Nitelikli Hırsızlık İstinaf-Savunma Dilekçesi

Nitelikli Hırsızlık İstinaf-Savunma Dilekçesi

X BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  İLGİLİ CEZA DAİRESİ

SAYIN BAŞKANLIĞI’NA

Gönderilmek Üzere

ASLİYE CEZA MAHKEMESİ  HAKİMLİĞİ’NE

Dosya No                   :

İstinaf Kanun Yoluna Başvuran

Sanık                         :

Müdafii                     :

Konusu : – . Asliye Ceza Mahkemesi tarafından verilen – tarih ve – E., – K. sayılı kararın istinaf incelemesi ve müvekkilimin tahliyesi isteminden ibarettir.

Tebliğ Tarihi             :

Kararın Özeti            : Müvekkilim hakkında – Cumhuriyet Başsavcılığı’ nın -.2017 tarih – E. sayılı iddianamesi ile konut dokunulmazlığını ihlal ve nitelikli hırsızlık suçlarından cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmış olup, -1. Asliye Ceza Mahkemesi’ nin  tarih ve – E., – K. sayılı kararı ile müvekkilimin kendisine yüklenen ve sabit olan “ gece vakti, muhafaza altına alınmış eşya hakkında hırsızlık ”  suçundan,  X YIL X AY HAPİS CEZASI İLE ve “ gece vakti konut dokunulmazlığını ihlal ” suçundan, X YIL X AY  HAPİS CEZASI İLE cezalandırılmasına karar verilmiştir.

Açıklamalar               : Öncelikle, – tarihli müvekkilimin tutukluluk halinin devamına itiraz dilekçemiz ile de detaylıca izah ettiğimiz üzere, müvekkilim hakkında hükmedilen cezanın miktarı, kaçma şüphesi, suçun CMK md 100 kapsamında yer alan sayılması sebep gösterilerek hükümle birlikte müvekkilim sanığın tutukluluk halinin devamına karar verilmişse de, CMK 100/2-a-b maddesinde yer alan koşulların oluşmamış olması ve CMK 100/1 maddesi ve Ceza Hukukundaki “orantılılık ilkesine” ve CMK’nun 109 ve devamı maddelerinde yer alan adli kontrol şartlarının oluştuğu dikkate alınmaksızın verilen kararın hukuka aykırı olduğu kanaatini taşıdığımızdan müvekkilim hakkında verilmiş tutuklama kararının kaldırılarak bihakkın tahliyesine, olmadığı takdirde uygun görülecek teminat karşılığında tahliyesine, Sayın Mahkeme aksi kanaatte ise diğer adli kontrol hükümlerinin uygulanarak tahliyesine karar verilmesini talep etmekteyiz.

Müvekkilim sanığın kaçma, saklanma ve kaçacağı şüphesini oluşturan somut olguların bulunmaması, müvekkilim şüpheliye isnat edilen suçu oluşturacak nitelikte hiçbir delilin bulunmaması ve tüm delillerin toplanmış olması sebebi ile delilleri yok etme veya değiştirme ihtimalinin bulunmaması, sanık müvekkilin olayı samimiyet ve açıklıkla anlatmış olması, sanığı tutuklama koşullarının oluşmamış olması ve tutukluğun cezalandırma yöntemi değil de yalnızca tedbir amaçlı uygulanan hukuki bir durum olması sebepleri ile CMK md 109/1 uyarınca adli kontrol şartlarının oluştuğu göz önünde bulundurularak, müvekkilim sanığın sabit ikametgah sahibi ve işyeri sahibi olması ve kaçma ihtimali bulunmadığının sabit olduğu sebebi ile İlk Derece Mahkemesi’nden verilen tutuklama kararının kaldırılarak bihakkın tahliyesine, Sayın Mahkemenizin aksi kanaatte olması halinde diğer adli kontrol hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesini talep etmekteyiz.

Şöyle ki;

Dosya kapsamı incelendiğinde; müşteki -’ın ifadesine göre, müvekkilim sanık -’ın ve diğer sanık -’un olay tarihinde, gece vakti müştekiye ait eve, penceresini tornavida ile zorlayarak açmak sureti ile girdiklerini ve evden; televizyon, laptop ve  içinde 120 TL bir adet cüzdan  iddia etmiştir. Müvekkilim sanığın ve diğer sanıkların ifadesinde ise, müştekinin evine hırsızlık yapma kastıyla girdiklerini ikrar etmiş olup müştekinin evinden yalnızca televizyonu aldıklarını onun haricinde alındığı iddia edilen şeyleri görmediklerini beyan etmelerine rağmen dikkate alınmayıp sadece müştekinin iddia ettiği hususlar kayda geçirilmiş olup neticesinde müvekkilim hakkında tutukluluğun devamına ve mahkumiyetine karar verilmiştir.

