Paylaşmalı Mal Ayrılığı Rejimi (PMAR) Ne Demektir?

Paylaşmalı Mal Ayrılığı Rejimi: TMK nun 250. maddesinin: “Eşlerden biri tarafından paylaşmalı mal ayrılığı rejiminin kurulmasından sonra edinilmiş olup ailenin ortak kullanım ve yararlanmasına özgülenmiş mallar ile ailenin ekonomik geleceğini güvence altına almaya yönelik yatırımlar veya bunların yerine geçen değerler, mal rejiminin sona ermesi halinde eşler arasında eşit olarak paylaşılır. Paylaşmada işletmenlerin ekonomik bütünlüğü gözetilir. Manevi tazminat alacakları, miras yoluyla edinilen mallar ile karşılıksız kazandırmada bulunanın açık iradesinden aksi anlaşılmadıkça, sağlar arası veya ölüme bağlı tasarruflarla edinilen mallar hakkında bu hüküm uygulanmaz”

TMK nun 245/2. maddesinin: “Eşlerden hangisine ait olduğu ispat edilemeyen mallar onların mülkiyetinde sayılır”

248. maddesinin: “Her eş. diğer eşte bulunan mallarını geri alır. Paylaşmalı Mal Ayrılığı rejimi sona erdiğinde, üstün yararı olduğunu ispat eden eş diğer önlemler yanında, eşine payının ödeme günündeki karşılığını vermek suretiyle paylı mülkiyetteki malın kendisine verilmesini isteyebilir”

Eşlerin malları Paylı Mülkiyete tabi Mallar ile Aileye Özgülenen Mallar olmak üzere başlıca iki nevi mal ile bunların yerine ikame olunan diğer mallardan meydana gelen bir malvarlığı sistemi görünümündedir.

Aileye Özgülenen Mallar

Bu mallar başlıca iki bölüm halinde görülmektedir.

1) Eşlerden her biri tarafından paylaşmalı mal ayrılığı rejiminin kurulmasından sonra edinilmiş olup ailenin ortak kullanımı ve yararlanmasına özgülenmiş mallar.

Bu malların özelliği; mezkur mal rejiminin kurulmasından sonra edinilmiş olmaları ile ailenin ortak kullanım ve yararlanmasına özgülenmiş olmalarıdır. Bu kullanım ve yararlanma yalnızca eşler yönünden olabileceği gibi, eşler ve çocukları yönünden de söz konusu olabilir. Aile de herkese kullanma ve yararlanma olanağının sağlanmış olması, bu malların ortak kullanıma özgülenmiş olduğunu gösterir.

Malların bu nitelikte olduklarının kabulü için mezkur şartları taşımaları yeterli bulunmaktadır. Mezkur eşyanın mülkiyetinin ailenin fertlerinden herhangi birine ait olmasının, onların bu kümeye girmeleri bakımından önemi bulunmamaktadır . Aile konutu, ev eşyaları, yazlıklar, araba vs gibi malvarlıkları bu niteliktedirler.

2) Ailenin Ekonomik Geleceğini Güvence Altına Almaya Yönelik Yatırımlar

Söz konusu mal değerleri de, mal rejiminin kurulmasından sonra edinilmiş ve ailenin geleceğini güvence altına almaya yönelik bir amaca tahsis edilmiş olmakla bu mal kümesine girerler. Tarımsal işletmeler, ticari işletmeler, bankaya yatırılan paralar, altın, hazine bonosu ve döviz gibi birikimler bu mallara örnek oluştururlar.

Bu mal ve değerlerin elde edilmesinin herhangi bir eş tarafından sağlanmasının önemi yoktur. Önemli olan belirtilen amaca yönelik olmalarıdır .

3) Yukarıda (1) ve (2) Bölümlerinde Sayılan Malvarlığı Değerlerinin Yerine Geçen Değerler

TMK’nun 250. maddesinde sayılan ve aileye özgülenen mallar olarak belirtilen söz konusu mallardan herhangi birinin satılması yada değiştirilmesi sonunda elde edilen veya böylece sağlanan parayla alınan malvarlığı değerleri; yerlerine kaim oldukları malvarlıklarının mensup bulunduğu bölüme dahil olurlar.

4) Eşlerden Hangisine  Ait Olduğu İspat Edilmeyen Mallar

TMK nun 245. maddesinde; eşlerden hangisine ait olduğu ispat edilemeyen malların, eşlerin paylı mülkiyetine girecekleri belirtilmiştir. Bu bakımdan bu nitelikte bulunan malların da; paylaşıma tabi mallar arasında olacağı kuşkusuzudur.

