Ohal red kararına itiraz dilekçesi örneği

Ohal red kararına itiraz süreci detaylı ele alınması gereken hassas bir süreçtir. Av. Saim İNCEKAŞ tarafından bu yazıda komisyonun verdiği red kararına karşı ne şekilde itiraz edilebileceği kaleme alınmıştır.

ANKARA İDARE MAHKEMESİNE

Gönderilmek Üzere

NÖB. İDARE MAHKEMESİNE

Adli Yardım, Duruşma ve YD Taleplidir

Davacı                     :

Vekili                       : 

Davalı                      :  İçişleri Bakanlığı. Ankara

Dava                        :  İptal – Zarar Tazmini

İptali İstenen Karar :  TC Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonunun …tarih, …. Başvuru ve ….Karar sayılı kararı .

Tebliğ Tarihi           :

Dava Tarihi              :

Davanın İzahı          :  Emniyet Genel Müdürlüğü Balıkesir Emniyet Müdürlüğü Dursunbey

ilçe Emniyet Müdürlüğü bünyesinde polis memuru olarak görev yapan müvekkil davacı  692 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarılmış, göreve iade edilmesi konusunda yaptığı başvuru OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonunun davaya konu kararı ile reddedilmiştir. OHAL Komisyonu red kararı aşağıdaki nedenlerle yasaya aykırıdır.

  • KARAR, YETKİ YÖNÜNDEN YASAYA AYKIRIDIR.

Kamu görevlilerinin hangi hallerde görevlerine son verileceği, Anayasa ve yasalarda tahdidi olarak sayılmıştır. Hakkında soruşturma olmayan bir kamu görevlisinin, somut bir suçlama olmadan ve kendisine savunma hakkı tanınmadan ihraç edilmesi, Anayasaya ve yasalara açıkça aykırıdır. Görevi ve sıfatı ne olursa olsun hiçbir makamın veya kurumun böyle bir kararı verme yetkisi yoktur.

  • KARAR, SEBEP YÖNÜNDEN YASAYA AYKIRIDIR.

Müvekkil davacı hakkında ihraç kararı verilmesi için neden yoktur. Esas alınan

hususlar,  memuriyetten çıkarılmayı gerektirir nitelikte değildir. Nitekim ;

  • 2014 Yılında Kimse Yok mu Derneğine SMS le bağış yapılması. 2014 yılı itibariyle bir şahsın “Kimse yok mu” derneğine bağış yapması suç yada kusur değildir.

Bilindiği üzere Kimse Yok mu Sosyal Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği Kamu Yararına Çalışan bir dernektir.

Bu derneğe, İçişleri Bakanlığının teklifi ve Bakanlar Kurulu kararıyla  “Kamu Yararına Çalışan Dernek” statüsü verilmiştir. Kimse yok mu derneği, aynı statüdeki diğer kamu yararına çalışan dernek statüsündeki dernekler gibi, yasaların tanıdığı üstün hak ve yetkilerle donatılmıştır. Bu ayrıcalıklar ;

  • İzin almadan yardım toplayabilirler. (2860 s.y 6. Md.)
  • Damga, KDV, Veraset İntikal, Emlak, Kurumlar, Gümrük, Tapu vb. birçok

vergiden muaftır. (488,3065,7338,1319,193,5520,4458, 492,237, 2464, 2863, 2886,5018 sy)

  • Başkanları “Ulusal ve Resmi Bayramlarda Yapılacak Törenlerde” devlet

protokolünde yer alırlar. (2429 s. y. nın 4. Md. ve Yönetmelik) 

  • Mallarına karşı suç işleyenler Devlet malına karşı suç işlemiş gibi cezalandırılır.

(5253 sayılı Dernekler Kanunu’nun 27/Son Maddesi.)

İçişleri Bakanlığının teklifi ve Bakanlar Kurulu kararıyla  “Kamu Yararına Çalışan Dernek” statüsü verilen, yasalarla koruma altına alınan, başkanlarına devlet protokolünde yer verilen bu derneğe, 2014 yılında yardım amaçlı olarak SMS gönderilmesi, bağış tarihi itibariyle ancak takdir edilecek bir davranış olarak değerlendirilebilir.

Bu nedenle, Kimse yok mu derneği, yapılan bağıştan yıllar sonra KHK ile kapatılmış olsa bile, böyle bir derneğe SMS le bağış yapılması, memuriyetten ihraç için neden olarak kabul edilemez. İşlem açıkça yasaya aykırıdır.

