Ortaklığın Giderilmesi(İzalei Şuyu) Davasına Cevap Dilekçesi

Haz 22, 2019 | Miras Paylaşma, Tapu-Gayrimenkul Avukatlığı

Ortaklığın giderilmesi davası miras paylaşımı çerçevesinde en sık başvurulan dava türüdür. Miras hukukunu ilgilendiren bir davadır. Size karşı ortaklığın giderilmesi davası açıldığında 2 hafta içerisinde bu davaya cevap vermeniz gerekir. Cevap dilekçenizde savunmalarınız ve itirazlarınız yer alır. Adana merkezli Avukatlık Ofisi Avukat Saim İNCEKAŞ ortaklığın giderilmesi davasına karşı itiraz ve cevap dilekçelerini bu yazımızın devamında sizlerle paylaştı.

Ortaklığın Giderilmesi Davası Cevap Dilekçesi -1-

ADANA SULH HUKUK MAHKEMESİ’NE

CEVAP VEREN DAVALI        :  

DAVACI                                  :

VEKİLİ                                    : Avukat Saim İNCEKAŞ

KONU                                     : Yasal Süresi içinde dava dilekçesine karşı cevap ve delillerimizin sunulmasından ibarettir.

AÇIKLAMALAR                     :

Öncelikle belirtmek isteriz ki; yukarıda esas numarası verilen Mahkemeniz dosyasında davacı tarafın açmış olduğu dava haksız istek ve taleplerle ikame edilmiştir. Şöyle ki ;

Paylı mülkiyette, paydaşların her birinin yasal önalım hakkı vardır. Yani öncelikli alım hakkı diğer paydaş veya hissedarlarındır. Burada Mahkemelerin iş yükünü artırarak izale-i şuyu davasına ihtiyaç olmadan, dava konusu taşınmazda bulunan hisselerini satma isteğini bildirmeleri yeterli olacak iken dava açılmasında herhangi bir hukuki yarar bulunmamaktadır.

Hissedarlardan biri hissesini satma kararı verdiğinde durumu öncelikle, diğer hissedar olan Müvekkile bildirmeleri gerekmekteydi. Dava konusu taşınmazda  fiyat konusunda anlaşmazlık yaşanması durumunda, emlakçı bilirkişiler vasıtasıyla bedeli belirlenip tapuda satışı yapılabilirdi.

Ancak davacı tarafından böyle bir başvuru veya uzlaşma görüşmesi çağrısı yapılmaksızın açılmış olan bu davanın öncelikle hukuki yarar yokluğundan reddini talep ediyoruz.

Ancak Mahkemeniz aksi kanaatte ise uyuşmazlık konusu taşınmaz ve yapılacak inceleme hakkında bir takım taleplerimiz olacaktır.  Bu anlamda tamamen iyiniyetle hareket etmekte olduğumuzu belirterek, karşılık olarak Davacı taraftan da aynı iyiniyet ve hoşgörüyü beklemektedir. Bu nedenle;

  1. Emlakçı bilirkişilerce belirlenecek fiyat üzerinden, taşınmazın tarafımıza satışının yapılmasını, bu konuda rıza gösterilmemesi durumunda,
  2. Malın aynen bölünerek paylaştırılmasını, bölünen parçaların değerlerinin birbirine denk düşmemesi halinde eksik değerdeki parçaya para eklenerek denkleştirme sağlanmasına,
  3. Aynen taksim mümkün değilse, Ortaklığın giderilmesi suretiyle açık arttırma usulü ile satışın gerçekleştirilmesine, ancak yapılacak olan açık arttırmanın yalnızca paydaşlar arasında yapılması hususunda karar verilmesini, talep etme zarureti hasıl olmuştur.

HUKUKİ SEBEPLER                 : H.M.K., T.M.K. ve sair mevzuat.

DELİLLER                                  : Tarafların sunacağı delillere karşı delil sunma hakkımız saklı kalmak kaydı ile tanık, bilirkişi, tapu kayıtları, keşif, yemin ve ikamesi caiz her türlü yasal delil.

NETİCE-İ TALEP                      :

Yukarıda arz, izah edilen ve Mahkemenizce re’sen araştırılacak sebeplerle,

Öncelikle herhangi bir başvuru veya çağrı yapılmadığından DAVANIN HUKUKİ YARAR YOKLUĞUNDAN DAVANIN REDDİNE,

Mahkemeniz aksi kanaatte ise taleplerimiz doğrultusunda karar verilmesini,

Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini saygılarımızla arz ve talep ederiz. …./…./………

                                                                                                              CEVAP VEREN DAVALI

Ortaklığın Giderilmesi Davası Cevap Dilekçesi -2-

ADANA ( ) SULH HUKUK MAHKEMESİ SAYIN HÂKİMLİĞİ’NE

DOSYA NO   : 2019/… Esas.

