Payından Az Yer Kullandığını Öne Süren Paydaş Ortaklığın Giderilmesi ve Taksim Davası Açmalıdır

May 30, 2020 | Tapu-Gayrimenkul Avukatlığı

Payından Az Yer Kullandığını Öne Süren Paydaş Ortaklığın Giderilmesi ve Taksim Davası Açmalıdır

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi Ve Ecrimisil
 
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, meni müdahale davası yönüden esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, bir kısım davalılar yönünden ecrimisil davalarının reddine, davacılardan … yönünden ecrimisil davasının kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
 
KARAR
Davacılar vekili davada, vekil edenlerinin dava konusu 383 parsel numaralı taşınmazda 1/9 oranında hissedar malik olduklarını, davalıların müvekkillerinin taşınmazdaki hisselerini kullanmalarına müdahale ederek engel olduklarını, vekil edenlerine taşınmazda sahip oldukları hisselerini kendilerine satmaları hususunda baskı yaptıklarını açıklayarak, davalıların vekil edenlerinin taşınmazdaki 1/9 oranındaki hissesine yönelik müdahalelerinin men’ini ve 2005-2010 yılları arası dönemler için fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere 3.300,00 TL ecrimisilin 2005 yılından itibaren her yıl için yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacılara ödenmesini talep etmiştir.
 
Davalılardan … vekili, davanın reddini savunmuştur.
Davalılardan … vekili, davanın reddini savunmuştur.
 
Mahkemenin, men’i müdahale davası yönünden davacının davasından vazgeçmesi nedeniyle esas hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına, davacılar …’ın dava tarihinde tapuda hissedar olmadıkları anlaşıldığından ecrimisil davalarının reddine, davacı … …’nin ecrimisil davasının kabulüne karar vermesi üzerine; hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
 
Dava, paydaşlar arasında çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve ecrimisil taleplerine ilişkindir.
 
Hemen belirtilmelidir ki, davaya konu taşınmazda taraflar paydaştırlar. Paylı mülkiyette taşınmazdan yararlanamayan paydaş, engel olan öteki paydaş veya paydaşlardan her zaman payına vaki elatmanın önlenilmesini ve/veya ecrimisil isteyebilir. Elbirliği mülkiyetinde de paydaşlardan biri öteki paydaşların olurlarını almadan veya miras şirketine temsilci atanmadan tek başına ortak taşınmazdan yararlanmasına engel olan ortaklar aleyhine ecrimisil davası açabilir.
 
Ancak, o paydaşın, payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı ya da kullanabileceği bir kısım yer varsa açacağı ecrimisil davasının dinlenme olanağı yoktur. Yerleşmiş Yargıtay içtihatlarına ve aynı doğrultudaki bilimsel görüşlere göre payından az yer kullandığını ileri süren paydaşın sorununu, kesin sonuç getiren taksim veya ortaklığın satış yoluyla giderilmesi davası açmak suretiyle çözümlemesi gerekmektedir.
 
Yine paydaşlar arasında yapılan kullanım anlaşması sonucu her paydaşın yararlanacağı ortak taşınmaz veya bölümlerinin belli bulunması durumunda, davacı paydaş tarafından davalı paydaş aleyhine bu taşınmaza ilişkin elatmanın önlenmesi, ortaklığın giderilmesi, ecrimisil ve benzeri dava açılması hallerinde yine intifadan men koşulu aranmaz.
 
Somut olayda mahkemece, davalıların dava konusu 383 parsel numaralı taşınmazın ne kadarlık (yüzölçümlü) kısmını kullandıkları, taşınmazda fiili bir paylaşım ve kullanım anlaşmasına dayanan ve uzun zamandan beri süre gelen kullanımın olup olmadığının araştırılması, davalıların kullandığı bölümün ve varsa fiili paylaşım ve kullanım anlaşmasına dayanarak kullanılan taşınmaz bölümlerinin bilirkişilere gösterilip, bilirkişilerden belirtilen hususları içeren, yöntemine göre hazırlanmış ve denetime müsait rapor alınmasından sonra tespit edilen duruma ve dosya kapsamına göre karar verilmesi gerekirken, belirtilen hususlar araştırılmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
 
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının yerinde olduğundan kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozmanın niteliğine göre davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, HUMK’un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 25.11.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. ( 8. Hukuk Dairesi 2018/4364 E. , 2019/10505 K.)

Avukat Saim İncekaş, kurucu sıfatıyla Adana İncekaş Hukuk ve Danışmanlık Bürosunda çalışmalarına devam etmektedir. Ceza Hukuku, Medeni-Boşanma-Aile Hukuku, Bilişim Hukuku avukatlığı ana çalışma dallarıdır. 

Özellikle boşanma ve ceza avukatlığı üzerine pratik ve deneyim sahibidir. Bu alanlarda 5.000’den fazla yazı ve makalesi bulunmaktadır.

Adres: Kayalıbağ, Ziya Algan İş Merkezi, Turhan Cemal Beriker Blv. No:9
E-posta: av.saimincekas@gmail.com
Telefon: 0534 910 97 43 
WhatsApp üzerinden iletişim için tıklayınız.
Telegram üzerinden iletişim için tıklayınız.

Avukat Saim İNCEKAŞ

Kurucu & Yönetici Avukat, Adana Avukat ve Hukuki Danışmanlık Bürosu

0 Yorum

Bir İçerik Gönder

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Haftanın Özlü Sözü

“Bir saat adaletle hükmetmek, bir sene ibadet etmekten daha hayırlıdır.”  Hz. Muhammed(Hadis-i Şerif)

Kategoriler

Hukuki uyuşmazlıklarınız için avukata danışın!

blank

error: Uyarı: Sadece üyeler bu işlemi gerçekleştirebilir.