Paylaşım Dışı Mallar

PMAR esas olarak Mal Ayrılığına dayanan bir mal rejimidir. Bu bakımdan kanunun açıkça aileye özgülediği veya paylaşıma tabi tuttuğu mallar dışında kalan, eşlere ait malvarlıklarının, paylaşım dışı mallar öbeğine gireceği açıktır. Bu mallar aşağıdaki şekilde sıralanabilirler:

1) Bireysel Mülkiyete Tabi Mallar

Eşlerin TMK nun 250. maddesinde tanımladığı şekilde, ortak kullanıma özgüleniş yada ailenin ekonomik geleceğinin güvence altına alınmasına yöneltilmemiş mallar; paylaşma dışı mallardır.

2) Kanunun Aileye Özgülenmediğini Kabul Ettiği Mallar

TMK’nun 250/2 maddesinde: “Manevi tazminat alacakları, miras yoluyla edinilen mallar ile karşılıksız kazandırmada bulunanın açık iradesinden aksi anlaşılmadıkça, sağlar arası veya ölüme bağlı tasarruflarla edinilen mallar hakkında bu hüküm uygulanmaz” denilmek suretiyle bu malvarlığı değerlerinin aileye özgülenen mallardan olmadığı belirtilmiştir.

3) Mal Rejiminin Başlangıcından Önce Elde Edilen Mallar

TMK’nun 250. maddesinde aileye özgülenen malların, paylaşmalı mal rejiminin kurulmasından sonra edinilmiş mallar için söz konusu olacağı belirtilmiştir. Bu bakımdan bu rejiminin başlangıcından önce elde edilen malvarlığı değerlerinin aileye özgülenmeleri mümkün değildir.

4) İkame İlkesi Gereğince Paylaşmaya Tabi Olmayan Mallar

Daha önce de belirtildiği gibi; PMAR’ nde de ikame ilkesi geçerli olduğu için; Bireysel Nitelikte bulunan malların yerine geçen yani onların değiştirilmesiyle ya da kaynaklandırdığı değerlerle alınan mallar da paylaşmaya tabi olmazlar.

Paylı Mülkiyette Tabi Mallar

TMK nun 245/2 maddesinde PMAR deki paylı mülkiyete tabi malları: “Eşlerden hangisine ait olduğu ispat edilemeyen mallar onların paylı mülkiyetinde sayılır” ve 248/2 maddesinde de: “Paylaşmalı mal ayrılığı rejimi sona erdiğinde, üstün yararı olduğunu ispat eden eş. diğer önlemler yanında, eşine payının ödeme günündeki karşılığını vermek suretiyle paylı mülkiyetteki malın kendisine verilmesini isteyebilir” hükmüyle belirlemiştir.

Paylı mülkiyete tabi mallar da, PMAR nin malvarlıklarından bir bölümünü oluşturur. Bütün bu malvarlığının toplamı; mezkur rejimi niteleyen ve belirleyen özelliklerinden biri durumundadır.

PMAR’nin Başlangıcı ve Sona Ermesi

PMAR; başlangıcı yönünden, eşler arasındaki mal rejimlerinin genel hükümlerine tabidir. Keza yine bu genel hükümlerin gereklerine göre oluşturulacak sözleşmeler ya da evlendirme memuruna yapılacak bildirimle kurulurlar.

Rejimini sona ermesi ise; TMK nun 247. maddesinde: Mal rejimi, eşlerden birinin ölümü veya başka bir mal rejiminin kabulüyle sona erer. Mahkemece evliliğin iptali veya boşanma sebebiyle sona erdirilmesine veya mal ayrılığına geçilmesine karar verilmesi hallerinde de. mal rejimi dava tarihinden geçerli olmak üzere sona erer.” hükmüyle belirtilmiştir. Kanun maddesinde söz konusu edilen Mal Ayrılığına geçilmesi durumunun, olağanüstü mal rejimine geçilmesi halini işaret ettiği açıktır.

PMAR’in İşleyişi

PMAR önemi ölçüde EMKR na benzemektedir. Ancak MAR nın da bu rejiminin esasını oluşturduğunun unutulmaması gerekir. Onun içindir ki PMAR’nin sonuçta karma bir sistem olarak algılanmasında yarar olduğu söylenebilir.