DAVACI        :

 VEKİLİ         : Av. 

 DAVALI       :

VEKİLİ        : Av. 

 KONU          :Davaya cevaplarımızın sunulmasıdır.

CEVAPLARIMIZ   :

1-15.04.2019 tarihinde düzenlenmiş olan dava dilekçesinde davacı; tarafların İzmir ili, … ilçesi, … mah. 143 parselde bulunan taşınmazın ortak malikleri olduğunu, kendi hissesini kullanım şeklinin müstakil olduğunu, diğer hissedarlar ile aralarında kadim sınır bulunduğunu, kendi fiilen kullanmakta olduğu kısımda sondaj, dalgıç pompa ve eklentileri üzerinde muhdesat iddiasının bulunduğunu, tarafların bahse konu taşınmaz üzerindeki ortaklığının rızaen taksim etmelerinin mümkün olmadığını, bu yüzden söz konusu taşınmazın satışı suretiyle ortaklığın giderilmesini dava etmiştir. İş bu dava dilekçesi içeriği ve dava dilekçesinde talep edilen hususlar gayri hukukidir şöyle ki;

2-Dava ortaklığın giderilmesi davasıdır. Ortaklığın giderilmesi davası, paylı veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz malda ortaklar arasındaki paydaşlığa son vererek kişisel mülkiyete geçişi sağlayan, davanın tüm tarafları için benzer sonuçlar doğuran bir dava türüdür.

3-Ancak belirtmek gerekir ki her hak gibi dava hakkı da sınırsız değildir. Nitekim TMK’nin ‘dürüst davranma’ alt başlıklı ikinci maddesinde ‘‘ Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır’’ ilkesine yer verilmiş, devamında da ‘‘ bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz’’ kuralı getirilmiştir.

  “Müşterek mülkiyette her bir paydaşın kendi yapı bakımından dilediği zaman ortaklık durumunun sona erdirilmesini isteme hakkı vardır. Bu hak Medeni Kanunun 627 nci maddesinde açıklıkla belirtilmiştir. M.UK.’nun 627 nci maddesinde ortaklığın giderilmesinin önlenmesi hallerinden birisi de taksiminin münasip olmayan bir zamanda yapılması ve istenmesi halidir. Taşınmaz malın münasip bir zamandan satılması hali, bu hakkın diğer paydaş için zararlı olacak bir şekilde kullanılmasını önlemek maksadıyla konulmuştur. Bu hüküm M.K.’ nun 2 nci maddesinin özel bir uygulama halinden ibarettir. Kötüye kullanılan bir hak kanunen himaye göremez. 142.1951 gün ve 17/1 sayılı İ.B.K kararı uyarınca bu hususun davanın her aşamasında ileri sürülmesi, hatta mahkemenin kendiliğinden nazara alınması gerekir. (T.C. YARGITAY Hukuk Genel Kurulu Esas:  1988/6-585 Karar: 1988/870 Karar Tarihi: 21.11.1988)

4- Davacı yan payını kısa bir süre önce almıştır. Davacı dilekçesinin ikinci paragrafında görüleceği üzere “hissesinin kullanım şeklinin müstakil olduğunu, diğer hissedarlar ile arasında kadim sınır bulunduğunu” söyleyerek dava konusu taşınmazın fiili olarak taksim edildiğini beyan etmiştir. Bu ifade doğrudur. Paydaşlar, bahse konu taşınmazda pay oranlarına isabet eden kısımları fiili olarak paylaşmışlardır ve halen kullanmaktadırlar. Ancak, dava dilekçesinin üçüncü paragrafında davacı, “tarafların niza konusu taşınmaz üzerindeki ortaklığını rızaen taksim etmeleri mümkün olmadığından ortaklığın satış suretiyle giderilmesini” talep etmişlerdir. Bu talep gerçeklikle ve davacı yanın dilekçesinin ilk paragrafında söylediğiyle büyük tezatlık oluşturmaktadır. Fiiliyatta rızaen taksim edilmiş, yalnızca kayıtta paylı görünen bu taşınmazda ortaklığın, “rızaen taksimin mümkün olmadığından” bahisle satış suretiyle giderilmesini talep etmek kötü niyetin açıkça göstergesidir.

Av. Saim İNCEKAŞ

Ortaklığın Giderilmesi Davası Cevap Dilekçesi -3-

ADANA 1.SULH HUKUK MAHKEMESİ SAYIN HAKİMLİĞİNE

DOSYA NO               :

 

CEVAP VEREN

DAVALI                   :

 

DAVACI                   :

 

VEKİLİ                     :

 

KONU                       : Davaya ilişkin  cevap dilekçemin ve delillerimin sunulmasından ibarettir.

