Nikahtan Sonra Düğünden Önce Boşanma Davası

Nikahtan Sonra Düğünden Önce Boşanma Davası

ADANA NÖBETÇİ AİLE MAHKEMESİ’NE

DAVACI :

VEKİLİ   :

DAVALI :

KONUSU :Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması Nedeniyle Boşanma(Tedbir-Yoksulluk Nafakası, Manevi Tazminat Talepli) ve  Eşyaların İadesi   Talebi.

HARCA ESAS DEĞER  :

AÇIKLAMALAR

1-)Müvekkilim, davalı eşi …………… ile 2019 yılı Temmuz ayında taraflarla akrabalık ilişkisi içinde bulunan ………… aracılığı ile tanıştırılmış olup yüz yüze gelmeden bir ay kadar telefonla konuşmuş ve mesajlaşmışlardır. Davalı eş X’da çalışmakta olup memleketi olan ………..’ye bayram tatili için gelmiş ve …./08/2019 tarihinde hem aileler tanışmış hem de tarafların nişan merasimleri yapılmıştır.

2-)Nişandan sonra birbirleri ile görüşmeye ve birbirlerini tanımaya devam etmişler ve nikah tarihi olan …./12/2019’a kadar sorun yaşamamışlardır. Nikah kıyıldıktan sonra müvekkilim, davalı eşin kendisinden zaman zaman uzaklaştığını ve ufak tefek şeyleri sorun etmeye başladığını fark etmiştir. Ancak bunları büyütmemiş ve aralarındaki mesafenin fazla olmasına yormuştur. Henüz bu aşamada düğün yapılmadığından müvekkilim davalı eşinin yanına taşınmış değildir. Nitekim örf adet gereğince -her ne kadar taraflar nikah kıyıldıktan sonra hukuken evlenmiş olsalar da- düğün yapılana kadar (mecburiyet de yok ise) aynı evi paylaşmazlar. Toplumunda genel kabulü bu yöndedir. Toplumun kabulü ile örf ve adetlerin yerindeliği davamızın konusu olmasa da aşağıda detaylıca anlatacağımız üzere davalı eşin müvekkilime düğün olmadan yanına gelmesi konusunda yaptığı baskılar müvekkilimi arada bırakıp oldukça üzmüş ve yıpratmıştır.

3-)Taraflar arasında düğünün tarihi başlangıçta 11 Nisan olarak planlanmıştır. Bu tarihe kadar bitirilmek üzere; düğün hazırlıkları, çeyiz, ev eşyalarının alınması ve diğer hazırlıkların tamamlanması gibi rutin işler halledilmeye başlanmıştır. Yılbaşı tatilinde de müvekkilim  ev eşyalarını almak için davalı eşin yanına İstanbul’a gitmiştir. Eşya alma işleri bittikten sonra geri dönmüştür.

4-)Mart ayının başında davalı eş, müvekkilime İstanbul’a gelmesini, birlikte zaman geçirmek istediğini söylemiştir. Müvekkilim de gitmek istemiş, ailesine danışmış ve izin istemiştir. Müvekkilimin babası ise eşya almak için zaten gönderdiğini bu şekilde henüz düğün yapılmadan tekrardan izin veremeyeceğini söylemiştir. Bunun üzerine davalı eş, müvekkilimin aramalarını açmamaya, mesajlarına dönüş yapmamaya başlamıştır. Bir süre müvekkilime tavır alarak ilgisiz davranmıştır. Müvekkilim olayların bu şekilde gelişmesi üzerine ister istemez üzülmüş ve ailesi de bu üzgünlüğünü fark etmiştir. Kızının üzgünlüğüne kayıtsız kalamayan müvekkilimin babası, davalının babasını aramış; davalının annesi de müvekkilimin annesini aramıştır. Bu aramaları öğrenen davalı eş, müvekkilime “her şeyi ailene mi anlattın” diyerek kızmış ve “onların laflarıyla hareket ediyorsun” şeklinde müvekkilimi aşağılayıcı, küçümseyici sözler söylemiştir. Müvekkilim alttan almaya devam etmiş, karşılığında kendini açıklamaya çalışmaktan başka davalı eşe kötü hiçbir söz söylememiştir.

