Otobüste Yapılan Hırsızlık Savunma-İstinaf Dilekçesi

Otobüste Yapılan Hırsızlık Savunma-İstinaf Dilekçesi

X BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ İLGİLİ CEZA DAİRESİ’NE

Sunulmak Üzere

X 3. ASLİYE CEZA MAHKEMESİ’NE

DOSYA NO   :

İSTİNAF KANUN YOLUNA

BAŞVURAN SANIK           :

MÜDAFİİ                             :

KONUSU                              : X 3. Asliye Ceza Mahkemesinin X tarih ve X Esas – X  Karar sayılı X tebliğ tarihli kararının istinaf incelemesi istemine ilişkin talebimizdir.

AÇIKLAMALAR                :

Haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olan X 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 12/07/2018 tarih ve X Esas – X Karar sayılı kararını kabul etmek mümkün değildir. Şöyle ki:

  • Atılı suçlamaların hukuki nitelendirilmesinde hataya düşülmüştür. Somut olayın gerçekleştiği yer, otobüslerin mola verdiği yerdir. SSÇ olay günü Gaziantep İnfaz Kurumundan X Açık Eğitim Evine nakli için müşteki ile birlikte X firmasına ait otobüse binmiş, X geldiklerinde otobüs Tapan Tesislerinde mola vermiştir. İnfaz koruma memurunun uyuması karşısında SSÇ hemen önünde şarj edilmek üzere bulunan cep telefonunu görmüş, anne ve babasını aramak için yerinden almıştır. Otobüs dışına çıkarak annesini arayan müvekkil, annesinin telefonda evlerine kurşun sıkıldığını söylemesi üzerine olaya öfkelenmiş ve eve gitmek için iş bu telefonu satarak yol parası olarak kullanmıştır. Müvekkilin hırsızlık gibi bir amacı yoktur. Cep telefonunu evini aramak için almış, ancak annesinin eve kurşun sıkıldığını söylemesi üzerine üzerinde para olmaması nedeniyle cep telefonunu satmak zorunda kalmıştır. Müştekiye ait cep telefonunu zorunluluk nedeniyle satmıştır. Dosya bir bütün olarak değerlendirildiği zaman SSÇ ile müştekinin beyanlarının örtüştüğü görülecektir. Müvekkil tüm aşamalarda samimi olarak beyanda bulunmuştur.

  • Hırsızlık suçlaması kabul edilse bile; dosya kapsamından anlaşılacağı üzere varlığı iddia edilen eylemler basit nitelikte bir hırsızlık suçuna vücut vermektedir. Dolaysıyla atılı suçlama CMK md 253. ve CMK md 254’de düzenlenen uzlaşma hükümlerinin uygulanması gerektiği aşikardır. Bu nedenle uzlaşma hükümleri uygulanmadan verilen bu karar hatalıdır.

  • Dosya kapsamında takdiri indirim uygulanmasına yer olmadığına ilişkin karar hakkaniyete uygun bir karar değildir. Her halükarda suçun faili olarak müvekkil ceza almış bulunmaktadır. Müvekkil tüm aşamalarda özelikle de mahkeme huzurunda vermiş olduğu beyanlarda cep telefonunun alındığını ve zorunluluktan dolayı satıldığını belirtmiştir. Bu hususta herhangi bir ihtilaf yoktur. Müvekkilin eylemi TCK md 141’e uymaktadır. “Zilyedinin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malı, kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla bulunduğu yerden alan kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir.” Ancak mahkeme hatalı değerlendirme yaparak TCK md 142 göre hüküm kurmuştur. Ayrıca sabit olan bir eylem için samimi ikrar olduğu halde takdiri indirim uygulanmayacağı belirtilmiştir. Böylesi bir durum Türk Ceza Kanunu’nun genel amacına ters düşmektedir. İhtilaflı olmayan bir eylem bulunmaktadır ve bu nedenle de takdiri indirim hükümlerinin uygulanması gerekmektedir.

  • Eylemin hırsızlık suçu olduğu kabul edilirse; Çalındığı iddia edilen şey ikinci el bir cep telefonudur. Piyasa fiyatı en fazla 700-800 Türk lirası civarındadır. Yani satılan malın değeri oldukça düşüktür. TCK md 145: Hırsızlık suçunun konusunu oluşturan malın değerinin azlığı nedeniyle, verilecek cezada indirim yapılabileceği gibi, suçun işleniş şekli ve özellikleri de göz önünde bulundurularak, ceza vermekten de vazgeçilebilir.” Hükmü bulunmaktadır. İkinci el olan ve piyasa fiyatı çok az olan bir cep telefonu için iki yıllık bir ceza verilmesi hakkaniyete uygun bir durum değildir. Kanunun açık hükmü karşısında herhangi bir indirim uygulanmamıştır. Böylesi bir durum kabul edilebilir değildir. Çalındığı iddia edilen malın değerinin az olması nedeniyle indirim yapılması gerektiği aşikar bir durumdur. Müvekkil, çalınan eşyanın bedelini karşılamak istemiş ise de şu an için çalışmıyor olması ve herhangi bir gelirinin olmaması nedeniyle müştekinin zararını karşılayamamıştır.

SONUÇ VE İSTEM   :Yukarıda ve Yerel Mahkeme dosyasında arz ve izah ettiğimiz ve re’sen dikkate alınacak gerekçelerle;

Yasaya ve hukuka aykırı olan X 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 12/07/2018 tarih ve 2017/22222Esas – 2018/222221 Karar sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını ve yeniden yargılama yapılarak adilane bir kanaate bir varılarak yeniden karar verilmesini;

Ceza davasının Sayın mahkemenizce yeniden görülmesi mümkün değilse, hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden karar verilmek üzere Yerel Mahkemeye gönderilmesine karar verilmesini saygılarımla arz ve talep ederim. tarih

Sanık Müdafii

Av.

Son düzenleme tarihi 20 Mayıs 2020 02:48

Paylaş
Avukat Saim İncekaş

Avukat Saim İncekaş. Adana'da ikamet etmektedir. Kurucu sıfatıyla kendisine ait Adana Avukatlık ve Danışmanlık Bürosunda çalışmalarına devam etmektedir. Ceza Hukuku, Medeni-Boşanma-Aile Hukuku, Bilişim Hukuku avukatlığı ana çalışma dallarıdır. Özellikle boşanma ve ceza avukatlığı üzerine pratik ve deneyim sahibidir. Bu alanlarda 5.000'den fazla yazı ve makalesi bulunmaktadır. Adres: Turhan Cemal Beriker Blv. No:7, Ziya Algan İş Merkezi Kat:5 Daire:41 E-posta: av.saimincekas@gmail.com Telefon: 0534 910 97 43

Bir yorum bırakın

E-posta adresiniz gizli tutulacaktır.