  • … C. Başsavcılığınca davacaı hakkında soruşturma yürütülüyor olması, memuriyetten çıkarılması için neden olarak kabul eidlemez.

Kişilerin suçszuluğu esastır. Hiç kimse, hakkında kesinleşmiş ceza mahkumiyet kararaı olmadan suçlu olarak kabul eidlemez.

Bu nedenle, herhangi bir suçtan dolayı, bir şahıs hakkında soruşturma yapılıyor olması, o şahsın aleyhine bir durum olarak değerlendirilemeyeceği gibi, memuriyetten çıkarılması için neden olarak da kabul eidlemez.

  • Emniyet Niyet Genel Müdürlüğü arşiv kayıtları da, polis memuru olan davacının memuriyetten çıkarılması için esas alınamaz.

Devlet memurlarının hangi neden ve usullerle memuriyetten çıkarılacağı yasalarda sınırlı olarak sayılmıştır. Görev yapan bir devlet memuru hakkında, çalıştığı kurumda arşiv kaydı tutulmasının yasal dayanağı yoktur. Kaldı ki kayıtların gerçekle de Kaldı ki kayıtların gerçekle de ilgisi yoktur.

Bu nedenle,  yasal olmayan ve gerçek bilgiler de içermeyen bir kayda dayanılarak davacı hakkında işlem tesis edilmesi de yasaya aykırıdır.

  • KARAR, ŞEKİL YÖNÜNDEN YASAYA AYKIRIDIR.

Dava konusu kararın içeriğini teşkil eden kanun hükmünde kararname, olağanüstü hal İlan edilmesinden sonra çıkarılmış geçici bir düzenlemedir.

Kamu görevlilerinin hangi usullerle görevlerine son verileceği, ilgili yasalarda tahdidi olarak sayılmış, çağdaş hukuk anlayışına uygun olarak, kamu görevini ifa eden kişilere daha fazla hukuki koruma sağlanmıştır.

KHK’nın tek bir hükmü ile müvekkil davacının Anayasanın teminatı altındaki tüm hakları yok edilmiş, hiçbir soruşturma ve incelemeye tabi olmaksızın, savunma hakkı dahi tanınmadan görevinden ihraç edilmiştir.

Davaya konu işlem şekil yönünden hukuka aykırı olduğu gibi, dayanak KHK de bu yönüyle Anayasaya açıkça aykırıdır.

  • İŞLEM, KONU ve AMAÇ  BAKIMINDAN  YASAYA AYKIRIDIR.
  • Anayasanın 15. maddesine göre, olağanüstü hallerde dahi kişilerin belli haklarına

hiç bir surette dokunulamaz, bu hakların kullanılması, tamamen veya kısmen engellenemez.  Mutlak haklar kapsamına masumiyet karinesi, işkence ve kötü muamele yasağı, yaşam hakkı, ifade hürriyeti ile suç ve cezaların geçmişe yürütülmesi yasağı girmektedir. İhraç kararı,  AY nın 15. Maddesini ihlal eder niteliktedir.

  • Y. nın 90. Md. ne göre “ .. Temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası

anlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası antlaşma hükümleri esas alınır.”

KHK ile hiçbir soruşturma açılmadan, savunma hakkı tanınmadan ve en önemlisi somut hiçbir gerekçe gösterilmeden listelerde ismi sayılmak suretiyle mesleklerinden ihraç edilmesi, insan hakkı ihlali niteliğinde olup AİHS’nin 6/1 ile 6/3 a, b, c, d) fıkralarında korunan ilgili tüm hak ve ilkelere aykırıdır.

Buna göre Türkiye’nin taraf olduğu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine aykırı olan

KHK hükümleri esas alınamaz. KHK’larla tesis edilen bireysel işlemlerin iptali gerekir.

  • Müvekkil davacının KHK ile terör örgütü üyesi olarak gösterilmesi “Masumiyet Karinesinin İhlalini düzenleyen AİHS m. 6/2 maddesine aykırıdır.
  • Kişilerin meslek hayatı, şeref ve itibarı özel hayata saygı hakkının kapsamındadır.