 

AÇIKLAMALAR    :

Mahkemeniz nezdinde görülmekte olan yukarıda esas numarası yazılı davada, davacı taraf dava dilekçesinde özetle; “X m2 yüzölçümlü arsa niteliğindeki” taşınmaz üzerinde davalılar ile birlikte paydaş olduğunu, davalıların taşınmazın satışına yanaşmadığını, taşınmazın aynen taksiminin mümkün olmadığını ve bu nedenle ortaklığın satış suretiyle giderilmesi gerektiğini iddia etmektedir. Davacının bu iddiaları asılsız ve hukuki mesnetten uzak olup, reddi gerekmektedir. Şöyle ki;

  1. Öncelikle belirtmek gerekir ki; esasen davacı, diğer paydaşların yasal önalım haklarını kullanmalarını engellemek ve dava konusu taşınmazı icra yoluyla satışa çıkarıp yarı fiyatından satın almak amacıyla huzurdaki davayı ikame etmiştir. Davacı; söz konusu ortaklıkta, pay ve paydaş çoğunluğunun paydaşlığın satış suretiyle giderilmesini istemediğini bildiğinden ve kendisi tarafından söz konusu payın satışa çıkarılması durumunda diğer paydaşların yasal önalım hakkını kullanacağını öngördüğünden dolayı  kötü niyetli bir şekilde açık kanun hükmünü dolanmak suretiyle huzurdaki davayı ikame etmiştir. Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz. Davacının söz konusu ortaklıktaki payı 1/6 oranında olmasına rağmen; diğer paydaşlara taşınmaz üzerindeki payını satmak istediğinde dair bir bildirimde bulunmadan ve yasal önalım hakkını kullanıp kullanmayacağını sormadan doğrudan huzurdaki davayı açması bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını teşkil etmektedir.

  2. Esasen davacının amacı payını satmak değil, dava konusu taşınmazın tamamının tek sahibi olmaktır. Bilindiği üzere paylı mülkiyette bir paydaşın taşınmaz üzerindeki payını tamamen veya kısmen satmak istemesi durumunda diğer paydaşların kanun gereği önalım hakları vardır.  Davacı, taşınmazın tek maliki olmak istediğinden Medeni Kanunun bu amir hükmünü  bertaraf etmek amacıyla diğer paydaşlara taşınmaz üzerindeki payını satmak istediğine dair bir bildirimde bulunmadan doğrudan huzurdaki davayı açmıştır. Bu durum bir  hakkın açıkça kötüye kullanılmasını teşkil ettiğinden ve  hakkın açıkça kötüye kullanılmasını da hukuk düzeni korumayacağından davanın reddi gerekmektedir.

  3. Davalıların taşınmazın satışına yanaşmadığı iddiası gerçek dışı olup, itibar edilmemelidir. Zira davacı, söz konusu taşınmaz üzerindeki payını satmak istediğine dair bugüne kadar  tarafıma herhangi bir yazılı veya sözlü bildirimde bulunmamıştır. Bu nedenle davacının bu iddiasının kabulü tarafımca mümkün değildir.
  4. Dava konusu taşınmaz üzerindeki ortaklığın aynen taksim suretiyle giderilmesinin mümkün olmadığı iddiası gerçek dışıdır. Zira dava konusu taşınmazın; yüzölçümü, niteliği, pay ve paydaş sayısı imar mevzuatına göre aynen taksime elverişli olup, payların paydaşlarca bağımsız olarak kullanılabilmesinin önünde de herhangi bir engel bulunmamaktadır. Ayrıca dava konusu taşınmazın aynen taksim suretiyle giderilmesi halinde taşınmaz herhangi bir değer kaybına uğramamaktadır. Bu durum mahkemeniz tarafından yapılacak olan keşifte ve bilirkişi marifetiyle hazırlanacak olan bilirkişi raporunda da  görülecektir. Bu nedenle taşınmaz üzerindeki ortaklığın satış suretiyle giderilmesine itiraz ediyorum.

  5. Netice itibariyle yukarıda izah ettiğim nedenlerden dolayı davacının taşınmaz üzerindeki ortaklığın doğrudan satış yoluyla giderilmesi talebinin tarafımca kabulü mümkün değildir. Taşınmaz üzerindeki ortaklığın satış suretiyle giderilmesine muvafakatim bulunmamaktadır. Bu nedenle işbu dilekçeyi yazmak zorunluluğu hasıl olmuştur.