Bahse konu olan olay irdelendiğinde de görülecektir ki, tutanakta delil olarak gösterilen kamera görüntülerinde, -” isimli CD incelemesinde de net bir şeyin görülemediğini sadece “…-birisinin elinde sadece bir şey olduğunu gösteren” kayıt bulunmuştur. Müşteki, evinden eşyalarının rızası dışında alındığını iddia etmişse de evden sadece televizyonun alındığını onun dışındaki diğer eşyalara ulaşılamadığını içeren tanık beyanları da dosya içerisinde mevcuttur. Müşteki, evinden televizyon haricinde alındığını iddia ettiği eşyalar hakkındaki beyanı asılsız olup iddia etmiş olduğu eşyalara ilişkin fatura veya başka bir belge sunamamıştır. Önemle belirtmek isteriz ki, – İlçesinde gerçekleşen hırsızlık olayına ilişkin sağlıklı bir soruşturma yapılmamıştır. Müvekkilimin gerek kollukta gerek savcılıkta gerekse de mahkeme huzurunda vermiş olduğu tutarlı beyanları ile ifade ettiği üzere, söz konusu olayda müştekinin evine hırsızlık yapmak kastıyla girdiklerini, evden sadece ve sadece televizyonu aldıklarını ikrar etmiştir.

Müvekkilim üzerine atfedilen suçu ikrar etmiş olup, çok pişman olduğunu ve müştekinin tüm zararını karşılayacağını, uzlaşmak istediğini mahkemede beyan etmişse de Sayın Mahkeme, müvekkilim hakkında, “muhafaza altına alınmış eşya hakkında hırsızlık” ve “konut dokunulmazlığını ihlal” suçlarını işlediğini ve bu suçların ayrı değerlendirilmesi gerektiği kanaatine vararak hükmedilen cezanın ağırlaştırılmasına ve tutukluluğun devamına karar vermiş, müştekinin zararının giderilmek istendiği hususu hiç dikkate alınmamıştır.

5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu’ nun “etkin pişmanlık” başlıklı 168.maddesinin 2.fıkrası; “ Etkin pişmanlığın kovuşturma başladıktan sonra ve fakat hüküm verilmezden önce gösterilmesi halinde, verilecek cezanın yarısına kadarı indirilir.” şeklinde olup, müvekkilim sanığın İlk Derece Mahkemesi huzurundaki beyanları dikkate alındığında katılanın zararını karşılamak istediği son derece açık olup, bu husus dikkate alınmaksızın Sayın Yerel Mahkeme kararının eksik inceleme neticesinde verildiği kanaatinde olduğumuzdan istinaf kanun yoluna başvurma zorunluluğumuz hasıl olmuş olduğundan 5271 sayılı CMK md 280/2 hükmüne istinaden İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ KALDIRILMASINI talep etmekteyiz.

Tutuklama, Anayasa m.19, İHAS m.5 ve CMK m.100 ve devamı maddelerinde güvence altına alınan kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı ile ilgili kanunların amaçlarına, fonksiyonlarına ve somut olayın özelliklerine göre tayin edilir. Tutuklama,  sonuç ve etkileri en ağır ceza yargılaması tedbiridir. Kuvvetli suç şüphesini gösteren somut delillerin ve bir tutuklama nedeninin bulunması halinde uygulanabilen bir KORUMA TEDBİRİDİR. Ancak bilindiği üzere tutuklama kararı veya tutukluluk halinin devamına karar verilebilmesi aynı zamanda bir tutuklama nedeninin de varlığını zorunlu kılar. Tutuklama nedenleri ise şüpheli veya sanığın kaçması, saklanması veya kaçacağı şüphesini uyandıran somut olguların varlığı, şüpheli sanığın delilleri yok etme, gizleme veya değiştirme yahut tanık, mağdur veya başkaları üzerinde baskı yapılması girişiminde bulunma hususunda kuvvetli şüphe olarak kanunda gösterilmiştir. Somut olayda, hüküm verilmiş olması sebebi ile artık delilleri yok etme, gizleme, değiştirme veya tanık, mağdur veya başkaları üzerinde baskı yapılması girişiminde bulunmadan bahsedilmesinin mümkün olmadığı açık olup müvekkilimin kaçma şüphesi bulunmamaktadır. Kaldı ki Sayın Mahkeme tutukluluğun devamı kararı verirken ayrıntılı olarak gerekçesini dahi belirtmeden eksik inceleme neticesinde sadece tutukluluğun  devamı şeklinde karar vermiş olup bu kararın tarafımızca kabulü mümkün değildir.

