Özel Güvenlik Kimlik Kartının İptaline İtiraz

ADANA ( ) İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI’NA

ADLİ YARDIM VE YÜRÜTMENİN DURDURULMASI İSTEMLİDİR

DAVACI                                               :

VEKİLİ                                                 : Adana Avukat Saim İNCEKAŞ

DAVALI                                               :1- Adana İl Emniyet Müdürlüğü–

                                                            2- Adana  Valiliği– Merkez/ADANA

TEBLİĞ TARİHİ                                  :13.05.2019

KONU                                                 :Adana İl Emniyet Müdürlüğü İl Özel Güvenlik Komisyonunun X tarih ve X sayılı kararı ile Adana Valiliğince X verilen X belge no ve X SERİ NOLU “SİLAHSIZ ÖZEL GÜVENLİK  KİMLİKKARTI İPTAL”işleminin İPTALİ talebinden ibarettir.

AÇIKLAMALAR                                   :

Müvekkilime X tarihinde yapılan tebliğ-tebellüğ belgesi ile 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine dair kanunun 11.maddesi gereği yapılan Güvenlik ve arşiv araştırma sonucunun olumsuz sonuçlanması gerekçesiyle Adana İl Özel Güvenlik Komisyonunun X tarih ve X sayılı kararı ile Adana Valiliğince X Tarihinde verilen X belge no ve X seri nolu Silahsız Özel Güvenlik Kimlik Kartı iptal edilmiştir.

Müvekkil adına X tarihinde Adana İl Emniyet Müdürlüğü İl Özel Güvenlik Komisyonununa X sayı X tarihli “SİLAHSIZ ÖZEL GÜVENLİK KİMLİK KARTI İPTAL”kararının kaldırılması için idari mercii başvurusu yapılmıştır.

X tarihli başvurumuz sonucunda davalı idare, X tarih ve X sayılı yazısında“5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair 11. Madde (h) bendi ve 11. Madde 1. Fıkrasına istinaden talebinize konu silahsız özel güvenlik kartı usule uygun iptal edilmiştir.” şeklinde gerekçe sunarak talebimizin reddine karar vermiştir. Bu ret yazısı X tarihinde tarafımıza tebliğ edilmiştir.

Davalı idare, temel hukuk ilkelerini de dikkate almaksızın, müphem (belirsiz) ve soyut gerekçeler ile işlem tesis etmiştir.

Davacının göreve başlatmamayla ilgili somut herhangi bir delil ya da gerekçe gösterilmiştir.

Ayrıca davacı ile ilgili olarak tesis edilen işleminin tebliği yazısında da başvurulması gereken yargı yolu ve süresi belirtilmemiştir.

Oysa Anayasa’nın “Temel Hak ve Hürriyetlerin Korunması” başlıklı 40. Maddesinin 1. ve 2. Fıkrasında: “ Anayasa ile tanınmış hak ve hürriyetleri ihlal edilen herkes, yetkili makama geciktirilmeden başvurma imkânının sağlanmasını isteme hakkına sahiptir.

Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır…” hükmü yer almaktadır. Ancak ilgili tebliğ yazısında bu yönlü bir düzenlemeye yer verilmediğinden, Anayasa’nın 40. Maddesi ile davacı lehine düzenlenen haklarının ihlal edildiği açıktır.

Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devletidir. Ancak Hukuk Devletinde bu yöntemin kabulü mümkün olmayıp; Anayasa ile güvence altına alınan “Adil Yargılanma Hakkının” da ihlal edildiği açıktır.

Hukuk Devletinde, idarenin işleminin korunması mümkün olmayıp; İdare Mahkemesince de, hukuki temelden yoksun işlemin iptalini talep etmekteyiz. Şöyle ki:

İŞLEME DAYANAK OLARAK HİÇBİR SOMUT DELİL BULUNMAMAKTADIR:

Kanunda açıkça belirtildiği üzere suçu işlediği usulüne uygun yapılan soruşturma ile belirlenen kişinin işlediği suçun ilgili mevzuatının hangi kuralını ihlal ettiği açık bir şekilde ortaya konulmalı ve karşılığında yetkili makamlarca o suç için öngörülen ceza ile cezalandırılması gerekmektedir.