HUKUKİ SEBEPLER        : TMK, HMK v.s. mevzuat hükümleri.

HUKUKİ DELİLLER        : Tapu kayıtları, Kadastro kayıtları, İmar uygulama planları, Keşif, Bilirkişi İncelemesi, Tanık ve her türlü delil.

NETİCE VE TALEP           : Yukarıda arz ve izah ettiğim nedenlerle;

1)Davanın REDDİNE, itirazlarımın KABULÜNE,

2)Aksi halde dava konusu taşınmaz üzerindeki ortaklığın aynen bölünerek paylaştırılmasına, bölünen parçaların değerlerinin birbirine denk düşmemesi halinde eksik değerdeki parçaya para eklenerek denkleştirme sağlanmasına,

3)Aynen taksim mümkün değilse satışın paydaşlar arasında yapılmasına,

4)Yargılama giderlerinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini saygılarımla arz ve talep ederim. (tarih)

DAVALI

EK: Kimlik Fotokopisi

İzale-i Şuyu Davasına Cevap Dilekçesi -4-

SULH HUKUK MAHKEMESİ HAKİMLİĞİ’NE

Dosya No:

 

DAVAYA CEVAP VEREN

DAVALILAR                    :

VEKİLİ                          :     

DAVACI                         :

VEKİLİ                           : 

KONU                           : Davaya cevaplarımızın sunulmasından ibarettir.

AÇIKLAMALAR         : 

  • Davacı taraf İli Köyü X Parseldeki taşınmazın ½ si ortak muris X adına kayıtlı olduğundan ortaklığın giderilmesi yoluna başvurarak huzurdaki davayı ikame etmiştir.

  • Ekte sunulan tapu kaydından da anlaşılacağı üzere (Ek:1 Tapu Senedi Örnekleri) ortak murisin payı ½ dir. Diğer ½ müvekkilim …… adına kayıtlıdır.

  • Bahsi geçen müşterek mülkiyete konu yer; sayın mahkemece keşfende görüleceği üzere …. dükkandan ibarettir. Söz konusu gayrimenkulün  aynen taksimi  taraflar arasında mümkündür. Hatta bu durum davalıya dilediği zaman istediği daireyi alabileceği şeklinde her zaman müvekkillerim tarafından dile getirilmiştir.

  • İş bu nedenle taraflar arasında öncelikle paylaşmanın mümkün olması nedeniyle fiilen taksim yapılmasını talep etmekteyiz.

  • Sayın mahkeme tarafından davanın kabulü halinde ortak murisin ölümünden sonra gayrimenkulün iyileştirilmesi amacıyla birçok tadilat ve iyileştirmeler müvekkillerim tarafından yapılmış olup bahsi geçen iyileştirme bedellerinin hesap edilerek öncelikle satış masraflarından çıkartılması talebimiz bulunmaktadır.

  • Davanın kabulü ve ortaklığın satış suretiyle giderilmesi yönünde sayın mahkemenin hüküm kurması halinde kabul davacı payının çok az olması ve müşterek maliklerin büyük sıkıntıya girmesi ve zarar görecek olmasından dolayı satışın sadece müşterek malikler arasında yapılmasını talep etmekteyiz.  

DELİLLER    : Tapu kayıtları, imar durumu, gayrimenkul iyileştirme için yapılan harcamalar, bilirkişi incelemesi, keşif, tanık, yemin v.s  karşı tarafın delillerine karşı delil sunma hakkımız saklı kalmak kaydı ile her türlü yasal deliller

SONUÇ                   :    

Gerek yukarıda arz ve izah etmeye çalıştığım sebepler gerekse yargılama aşamasında ortaya çıkacak diğer nedenlerle;

  1. Öncelikle gayrimenkule konulan tedbirin kaldırılmasına bu talebimizin reddi halinde çekişmeye konu olmayan müvekkilim X’e ait ½ hisse üzerindeki tedbirin kaldırılmasına,
  2. Davaya konu müşterek mülkiyetin taksiminin mümkün olması nedeniyle davanın reddine,
  3. Talebin kabulü ve satış yoluyla ortaklığın giderilmesine karar verilmesi halinde ortakların mağduriyetine sebebiyet vermemek amacıyla satışın ortaklar arasında yapılmasına,
  4. Dava masraf ve ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline,

Karar verilmesini vekalet verenlerim adına saygılarımla arz ve talep ederim.

