Olağanüstü Mal Rejimi Davası

Olağanüstü Mal Rejimi Nedir?

Mal rejiminin devamı sırasında ve bu süreç içinde rejim taraflarının birbirlerine karşı açacakları en özgün davalar kuşkusuz ki, olağanüstü mal rejimine geçişle ilgili talep ve davalardır.

TMK nun 206. maddesinde; “Haklı bir sebep varsa hakim, eşlerden birinin istemi üzerine, mevcut mal rejiminin mal ayrılığına dönüştürülmesine karar verebilir” hükmünü koymuş ve yine aynı maddede yazılı: “Diğer eşe ait malvarlığının borca batık veya ortaklıktaki payının haczedilmiş olması; Diğer eşin, istemde bulunanın veya ortaklığın menfaatlerini tehlikeye düşürmüş olması; Diğer eşin, ortaklığın malları üzerinde bir tasarruf işleminin yapılması için gereken rızasını haklı bir sebep olmadan esirgemesi; Diğer eşin, istemde bulunan eşe malvarlığı, geliri, borçları veya ortaklık malları hakkında bilgi vermekten kaçınması; Diğer eşin sürekli olarak ayırt etme gücünden yoksun olması; “hallerinde “haklı bir sebebin varlığı kabul edilebilir” hükmüyle, mevcut mal rejiminden olağanüstü mal rejimi olan Mal Ayrılığına geçilmesine karar verebileceğini hükme bağlamıştır.

Keza yine TMK nun 208. maddesinde: “Eşler, her zaman yeni bir mal rejimi sözleşmesiyle önceki veya başka bir mal rejimini kabul edebilirler. Mal ayrılığına geçişi gerektiren sebebin ortadan kalkması halinde hakim, eşlerden birinin istemi üzerine eski mal rejimine dönülmesine karar verebilir.”

TMK nun 209. maddesinde: “Mal ortaklığını kabul etmiş olan eşlerden birinin iflasına karar verildiği takdirde, ortaklık kendiliğinden mal ayrılığına dönüşür” TMK nun 210. maddesinde: “Mal ortaklığını kabul etmiş eşlerden birine karşı icra takibinde bulunan alacaklı, haczin uygulanmasında zarar uğrarsa, hakimden mal ayrılığına karar verilmesini isteyebilir. Alacaklının istemi her iki eşe yöneltilir.”

TMK nun 211. maddesinde: “Alacaklı tatmin edildiği takdirde eşlerden birinin istemi üzerine hakim, mal ortaklığının yeniden kurulmasına karar verebilir. Eşler mal rejimini sözleşmesiyle edinilmiş mallara katılma rejimini kabul edebilirler” hükümleriyle, olağanüstü mal rejimine geçiş için diğer bazı sebepler de düzenlemiştir.

Olağanüstü mal rejimine geçiş ve bu rejimin kaldırılması ya da eski rejime dönüşü sağlayacak olan bu davalar da Aile mahkemesinin görevli olduğu zikredilen maddelerde açıkça bildirilmiştir.

Olağanüstü mal rejimine geçiş davalarında yetkili mahkeme ise yine TMK nun 207. maddesinde: “Yetkili mahkeme eşlerden herhangi birinin yerleşim yeri mahkemesidir” şeklinde hükme bağlanmıştır. Ancak TMK nun 210. maddesinde: “Mal ortaklığını kabul etmiş eşlerden birine karşı icra takibinde bulunan alacaklı haczin uygulanmasında zarara uğrarsa, hakimden mal ayrılığına karar verilmesinin” istenebileceği davalarda, yetkili mahkeme borçlunun yerleşim yeri mahkemesi olarak belirlenmiştir.

Keza yine olağanüstü mal rejimine geçiş davalarında, husumetin diğer eşe yöneltilmesi gerekirken: TMK nun 210’uncu maddesine göre alacaklının açacağı haciz sebebiyle olağanüstü mal rejimine geçiş davasında, husumetin her iki eşe birden yöneltilmesi hususu hükme bağlanmıştır.

