Nafaka davalarının kısmen reddi halinde vekalet ücretine hükmedilemez-Yargıtay Kararı: Esas : 2010/8569 Karar : 2010/12616 Tarih : 12.07.2010

Şub 12, 2020 | Nafaka Avukatı

T.C.
YARGITAY
ÜÇÜNCÜ HUKUK DAİRESİ

Esas : 2010/8569
Karar : 2010/12616
Tarih : 12.07.2010

TEDBİR NAFAKASI
VEKALET ÜCRETİ
4721 s. MK186197
ÖZET
Ayrı yaşamada haklı olan eş, diğer eşten tedbir nafakası isteyebilir. Davacının gelirinin bulunması, emekli olması, gelirlerinin davalıyla denk olması veya gelirinin daha fazla olması, davalıyı ortak giderlere katılma yükümlülüğünden büsbütün kurtarmaz, ancak bu durum nafaka miktarının takdirinde etkili olabilir. Hakim, eşlerin birlikte yaşarken sürdürdükleri hayat seviyesini ayrı yaşamaları halinde de korumaları gerektiğini gözetmelidir. Nafaka davalarının kısmen reddi halinde vekalet ücretine hükmedilemez.

Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.

Dava dilekçesinde; tarafların on yıldır evli oldukları, davalı kocanın müşterek çocuğun ölümü sonrasında dışa dönük hayat yaşamaya başladığı ve boşanma davası açtığı davanın retle sonuçlanmasına rağmen ayrı yaşamın devam ettiği ileri sürülerek, işi ve geliri bulunmayan davacı lehine tedbir nafakasına hükmedilmesi istenilmiştir.

Mahkemece; davacının tekstil işinde aylık 680.-TL maaşla çalıştığı, davalının ise polis memuru olup başkaca geliri bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

TMK.nun 186/3. maddesinde; eşler birliğin giderlerine güçleri oranında emek ve mal varlıkları ile katılırlar, hükmü yer almıştır.

Aynı Yasanın 197. maddesinde de; ayrı yaşamada haklı olan eşin diğer eşten tedbir nafakası isteyebileceği düzenlenmiştir.

Somut olayda; davacı (kadın) ayrı yaşama hakkına dayalı olarak tedbir nafakası istemektedir. Tedbir nafakasının niteliği ve yasal düzenleme gereği, davalı (koca), birliğin giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır. Zira evlilik birliğinin korunması ve devamını sağlamak için eşlerin asgari ölçüde uyması gereken bazı yükümlülükler ve karşılamaları gerekli bazı ortak giderler mevcuttur. Bu giderlere örnek olarak, kira parası, yakıt parası, elektrik, telefon ve su parası gibi giderler gösterilebilir. Giderlere katılmada ise ölçü eşlerin “güçleri” esas alınmalıdır. Davacı (kadın)nın geliri bulunması, emekli olması, gelirlerinin davalıyla denk olması, hatta davalının gelirinden daha fazla olsa bile, davalı (koca)yı ortak giderlere katılma yükümlüğünden büsbütün kurtarmaz, bu durum sadece nafaka miktarının takdirinde etkili olabilir. Keza, davacı (kadın)nın belirli ve sürekli bir gelirinin olması, ona, tedbir nafakası bağlanmasını engelleyici bir hal değildir.

Hakim, eşlerin birlikte yaşarken sürdürdükleri hayat seviyesini ayrı yaşamaları halinde de korumaları gerektiğini gözetmelidir.

Somut olayda; davalının açtığı boşanma davasının reddedildiği, davadan sonra tarafların bir araya gelmedikleri, davalının birlikte yaşamı yeniden tesis etmek için herhangi bir girişiminin olmadığı, dolayısıyla davacının ayrı yaşamakta haklı olduğu anlaşılmaktadır.

O halde; yukarıda açıklanan ilke ve esaslar gözetilerek hakkaniyete uygun bir miktarda nafakaya hükmetmek gerekirken, istemin tümden reddi doğru olmayıp, bozma nedenidir.

Kabule göre de; nafaka davalarının kısmen reddi halinde vekalet ücretine hükmedilemez. Ancak, tümden reddi halinde vekalet ücreti verilmelidir (Av.As.Üc.Tr. md. 9). Davanın tümden reddedildiği gözetilerek kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru değildir.

Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince (BOZULMASINA) ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 12.07.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Avukat Saim İncekaş, kurucu sıfatıyla Adana İncekaş Hukuk ve Danışmanlık Bürosunda çalışmalarına devam etmektedir. Ceza Hukuku, Medeni-Boşanma-Aile Hukuku, Bilişim Hukuku avukatlığı ana çalışma dallarıdır. 

Özellikle boşanma ve ceza avukatlığı üzerine pratik ve deneyim sahibidir. Bu alanlarda 5.000’den fazla yazı ve makalesi bulunmaktadır.

Adres: Kayalıbağ, Ziya Algan İş Merkezi, Turhan Cemal Beriker Blv. No:9
E-posta: av.saimincekas@gmail.com
Telefon: 0534 910 97 43 
WhatsApp üzerinden iletişim için tıklayınız.
Telegram üzerinden iletişim için tıklayınız.

Avukat Saim İNCEKAŞ

Kurucu & Yönetici Avukat, Adana Avukat ve Hukuki Danışmanlık Bürosu

0 Yorum

Bir İçerik Gönder

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Nafaka davalarının kısmen reddi halinde vekalet ücretine hükmedilemez-Yargıtay Kararı

Haftanın Özlü Sözü

“Bir saat adaletle hükmetmek, bir sene ibadet etmekten daha hayırlıdır.”  Hz. Muhammed(Hadis-i Şerif)

Kategoriler

Hukuki uyuşmazlıklarınız için avukata danışın!

blank

error: Uyarı: Üyelik avukatlara hususidir. Sağ altta yer alan canlı destek üzerinden üyelik oluşturabilirsiniz.