Ölüme Bağlı Tasarruf ile Sağlararası İşlemler Arasındaki Farklar

Çeşitli yönlerden ölüme bağlı tasarruflar ile kişinin yaşamında bulunduğu tasarruflar arasındaki farkları ele almak gerekirse;

Hüküm ve Sonuçlarını Doğurdukları An Yönünden

Ölüme bağlı hukuksal işlemler, işlem sahibinin ölümünden sonra, sağlararası hukuksal işlemler ise, işlem sahibinin sağlığında hüküm ve sonuç doğurur. Ancak, her iki işlem de, işlem sahibi hayatta iken yapılır.

Örneğin bağış, sağlararasında yapılan bir sözleşmedir. Kişi, ölümünden sonra arabamı C’ye bağışlıyorum derse, bu bağış değil, ölüme bağlı bir hukuksal işlemdir ve burada BK m. 18 gereğince, beyan sahibinin kullandığı sözlere değil, gerçek amacına bakılır. Kişi, ölümünden sonra hüküm ve sonuçlarını doğuracak bir işlem yapmış ise ölüme bağlı hukuksal işlem vardır.

Ölüme bağlı işlemlerin özelliği ölüm gerçekleştiğinde hüküm ve sonuç doğurmasıdır. Ölüm gerçekleşmedikçe bir beklenen hak vardır ve bu hak nedeniyle bir dava açılamaz.

Ölüme bağlı hukuksal işlemler nedeniyle mirasçı olabilmek için aynen yasal mirasçılıkta olduğu gibi mirasbırakanın ölümünde hayatta olmak koşulu aranır. Mirasbırakandan önce ölen lehdar (lehine tasarruf yapılan kişi), bu işlemden yararlanamaz.

Tabi Oldukları Hükümler Yönünden

Sağlararası işlemler borçlar hukuku, ölüme bağlı hukuksal işlemler miras hukuku hükümlerine tabidir.

Hukuksal İşlem Ehliyeti Yönünden

Sağlararası hukuksal işlemlerde kişi tam ehliyetli olmalıdır.Aksi halde işlem butlan yaptırımına tabidir. Ölüme bağlı hukuksal işlemlerde ehliyet, miras hukuku hükümlerine tabidir. Örneğin, vasiyet yapabilmek için, kişinin 15 yaşını ikmal etmesi yeterlidir (MK m. 502). Yasa koyucu, kişilerin son arzularının gerçekleşmesi düşüncesi ile bu hükmü öngörmüştür.

Geçersizliğin Yaptırımı Yönünden

Sağlararası hukuksal işlemlerde butlan yaptırımına tabi bir eksiklik, ölüme bağlı hukuksal işlemlerde iptal yaptırımına tabidir (MK m. 557).

Tasarruf ehliyeti bulunmayan bir kişi (örn. akıl hastası) ölüme bağlı hukuksal işlem yapmış ise, butlan yaptırımı değil, iptal yaptırımı uygulanır (m. 557/1). Şekle aykırılık (m. 557/4) ve hukuka ve ahlaka aykırılık (m. 557/3) halinde de iptal yaptırımı geçerlidir.

İrade bozukluğu hallerinde ise sağlararası hukuksal işlemler ile paralellik gösterir (m. 557/2).

Yorum Yönünden

Sağlararası hukuksal işlemler ile ölüme bağlı hukuksal işlemler yorum bakımından da farklıdır. Ölüme bağlı hukuksal işlemlerde ölenin son arzularını mümkün olduğunca ayakta tutmak ilkesi vardır, bu nedenle bazı eksiklikler göz ardı edilebilir. Ölenin son arzularını yaşatma ilkesi vardır.

Temsilin Geçerli Olup Olmaması Yönünden

Ölüme bağlı tasarruflar temsilci vasıtasıyla yapılamaz, bizzat kişinin kendisi yapmalıdır.

Şekle Bağlılık İlkesi Yönünden

Ölüme bağlı hukuksal işlemlerde şekle bağlılık ilkesi vardır. Ölüme bağlı tasarruflar şekli gerektiren tasarruflardır. Yasa koyucu sıkı şekil kuralları koymuştur. Borçlar hukukunda sağlararası tasarruflarda geçerli olan sözleşme özgürlüğünün alt kategorilerinden birini oluşturan şekil özgürlüğü burada söz konusu değildir. Yasada öngörülenler dışında şekli anlamda yeni bir ölüme bağlı hukuksal işlem yaratılamaz. Yani ölüme bağlı hukuksal işlem ya vasiyet ya da miras sözleşmesi olarak yapılabilir ve bunlar da yasada öngörülen şekillere uygun olmalıdır.

Tasarruf Özgürlüğü Yönünden

Sağlararası hukuksal işlemlerdeki sözleşme özgürlüğü ölüme bağlı hukuksal işlemlerde bir noktada kısıntıya uğramıştır. Ölüme bağlı tasarruf özgürlüğü mutlak bir özgürlük değildir. Ölüme bağlı tasarrufta bulunan kişi saklı pay kurallarını ihlal etmemek kaydıyla bu özgürlüğe sahiptir.

Kişi sağlığında dilediği bedel ile satış, istisna, kira sözleşmesi akdedebilir. Ancak, kişi bir ölüme bağlı tasarrufta bulunurken, mirasçı atama ya da belirli mal bırakma tasarrufu yaparken bu kadar geniş özgürlüğe sahip değildir.

MK m. 505 – 513. maddelerde tasarruf özgürlüğü düzenlenmiştir. Saklı paylı mirasçılar varsa ölüme bağlı tasarruf saklı payları ihlal etmediği oranda uygulanır.

Her mirasçı saklı paylı mirasçı değildir. Yasa saklı paylı mirasçıların kimler olduğunu ve bunların saklı paylarını 506. maddede belirlemiştir.

Ölüme bağlı tasarrufta bulunacak kişi bu maddeyi, yani buradaki mirasçıları ve bunların saklı paylarını hesaba katmak zorundadır. Bu özgürlük ihlal edilirse ne olur?

Bu özgürlüğün ihlal edilmesinin yaptırımı tenkis davasıdır. Ölüme bağlı tasarruf özgürlüğü, saklı pay kurallarını ihlal etmişse tasarruf yine geçerlidir, ancak, saklı pay kurallarını ihlal ettiği sürece indirilerek uygulanacaktır.

Bu bakımdan ölüme bağlı tasarrufun geçersizliği ile ölüme bağlı tasarruf özgürlüğünün ihlali farklıdır. Ehliyetsiz kişinin yaptığı vasiyet iptal edilir, hiçbir hüküm ve sonuç doğurmaz. Ölüme bağlı tasarruf geçerlilik koşullarını taşıdığı halde saklı pay kurallarını ihlal etmişse tasarruf geçerlidir, ancak, sınırını aşmıştır.

bir yorum bırakın

tr Türkçe
X
error: Uyarı: Sağ tıklamak ve kopyalamak için üye olmanız gerekmektedir. Üye olmak için site menüsünde yer alan Soru-Cevap forumuna katılmanız ve 10 adet farklı başlık altında cevap yazmanız gerekmektedir. Giriş şifreniz 10 adet cevabınız sonrası tarafınıza iletilir.