Yasadışı şekilde daha önceden fişleme yapılarak hazırlanan listelerde ismi belirtilen davacının   mesleki hayatı, darbe girişimi bahane edilerek savunma hakkı tanınmadan ve hiçbir yargısal güvence sunulmadan tamamen keyfi şekilde sonlandırılmış, bir daha kamuda istihdam edilmeyecek şekilde işine son verilmiştir. KHK’de ismi açıkça belirtilerek terör örgütü üyesi olarak ilan edilmiş, toplumla yeniden sağlıklı ilişki kurması ve özel sektörde iş bulması imkânsızlaştırılmıştır. Yargılanmadan terör örgütü üyesi olarak afişe edilmesi, şeref ve itibarıma saldırı niteliğindedir.  Bu ihlaller iç hukukta yasal dayanaktan yoksun ve ömür boyu süreceğinden dolayı da ölçüsüzdür. Bu nedenlerle AİHS’nin 8. maddesi ihlal edilmiştir.

  • İlgili KHK,  OHAL’ in kesinlikle gerektirdiği türden tedbirler olmadığı için AİHS nin 15. Maddesi ihlali söz konusudur.
  • İhraç kararı, OHAL’in gerekli kıldığı bir tedbir olmayıp, darbe teşebbüsü fırsat bilinerek yapılan toplu tasfiyenin bir parçasıdır. Kamuda, çalışma hakkı bakımından vatandaşlar arasında siyasal görüş yönünden ayrımcılık yapılmıştır. Davaya konu karar, ayrımcılık yasağını düzenleyen AİHS’nin 14. maddesi ile de bağdaşmamaktadır.

  • Müvekkil davacının, yasaların suç olarak öngörmediği davranışları nedeniyleihraç edilmesi AİHS nin “Kanunsuz Suç ve Ceza Olmaz İlkesinin İhlali niteliğindeki 7. Maddesine de aykırıdır.

  • İŞLEM YASAYA AYKIRI  ve TELAFİSİ GÜÇ ZARAR DOĞRACUDUR. 

Yapılan işlem açıkça yasaya aykırı ve uygulanması halinde telafisi güç veya

imkansız zarar doğuracak niteliktedir. Kararın uygulanmasına devam edilmesi halinde, davacı için ağır maddi ve manevi zarar doğuracaktır. Bu durumun dikkate alınmasını ve yürütmenin durdurulmasını talep ediyoruz. Bu itibarla,      Formun Altı

  • ADLİ YARDIM TALEBİ

KHK ile meslekten ihraç edilen davacının hiçbir yerden gelirinin olmaması ve   yargılama masraflarını karşılayamayacak durumda olmaması nedeniyle adli yardım kararı verilmesini talep ediyoruz.

Deliller: Şahsi sicil dosyası , KHK, OHAL İnceleme Kom. Kararı .vd. deliller.

Hukuki Sebepler: A.Y., 2577, 7075, 657 s.k. ve diğer diğer ilgili mevzuat

Sonuç ve Talep: Yargılamanın duruşmalı olarak yapılarak öncelikle adli yardım talebinin kabulü ile sabit olacağı üzere ;

  • Dava konusu işlemin iptaline,
  • İhraç işlemi nedeniyle davacının yoksun kaldığı tüm özlük ve parasal haklarının yasal faiziyle birlikte kendisine ödenmesine,

3- Yürütmenin durdurulmasına,

4-Yargı  giderleriyle vekalet ücretinin davalıdan alınmasına karar verilmesini vekaleten arz ve talep ederim. Saygılarımla.

Ad. OHAL Kom. Kararı    

Davacı Vekili

EK: Vekaletname

Son düzenleme tarihi 26 Eylül 2020 01:01

Paylaş
Avukat Saim İncekaş

Avukat Saim İncekaş. Adana'da ikamet etmektedir. Kurucu sıfatıyla kendisine ait Adana Avukatlık ve Danışmanlık Bürosunda çalışmalarına devam etmektedir. Ceza Hukuku, Medeni-Boşanma-Aile Hukuku, Bilişim Hukuku avukatlığı ana çalışma dallarıdır. Özellikle boşanma ve ceza avukatlığı üzerine pratik ve deneyim sahibidir. Bu alanlarda 5.000'den fazla yazı ve makalesi bulunmaktadır. Adres: Turhan Cemal Beriker Blv. No:7, Ziya Algan İş Merkezi Kat:5 Daire:41 E-posta: av.saimincekas@gmail.com Telefon: 0534 910 97 43

Bir yorum bırakın

E-posta adresiniz gizli tutulacaktır.