Nikahsız Başka Birisiyle Yaşamak Nedeniyle Nafakanın Kaldırılması ve İspat

Haz 23, 2020 | Yoksulluk Nafakası

Nikahsız Başka Birisiyle Yaşamak Nedeniyle Nafakanın Kaldırılması ve İspat

  • Mahkemece; yaptırılan emniyet araştırmasında düzenlenen tutanakta, “davalının 1,5 yıl önce Çorum’da birisiyle sözlendiği, fakat fiilen birlikte yaşamadıkları, daha sonra ayrıldıkları” belirtilmiştir. Duruşmada dinlenen davalı tanığı İ.. Ü.. “davalı ile aynı işyerinde beraber çalıştıklarını, davalının bir yıl önce astsubay ile evlilik hazırlığı yaptığını, önceki evliliğin resmi olarak neticelenmemesi nedeniyle resmi nikahın yapılmadığını, astsubay ile beraber yaşamak için ev tuttuklarını, 3-4 ay beraber kaldıklarını, evlilik planları gerçekleşmeyince ayrıldıklarını” beyan etmiştir. Duruşmada dinlenen davacı tanıkları Ö.. S.. ve S.. K..’da davalının başka birisiyle evlilik yaptığı yönünde beyanda bulunmuşlardır.
  • Nikahsız başka bir kişiyle yaşanması nedeniyle nafakanın kaldırılması talepli davada görgü tanıklarının beyanları kritik derecede rol oynar.
  • Nafaka Hukuku alanında Adana, Av. Saim İNCEKAŞ tarafından ele alınan yargıtay kararı şu şekildedir:
Taraflar arasında görülen yoksulluk nafakasının kaldırılması davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
 
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
KARAR : Davacı vekili dilekçesinde; davalıya 250 TL yoksulluk nafakası ödediğini ancak davalının başka birisiyle evlenme akdi olmadan karı koca hayatı yaşadığını ileri sürerek, yoksulluk nafakasının kaldırılmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının evlenme akdi olmadan başka birisiyle karı koca hayatı yaşadığı iddiasının doğru olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
 
Mahkemece, davalının evlenme akdi olmadan başka birisiyle karı koca hayatı yaşadığı iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
 
4721 sayılı Yasa’nın 176/3.maddesine göre; “sözleşme veya hüküm ile kendisine maddi tazminat veya nafaka olarak bir irat tahsis edilmiş eşin yoksulluğunun zail olması, haysiyetsiz hayat sürmesi, bir evlenme akti olmadan fiilen karı koca gibi yaşaması yeniden evlenmesi veya eşlerden birinin ölmesi halinde, aksi taraflarca kararlaştırılmadıkça bu irat kesilir. İrat şeklinde maddi tazminat veya nafakayı gerektiren sebep ortadan kalkar ya da önemli ölçüde azalır veya borçlunun mali gücü önemli ölçüde eksilirse iradın indirilmesine veya kaldırılmasına karar verilebileceği gibi değişen durumlara göre ve hakkaniyet gerektiriyorsa iradın arttırılması da istenebilir.
 
Somut olayda; davacı vekili, davalının evlenme akdi olmadan başka birisiyle karı koca hayatı yaşadığı gerekçesiyle yoksulluk nafakasının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
 
Mahkemece; yaptırılan emniyet araştırmasında düzenlenen tutanakta, “davalının 1,5 yıl önce Çorum’da birisiyle sözlendiği, fakat fiilen birlikte yaşamadıkları, daha sonra ayrıldıkları” belirtilmiştir. Duruşmada dinlenen davalı tanığı İ.. Ü.. “davalı ile aynı işyerinde beraber çalıştıklarını, davalının bir yıl önce astsubay ile evlilik hazırlığı yaptığını, önceki evliliğin resmi olarak neticelenmemesi nedeniyle resmi nikahın yapılmadığını, astsubay ile beraber yaşamak için ev tuttuklarını, 3-4 ay beraber kaldıklarını, evlilik planları gerçekleşmeyince ayrıldıklarını” beyan etmiştir. Duruşmada dinlenen davacı tanıkları Ö.. S.. ve S.. K..’da davalının başka birisiyle evlilik yaptığı yönünde beyanda bulunmuşlardır.
 
Bu durumda; dosya kapsamına özellikle davalı tanığı İ.. Ü..’ın somut, görgüye dayalı beyanına göre davalının, fiilen başka birisiyle belli bir süre karı koca hayatı yaşadığı hususu sabit olmakla, mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
 
SONUÇ : Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 06.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. ( T.C. YARGITAY 3. HUKUK DAİRESİ E. 2013/19128 K. 2014/3555 T. 6.3.2014)

Kaynak: https://www.yargitay.gov.tr/

Avukat Saim İncekaş, kurucu sıfatıyla Adana İncekaş Hukuk ve Danışmanlık Bürosunda çalışmalarına devam etmektedir. Ceza Hukuku, Medeni-Boşanma-Aile Hukuku, Bilişim Hukuku avukatlığı ana çalışma dallarıdır. 

Özellikle boşanma ve ceza avukatlığı üzerine pratik ve deneyim sahibidir. Bu alanlarda 5.000’den fazla yazı ve makalesi bulunmaktadır.

Adres: Kayalıbağ, Ziya Algan İş Merkezi, Turhan Cemal Beriker Blv. No:9
E-posta: av.saimincekas@gmail.com
Telefon: 0534 910 97 43 
WhatsApp üzerinden iletişim için tıklayınız.
Telegram üzerinden iletişim için tıklayınız.

Avukat Saim İNCEKAŞ

Kurucu & Yönetici Avukat, Adana Avukat ve Hukuki Danışmanlık Bürosu

0 Yorum

Bir İçerik Gönder

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Haftanın Özlü Sözü

“Bir saat adaletle hükmetmek, bir sene ibadet etmekten daha hayırlıdır.”  Hz. Muhammed(Hadis-i Şerif)

Kategoriler

Hukuki uyuşmazlıklarınız için avukata danışın!

blank

error: Uyarı: Sadece üyeler bu işlemi gerçekleştirebilir.