Nafakayı İhlal-Cari Nafaka-Adi Nafaka-Yargıtay Kararı: Esas : 2018/1486 Karar : 2018/2731 Tarih : 13.03.2018

T.C.
YARGITAY
ONDOKUZUNCU CEZA DAİRESİ

Esas : 2018/1486
Karar : 2018/2731
Tarih : 13.03.2018
Nafaka hükümlerine uymamak suçundan sanık …’nın, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 344/1. maddesi gereğince 3 aya kadar tazyik hapsi cezası ile cezalandırılmasına dair Mersin 4. İcra Ceza Mahkemesinin 27/09/2016 tarihli ve 2016/260 esas, 2016/475 sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Mersin 1. İcra Ceza Mahkemesinin 27/12/2016 tarihli ve 2016/180 değişik sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığının 10/01/2018 gün ve 9364 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 31/01/2018 gün ve KYB.2018-7969 sayılı ihbarnamesi ile Dairemize gönderilmekle okundu.

Anılan ihbarnamede;

5358 sayılı Kanun’la değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 344. maddesinde düzenlenen ve şikâyete tabi bulunan nafaka hükmüne uymamak suçunun oluşabilmesi için, nafaka ödenmesinin kesinleşmiş bir mahkeme kararına dayanması, aylık nafakanın tahsili için icra takibine başlanılmış ve icra emrinin borçlu-sanığa tebliğ edilmiş olması, borçlunun ilâmda yazılı ödeme koşullarına uymaması, aylık nafakaya hükmedilmesi halinde icra emrinin tebliği ile şikâyet tarihi arasında işlemiş en az bir aylık cari nafaka borcunun bulunması, borçlu-sanık tarafından nafakanın kaldırılması veya azaltılması hususunda açılmış bir davanın bulunmaması, dava açılmış ise sonuçlanmış olması ve şikâyet hakkının suçun işlendiğinin öğrenilmesinden itibaren 3 ay ve her halde işlenmesinden itibaren 1 yıl içinde kullanılması gerekmesi karşısında,

Somut olayda, davacı … ile davalı … arasında Mersin 4. Aile Mahkemesinin 27/03/2015 tarihli ve 2015/115 esas, 2015/241 sayılı kararı ile boşanmalarına, davacı ve müşterek çocuk yararına iştirak ve yoksulluk nafakasına hükmedilmesine dair kararın 08/04/2015 tarihinde kesinleştiği, Mersin 6. İcra Dairesinin 2015/12404 sayılı takip dosyasına konu edilen nafaka alacağının ise, kesinleşme tarihinden evvel bakiye tedbir nafakası ve 2015 yılı Nisan, Mayıs, Haziran, Temmuz ve Ağustos aylarına ait nafaka borcunu içerdiği, takip talebinde cari nafaka alacağı talep edilmeyip adi alacak niteliğindeki geçmiş dönem nafaka borçlarının da tahsilinin talep edildiği ve anılan dosyaya dair icra emrinin sanığa 20/02/2017 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmakla, bu haliyle sanığın üzerine atılı suçun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü;

Takip talebinde, 27/09/2015 tarihinden itibaren … için işleyecek aylık 2500 TL yoksulluk nafakasının, 27/09/2015 tarihinden itibaren … için işleyecek aylık 500 TL iştirak nafakasının tahsilinin de istenildiği, bu şekilde cari nafaka alacağının talep edildiği ve atılı suçun unsurlarının oluştuğu, merci tarafından itirazın reddine karar verilmesinde isabetsizlik olmadığı anlaşılmakla,

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 13/03/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

bir yorum bırakın