                                                                                            Davalılar Vekili

Eki    :

  • Tapu senedi fotokopileri
  • Onanmış vekaletnameler

Avukat Saim İNCEKAŞ – Adana – Boşanma ve Ceza Avukatı

Ortaklığın giderilmesi davasına cevap dilekçesi örneği

ADANA … SULH HUKUK MAHKEMESİNE

DOSYA NO: 2020/….. E

CEVAP VEREN

DAVALI:

VEKİLİ:

DAVACI:           

KONU: Yasal süre içinde dava dilekçesine dair cevaplarımızın sunulmasına ilişkindir.

TEBLİĞ TARİHİ      :

AÇIKLAMALAR:

Davacı taraf, dava dilekçesinde; … İli …. İlçesi …….. Mahallesi … Ada …. Parsel sayılı taşınmazın malik ve paydaşlarından biri olarak taşınmazdan yararlanamadığını, taşınmazda paydaş sayısının fazla olması nedeniyle ortak hareket edilemediğini ve ortaklığın çekilmez hale geldiğini, bu nedenlerle taşınmazın öncelikle aynen taksimini, aynen taksimin mümkün olmaması durumunda ise satış yoluyla ortaklığın giderilmesini beyan ve talep etmiştir.

1)TARAF TEŞKİLİNE DAİR EKSİKLİK

Dava dilekçesinde belirtilen davalı paydaşlara ilişkin, taraf teşkilinde eksiklik bulunmaktadır. Muris ……’in sağ kalan eşi ……… yasal mirasçıdır ve dava konusu taşınmazın paydaşları arasındadır. Dolayısıyla işbu davada, davalı sıfatına sahip olması gerekmektedir. Muris ……..’e ait mirasçılık belgesi dosya kapsamına alındığında bu husustaki eksiklik görülecektir. Söz konusu eksiklik kamu düzenine ilişkin bir eksiklik olup, bu hususu mahkemenin bilgisine sunarız.

2) AYNEN TAKSİMİN MÜMKÜN OLMAYACAĞINA YÖNELİK BEYANIMIZ VE SATIŞ YOLUYLA ORTAKLIĞIN GİDERİLMESİ TALEBİMİZ

Müvekkil ………., muris ………. mirasçısı olması nedeniyle dava konusu taşınmazın 906,63 m2 yüzölçümündeki payına maliktir. Yakın tarihte dava konusu taşınmaza dair bir müteahhit ile arsa payı karşılığı inşaat yapılması için anlaşma sağlanmak istenmişse de, görüşmeler esnasında bir kısım paydaşlar anlaşma yapmayı kabul etmediğinden bir sonuca varılamamıştır. Paydaş sayısının çokluğu, taşınmaza dair ortak bir karar almayı zorlaştırmakta ve ortaklığı çekilmez hale getirmektedir. Ayrıca  kanaatimizce; taşınmazın mevcut imar planı, taşınmaz üzerinde bir kısım yapıların bulunuyor olması ve taşınmazdaki paydaş sayısının çokluğu, aynen taksimi mümkün kılmamaktadır. İzah ettiğimiz nedenlerle, dava konusu taşınmaz üzerindeki ortaklığın satış yoluyla giderilmesini talep etmekteyiz.

3) DAVA KONUSU TAŞINMAZ ÜZERİNDE MÜVEKKİLE AİT OLAN MUHDESAT

Dava konusu taşınmaz paylı mülkiyete tâbi olsa da bu taşınmaz üzerinde yalnızca müvekkil ……….’e ait olan muhdesat bulunmaktadır.

a) Dava konusu …… parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan kapı numarası ……. olan üç katlı betonarme ev, müvekkilin murisi ……… tarafından yaptırılmıştır fakat kat mülkiyeti tapusu bulunmamaktadır.  Müvekkil, muris ………’in mirasçısı olması sebebiyle ……. numarada kayıtlı üç katlı bu evin 1/4 payına maliktir ve halihazırda bu binanın birinci katında ikamet etmektedir. Müvekkil, 1/4 payına karşılık gelen emlak (bina) vergisini her yıl düzenli olarak ilçe belediyesine ödemektedir.

b) Dava konusu 2793 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan, müvekkil tarafından dikilmiş ve bakımları yapılmakta olan; 1 adet ayva ağacı, 5 adet erik ağacı, 1 adet nar ağacı, 1 adet ceviz ağacı, 2 adet şeftali ağacı, 2 adet karadut ağacı, 1 adet beyaz dut ağacı, 2 adet kiraz ağacı, 3 adet trabzon hurması ağacı, 2 adet kavak ağacı, 3 adet zeytin ağacı ve 1 adet yenidünya ağacı bulunmaktadır. Bu ağaçların mülkiyeti müvekkil ……..’e aittir.

Dava konusu taşınmaz üzerindeki ortaklık satış suretiyle giderildiği takdirde, müvekkil ……….’e ait olduğunu belirttiğimiz muhdesatın keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde tespit edilecek değerinin, müvekkilin payına eklenmesini talep etmekteyiz.

