Red Edilen Boşanma Davasından Sonra Fiili Birliktelik Gerçekleştiğinden Red Mahkeme Kararı

Red Edilen Boşanma Davasından Sonra Fiili Birliktelik Gerçekleştiğinden Red Mahkeme Kararı

-KARAR-

Davacı vekili tarafından mahkememizde açılan BOŞANMA DAVASININ yapılan açık yargılaması sonunda:

GEREGI DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili boşanma avukatı Saim İncekaş dava dilekçesi ile, müvekkilinin 20/02/1979 tarihinde evlenmiş olduğunu, bu evliliklerinden iki müşterek çocukları bulunduğunu, müvekkili ile davalının akraba olduklarını, yapılan fedakarlık ve hoşgörünün evliliği kurtarmaya yetmemiş olduğunu, bu nedenle evliliğin yıllar önce fiilen bitmiş olduğunu, müvekkilinin eşi aleyhine 05/11/1999 tarihinde Küçükçekmece 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde 1999/1241 esas numarası ile boşanma davası açmış olduğunu fakat davanın red ile sonuçlanmış olduğunu, müvekkili davanın reddinden sonra gecen 3 yılı aşkın zaman zarfında bir araya gelmemiş, evlilik birliği kurulamamış olduğunu, artık bir araya gelmelerinin mümkün olmadığını, bu sebeple yapılacak yargılama sonucunda tarafların boşanmalarına karar verilmesini, yapılan yargılama gederleri ve ücreti vekaletin davalı üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmişlerdir.

Davacı vekili duruşmadaki beyanlarında; dava dilekçesini tekrar ettiklerini, 3 yıllık fiili ayrılık nedeni ile tarafların bir araya gelmesinin mümkün olmadığını, evliliğin devamının mümkün olmadığını, tarafların boşanmalarına karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.

Davalı vekili duruşmadaki beyanlarmda;boşanma davasını kabul etmediklerini, fiili ayrılığın mevcut olmadığını, müvekkilinin ekonomik talepleri olduğunu, davanın reddine karar verilmesini, dilekçedeki tazminatlara ve tedbir nafakasına hükmedilmesini talep ve beyan etmiştir.

Tarafların nüfus kayıtlan celp edilmiş,tüm deliller toplanmış, duruşmada dinlenen davacı tanıkları genel olarak beyanlarında; taraflann evlilik birliği ile ilgili bilgilerinin bulunmadığını,davacının beyanına göre ayn bir yerde yaşayıp evine gitmediğini bildiklerini bunun dışında bilgileri bulunmadığını beyan etmişlerdir.

Duruşmada dinlenen davalı tanıkları; tarafların evlilik birliği içinde herhangi bir problemleri olmadığını en son 4-5 ay kadar önce ailecek oturup sohbet ettiklerini, davacımn daha önce yaşadığı olaylardan pişmen olduğunu beyan ettiğini boşanma davasından sonra da taraflann aile yaşamlarının sürdüğünü beyan etmişlerdir.

Celp edilen Küçükçekmece 1 .Asliye Hukuk Mahkemesinin dosyasının yapılan incelemesinde; taraflar arasında geçimsizliğe davalı boşanma davası açıldığı, davanın reddine karar verildiği tedbir nafakası yönünden dosyanın Yargıtay incelemesinden bozma ile döndüğü tekrar yapılan yargılama sonucunda verilen kararın 25.01.2002 tarihinde kesinleştiği yapılan incelemeden anlaşılmıştır.

Celp edilen nüfus aile kayıt tablosu, dinlenen tanık beyanları ve d illere göre dava M.Y’nin 166/Son maddesine davalı açılmış boşanma davası olup, boşanma sebeplerinden her hangi biri ile açıl-
mış bulunan davanın reddine karar verilmesi ve bu kararın kesinleştiği tarihten başlayarak 3 yıl geçmesi halinde her ne sebeple olursa olsun ortak hayat yeniden kurulamamış ise evlilik birliği ten sarsılmış sayılır ve eşlerden birinin istemi üzerine boşanmaya karar verilebilir.

Somut olayda; davacı tanıkları beyanları görgüye dayalı olmayıp davacının anlatımlarına dayandığından bu beyanlara itibar edilmemiştir.Davalı tanıkları beyanına göre tarafların daha önceki boşanma davasından sonra aile birliğini sürdürdükleri beraber oturup, misafir kabul ettikleri ve önceki olaylardan davacının pişmanlık duyduğu bu şekilde 3 yıllık fiili ayrılık süresi oluşmadığından ve yeniden evlilik birliğinin temelinden sarsıldığına ilişkin herhangi bir olay yaşanmadığından yerinde olmayan davanın reddine karar vermek gerekli ve yerinde görülmüştür.

HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1- Tarafların evlilik birliği içinde red edilen boşanma kararından sonra evlilik birliğinin devam edip fiili ayrılık olayının gerçekleşmediği ve yeniden evlilik birliğinin kurulduğu, bunun dışında geçimsizliğe ilişkin herhangi bir delil ortaya konulmadığından ispat edilemeyen DAVANIN REDDİNE

2- Yapılan yargılama giderleri ve Avukatlık ücretivekalet giderinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına,

3- Davalı taraf kendisini avukat ile temsil ettirdiğinden 350,00 YIL avukatlık ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine,

4- Alınması gereken harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Dair iş bu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde yasa yolu açık olmak üzere davacı vekili ve davalı, davalı vekilinin yüzüne karşı, davacının yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 04.07.2005

Katip

Hakim

bir yorum bırakın

tr Türkçe
X
error: Sağ tıklama özelliği kapalıdır.