Özel Güvenlik Sertifikasının İptaline İtiraz

Özel Güvenlik Sertifikasının İptaline İtiraz

  • Çalışma izninin iptaline dair kararın hangi gerekçeye dayandığı, bilinmemektedir. Hukuken kabul edilebilir bir neden olmaksızın, kamu yararı ve hizmet gerekleri gözetilmeksizin, çalışma izni ile silahlı/silahsız özel güvenlik kimlik kartının iptali ; aile ve meslek çevresindeki kişiler tarafından, işyerindeki ast ve üstleri tarafından gerekse müvekkilimizi tanıyan diğer kişiler tarafından olumsuz algılara ve yorumlara neden olmuştur. Bu durum, dava konusu işlemin müvekkili manevi olarak çok yıpratmasına da neden olmaktadır. Dolayısıyla yürütmenin durdurulması koşulları da oluşmuş bulunmaktadır.

Özel Güvenlik Sertifikasının İptaline İtiraz Dilekçesi

X ( )  İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI’NA

Yürütmenin Durdurulması İstemlidir.

DAVACI       :

VEKİLİ         :

DAVALI        : X Valiliği

DAVA  KONUSU    : ……… İl Özel Güvenlik Komisyonunun …… tarihli ve …… sayılı kararı ile silahlı/silahsız özel güvenlik görevlisi kimlik kartı ve özel güvenlik çalışma izninin iptaline ilişkin kararın ÖNCELİKLE YÜRÜTMESİNİN DURDURULMASI ve yargılama neticesinde İPTALİ yönünde karar verilmesi talebidir.

TEBLİĞ TARİHİ    :

AÇIKLAMALAR   

Müvekkilim ………. nda   ……….  tarihinden beri özel güvenlik görevlisi olarak görev yapmaktadır. ………. tarihinde silahlı özel güvenlik görevlisi olmaya hak kazanmıştır  ve bu  tarihten itibaren sırasıyla; ……….. gibi pek çok yerde güvenlik görevli olarak uzun süre çalışmıştır. Müvekkil silahlı özel güvenlik kimlik kartını yenilemek için müracaatta bulunmuştur.

Müvekkil 5188 Sayılı Kanunun 10. Maddesi (d) bendinde belirtilen şartları taşımasına rağmen, hakkında yapılan güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlandığı gerekçesiyle, silahlı/silahsız özel güvenlik görevlisi kimlik kartı ve özel güvenlik çalışma izni iptal edilmiştir.

Bu işlemin hukuka aykırı olması sebebiyle işbu dava açılmıştır. Bu şartlar altında; sicilinde ve mesleki geçmişinde hiç bir olumsuz kayıt olmayan, her dair taltif ve takdir görmüş ve oldukça donanımlı bir personel olan müvekkilimiz hakkında; dava konusu işlemin tesisinde idarenin kamu yararı ve hizmet gereklerini gözetmediği ve hukuka aykırı işlem tesis ettiği açıkça ortadadır. Bu hukuksal durum dava konusu işlemin SEBEP ve MAKSAT unsurları yönünden hukuka aykırılığını açıkça ortaya koymaktadır.

Ayrıca davacı ile ilgili olarak tesis edilen işleminin tebliği yazısında da başvurulması gereken yargı yolu ve süresi belirtilmemiştir. Oysa Anayasa’nın 40. Maddesinin 1. ve 2. Fıkrasında: “ Anayasa ile tanınmış hak ve hürriyetleri ihlal edilen herkes, yetkili makama geciktirilmeden başvurma imkânının sağlanmasını isteme hakkına sahiptir. Devlet işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır…” hükmü yer almaktadır. Ancak ilgili tebliğ yazısında bu yönlü bir düzenlemeye yer verilmediğinden, Anayasa’nın 40. Maddesi ile davacı lehine düzenlenen haklarının ihlal edildiği açıktır.

İŞLEME DAYANAK OLARAK HİÇBİR SOMUT DELİL BULUNMAMAKTADIR:

Kanunda açıkça belirtildiği üzere suçu işlediği usulüne uygun yapılan soruşturma ile belirlenen kişinin işlediği suçun ilgili mevzuatının hangi kuralını ihlal ettiği açık bir şekilde ortaya konulmalı ve karşılığında yetkili makamlarca o suç için öngörülen ceza ile cezalandırılması gerekmektedir.

Ancak davalı idare hiçbir dayanak göstermeden ve müvekkile bu hususla ilgili hiçbir bilgi vermeden, savunma hakkı tanımadan işlem tesis etme yoluna gitmiştir.

Oysaki Danıştay, birçok kararında yasal zorunluluğa rağmen ilgiliye savunma hakkı tanınmadan tesis edilen idari işlemleri hukuka aykırı bulmakta ve usul bakımından iptal etmektedir. Nitekim   Danıştay 5. Dairesi’nin, savunma hakkını, idari işlemin yapılış usulü ve yargılama usulü ayrımı yapmadan ele aldığı bir karar ise hukuk devleti yolunda önemli bir adım olmasının yanında; yargısal içtihadın idareye, idari usul ilkeleri ile ilgili “yol göstericiliği” bakımından da önemlidir. (D.5.D. 6.6.1991. 90/4297-91/1099)

Her ne kadar müvekkil hakkında ……… İl Özel Güvenlik Komisyonu tarafında yapılan güvenlik soruşturması sonucunda “silahlı/silahsız özel güvenlik kimlik kartı ve çalışma izni” iptaline kararı verilmiş ise de bu işleme dayanak olarak hiçbir somut delil gösterilmemiştir. Tamamen soyut ve müphem delillerden yola çıkılmıştır.