5-)Covid-19 vakalarının ortaya çıkması ile 11 Nisan’da yapılacak olan düğünlerini erteleme zorunluluğu oluşmuş ancak yeniden planlanacak düğün tarihi konusunda davalı tarafça, müvekkilimin fikri alınmadan …. Ekim 2020’ye karar verilmiştir. Yapılan emrivakiye yine de müvekkilim itiraz etmemiş ancak fikri alınmadığı için bu duruma çok üzülmüştür. Mayıs ayının sonuna doğru, müvekkilimin babasının İstanbul’da oturan  ………. isimli arkadaşı köye gelmiş ve İstanbul’a geri döneceği zaman, davalı ve davalının annesi müvekkilime………………  ile İstanbul’a gitmesi için baskı yapmışlardır. Müvekkilim daha önce de izin alamadığı için tekrardan izin istememiş ancak baskılara dayanamayıp babasına söylemiştir. Müvekkilimin babası “onun annesi ve kendi annenle birlikte üçünüz giderseniz olur” demiş hatta sonrasında sadece davalının annesi ile gittiği takdirde bile izin vereceğini söylemiştir. Ancak davalı eş, müvekkilimin tek başına gelmesini diğer türlü rahat edemeyeceklerini söylemiştir. Davalının annesi de çocuk baktığından “zaten bana izin yok” diyerek gidemeyeceğini belirtmiştir. Ayrıca davalının annesi müvekkilimi arayarak “sen babanın tarafını tutuyorsun, eşyalarını almana gerek yok çantanı al git” demiş ve baskıyı arttırmıştır. Ancak müvekkilim arada kaldığını, gitmek istediğini ama babasının sözünü çiğneyemeyeceğini belirtmiştir. Bunun üzerine birkaç dakika sonra davalının annesi telefonla tekrardan müvekkilimi arayarak 10 Ekim’e ertelenen düğünü “Bayram düğünü iptal etti” diyerek sözde haber verme amacıyla iletmiştir. Bunun üzerine müvekkilim davalı eşe “İstanbul’a gelemediğim için mi düğünü iptal ettin” diye sormuş, davalı eş de “ben ondan önce iptal ettim” diyerek cevap vermiştir. Bunun üzerine müvekkilim “benimle evlendiğin için pişman mısın?” diye sormuş davalı eş de “eski usul olduğu için yüzünü düğünden sonra göreceğim için pişmanım” diye cevap vermiştir. Ve yine davalı eş müvekkilimin telefonlarını açmamış ve mesajlarına dönmemiştir.

6-)Tüm bu olanlardan dolayı müvekkilim çok üzgün olup ağladığı bir an da kendisini gören  abisi B…….. Ö……. davalı eşe 3 Haziran tarihinde mesaj atmış ve sorunun ne olduğunu öğrenmek istemiştir. Bu mesajlaşmalarda davalı eş, yine müvekkilimin duygu durumunu ailesi ile paylaşmasına sinirlenmiş ve müvekkilimi kendi aklıyla hareket edememekle itham edip küçümsemiştir.

