı Mukteber Karaalp’in evlilik birliğinin devamı sırasında diğer davalı ile ilişkiye girmesi nedeniyle doğan çocuğun kendi çocuğuymuş gibi nüfusuna kaydedildiğini, uzun yıllar bu çocuğa kendi çocuğu gibi baktığını, çocuğun kendisinden olmadığını öğrenince eşi ile boşandıklarını ve eşi aleyhinde 2001 yılında soy bağının reddi davası açtığını, soy bağımn reddi davasında, Adli Tıp Kurumu’ndan alman rapor ile çocuğun kendisinden olmadığının ve bu çocuğun babasının davalılardan Kasım Akpolat olduğunun anlaşıldığım, davalıların evlilik dışı ilişkiye girerek kendisini aldattıklarını, yaşadığı tüm bu olaylar nedeni ile psikolojisinin bozulduğunu belirterek, uğradığı manevi zararın ödetilmesi isteminde bulunmuştur.Davalı Mukteber Karaalp ise; çocuğunun olamayacağını çok önceden bilen davacının bu yönde tedavi gördüğünü, doğan çocuğun kendi çocuğu olmadığını bilerek bu durumu kabullendiğini belirterek, istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.

Yerel mahkemece, davalılardan Mukteber Karaalp ile evli olan davacı Ali Karaalp’in 16.04.1998’de doğan küçüğü 01.05.1998 günü nüfusuna kaydettirdiği, davalı eşin savunmalarına göre yaptırdığı muayeneler sonucu 1987’den bu yana çocuğunun olamayacağını ve küçüğün başkasından olduğunu bilen davacının 2 yıl gibi bir zaman süresince sessiz kaldığı, 31.12.2007 günlü bilirkişi raporunda doğal yoldan çocuk sahibi olma yeteneği bulunmadığı belirtilen davacının bu durumu bilerek küçüğü nüfusuna kaydettirip aradan uzun zaman geçtikten ve boşanma gerçekleştikten sonra manevi tazminat istemesinin iyi niyet kuralları ile bağdaşmadığı gerekçesi ile manevi tazminat istemi reddedilmiştir.

Dosyadaki bilgi ve belgelerden, davacının resmi nikahlı eşi olan davalının diğer davalı ile birlikte evlilik birliğinin devamı sırasında cinsel ilişkiye girdikleri, davacının açtığı soybağının reddi davasında Adli Tıp Kurumu’ndan alınan rapor ile çocuğun davacıdan olmadığının ve bu çocuğun babasının diğer davalı Kasım Akpolat olduğunun anlaşıldığı, doğan çocuğunun davacının nüfusuna kayıt ettirildiği, soy bağının reddi davasının kabul edilerek küçüğün soy bağının düzeltildiği anlaşılmaktadır.

Yerel mahkemece açıklanan olgular gözetilerek, davalıların eyleminin davacının aile bütünlüğüne ve kişilik haklarına saldırı oluşturduğu benimsenip davacı yararına uygun bir tutarda manevi tazminat takdir edilmesi gerekirken, yerinde olmayan yazılı gerekçeyle manevi tazminat isteminin tümden reddedilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. (Y4HD, 03/02/2011, E. 2010/531, K. 2011/1043.)

Kaynak: https://www.yargitay.gov.tr/

Son düzenleme tarihi 2 Mayıs 2020 09:55

Paylaş
Avukat Saim İncekaş

Avukat Saim İncekaş. Adana'da ikamet etmektedir. Kurucu sıfatıyla kendisine ait Adana Avukatlık ve Danışmanlık Bürosunda çalışmalarına devam etmektedir. Ceza Hukuku, Medeni-Boşanma-Aile Hukuku, Bilişim Hukuku avukatlığı ana çalışma dallarıdır. Özellikle boşanma ve ceza avukatlığı üzerine pratik ve deneyim sahibidir. Bu alanlarda 5.000'den fazla yazı ve makalesi bulunmaktadır. Adres: Kayalıbağ, Ziya Algan İş Merkezi, Turhan Cemal Beriker Blv. No:9 E-posta: av.saimincekas@gmail.com Telefon: 0534 910 97 43

Bir yorum bırakın

E-posta adresiniz gizli tutulacaktır.