Önalım Davasına Cevap Dilekçesi

Önalım Davasına Cevap Nasıl Verilir?

Taşınmazın paylı mülkiyete çevrilmesi davası açılmış ise davalı tarafından bu davaya cevap verilmesi gerekmektedir. Paylı mülkiyete çevirme davasında davalı cevap dilekçesini nasıl hazırlar? Nasıl itiraz edebilir?

Önalım Davasına Cevap Dilekçesi -1-

ADANA X ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE

DOSYA NO                         :

DAVALI                               :

VEKİLİ                                :

DAVACI                               :

VEKİLİ                                 :

KONU                                   :.

AÇIKLAMALAR                :

Davacı tarafından müvekkilimiz karşı Adana X Asliye Hukuk Mahkemesi’nde açılan Şuf’a hakkının Kullanılması Nedeniyle Tapu İptali ve Tescili Davası tamamen haksız ve kötü niyetle açılmış bulunmaktadır;

1- Davacı vekili müvekkilinin, tapunun X Parsel sayılı arsa nitelikli taşınmazın payının müşterek mülkiyet hükümleri çerçevesinde maliki olduğunu bu yüzden müvekkilinin, X tarihinde taşınmazdaki paydaşlardan birine ait olan X payın davalı olan müvekkilim tarafından X tarihinde X TL bedelle satın alındığını öğrenmiş bulunduğunu iddia etmekte bulunup bu iddiasında hem haksız hem de kötü niyetli olduğu yapacağımız açıklamadan ve elimizdeki resmi senetten çok açık ve net bir şekilde anlaşılacaktır;

2- X Tapu Müdürlüğü tarafından X tarihli X Yevmiye numaralı olan Resmi Senetten anlaşılacağı üzere (Ek-1 Resmi Senet) ‘X hissesi X, adına kayıtlı iken, X’a vekaleten X hissesinin tamamını X TL(otuz binTL) bedelle, X’a vekaleten X, hissesinin tamamını X TL(otuz bin TL) bedelle  sattıklarını, satış bedelinin nakden ve tamamen aldığını, alıcı X adına X vekaleten, bu satışı aynı bedelle kabul ettiğini’’ gösteren resmi senette satışın davacı tarafın iddia ettiği gibi X TL bedelle gerçekleşmediği satış bedelinin X TL olduğu çok açık ve net bir şekilde anlaşılmaktadır.

3- Şufa davasının amacı, paydaşların yasal ön alım haklarını haksız bir şekilde ileri sürüp paylı mülkiyete konu taşınmazı satın alan 3.kişileri haksız bir şekilde zarara uğratmak olmayıp  ancak resmi senette gösterilen satış bedeli ve alıcıya düşen tapu giderlerini, harç ve masraflarını  ödemek suretiyle ve bu hakkın da TMK ilgili kanun maddesinde de belirtilen kanuni süreler içinde ileri sürmesi icap eden bir hak olması gerekirken davacı taraf dilekçesinde haksız bir şekilde ‘’X tarihinde taşınmazdaki paydaşlardan birine ait olan X payın davalı olan müvekkilim X tarafından X tarihinde X TL bedelle satın alındığını öğrenmiş bulunmakta olduğu’’ denilerek satış bedeli bilerek düşük gösterilmiş, bu bilmenin de dava dilekçesinde açıkça denildiği gibi davacı X tarafından söz konusu tarihte  öğrenildiği ve bu öğrenmenin de ancak resmi senede bakılarak öğrenileceği göz önünde bulundurulması gerekirse davacı tarafın niyetinin müvekkilim X’ı haksız bir şekilde zarara uğratmak olup ve şufa davasının verdiği özgüvenle kendisinin de haksız bir yarar elde etmeyi arzuladığı ve sayın mahkemeyi de bilerek yanıltıp yasal ön alım hakkını hem müvekkilimi mağdur edecek şekilde hem de mahkemeyi yanıltmaya yönelik kullanmaya çalışmaktadır.

4- Ayrıca davacı tarafından satış işleminin akabinde satıcı paydaşa attığı mesajlar (ek-2 ) Davacı tarafından çok daha önceden öğrendiğini  ve satış bedelinin X TL olmayıp X TL olduğunu göstermekte bulunup Türk Medeni Kanunu Madde 2 ye göre “HERKES, HAKLARINI KULLANIRKEN VE BORÇLARINI YERİNE GETİRİRKEN DÜRÜSTLÜK KURALLARINA UYMAK ZORUNDADIR. BİR HAKKIN AÇIKÇA KÖTÜYE KULLANILMASINI HUKUK DÜZENİ KORUMAZ.” denmesine rağmen davacı taraf bir buçuk sene gibi uzun bir süre sonra bu hakkı kullanmayı tercih etmiş olup ve bu hakkını da satış bedelinin yarı oranı üzerinden gerçekleştirmek amacıyla dava açmıştır. Sanki satışı ve kendisinin ileri sürdüğü ancak gerçeği yansıtmayan satış bedelini yeni öğreniyormuş gibi açıklamada bulunup doğrudan yargı makamını yanıltıcı beyanda bulunarak hakkını açıkça kötüye kullanmıştır.