PMAR’de TMK nun 244. maddesi gereğince eşlerden her biri, yasal sınırlar içinde kendi malvarlıklan üzerinde yönetim, yararlanma ve tasarruf haklarını kullanabilirler. Bu kanuni sınırların ise; hukukun, mülkiyet hakkının kullanılmasında uyulması gereken genel kuralları ile evlilik birliğinin genel hükümlerini oluşturan TMK nun 185-201 maddelerinin kapsadığı kurallar ve yine TMK nun aile konutuna ilişkin hükümleri ile 652. ve diğer ilgili maddeleriyle çizilmiş olduğu açıktır. PMAR nin işleyişinde. TMK nun 246. maddesinde düzenlenen “eşlerden her biri, kendi borçlarından bütün malvarlığıyla sorumludur” kuralının da önemli bir işlevinin bulunduğu ortadadır.

PMAR’ in Tasfiyesi

Her mal rejiminde olduğu gibi; PMAR’in sona ermesiyle de, malların tasfiye süreci başlar. Tasfiyenin yapılışında görevli ve yetkili mahkemeler ile onların uygulayacakları kanuni ilkelerin; eşler arasındaki mal rejimlerinin genel hükümlerinde belirtilen ve daha önce açıklanan kurallar olduğu söylenebilir.

Ancak bu rejimin tasfiyesinde uyulması gereken bazı özgün ve rejime özel kuralların olduğu da muhakkaktır. Sözü geçen genel ilkeler, daha önceki bölümlerde belirtilmiş olduğundan; burada yalnızca bu rejime özel ve özgün tasfiye kurallarının açıklanmasıyla yetinilecektir.

Mal rejiminin sona ermesi üzerine yapılacak ilk işin; eşlerin paylaşım dışı olan mallarının kendilerine geri verilmesi işlemi olduğu açıktır. Ancak PMARde dikkati çeken en ilginç özellik; mal rejiminin sona ermesiyle; o zaman kadar mülkiyetinde oldukları kişilere ait bulunan paylaşıma tabi malların, o andan itibaren paylı mülkiyet birliği haline gelmesi olgusudur.

Bunun içindir ki; bu olgudan itibaren PMAR nin tasfiye ve paylaşımının Ayni Hak boyutunda yapılması gerekir. Nitekim TMK nun 253. maddesinde bu husus: “Paylaştırmanın ayın olarak yapılması asildir. Buna olanak yoksa bedel eklenmek suretiyle paylar denkleştirilir. Eşlerden birinin diğerine ödeyeceği bedel, malların tasfiye anındaki sürüm değerine göre hesaplanır. Bu hesaplamada paylaşım konusu malların edinilmesinden doğan borçlar indirilir. Denkleştirme bedelinin derhal ödenmesi kendisi için ciddi güçlükler doğuracaksa, borçluca ödemelerin uygun bir süre ertelenmesini isteyebilir.

Aksine anlaşma yoksa, tasfiyenin sona ermesinden başlayarak denkleştirme bedeline faiz yürütülür. durum ve koşullar gerektiriyorsa ayrıca borçludan güvence istenebilir” şeklinde belirtilmiştir. Yani yapılan tasfiyede önce fiziki paylaşıma çalışılacak ve bunun mümkün olmaması halinde diğer usuller denenecektir’. Daha önce de bel irildiği gibi; her eşin diğer eşte bulunan mallarını geri almasıyla başlayan tasfiye işleminde yine TMK nun 248. maddesine göre: “Paylaşmalı mal ayrılığı rejimini sona erdiğinde, üstün yararı olduğunu ispat eden eş. diğer önlemler yanında, eşine payının ödeme günündeki karşılığını vermek suretiyle paylı mülkiyetteki malın kendisine verilmesini isteyebilir”

Bunda başka: TMK nun 249. maddesi gereğince: “Eşlerden biri diğerine ait olup, paylaştırma dışı kalan bir malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına hiç yada uygun bir karşılık almaksızın katkıda bulunmuşsa; mal rejiminin sona ermesi halinde, katkısı oranında hakkaniyete uygun bir bedel ödenmesini isteyebilir. Aynı istem, paylaştırma dışı kalan malın yerine geçen
 değerler için de geçerlidir.” Bu arada: TMK nun 251. maddesinde yazılı olduğu üzere Eşlerden biri, diğer eşin payını azaltmak kastıyla paylaşmadan önce bir malı karşılıksız olarak elden çıkardığı takdirde hakim, diğer eşin alacağı denkleştirme bedelini hakkaniyete uygun olarak belirler.

Mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içinde diğer eşin rızası olmadan olağan hediyeler dışında yapılan karşılıksız kazandırmaların bu eşin payını azaltmak kastıyla yaptığı varsayılır. Bu tür kazandırmalara ilişkin uyuşmazlıklarda mahkeme kararı, davanın kendisine ihbar edilmiş olması koşuluyla, kazandırmadan yararlanan üçüncü kişilere karşı da ileri sürülebilir.” Ve keza 252. madde gereğince de: Zina ve ya hayata kast nedeniyle boşanma halinde hakim, kusurlu eşin payının hakkaniyete uygun olarak azaltılmasına veya kaldırılmasına karar verebilir”

Diğer mal rejimlerinde olduğu gibi; PMAR nin tasfiyesinde gözetilmesi gereken başka bir husus da. aile konutu ve ev eşyalarıyla ilgili bulunmaktadır. Bu konu ise TMK nun 254 ve 255. maddelerinde düzenlenmiştir. Mezkur maddelere göre: “Evliliğin iptal veya boşanma kararıyla sona ermesi halinde, ailenin ortak kullanımına özgülenmiş ve eşler arasında eşit olarak paylaşma konusu olan konutta kalmaya ve ev eşyalarını kullanmaya hangisinin devam edeceği konusunda eşler anlaşabilirler. Konutta kalma hakkını elde eden eş, bu hakkın tapu kütüğüne şerh edilmesini isteyebilir. Eşlerin aile konutunda kimin kalmaya ve ev eşyalarını kimin kullanmaya devam edeceği konusunda anlaşamamaları halinde, hakkaniyet gerektiriyorsa hakim, olayın özelliklerini, eşlerin ekonomik ve sosyal durumlarını ve varsa çocukların menfaatlerini göz önünde bulundurarak bu hakka hangisinin sahip olacağına iptal veya boşanma kararıyla birlikte resen karar verir; bu kararında kalma ve kullanma süresini belirleyerek tapu kütüğüne şerhi için tapu memurluğuna bildirir.

Hakim aksine karar vermedikçe hak, belirlenen süresinin bitimiyle kendiliğinden sona erer. Ancak, bu süre sona ermeden yararlanan tarafın durumunda değişiklik olması halinde, diğer taraf hakimden, kararının gözden geçirilmesini isteyebilir. Eşler konutta kira ile oturuyorlarsa hakim, gerektiğinde konutta kiracı sıfatını taşımayan eşin kalmasına karar verebilir. Bu durumda, kiralayanın sözleşmeden doğan haklarını güvenceye almak için gerekli düzenleme yapılmasına iptal veya boşanma kararıyla birlikte resen karar verilir” “Eşlerden birinin ölümü halinde, paylaşma konusu mallar arasında ev eşyası veya eşlerin birlikte yaşadıkları konut varsa; sağ kalan eş, bunlar üzerinde kendisine miras ve paylaşmadan doğan hakkına mahsup edilmek ve yetmezse bir bedel eklenmek suretiyle mülkiyet hakkı tanınmasını isteyebilir.

Haklı sebeplerin varlığı halinde sağ kalan eşin veya ölenin diğer yasal mirasçılarının birinin istemi üzerine, mülkiyet yerine intifa veya oturma hakkı tanınmasına karar verilebilir. Sağ kalan eş. miras bırakanın bir meslek veya sanat icra ettiği ve altsoyundan birinin aynı meslek veya sanatı icra etmesi için gerekli olan bölümlerde bu hakları kullanamaz. Tarımsal taşınmazlara ilişkin miras hükümleri saklıdır.”

PMAR nin gerek uygulanması sırasında ve gerekse de tasfiye sürecinde ortaya çıkacak uyuşmazlıkların hallinde de; EMKR bölümünde açıklanan ihtilafların çözümüne ilişkin kuralların PMAR nin niteliğinden kaynaklanan bazı farklılıklar dikkate alınarak uygulanabileceği açıktır.

Bu makaleyi sosyal medyada paylaşarak sitemize katkıda bulunabilirsiniz.
    Generic placeholder image
    Avukat Saim İncekaş
    Avukat Saim İncekaş Avukatlık Ofisi'nde kurucu avukat.
1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (1 oy, puan: 5,00 üzerinden 5)
Loading...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

tr Türkçe
X
error: Uyarı: Sağ tıklamak için üye olabilirsiniz !! Üye olabilmek için tarafımızdan referans kodu almanız gerekmektedir.