4) Ayrıca, diğer davalı paydaşlardan ………, …….. ve …………’in muhdesat aidiyetine ilişkin iddia ve beyanları tarafımızca kabul edilmektedir.

HUKUKİ NEDENLER : HMK, TMK vesair mevzuat

HUKUKİ DELİLLER: Tarafların sunacağı delillere karşı delil sunma hakkımız saklı kalmak kaydıyla, mirasçılık belgesi, tapu kayıtları, belediye emlak kayıtları, imar planı, keşif, bilirkişi incelemesi, tanık, yemin vesair her türlü yasal delil.

NETİCE VE TALEP: Yukarıda izah ettiğimiz ve mahkemece re’sen gözetilecek nedenlerle;

Dava konusu …. İli ……. İlçesi ……..Mahallesi .. Ada … Parsel sayılı taşınmaz üzerinde aynen taksimin mümkün olmayacağı dikkate alınarak ortaklığın satış suretiyle giderilmesine,

Müvekkil ………. ait olduğunu belirttiğimiz muhdesatın tespit edilecek değerlerinin, dava konusu taşınmazın satışı neticesinde müvekkilin payına karşılık gelecek değere eklenmesine,

Yukarıda zikrettiğimiz muhdesatın müvekkile aidiyetinin tespiti için dava açmak üzere tarafımıza süre verilmesine,

Yargılama harç ve masrafları ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini saygılarımla vekâleten talep ederim.

Davalı Vekili

Ortaklığın giderilmesi cevap dilekçesi

ADANA SULH HUKUK MAHKEMESİ HAKİMLİĞİNE

DOSYA NO                         :

DAVACILAR                        : ….

VEKİLLERİ                            : Av…

CEVAP VEREN

DAVALI                                : ……

KONUSU                             : Dava dilekçesine cevap ve itirazlarımızın sunulmasından ibarettir.

AÇIKLAMALAR

Öncelikle belirtmek isterim ki söz konusu davaya ilişkin olarak tarafıma hiçbir tebligat yapılmamış olup mahkeme kaleminden tarafıma verilen dava dilekçesi ve diğer evrakların tarafıma verilmesi sonucu 05.01.2021 tarihinde verilmesi ile öğrendim. Bu bahisle savunmalarım, iddia ve itirazlarımı ancak sunabilmekteyim.

Dava dilekçesinde özetle; davacılar ve diğer davalılar ile ortak malik oldukları taşınmazlarda hissedar sayısının fazla olması sebebi ile paylaşma ve kullanımı esnasından uyuşmazlıkların çıktığını ve mahkeme eli ile taşınmazların hissedarlar arasında paylaştırılmasını talep etmiştir. Söz konusu dava şahsım yönünden tamamen haksız ve hukuka aykırıdır. Şöyle ki;

Taraflar zaten yıllar öncesinden bu yana dava konusu taşınmazları kendi aralarında sağlanan anlaşma ile bugüne değin kullanmaktadır. Öyle ki pay sahiplerinin bir kısmı anlaşma ile kendisine verilen kısımda ev dahi inşa etmiştir.

Bu anlaşma kapsamında şahsımda yaklaşık 10 yıl önce ilk olarak kendisinde kalması kararlaştırılan taşlı araziyi temizleyerek ağaçlandırdım ve o zamandan bu yana söz konusu bölümü kullanmaktayım. Tarafıma verilen bölüm taşınmazların genel toplamı halinde şahsıma düşen payı karşılamamakta ve diğer pay sahiplerinin de paylarına ilişkin sorunları bulunmaktaydı. Bu sebeple yaklaşık olarak 5 yıl önce tekrar toplanarak tüm pay sahipleri arasında yapılan görüşme ile şahsım taşınmazların toplamı üzerinde kendine ait olan paya tekabül edecek şekilde bir kısım arsanın tahsisi konusunda anlaştık.

Pay sahipleri ile fikir birliğine varılan bu anlaşma üzerine şahsıma ait eklenen yeni arsa payındaki tüm bölümü temizledim, ağaçlandırdım, sınırını belirledim ve o tarihten bu yana kullanmaktayım. Bu husus gerek dava tarafları gerekse de muhtar ve taşınmazın bulunduğu köy yerinin tüm sakinleri tarafından bilinmektedir.