5- Keza satış tarihi ile dava tarihi arasında uzunca bir süre geçmiş bulunmakta bu süre davacı tarafından atılan mesajlarla bilgi sahibi olduğu göz önünde bulundurulması gerektiği ve Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre sürenin öğrenilmesi satıcı ve alıcı tarafından engellenmediği ve bu sürenin geçmesine müvekkilim tarafından sebebiyet verilmediği için önalım bedelinin tespiti gerekmektedir. Nitekim Yargıtay da aynı görüşü yerleşik içtihatlarında belirtmektedir:

  • . Yargıtay 6.HD., 28.5.1996-5163/5285 s

Kararında ‘’Davalı, şufalı payın değerinin yeniden tespitini savunmuştur.Uyuşmazlık, şufa bedelinin satış tarihinde tapuda gösterilen bedel mi, yoksa dava açıldığı tarihte tespit olunacak bedel mi olacağının tespitinde toplanmaktadır. Şufa bedelinin satıcı ile davalı arasındaki anlaşmada kararlaştırılan bedel olması gerekeceğine dair kanunda bir açıklık yoktur. Bu itibarla objektif olayların yarattığı kıymet değişikliklerinin, satıştan uzunca bir süre geçirildikten sonra açılan şufa davalarında davayı açan paydaşın ödeme borcuna yansıtılması icap eder’’,

  • Yargıtay 6.Hd., 20.6.2013-16738/10770 s.

‘’ Davalının önalım bedelinin objektif esaslara göre belirlenmesine yönelik temyiz itirazlarına gelince; satış tarihinden itibaren geçen uzunca bir süre sonra taşınmazın değerinde meydana gelen objektif olayların yarattığı kıymet değişikliklerinin, önalım davalarında davayı açan paydaşın ödeme borcuna yansıtılması gerekir’’

denilerek bedeldeki kıymet değişikliğinin bu gibi hallerde davacının ödeme borcuna yansıtılması gerektiği; İşbu nedenlerden dolayı emlak piyasasındaki canlılık göz önünde bulundurulması gerektiği ve emlak piyasasında bir günün diğer günü tutmadığı değer artışları göz önüne alınması gerektiğinden ve davacı tarafın haksız tutumu da nazara alınıp  geçen  süre içindeki değer artışı için keşif yapılması ve yapılan keşif sonucu bilirkişi tarafından takdir edilen kıymet esas alınıp meydana gelen değer artışının davacının ödeme borcuna yansıtılması ve  davanın bu takdir edilen kıymet üzerinden devam edilmesi ,

6-Aksi takdirde davacı taraf Türk Borçlar Kanunumuzda düzenlenen sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince bu uzun süre içinde meydana gelen ve müvekkilimin hakkı olan değer artışı üzerinden haksız bir şekilde zenginleşip müvekkilimin  kendi hakkı olan değer artışını almasını engelleyeceği ve bu durumun da müvekkilimin malvarlığının haksız bir şekilde azaltılıp fakirleşmesine neden olacağı göz önünde bulundurulmalı, sayın mahkeme tarafından kıymet takdiri yönünde karar verilmeli ve yapılan bu kıymet takdiri üzerinden davaya devam edilmeli,

7-Bir an için sayın mahkemenin ileri sürdüğümüz talepleri kabul etmemesi halinde davanın gerçek satış bedeli olan ve resmi senetten anlaşılan 60.000,00TL satış bedeli ile tapu harç ve masrafları üzerinden devam etmesini saygılarımla sayın mahkemeden talep ve arz ederim.

HUKUKİ SEBEBPLER: TMK,TBK Ve Sair İlgili Mevzuat

DELİLLER: Keşif , Tanık, Yemin ve Tapu Satış Sözleşmesi … Her türlü Delil         

NETİCE-İ TALEP   :

Yukarıda kısaca açıkladığımız nedenlerle;

1-Davacı tarafından açılan ve haksız olan talebin yapılacak olan keşif sonucunda meydana gelen değer üzerinden şufa hakkının kullanılmasına,

2- Bir an için sayın mahkemenin ileri sürdüğümüz talepleri kabul etmemesi halinde davanın gerçek satış bedeli olan ve resmi senetten anlaşılan 60.000,00 TL satış bedeli ile tapu harç ve masrafları üzerinden devam etmesine,