7-)Son olarak müvekkillim, davalı eşin sosyal medya hesaplarından nikah ve nişan fotoğraflarını kaldırması, yukarıda da belirttiğimiz gibi düğün tarihini iptal etmesi ve müvekkilimin 2 Haziran günü davalı eşe attığı mesajlara cevap vermemesi üzerine 6 Haziran günü sabah vakitlerinde uzun uzadıya attığı mesaj ile halini arz etmiş ancak davalı eş bu duruma da kayıtsız kalarak yine mesajları cevapsız bırakmıştır. Artık evlilik birliğinin sağlanmasına hiçbir şekilde inancı kalmayan müvekkilim 6 Haziran günü akşam saatlerinde davalı eşe mesaj atarak bilgisayarını, kişisel eşyalarını, çeyiz için kendisi ile ailesinin aldığı eşyaları ve beyaz eşyaların alınması için havale yoluyla gönderdiği 6.000 TL’yi göndermesini istemiştir. Davalı eşin müvekkilim tarafından atılan bu mesajına karşılık olarak verdiği cevapta evlilik birliğinin devam etmesini istemek gibi bir durumunun olmadığı ve tabiri caizse uyguladığı yıldırma politikasının sonuç verdiğini görmenin rahatlığı içinde olduğu, sayın mahkemenizce  mesaj dökümleri okunduğunda görülecektir. Mesaj içeriklerinde, davalı eşin müvekkilime “akıllı olsaydın beni kaybetmezdin”, “bu konuştuğum kişi sen değilsin senin kelime dağarcığını biliyorum”  şeklindeki ifadeleri ile aşağılayıcı ve hakarete varan sözler söylemiştir. Ayrıca  “ablam da senden nefret ediyor onun adını ağzına alma” diyerek de nefret dolu söylemlerde bulunmuş ve yine ” annenin aklıyla hareket ettiğini fark ettiktewn sonra soğumaya başladım”, ” sadece iyi birisin başka özelliğin yok” şeklindeki ifadeleriyle müvekkilime karşı sevgisinin kalmadığını belirtmiş ancak iyi bir insan olduğunu sanki bu kötü bir şeymiş gibi ikrar etmiştir.

8-)TMK m.166, f.1-2 hükmüne göre;”Evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmış olursa, eşlerden her biri boşanma davası açabilir.” denmek suretiyle genel boşanma sebebi olan evlilik birliğinin sarsılması sebebiyle açılan boşanma davasının sebepleri genel anlamda açıklanmıştır.

Somut olayda müvekkilimin davalı eşle nikahtan sonra aynı evi paylaşmamaları boşanmalarına engel değildir. Nitekim, Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 01.10.2014 tarihli 2014/8105 E., 2014/19050 K. Sayılı ilamında ” Mahkemelerce taraflar arasında resmi nikah yapılmakla birlikte ortak hayat henüz fiilen kurulup müşterek hanede yaşamaya başlamadıkları gerekçesiyle davalarının reddine karar verilmiştir. Taraflar arasındaki evlilik birliği resmi nikahla kurulmuş olup, birlikte yaşamaları evlilik birliğinin kurulması için zorunlu değildir. O halde tarafların tüm delilleri toplanmadan eksik inceleme sonucunda karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.” denmek suretiyle bahsettiğimiz hususaa dikkat çekilmiştir.

TMK. m 185 f.3 hükmünde yer alan eşlerin sadakat yükümü duygusal sadakati de içermektedir. Bu sebeple duygusal şiddet içeren davranışlar eşlerin sadakat yükümüne aykırı bir davranış olmakla evlilik birliğinin sarsılması sebebiyle boşanma davasında aynı zamanda bir boşanma sebebi oluşturur. Ruhsal açıdan acı, eza, ve zarar veren her türlü davranış duygusal şiddeti oluşturmaktadır.

Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına bakıldığında da görüleceği üzere, eşe karşı küçümseyici ve aşağılayıcı davranmak, hakaret etmek, nefret ettiğini ve soğuduğunu söylemek gibi eylemler boşanma davasında duygusal şiddete yönelik davranışlar olarak kabul edilmektedir. Yargıtay 2.Hukuk Dairesi 12.01.2017 tarihli 2015/21718 E., 2017/329 K. Sayılı ilamında;”…davacı-karşı davalının, davalı-karşı davacıya hakaret ettiği ve aşağıladığı, erkeğin annesine ‘oğlunu sevmiyorum, istemiyorum, onu boşayacağım’ dediği anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu duruma göre, davalı-karşı davacıda dava açmakta haklıdır.” denmek suretiyle sevgisiz davranmanın ve bunu eşine söylemenin boşanma sebebi sayılacağı hükme bağlanmıştır. Yine Yargıtay 2.Hukuk Dairesi benzer bir kararında;”kocanın davalı-davacı kadını istemediğini ve ondan soğuduğunu söylediği anlaşılmaktadır. Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir.”  şeklindeki hükmü ile soğuduğunu söylemenin boşanma sebebi sayılacağı görüşü benimsenmiştir.(Y2HD, 0512.2007, 3211-16999)