Bahsetmiş olduğum paylarım …… parsellerinin şahsıma pay edilmesi konusunda davanın tarafları ile zaten anlaşmış bulunmaktayım. Diğer taraflar arasında bir uyuşmazlık olması halinde anlaşma ile tarafıma verilen birçok masraf ve emek verdiğim arsa payım ile diğer paydaşların kendi aralarındaki uyuşmazlık sebebi ile  hiçbir şekilde emek ve masraf göstermediği taşlı arazinin bir görülerek paylaştırılma talep edilmesi büyük haksızlık teşkil etmektedir. Söz konusu haksızlığın giderilmesi maksadı ile Muhtesatın aidiyeti davası açacağımı bildirmekteyim. İş bu davayı açtıktan sonra dosya bilgilerini mahkemenize bekletici mesele yapılması taleplerim ile birlikte sunacağım.

TMK m. 699 hükmü uyarınca; “Paylaşma biçiminde uyuşma sağlanamazsa, paydaşlardan birinin istemi üzerine hâkim, malın aynen bölünerek paylaştırılmasına, bölünen parçaların değerlerinin birbirine denk düşmemesi hâlinde eksik değerdeki parçaya para eklenerek denkleştirme sağlanmasına karar verir. Bölme istemi durum ve koşullara uygun görülmezse ve özellikle paylı malın önemli bir değer kaybına uğramadan bölünmesine olanak yoksa, açık artırmayla satışa hükmolunur. Satışın paydaşlar arasında artırmayla yapılmasına karar verilmesi, bütün paydaşların rızasına bağlıdır.” Elbirliği mülkiyetinde de, aksine bir hüküm bulunmadıkça, paylı mülkiyet hükümlerine göre paylaştırma yapılacaktır (TMK m. 703).

Şahsım yönünden hissedar olduğu arsa payını almış bulunmaktayım. Zaten birçok pau sahibi de kendi payına ev ve benzeri yapılar yapmıştır. Bu durumda aynen taksimin yapılması durumu söz konusu olmaktadır. Değinmiş olduğum madde metinlerinden de anlaşılacağı üzere;  taşınmazın aynen taksimi öncelikli yol olarak açık bir şekilde belirtilmiştir. Aynen taksimin gerek kat mülkiyeti kanununa göre gerekse de medeni kanuna kapsamında yapılması mümkün olup zaten yukarıda da belirttiğim üzere zaten arsa üzerinde gerek tarafım gerekse de bir çok hissedar yönünden fiili taksim sağlanmıştır. Zaten  fiilen taksim edilmiş olan arsanın taksiminin, TMK m. 699  öncelikle aynen bölünerek yapılması gerekmekte olup, davacı vekilinin istemi gibi malın satışı yapılarak elde edilen paranın ortaklar arasında tapuda gösterilen hisseleri oranında paylaştırılmasına karar verilmesinin şartları bulanmamaktadır.

Bunlarla birlikte değindiğim hususlar dikkate alındığından pay sahiplerinin anlaşma sağlanamadığının dayanak gösterilmesi kabul edilemez nitelikte olup iş bu davayı açarak  şahsım yönünden anlaşma sağlanmış ve fiili taksim yapılmış iken taşınmazımda büyük derece de zarara uğratacak şekilde paylaşım talep etmesi kötü niyetli olup fiilen taksimi yapılmış olan payların aynen taksimi gerek yasal mevzuatımıza gerekse de yerleşik içtihatlarımıza uygun düşmektedir. Zira emsal davalar da Yargıtayın yorumu aşağıda belirtmiş olduğum gibidir.

“Mahkemece, öncelikle dava konusu taşınmazda başlı başına kullanılmaya elverişli bağımsız bölüm olup olmadığı ve niteliklerinin (mesken, işyeri, depo vs. gibi) ne olduğu da açıklattırılarak… ayrıca Kat Mülkiyeti Kanununun 12. maddesinde sayılan diğer belgelerin tamamlattırılması için kat mülkiyetine geçiş suretiyle ortaklığın giderilmesini isteyen davalı tarafa yetki ve yeterli süre verilmesi, bu hususlar eksiksiz yerine getirildiği takdirde de, dava konusu taşınmaz üzerindeki yapıda her bağımsız bölümün (konumu, yüzölçümü, kullanım amacı ve eklentileri yerinde incelenip irdelenerek) değeri ve bu değere göre özgülenecek arsa payı uzman bilirkişi aracılığıyla saptanıp varsa fiili taksime göre, taksim yoksa çekilecek kura ile önce her paydaşa birer bağımsız bölüm özgülendikten sonra arta kalan bağımsız bölümlerin pay oranları da gözetilmek suretiyle yine kura ile paydaşlara özgülenerek, gerekiyorsa bedel farkı nedeni ile ödenecek ivaz da belirlenmek suretiyle payların denkleştirilmesi, yönetim planı gibi belgeleri paydaşların (tanınan süreye rağmen) imzalamaktan kaçınması halinde bunların imzalanmış sayılması suretiyle araştırmanın tamamlanmasından sonra kat mülkiyeti kurulmak suretiyle ortaklığın giderilmesine; belirtilen koşulların oluşmaması durumunda ancak satışa karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir.” (Y20.HD, 11.06.2019, 2019/2535 E., 2019/3884 K.)