Müvekkilim -* Sayın Mahkeme huzurunda, müştekinin evine girdiklerini, evden sadece televizyonu aldıklarını bunun dışında mahkemede gösterilen delil ve tanık beyanları dikkate alındığında, müşteki -’ın evinden alındığını iddia ettiği diğer eşyaları almadıklarını, üzerine atfedilen hırsızlık suçunu işlemiş oldukları sebebi ile pişman olduklarını ve müştekinin zararının karşılanması talebini beyan etmiştir. Kaldı ki müştekinin televizyonu kendisine iade edilmiş olduğundan müştekinin yaşanan olaya ilişkin herhangi bir zararı da kalmamış olup,  Sayın Yerel Mahkemece bu hususlar değerlendirmeden hüküm kurulmuş olması sebebi ile müvekkilim sanığın samimi beyanları nazara alınarak  hakkında istinaf incelemesi yapılıp, İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ KALDIRILMASINA kararı verilmesini talep etmekteyiz.

Tüm bu sebeplerle, müvekkilim sanığın üzerine atılı nitelikli hırsızlık suçunu işlemiş olması sebebiyle pişman olduğu, tutuklulukta geçirdiği süre, dosyada karar verilmiş olduğundan tüm delillerin toplanmış olduğu, müştekinin ve diğer tüm tanıkların ifadelerinin de alınmış olduğu gözetildiğinde, ayrıca 5271 sayılı CMK 109/1 maddesi uyarınca adli kontrol şartlarının oluştuğu göz önünde bulundurularak, eksik inceleme ve araştırma neticesinde verilmiş İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ KALDIRILARAK müvekkilimin bihakkın TAHLİYESİNE, olmadığı takdirde, takdir edilecek miktarda kefaletle tahliye edilmesine, Sayın Mahkemenizin aksi kanaatte olması halinde,  lehe olan sair tüm hükümlerin uygulanmasını talep etmekteyiz.

Hukuki Nedenler         : TCK , CMK ve ilgili yasal mevzuat hükümleri.

Sonuç ve İstek           : Yukarıda kısaca arz ve izah edilen nedenler ve Sayın Mahkemenizce resen nazara alınacak sebeplerden ötürü,  -. Asliye Ceza Mahkemesi’nin – tarih ve – E., – K. sayılı kararına ilişkin  gerekli incelemenin yapılıp, ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı hususlarının belirttiğimiz sebep ve gerekçelerle müvekkilim lehine ortadan KALDIRILMASINA, ilgili yasal mevzuatın tatbik edilerek müvekkilimin TAHLİYESİNE karar verilmesini saygı ile arz ve talep ederiz.

İstinaf Kanun Yoluna Başvuran

                         Sanık

Müdafii

Son düzenleme tarihi 20 Mayıs 2020 02:49

Paylaş
Avukat Saim İncekaş

Avukat Saim İncekaş. Adana'da ikamet etmektedir. Kurucu sıfatıyla kendisine ait Adana Avukatlık ve Danışmanlık Bürosunda çalışmalarına devam etmektedir. Ceza Hukuku, Medeni-Boşanma-Aile Hukuku, Bilişim Hukuku avukatlığı ana çalışma dallarıdır. Özellikle boşanma ve ceza avukatlığı üzerine pratik ve deneyim sahibidir. Bu alanlarda 5.000'den fazla yazı ve makalesi bulunmaktadır. Adres: Turhan Cemal Beriker Blv. No:7, Ziya Algan İş Merkezi Kat:5 Daire:41 E-posta: av.saimincekas@gmail.com Telefon: 0534 910 97 43

Bir yorum bırakın

E-posta adresiniz gizli tutulacaktır.