Ortaklığın Giderilmesi(İzalei Şuyu) Davasına Cevap Dilekçesi

Ortaklığın Giderilmesi(İzalei Şuyu) Davalı Cevap Dilekçesi

Ortaklığın Giderilmesi Davası Cevap Dilekçesi -1-

ADANA SULH HUKUK MAHKEMESİ’NE

CEVAP VEREN DAVALI        :  

DAVACI                                  :

VEKİLİ                                    : Avukat Saim İNCEKAŞ

KONU                                     : Yasal Süresi içinde dava dilekçesine karşı cevap ve delillerimizin sunulmasından ibarettir.

AÇIKLAMALAR                     :

Öncelikle belirtmek isteriz ki; yukarıda esas numarası verilen Mahkemeniz dosyasında davacı tarafın açmış olduğu dava haksız istek ve taleplerle ikame edilmiştir. Şöyle ki ;

Paylı mülkiyette, paydaşların her birinin yasal önalım hakkı vardır. Yani öncelikli alım hakkı diğer paydaş veya hissedarlarındır. Burada Mahkemelerin iş yükünü artırarak izale-i şuyu davasına ihtiyaç olmadan, dava konusu taşınmazda bulunan hisselerini satma isteğini bildirmeleri yeterli olacak iken dava açılmasında herhangi bir hukuki yarar bulunmamaktadır.

Hissedarlardan biri hissesini satma kararı verdiğinde durumu öncelikle, diğer hissedar olan Müvekkile bildirmeleri gerekmekteydi. Dava konusu taşınmazda  fiyat konusunda anlaşmazlık yaşanması durumunda, emlakçı bilirkişiler vasıtasıyla bedeli belirlenip tapuda satışı yapılabilirdi.

Ancak davacı tarafından böyle bir başvuru veya uzlaşma görüşmesi çağrısı yapılmaksızın açılmış olan bu davanın öncelikle hukuki yarar yokluğundan reddini talep ediyoruz.

Ancak Mahkemeniz aksi kanaatte ise uyuşmazlık konusu taşınmaz ve yapılacak inceleme hakkında bir takım taleplerimiz olacaktır.  Bu anlamda tamamen iyiniyetle hareket etmekte olduğumuzu belirterek, karşılık olarak Davacı taraftan da aynı iyiniyet ve hoşgörüyü beklemektedir. Bu nedenle;

  1. Emlakçı bilirkişilerce belirlenecek fiyat üzerinden, taşınmazın tarafımıza satışının yapılmasını, bu konuda rıza gösterilmemesi durumunda,
  2. Malın aynen bölünerek paylaştırılmasını, bölünen parçaların değerlerinin birbirine denk düşmemesi halinde eksik değerdeki parçaya para eklenerek denkleştirme sağlanmasına, aynen taksim mümkün değilse,
  3. Ortaklığın giderilmesi suretiyle açık arttırma usulü ile satışın gerçekleştirilmesine, ancak yapılacak olan açık arttırmanın yalnızca paydaşlar arasında yapılması hususunda karar verilmesini, talep etme zarureti hasıl olmuştur.

HUKUKİ SEBEPLER                 : H.M.K., T.M.K. ve sair mevzuat.

DELİLLER                                  : Tarafların sunacağı delillere karşı delil sunma hakkımız saklı kalmak kaydı ile tanık, bilirkişi, tapu kayıtları, keşif, yemin ve ikamesi caiz her türlü yasal delil.

NETİCE-İ TALEP                      :

Yukarıda arz, izah edilen ve Mahkemenizce re’sen araştırılacak sebeplerle,

Öncelikle herhangi bir başvuru veya çağrı yapılmadığından DAVANIN HUKUKİ YARAR YOKLUĞUNDAN DAVANIN REDDİNE,

Mahkemeniz aksi kanaatte ise taleplerimiz doğrultusunda karar verilmesini,

Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini saygılarımızla arz ve talep ederiz. …./…./………

                                                                                                              CEVAP VEREN DAVALI

Ortaklığın Giderilmesi Davası Cevap Dilekçesi -2-

ADANA ( ) SULH HUKUK MAHKEMESİ SAYIN HÂKİMLİĞİ’NE

 

 

DOSYA NO   : 2019/… Esas.

DAVACI        :

 VEKİLİ         : Av. 

 DAVALI       :

VEKİLİ        : Av. 

 KONU          :Davaya cevaplarımızın sunulmasıdır.