3-  Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini müvekkilim adına saygılarımızla bilvekale arz ve talep ederim. tarih

Davalı Vekili

Önalım Davasına Cevap Dilekçesi

Önalım Davasına Cevap Dilekçesi -2-

X ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ SAYIN YARGIÇLIĞI’NA
GÖNDERİLMEK ÜZERE
X ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ SAYIN YARGIÇLIĞI’NA

DOSYA NO                          :

DAVALI                                :

VEKİLİ                                  :

ADRES                                 :

DAVACI                                :

VEKİLİ                                   :

KONU                                    : Cevap dilekçesinin sunulması hakkında

AÇIKLAMALAR                 :

Davacı, müvekkil aleyhine açtığı davada kısaca müştereken malik bulunduğu taşınmazın X tarihinde 1/6 hissesinin üçüncü kişi davalıya satıldığı bu bağlamda satış bedeli 50.000 tl’nin depo kararı verilmesi sureti ile taşınmazın davalı adına kaydının iptali ile kendi adına tescili talep etmiştir.

USUL İTİRAZLARIMIZ

MK’da yasal önalım hakkını düzenleyen 732 vd maddelerinde önalım hakkının satışın hak sahibine bildirildiği / veya öğrendiği tarihten itibaren 3 aylık hak düşürücü süre içerisinde iş bu davanın açılması gerektiği amir hükmü karşısında davacı tarafça taşınmazın satış işleminden sonra yaklaşık 23 aylık süre sonrasında huzurdaki dava ikame edilmiştir. Burada önemle arzetmek istediğimiz huşu müvekkil tarafından taşınmazın 1/6 hissesi satın alındıktan sonra geri kalan 5/6 hissesinin satış konusunda davacı tarafla defaten telefonla ve yüzyüze şahsen ve aracılar vasıtası ile görüşmeler yapılmıştır. Görüşmeler neticesinde davacı yanca taşınmazın rayiç değer üzerinden bir bedel talep etmesi sebebi ile taşınmazın geri kalan kısmının müvekkil tarafından alımı söz konusu olmamıştır. MK Md /2/2 fıkrası gereği bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz. Yasal düzenlemesi kapsamında davacının ‘‘bu satış tesadüfen haberi olduğunu iddia etmesi’’ mesnetsiz olup huzurda açılan davanın öncelikle hak düşürücü süre yönünden değerlendirilerek reddine karar verilmesini talep etmekteyiz.

ESASA İLİŞKİN CEVAPLARIMIZ

Müvekkilim X tarihinde X parsel numaralı taşınmazın 1/6 hissesini komisyoncu vasıtası ile vekaleten 175.000 bedel ile satın almıştır. Satışa konu bedel banka vasıtası ile ifa edilmiştir. Muhakeme esasında celp edilecek banka kayıtları ile bu durum ispat edilecektir. Ayrıca mahkemeniz tarafından tensip gereği mahalde yapılacak bilirkişi incelemesi ile taşınmazın gerçek değeri ortaya çıkacaktır.

DELİLLER :

Tapu Kayıtları, Banka Kayıtları, Mahalde bilirkişi incelemesi, tanıklar, vs her türlü delil

TALEP      : Yukarıda arz ettiğimiz sebeplerle öncelikle mesnetsiz ve yasal dayanaktan yoksun davanın usulden ve esastan tetkik edilerek reddine, şayet davanın kabulü yönünde bir karar ittihaz ettirilecekse bu kere taşınmazın satışa konu gerçek değer üzerinden depo kararı verilmesine ve bedelin ödeme tarihi dikkate alınarak yasal faizi ile birlikte davalıya ödenmesine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini arz ve talep ederiz. tarih

Davalı Vekili

                                  Av

Son düzenleme tarihi 26 Ağustos 2020 19:38

Paylaş
Avukat Saim İncekaş

Avukat Saim İncekaş. Adana'da ikamet etmektedir. Kurucu sıfatıyla kendisine ait Adana Avukatlık ve Danışmanlık Bürosunda çalışmalarına devam etmektedir. Ceza Hukuku, Medeni-Boşanma-Aile Hukuku, Bilişim Hukuku avukatlığı ana çalışma dallarıdır. Özellikle boşanma ve ceza avukatlığı üzerine pratik ve deneyim sahibidir. Bu alanlarda 5.000'den fazla yazı ve makalesi bulunmaktadır. Adres: Turhan Cemal Beriker Blv. No:7, Ziya Algan İş Merkezi Kat:5 Daire:41 E-posta: av.saimincekas@gmail.com Telefon: 0534 910 97 43

Bir yorum bırakın

E-posta adresiniz gizli tutulacaktır.