9-)Hülasa, evliliğin devamında tarafların ve toplumun hiçbir menfaati kalmamıştır. Evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmıştır. (T.M.K. m. 166/1) Bu yüzden; davacı müvekkil ile davalı arasındaki evliliğin sona erdirilmesi için sayın mahkemenize başvurmak zorunluluğumuz doğmuştur.

NAFAKA ve MANEVİ TAZMİNAT TALEBİMİZ

1-)Müvekkilim, evlilik dolayısıyla düğünden sonra davalı eşin yanına taşınacağından ……. …… Mensucat İplik Fabrikası’nda asgari ücretle çalıştığı işinden ayrılmıştır. Ayrıca kenarda biriktirdiği bir miktar parasını da düğün ve ev eşyası masrafları için harcamıştır. Bu haliyle müvekkilim, makul bir hayat standardından,  hayatın olağan akışı durumunda faydalanacağı menfaatlerden mahrum kalmış, müvekkilin var olan ve beklenen yararlarına zarar gelmiştir. Davacı müvekkil, makul bir eşin maddi ve manevi desteğinden mahrum kaldığı gibi, davalının kusurlu davranışlarına göz yummuş ve psikolojik olarak yıpranmıştır. Ayrıca, olayların anlatılan şekilde gelişmesinde herhangi bir kusuru bulunmayan müvekkil evliliğini kurtarmak için şimdiye kadar elinden geleni yapmıştır.

2-)Diğer taleplerimizin yanı sıra, tarafların boşanmalarına ve tüm iyiniyetine rağmen, oldukça incitici ve küçük düşürücü muamelelere maruz kalmış olması ve bu nedenle, bir süredir manevi açıdan çok sıkıntılı bir dönem geçirmekte olması ve 25 yaşında her ne kadar aynı çatı altında kalmasalar da evlenmiş-boşanmış bir kadın olarak -köyde ikamet ettiği de dikkate alınacak olduğunda- önünde yaşayacağı zorluklarla baş edecek zorunda bırakılması nedeniyle, müvekkil lehine 60.000 TL manevi tazminata hükmedilmesini talep etmekteyiz.

3-)Yukarıda izah edilen nedenlerle; dava süresince müvekkil için 750,00- TL  tedbir nafakasına, tedbir nafakasının davadan sonra yoksulluk nafakası olarak devamına karar verilmesini talep ediyoruz.

EŞYALARIN MÜVEKKİLE İADESİ TALEBİMİZ HAKKINDA

Müvekkilime ait olan kişisel eşyalar ile çeyiz için müvekkilim tarafından alınan ve X’da davalı eşin evinde bulunan eşyaların iadesi gerekmektedir.

Davacı müvekkileye ait çeyiz ve şahıs eşyaları aşağıda liste halinde yazılmıştır. Şöyle ki;

1-)24’er adet tatlı kaşığı, tatlı çatalı, yemek kaşığı, yemek çatalı, çay kaşığı, servis gereçleri. (500 TL)

2-)2 adet yorgan (300 TL)

3-)Uyku seti (450 TL)

4-)Yatak örtüsü seti (500 TL)

5-)Saklama kabı (10 TL)

6-)Baharatlık takımı (80 TL)

7-)4 adet battaniye (540 TL)

8-)Has cevher tencere seti (100 TL)

9-)Paspas takımı (150 TL)

10-)4 adet havlu (80 TL)

11-)Rende (14 TL)

12-)4 adet mandal takımı (40 TL)

13-)Mutfak masa örtüsü takımı ve peçetesi (300 TL)

14-)1 bohça yazma ve lif (müvekkilimin annesinin el emeğidir.)