Bu arada: 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe girmiş olan 6100 sayılı 11MK nun 383. maddesi mucibince: “Mevcut mal rejiminin eşlerden birinin veya alacaklıların talebiyle mal ayrılığına dönüştürmesi ve sebeplerin ortadan kalkması halinde mal ayrılığından eski rejime geri dönülmesi” ne ilişkin davaların Basit Usulle yürütülmesi gerekeceğini de vurgulanmak gerekmektedir.

Olağanüstü Mal Rejimine Geçiş Hakkı

Davada; mahkeme kararıyla mal ayrılığı rejimine geçilmesini isteyen davacı, diğer eşin malvarlığının borca batık olması, ortaklıktaki payın haczedilmiş olması ve benzeri sebeplerden biriyle ortaklığın menfaatlerini tehlikeye düşürdüğünü kanıtlayamamıştır. Tek başına, eşlerin fiilen ayrı yaşıyor olmaları Türk Medeni Kanununun 206. maddesi uyarınca haklı sebep olarak yorumlanıp mal ayrılığına geçilmesine karar verilmesi için yeterli değildir. Bunun kabulü; kendi kusurlu davranışlarıyla ayrı yaşamaya neden olan eşin; diğer eşin ilerde doğabilecek katılma alacağı hakkını kaldırmasına olanak tanımak sonucunu doğurur. Bu ise, hiç kimsenin kendi kusurlu davranışlarıyla kendi lehine sonuç elde edemeyeceğine yönelik temel hukuk ilkesine aykırı olur. (Yargıtay 2. HD, 18.04.2015, Tarih ve E. 2005/3039 K. 2005/6149)

Olağanüstü Mal Rejimine Geçiş Sebepleri

Medeni kanunun 206. maddesi; haklı bir sebebin varlığı halinde, hakimin eşlerden birinin istemi üzerine, mevcut mal rejiminin mal ayrılığına dönüştürülmesine karar verebileceğini hükme bağlamıştır. Davacı; eşi hakkında açmış olduğu boşanma davasının retle sonuçlandığını, ayrı yaşadığını belirterek; Mevcut mal rejiminin mal ayrılığına dönüştürülmesine karar verilmesini istemiştir. 01.01.2002 tarihinde 4721 sayılı Medeni Kanun yürürlüğe girmiş, yasal mal rejiminin edinilmiş mallara katılma rejimi olduğu kabul edilmiştir. Sözü edilen yasanın 206. maddesindeki(2) beş bent şeklinde yapılan düzenleme örnek niteliğindedir. Mahkemece tarafların delileri toplanıp, değerlendirilip sonucu uyarınca karar verilmesi gerekir.(Yargıtay 2. HD, 29.03.2004 Tarih ve E. 2004/2872 K. 2004/3909 Sayılı)Avukat Saim İNCEKAŞ – Adana Avukatlık ve Hukuk Ofisi

Son düzenleme tarihi 24 Mayıs 2020 11:41

Paylaş
Avukat Saim İncekaş

Avukat Saim İncekaş. Adana'da ikamet etmektedir. Kurucu sıfatıyla kendisine ait Adana Avukatlık ve Danışmanlık Bürosunda çalışmalarına devam etmektedir. Ceza Hukuku, Medeni-Boşanma-Aile Hukuku, Bilişim Hukuku avukatlığı ana çalışma dallarıdır. Özellikle boşanma ve ceza avukatlığı üzerine pratik ve deneyim sahibidir. Bu alanlarda 5.000'den fazla yazı ve makalesi bulunmaktadır. Adres: Turhan Cemal Beriker Blv. No:7, Ziya Algan İş Merkezi Kat:5 Daire:41 E-posta: av.saimincekas@gmail.com Telefon: 0534 910 97 43

Bir yorum bırakın

E-posta adresiniz gizli tutulacaktır.