CEVAPLARIMIZ   :

1-15.04.2019 tarihinde düzenlenmiş olan dava dilekçesinde davacı; tarafların İzmir ili, … ilçesi, … mah. 143 parselde bulunan taşınmazın ortak malikleri olduğunu, kendi hissesini kullanım şeklinin müstakil olduğunu, diğer hissedarlar ile aralarında kadim sınır bulunduğunu, kendi fiilen kullanmakta olduğu kısımda sondaj, dalgıç pompa ve eklentileri üzerinde muhdesat iddiasının bulunduğunu, tarafların bahse konu taşınmaz üzerindeki ortaklığının rızaen taksim etmelerinin mümkün olmadığını, bu yüzden söz konusu taşınmazın satışı suretiyle ortaklığın giderilmesini dava etmiştir. İş bu dava dilekçesi içeriği ve dava dilekçesinde talep edilen hususlar gayri hukukidir şöyle ki;

2-Dava ortaklığın giderilmesi davasıdır. Ortaklığın giderilmesi davası, paylı veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz malda ortaklar arasındaki paydaşlığa son vererek kişisel mülkiyete geçişi sağlayan, davanın tüm tarafları için benzer sonuçlar doğuran bir dava türüdür.

3-Ancak belirtmek gerekir ki her hak gibi dava hakkı da sınırsız değildir. Nitekim TMK’nin ‘dürüst davranma’ alt başlıklı ikinci maddesinde ‘‘ Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır’’ ilkesine yer verilmiş, devamında da ‘‘ bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz’’ kuralı getirilmiştir.

  “Müşterek mülkiyette her bir paydaşın kendi yapı bakımından dilediği zaman ortaklık durumunun sona erdirilmesini isteme hakkı vardır. Bu hak Medeni Kanunun 627 nci maddesinde açıklıkla belirtilmiştir. M.UK.’nun 627 nci maddesinde ortaklığın giderilmesinin önlenmesi hallerinden birisi de taksiminin münasip olmayan bir zamanda yapılması ve istenmesi halidir. Taşınmaz malın münasip bir zamandan satılması hali, bu hakkın diğer paydaş için zararlı olacak bir şekilde kullanılmasını önlemek maksadıyla konulmuştur. Bu hüküm M.K.’ nun 2 nci maddesinin özel bir uygulama halinden ibarettir. Kötüye kullanılan bir hak kanunen himaye göremez. 142.1951 gün ve 17/1 sayılı İ.B.K kararı uyarınca bu hususun davanın her aşamasında ileri sürülmesi, hatta mahkemenin kendiliğinden nazara alınması gerekir. (T.C. YARGITAY Hukuk Genel Kurulu Esas:  1988/6-585 Karar: 1988/870 Karar Tarihi: 21.11.1988)

4- Davacı yan payını kısa bir süre önce almıştır. Davacı dilekçesinin ikinci paragrafında görüleceği üzere “hissesinin kullanım şeklinin müstakil olduğunu, diğer hissedarlar ile arasında kadim sınır bulunduğunu” söyleyerek dava konusu taşınmazın fiili olarak taksim edildiğini beyan etmiştir. Bu ifade doğrudur. Paydaşlar, bahse konu taşınmazda pay oranlarına isabet eden kısımları fiili olarak paylaşmışlardır ve halen kullanmaktadırlar. Ancak, dava dilekçesinin üçüncü paragrafında davacı, “tarafların niza konusu taşınmaz üzerindeki ortaklığını rızaen taksim etmeleri mümkün olmadığından ortaklığın satış suretiyle giderilmesini” talep etmişlerdir. Bu talep gerçeklikle ve davacı yanın dilekçesinin ilk paragrafında söylediğiyle büyük tezatlık oluşturmaktadır. Fiiliyatta rızaen taksim edilmiş, yalnızca kayıtta paylı görünen bu taşınmazda ortaklığın, “rızaen taksimin mümkün olmadığından” bahisle satış suretiyle giderilmesini talep etmek kötü niyetin açıkça göstergesidir.

Av. Saim İNCEKAŞ

Ortaklığın Giderilmesi Davası Cevap Dilekçesi -3-

 X 1.SULH HUKUK MAHKEMESİ SAYIN HAKİMLİĞİNE

 

DOSYA NO               :

 

CEVAP VEREN

DAVALI                   :

 

DAVACI                   :

 

VEKİLİ                     :

 

KONU                       : Davaya ilişkin  cevap dilekçemin ve delillerimin sunulmasından ibarettir.