Ancak davalı idare hiçbir dayanak göstermeden ve müvekkile bu hususla ilgili hiçbir bilgi vermeden, savunma hakkı tanımadan işlem tesis etme yoluna gitmiştir.

Oysaki Danıştay, birçok kararında yasal zorunluluğa rağmen ilgiliye savunma hakkı tanınmadan tesis edilen idari işlemleri hukuka aykırı bulmakta ve usul bakımından iptal etmektedir. Nitekim   Danıştay 5. Dairesi’nin, savunma hakkını, idari işlemin yapılış usulü ve yargılama usulü ayrımı yapmadan ele aldığı bir karar ise hukuk devleti yolunda önemli bir adım olmasının yanında; yargısal içtihadın idareye, idari usul ilkeleri ile ilgili “yol göstericiliği” bakımından da önemlidir. (D.5.D. 6.6.1991. 90/4297-91/1099)

Her ne kadar müvekkil hakkında Batman İl Özel Güvenlik Komisyonu tarafında yapılan güvenlik soruşturması sonucunda “Silahsız Özel Güvenlik kimlik kartının” iptaline kararı verilmiş ise de bu işleme dayanak olarak hiçbir somut delil gösterilmemiştir. Tamamen soyut ve müphem delillerden yola yolla çıkmıştır.

Bu durum hukuk devleti ilkesine aykırılık teşkil etmekle beraber hiçbir hukuki ve maddi dayanağı bulunmamaktadır.

MÜVEKİLİN ARŞİV VE SİCİL KAYDINDA HERHANGİ BİR SUÇ UNSURUNA RASTLANILMAMIŞTIR.

Müvekkil hakkında kesinleşmiş herhangi bir mahkûmiyet hükmü bulunmamaktadır. Nitekim müvekkil hakkında Adana Cumhuriyet Başsavcılığının X nolu soruşturma dosyasında müvekkilin aleyhine herhangi bir somut iddia ve delile rastlanılmamıştır. Nitekim savcılık makamı Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair karar da vermiştir

Bu durumda müvekkilim soruşturulmayan/kovuşturulmayan nedenlerden ötürü hukuki ve maddi dayanaktan yoksun sebeplerden dolayı yasal hakkı alıkonulmuştur.

Bundan dolayı müvekkil aleyhine tesis edilen hukuki ve maddi dayanaktan yoksun bu işlemin iptalini talep etmekteyiz.

YÜRÜTMEYİ DURDURMA TALEBİMİZE İLİŞKİN BEYANIMIZ:

Dava konusu işlemin hukuka açıkça aykırı olduğu evvelce izah edildiğinden; işlemin devam etmesi durumunda ileride telafisi güç ve imkânsız zararlar doğacağından –öncelikle- işlem yürütmesinin durdurulması gerektiği açıkça ortadır.

ADLİ YARDIM TALEBİMİZİN DEĞERLENDİRİLMESİ:

Müvekkil X herhangi bir işte çalışmamakla birlikte  başkaca herhangi bir geliri bulunmamaktadır. Ayrıca ailesi ile birlikte yaşamakta olup maddi olarak geçimlerini sağlamamaktadırlar. Bu sebeple davacının, yargılama harç ve giderlerini karşılama imkânı bulunmamaktadır.

HMK’nun 334 maddesi gereğince dava konusu harç ve giderlerin ödenmesi halinde ailenin maişetini olumsuz anlamda etkileyeceği açık olduğundan; Adli Yardım talebimizin kabulünü dilemekteyiz.

HUKUKİ NEDENLER    :Anayasa, AİHS, İYUK, , CMK, DMK ve ilgili tüm yasal mevzuat.