Bu durum hukuk devleti ilkesine aykırılık teşkil etmekle beraber hiçbir hukuki ve maddi dayanağı bulunmamaktadır.

MÜVEKİLİN ARŞİV VE SİCİL KAYDINDA HERHANGİ BİR SUÇ UNSURUNA RASTLANILMAMIŞTIR:

Müvekkil hakkında kesinleşmiş herhangi bir mahkûmiyet hükmü veya devam eden bir soruşturma/kovuşturma bulunmamaktadır. Nitekim müvekkil hakkında……. Cumhuriyet Başsavcılığının ……. nolu soruşturma dosyasında müvekkilin aleyhine herhangi bir somut iddia ve delile rastlanılmamıştır. Nitekim savcılık makamı kovuşturmaya yer olmadığına dair karar da vermiştir.

Bu durumda müvekkilim soruşturulmayan/kovuşturulmayan nedenlerden ötürü hukuki ve maddi dayanaktan yoksun sebeplerden dolayı yasal hakkı alıkonulmuştur. Bundan dolayı müvekkil aleyhine tesis edilen hukuki ve maddi dayanaktan yoksun bu işlemin iptalini talep etmekteyiz

YÜRÜTMEYİ DURDURMA SEBEPLERİ :

Yukarıdaki açıklamalar ve bilgiler birlikte değerlendirildiğinde dava konusu tesis edilen işlem; açıkça hukuka aykırı olduğu gibi manevi kayıplar yönüyle de telafisi güç ve imkânsız zararlara da sebebiyet vermektedir.

Zira; çalışma izninin iptaline dair kararın hangi gerekçeye dayandığı, bilinmemektedir. Hukuken kabul edilebilir bir neden olmaksızın, kamu yararı ve hizmet gerekleri gözetilmeksizin, çalışma izni ile silahlı/silahsız özel güvenlik kimlik kartının iptali ; aile ve meslek çevresindeki kişiler tarafından, işyerindeki ast ve üstleri tarafından gerekse müvekkilimizi tanıyan diğer kişiler tarafından olumsuz algılara ve yorumlara neden olmuştur.

Bu durum, dava konusu işlemin müvekkili manevi olarak çok yıpratmasına da neden olmaktadır. Dolayısıyla yürütmenin durdurulması koşulları da oluşmuş bulunmaktadır.

HUKUKİ DELİLLER        : İdari işlem tutanağı ve iptal kararı bildirim yazısı, adli sicil kaydı, ….. Cumhuriyet Başsavcılığının ……. nolu soruşturma dosyası,  her türlü yasal değil.

HUKUKİ NEDENLER       : Anayasa, AİHS, İYUK, CMK, DMK ve ilgili yasal mevzuat.

TALEP SONUCU VE İSTEM   :Yukarıda izah edilen ve resen dikkate alınacak  nedenlerle;

Öncelikle, dava konusu işlemin açıkça yasaya aykırı olması ve telafisi imkansız sonuçlar doğuracak olması nedeniyle YÜRÜTMESİNİN DURDURULMASINA,

Netice de davalı idarenin ……… tarih …….. karar sayısı ile silahlı/sizlahsız özel güvenlik görevlisi kimlik kartı ve özel güvenlik çalışma izninin iptaline ilişkin işleminin İPTALİNE,

Yargılama giderleri ve ücret-i vekaletin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini saygılarımızla ve vekaleten talep ederiz. ../../2020

                                                                  Davacı Vekili

EKLER:

İptal kararı bildirim yazısı

Özel güvenlik eğitim sertifikaları

Arşiv ve sicil kaydı

Nüfus kimlik fotokopisi

Vekaletname

Son düzenleme tarihi 19 Haziran 2020 20:53

Paylaş
Avukat Saim İncekaş

Avukat Saim İncekaş. Adana'da ikamet etmektedir. Kurucu sıfatıyla kendisine ait Adana Avukatlık ve Danışmanlık Bürosunda çalışmalarına devam etmektedir. Ceza Hukuku, Medeni-Boşanma-Aile Hukuku, Bilişim Hukuku avukatlığı ana çalışma dallarıdır. Özellikle boşanma ve ceza avukatlığı üzerine pratik ve deneyim sahibidir. Bu alanlarda 5.000'den fazla yazı ve makalesi bulunmaktadır. Adres: Turhan Cemal Beriker Blv. No:7, Ziya Algan İş Merkezi Kat:5 Daire:41 E-posta: av.saimincekas@gmail.com Telefon: 0534 910 97 43

Bir yorum bırakın

E-posta adresiniz gizli tutulacaktır.