 

AÇIKLAMALAR    :

 

Mahkemeniz nezdinde görülmekte olan yukarıda esas numarası yazılı davada, davacı taraf dava dilekçesinde özetle; “X m2 yüzölçümlü arsa niteliğindeki” taşınmaz üzerinde davalılar ile birlikte paydaş olduğunu, davalıların taşınmazın satışına yanaşmadığını, taşınmazın aynen taksiminin mümkün olmadığını ve bu nedenle ortaklığın satış suretiyle giderilmesi gerektiğini iddia etmektedir. Davacının bu iddiaları asılsız ve hukuki mesnetten uzak olup, reddi gerekmektedir. Şöyle ki;

  1. Öncelikle belirtmek gerekir ki; esasen davacı, diğer paydaşların yasal önalım haklarını kullanmalarını engellemek ve dava konusu taşınmazı icra yoluyla satışa çıkarıp yarı fiyatından satın almak amacıyla huzurdaki davayı ikame etmiştir. Davacı; söz konusu ortaklıkta, pay ve paydaş çoğunluğunun paydaşlığın satış suretiyle giderilmesini istemediğini bildiğinden ve kendisi tarafından söz konusu payın satışa çıkarılması durumunda diğer paydaşların yasal önalım hakkını kullanacağını öngördüğünden dolayı  kötü niyetli bir şekilde açık kanun hükmünü dolanmak suretiyle huzurdaki davayı ikame etmiştir. Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz. Davacının söz konusu ortaklıktaki payı 1/6 oranında olmasına rağmen; diğer paydaşlara taşınmaz üzerindeki payını satmak istediğinde dair bir bildirimde bulunmadan ve yasal önalım hakkını kullanıp kullanmayacağını sormadan doğrudan huzurdaki davayı açması bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını teşkil etmektedir.

  1. Esasen davacının amacı payını satmak değil, dava konusu taşınmazın tamamının tek sahibi olmaktır. Bilindiği üzere paylı mülkiyette bir paydaşın taşınmaz üzerindeki payını tamamen veya kısmen satmak istemesi durumunda diğer paydaşların kanun gereği önalım hakları vardır.  Davacı, taşınmazın tek maliki olmak istediğinden Medeni Kanunun bu amir hükmünü  bertaraf etmek amacıyla diğer paydaşlara taşınmaz üzerindeki payını satmak istediğine dair bir bildirimde bulunmadan doğrudan huzurdaki davayı açmıştır. Bu durum bir  hakkın açıkça kötüye kullanılmasını teşkil ettiğinden ve  hakkın açıkça kötüye kullanılmasını da hukuk düzeni korumayacağından davanın reddi gerekmektedir.

  1. Davalıların taşınmazın satışına yanaşmadığı iddiası gerçek dışı olup, itibar edilmemelidir. Zira davacı, söz konusu taşınmaz üzerindeki payını satmak istediğine dair bugüne kadar  tarafıma herhangi bir yazılı veya sözlü bildirimde bulunmamıştır. Bu nedenle davacının bu iddiasının kabulü tarafımca mümkün değildir.

 

  1. Dava konusu taşınmaz üzerindeki ortaklığın aynen taksim suretiyle giderilmesinin mümkün olmadığı iddiası gerçek dışıdır. Zira dava konusu taşınmazın; yüzölçümü, niteliği, pay ve paydaş sayısı imar mevzuatına göre aynen taksime elverişli olup, payların paydaşlarca bağımsız olarak kullanılabilmesinin önünde de herhangi bir engel bulunmamaktadır. Ayrıca dava konusu taşınmazın aynen taksim suretiyle giderilmesi halinde taşınmaz herhangi bir değer kaybına uğramamaktadır. Bu durum mahkemeniz tarafından yapılacak olan keşifte ve bilirkişi marifetiyle hazırlanacak olan bilirkişi raporunda da  görülecektir. Bu nedenle taşınmaz üzerindeki ortaklığın satış suretiyle giderilmesine itiraz ediyorum.

  1. Netice itibariyle yukarıda izah ettiğim nedenlerden dolayı davacının taşınmaz üzerindeki ortaklığın doğrudan satış yoluyla giderilmesi talebinin tarafımca kabulü mümkün değildir. Taşınmaz üzerindeki ortaklığın satış suretiyle giderilmesine muvafakatim bulunmamaktadır. Bu nedenle işbu dilekçeyi yazmak zorunluluğu hasıl olmuştur.

HUKUKİ SEBEPLER        : TMK, HMK v.s. mevzuat hükümleri.

HUKUKİ DELİLLER        : Tapu kayıtları, Kadastro kayıtları, İmar uygulama planları, Keşif, Bilirkişi İncelemesi, Tanık ve her türlü delil.

 

NETİCE VE TALEP           : Yukarıda arz ve izah ettiğim nedenlerle;

1)Davanın REDDİNE, itirazlarımın KABULÜNE,

2)Aksi halde dava konusu taşınmaz üzerindeki ortaklığın aynen bölünerek paylaştırılmasına, bölünen parçaların değerlerinin birbirine denk düşmemesi halinde eksik değerdeki parçaya para eklenerek denkleştirme sağlanmasına,

3)Aynen taksim mümkün değilse satışın paydaşlar arasında yapılmasına,

4)Yargılama giderlerinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini saygılarımla arz ve talep ederim. (tarih)

DAVALI

EK: Kimlik Fotokopisi

bir yorum bırakın

tr Türkçe
X
error: Sağ tıklama özelliği kapalıdır.