15-)Arçelik grundig bilgisayar (1.500 TL)

16-)Beyaz eşya için müvekkilim tarafından banka havalesi yapılarak gönderilen para (6.000 TL)(Ek-1)

17-)2 adet yorgan yüzü kılıfı (300 TL)

18-)1 adet sofra (30 TL)

TOPLAM:10.894 TL

İadesi istenen eşyaların değeri 10.894 TL değerinde olup ( Fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla.) davacı müvekkile aynen iadesini, aynen iadesi  mümkün değilse karşılık gelen bedelin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı müvekkile verilmesini talep ediyoruz.

HUKUKİ DELİLLER    :

1-)Nüfus kayıtları,

2-)Tarafların sosyal- ekonomik durum araştırmaları,

3-)Taraflar arasında geçen WhatsApp ve sms mesajlaşma dökümleri, (Evlilik birliğinin temelinden sarsıldığının ve devamında   tarafların ve toplumun menfaatinin kalmadığının, müvekkilimin kusursuzluğu ile davalı eşin kusurluluğunun, müvekkilime ait eşyaların ve 6.000 TL’nin iadesine davalı eşin yanaşmadığının ve yukarıda saydığımız diğer hususların ispatı için sunulacaktır.)

4-)Banka dekontu, (Müvekkilim tarafından davalı eşe havalesi yapılan 6.000 TL’nin ispatı için sunulmuştur.)

5-)Tanık, (Dava dilekçemizde ifade ettiğimiz hususlarda dinlenmek üzere isimleri süre içinde bildirilecektir.)

6-)İsticvap,

7-)Bilirkişi incelemesi, (Gerekmesi halinde müvekkilime ait eşyaların bedelinin belirlenmesi için talep edilmiştir.)

8-)Yemin ve sair tüm deliller.

HUKUKİ SEBEPLER      :TMK, HMK ve sair mevzuatlar.

SONUÇ ve İSTEM : Yukarıda yer alan ve mahkemenizin kendiliğinden göz önüne  alacağı nedenlerle (fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla);

1-)Davamızın kabulü ile tarafların boşanmalarına,

2-)İleride yoksulluk nafakasına dönüştürülmek üzere müvekkil için aylık 750 TL  tedbir nafakasına hükmedilmesine,

3-)Müvekkil lehine 60.000,00.-TL manevi tazminata hükmedilmesine,

4-)Yukarıda cins ve kıymeti yer alan çeyiz ve şahıs eşyalarının davacı müvekkileye aynen iadesine, aynen iadesi mümkün değilse çeyiz ve şahıs eşyalarının bedeli olarak X TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte  davalı kocadan alınarak müvekkilime ödenmesine,

5-)Yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesi bilvekale arz ve talep olunur. tarih

Ekler      :

1-QNB Finansbank Havale Dekontu

2-Harçlandırılmış Vekâletname Örneği

DAVACI VEKİLİ

     Av.

Son düzenleme tarihi 20 Haziran 2020 18:29

Paylaş
Avukat Saim İncekaş

Avukat Saim İncekaş. Adana'da ikamet etmektedir. Kurucu sıfatıyla kendisine ait Adana Avukatlık ve Danışmanlık Bürosunda çalışmalarına devam etmektedir. Ceza Hukuku, Medeni-Boşanma-Aile Hukuku, Bilişim Hukuku avukatlığı ana çalışma dallarıdır. Özellikle boşanma ve ceza avukatlığı üzerine pratik ve deneyim sahibidir. Bu alanlarda 5.000'den fazla yazı ve makalesi bulunmaktadır. Adres: Turhan Cemal Beriker Blv. No:7, Ziya Algan İş Merkezi Kat:5 Daire:41 E-posta: av.saimincekas@gmail.com Telefon: 0534 910 97 43

Bir yorum bırakın

E-posta adresiniz gizli tutulacaktır.