“Ortaklığın giderilmesi davalarında dava tarihinde yürürlükte bulunan 4721 Sayılı Türk Medeni Kanununun 699/2. maddesi hükmü gereği istek olduğu takdirde asıl olan, taşınmazın aynen taksimi suretiyle ortaklığın giderilmesine karar vermektir..

‘‘Mahkemece, yukarıda açıklanan konularda hiçbir araştırma ve yeterli inceleme yapılmadan dava konusu taşınmazın aynen paylaştırılmasına olanak bulunmadığı gerekçesiyle satılması suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verilmesi doğru görülmemiştir.” (Y18.HD, 12.01.2015, 2014/22033 E., 2015/159 K.)’’

Belirtmiş olduğum tüm bu sebepler ile davacı tarafın ortaklığın giderilmesi talebi zaten fiilen taksimi yapılmış olup bu durum tarafların çoğu için geçerlidir. Diğer taraflar arasında bir uyuşmazlık olması halinde anlaşma ile tarafıma verilen birçok masraf ve emek verdiğim arsa payım ile diğer paydaşların kendi aralarındaki uyuşmazlık sebebi ile  hiçbir şekilde emek ve masraf göstermediği taşlı arazinin bir görülerek paylaştırılma talep edilmesi büyük haksızlık teşkil etmektedir. Bu bahisle öncelikle davanın REDDİNİ, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde davanın tarafları ile anlaşarak tarafıma ayrılan ve fiilen kullanmış olduğum 140 Ada 23 parsel ve 107 Ada 147 parsellerinin tarafıma aynen taksim yolu ile verilecek şekilde ortaklığın giderilmesini talep etme zorunluluğumuz doğmuştur.

YASAL MEVZUAT             : TMK,HMK, KMK ve ilgili diğer tüm mevzuat.

HUKUKİ DELİLLER            :Tapu kayıtları, keşif, bilirkişi incelemesi, tanık, yemin ve ilgili her türlü diğer delil.

NETİCE ve TALEP              : Yukarıda arz ve izah edilen ve mahkemece re’sen gözetilecek nedenlerle,

  • Öncelikle zaten anlaşma sağlanmış olmasına karşın açılan iş bu davanın REDDİNE,
  • Mahkemenin aksi kanaate olması halinde pay sahipleri ile fikir birliğine varılan bu anlaşma üzerine şahsıma pay olarak verilen, fiilen taksim edilmiş ve büyük masraf  ve emek verdiğim …… parsellerinin  şahsıma pay olarak verilecek şekilde dava konusu taşınmaz üzerindeki ortaklığın TMK m. 699 aynen taksimine karar verilmesini,
  • Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ederim.

Avukat Saim İncekaş, kurucu sıfatıyla Adana İncekaş Hukuk ve Danışmanlık Bürosunda çalışmalarına devam etmektedir. Ceza Hukuku, Medeni-Boşanma-Aile Hukuku, Bilişim Hukuku avukatlığı ana çalışma dallarıdır. 

Özellikle boşanma ve ceza avukatlığı üzerine pratik ve deneyim sahibidir. Bu alanlarda 5.000’den fazla yazı ve makalesi bulunmaktadır.

Adres: Kayalıbağ, Ziya Algan İş Merkezi, Turhan Cemal Beriker Blv. No:9
E-posta: av.saimincekas@gmail.com
Telefon: 0534 910 97 43 
WhatsApp üzerinden iletişim için tıklayınız.
Telegram üzerinden iletişim için tıklayınız.

Avukat Saim İNCEKAŞ

Kurucu & Yönetici Avukat, Adana Avukat ve Hukuki Danışmanlık Bürosu

0 Yorum

Bir İçerik Gönder

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Haftanın Özlü Sözü

“Bir saat adaletle hükmetmek, bir sene ibadet etmekten daha hayırlıdır.”  Hz. Muhammed(Hadis-i Şerif)

Kategoriler

Hukuki uyuşmazlıklarınız için avukata danışın!

blank

error: Uyarı: Sadece üyeler bu işlemi gerçekleştirebilir. Bilginin fonlanması ve geliştirilmesi amacıyla sitemize kayıtlı olmayan ziyaretçilerimizin günlük 3 makale görüntüleme hakkı bulunmaktadır.