KANUNİ DELİLLER      : Adana Cumhuriyet Başsavcılığının X nolu soruşturma dosyası, İdari işlem tutanağı, müvekkilin davalı idareye verdiği savunmalar Adli sicil kaydı, Bilirkişi, Keşif, Yemin, Her türlü yasal delil.

SONUÇ VE İSTEM                   :Yukarıda arz ve izah ettiğimiz ve tarafınızdan re ’sen dikkate alınacak nedenlerle;

1-) Dava konusu işlem, hukuka açıkça aykırı olup, işlemin devamı halinde ilerde telafisi güç ve imkânsız zararlar doğacağından işlemin –öncelikle- Yürütmesinin Durdurulmasını,

2-)Adana İl Emniyet Müdürlüğü İl Özel Güvenlik Komisyonunun X sayı X tarihli “SİLAHSIZ ÖZEL GÜVENLİK KİMLİK KARTI İPTAL” işleminin hukuki ve maddi dayanağı bulunmadığından İPTALİNİ,

3-) Adli yardım talebimizin kabulüne,

4-)Yargılama harç ve giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini vekâleten arz ve talep ederim. 11.04.2019

  Davacı Vekili
Avukat Saim İNCEKAŞ – Adana Avukatı

EKLER:

  • Adana Cumhuriyet Başsavcılığının X nolu soruşturma dosyasının Kovuşturmaya yer olmadığı kararı.
  • İdareye başvuru dilekçesi ve cevabı
  • Arşiv ve sicil kaydı
  • Adli yardım formu
  • Vekaletname

Son düzenleme tarihi 13 Ocak 2020 00:11

Paylaş
Avukat Saim İncekaş

Avukat Saim İncekaş. Adana'da ikamet etmektedir. Kurucu sıfatıyla kendisine ait Adana Avukatlık ve Danışmanlık Bürosunda çalışmalarına devam etmektedir. Ceza Hukuku, Medeni-Boşanma-Aile Hukuku, Bilişim Hukuku avukatlığı ana çalışma dallarıdır. Özellikle boşanma ve ceza avukatlığı üzerine pratik ve deneyim sahibidir. Bu alanlarda 5.000'den fazla yazı ve makalesi bulunmaktadır. Adres: Turhan Cemal Beriker Blv. No:7, Ziya Algan İş Merkezi Kat:5 Daire:41 E-posta: av.saimincekas@gmail.com Telefon: 0534 910 97 43

Yorumları Göster

  • Uyuşturucu içerken yakalandım kamuda özel güvenlik olarak calisyorum kimlik kartım iptal olurmu hakkımda karakolda işlem yapıldı sonucu ne olur bilgi verirmisiniz şimdiden teşekkür ederim

    Cevap vermekten vazgeç

    Bir yorum bırakın

    E-posta adresiniz gizli tutulacaktır.

    • Sonucu ne oldu

      Cevap vermekten vazgeç

      Bir yorum bırakın

      E-posta adresiniz gizli tutulacaktır.

  • merhabalar öncelikle kolay gelsin 2011 de Mahkemem vardı özel belgede sahtecilik suçundan kararda takdiren 1 yıl tcknın 62 maddesine 1/6 indirilerek 10 AY hapis aldım Hagb kararı verildi 5 yıl denetimli serbestlik verildi 2016 9 ayında davanın düşürülmesine yazıyor kararda 2017 de çıkan khk dan önce kimlik sürem 12 ayda bitiyor iptal durumu söz konusu mudur 2016 da yenileme de bi sıkıntı çıkmamıştı davanın düştüğüne dair Mahkemeden karar mı almam lazım 2017 de 680 sayılı khk çıkt ondan önce bnm dava düşmüş oldu bu khk ya göre bnm kimliğim iptal edilir mi

    Cevap vermekten vazgeç

    Bir yorum bırakın

    E-posta adresiniz gizli tutulacaktır.

Bir yorum bırakın

E-posta adresiniz gizli tutulacaktır.